Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Aslan dolunayı dramatik, gösterişli, görkemli bir şov sunmayı sever Bilge Baykuşlar. Ancak bu sene Uranüs rol çalıyor ve bekleneceği gibi Aslan dolunay bundan çok hoşnut değil. Bu dolunayda kükremeler ve gök gürültüleri birbirine karışabilir.
Uranüs… Bu blog hayatına isyan imzası taşıyan Uranüs-Plüton karesiyle başladı, Gezi’nin etkilerini hala yaşadığımızı kimse yadsıyamaz. Ardından, öyle çok olayda Uranüs etkisine şahit olduk ki, buraya listelemeye zaman yetmez, blog Uranüs yazılarıyla dolu! Yine tam da böyle bir zamandayız Bilge Baykuşlar.
Ocak sonunda Uranüs direkt hareketine başladı ve her yön değiştirdiğinde olduğu gibi, bunu birkaç hafta sonra Güneş’e kare açı yapması izledi. Bu değişim için duyulan huzursuzluğun yükseldiği ve gerileme boyunca içten içe fokurdayan yaratıcı fikirlerin artık serbest bırakılmaya hazır olduğu zaman. Bu sefer bütün bunları her zamankinden biraz daha değişken ve kaotik yapan şey, bu yıl Güneş/Uranüs karesinin bir Dolunay tarafından büyütülüyor olması. Dolayısıyla, bu Aslan dolunayının etki alanında ortaya nelerin çıkabileceğini söylemek pek mümkün değil.
2024 Ağustos’undaki Kova dolunayıyla başlayarak ne yapacağını kesinlikle bilemediğimiz Uranüs etkili bir dizi dolunay yaşıyoruz. (En yoğunları, Ağustos 2024 Kova, Kasım 2024 Boğa, Şubat 2025 Aslan ve 12 Mayıs Akrep dolunayları) Dolunaylar genellikle kırılma noktaları, aydınlanmalar, geçmişte yapılanların sonuçlarını görmek ve bir konunun son noktasına gelip tamamlanmasıyla ilgilidir.
Şimdiye kadar sizi gerdiğimi biliyorum, hatta ekliyorum, Uranüs’ün dolunaya yaptığı bu kare çatışmaları tetikleyebilir ve ani yaşam olayları ve değişiklikleri için bir katalizör olabilir. Fakat lütfen paniğe kapılmayın.
Uranüs’ün gerçekte tek yaptığı şey, ensemizden tutup (maalesef Uranüs daha kibar olamıyor) bizi hayat amacımıza giden yola yerleştirmektir!
Bu bir dizi Uranüs dolunayı, kaotik değişimin ortasında bile, gecikmiş ve genellikle sonunda çok memnun olacağımız bazı değişiklikler getirebilir. Uranüs’ün sert açılarında can sıkıcı olan şey, öngörülemezlikleri ve beklenmedik sonuçlarıdır.
Uranüs durgunluktan nefret eder. Eğer çekirdek Uranüs titreşimiyle uyumluysak, o zaman değişim için zorlayan, ortalığı yakıp yıkan ve arkamızda kaos tohumları eken biz oluruz. Ancak statükonun rahatlığı ve öngörülebilirliği içinde pinekleyen tiplerdensek ve Uranüs tarafından hedef alındıysak, bu silinmez bir iz bırakabilir, sanki yuvamızın güvenliğinden dışarı fırlatılmışız gibi hissettirebilir.
Olumlu Uranüs etkisi bize risk alma, yeni şeyler deneme ve yenilikçi fikirlerle deney yapma isteği getirir. Kişisel olarak Uranüs’ün getirdiklerini (heyecan, yeni bir yola girme özgürlüğü, yaratıcı ifade fırsatları ve daha fazla özgünlük) aramak için dışarı çıkmasak bile, o bizi bulur. Aydınlatıcı ve ilham verici olan Uranüs’ün etkisindeki istenmeyen değişiklikler bile ani bir netlik ve yeni bir başlangıç yapmak için yenilenmiş bir motivasyon getirebilir.
Bir Aslan Yürek bundan daha fazla ne ister!
Fakat şu anda değişiklikleri bütünüyle anlamak ve değerlendirmek için biraz beklemek ve ondan sonra harekete geçmek yapabileceğimiz en doğru şey.
Bu bir dizi Uranüs etkili dolunayla kurallar çiğneniyor veya görmezden geliniyor, planlar bozuluyor, ani olaylar manzarayı değiştiriyor ve statüko tepetaklak oluyor. Bütün bu kaosun ortasında ise ileri adım atmak için fırsatlar gelişiyor. İnsanlık olarak evrimleşmemiz şu anda büyüme sancılarıyla boğuşuyor. Uyanıyoruz ve doğrusunu isterseniz, bazılarında uyku sersemliği devam ediyor. Uyanışı kucaklayan ise zinde bir şekilde yola devam ediyor.
Doğum haritanızda Boğa, Aslan, Akrep ya da Kova gördüğünüz her evde Uranüs etkili bu dolunaylar birer şimşek çaktırıyor. Bu bir sürpriz, hızlı ve ani bir değişim, bir aydınlanma anı, bir plan değişikliği, hatta şok edici ve beklenmedik bir şey olabilir. Uranüs olayları önce akıl karıştırıcıdır. Yaptığı en iyi şey ise evrimleşmeyi sınırlayan şeyleri un ufak edip yoldan kaldırmasıdır. Uranüs bizi kelimenin tam anlamıyla ayağa kaldırabilir ve kendimizi içine soktuğumuz çıkmazlardan kurtarabilir.
Onur ve Gurur
Aslan dolunayları her zaman en olumlu haliyle kendimiz olmamızı iç güneşimizi dışarıya göstermemizi ve ışıltımızla gözleri kamaştırmamızı ister. Yüksek Aslan yüksek benliğimizi yeryüzüne yansıtır. Aslan öz-ifadenin burcudur, kendini göstermeli ve alkışlanmalıdır. Kova ise hümanisttir, bütüne hizmet etmek ister.
Her iki burç da çok inatçı, sabit fikirli ve gururlu olabilir, hatta bu gurur ve inatla kendilerini ve bu dünyaya sunabileceklerini sabote edebilirler, Aslan anlamsız gösterilerle, Kova ise gereksiz isyan ve eksantrik davranışlarla kendilerinin karikatürü haline gelebilir. Oysa her ikisinin de peşinde olduğu şey ONURdur. Aslan onuruyla liderlik etmek, onuruyla takdir edilmek, Kova ise tüm insanlık için onurlu bir yaşam hayal eder. Bu burçların ikisi de harika bir şekilde cömert olabilirler. Her iki arketip de onurlu bir şekilde, sadece KENDİLERİ OLARAK kabul edilme peşindedir.
Diyebiliriz ki, bu dolunay, Uranüs’ü de hesaba katarsak bu alanlarda aşırılıklar görebiliriz. Aşırı gurur ve böbürlenme bir tarafta, diğerinde onurlu yaklaşımlar. Gereksiz kükremelere karşı zeki, sakin hamleler… Özellikle dünya sahnesinde bu tiyatroların pek çok çeşidini göreceğimize inanıyorum. Kişisel yaşamlarımızda ise gereksiz inat, patırtı gürültü ve şişmiş gurur yerine sadece kararlılıkla kendimiz olmamız işe yarayacaktır.
Ceres
Bu dolunayda ayın tam karşısındaki Kova’da Güneş, Ceres ve Merkür bir arada. Yaklaşmakta olan Venüs gerilemesine dair efsanede çok önemli rol oynayan Ceres’in bu dolunay enerjisine katkıda bulunmasını önemli buluyorum. Uranüs böylece T karenin uç noktasını oluşturuyor.
Mitolojik olarak Ceres, tarım, hasat, bereket ve annelik tanrıçasıydı. Yunan geleneklerinde Demeter olarak bilinirdi ve en çok kızı Persephone ile olan ilişkisiyle ünlüydü. Bu hikâye aynı zamanda Venüs’ün 40 gün 40 gece süren gerilemesi sırasında akşam yıldızı olarak ortadan kaybolmasını ve en sonunda sabah yıldızı olarak doğuşunu anlatır. Bilinen hikâyeye göre Persephone -bazı efsaneler kendi isteğiyle gittiğini söylese de- Hades (Plüton) tarafından yeraltı dünyasına kaçırılır ve Demeter/Ceres günlerini yas tutarak geçirir. Tüm ekinleri ve yiyecekleri yok etmekle tehdit ettikten sonra Zeus, Demeter’in yakarışlarını duyar ve Persephone’nin annesine dönmesine izin verir. Ancak Hades, Persephone’i nar taneleri yemesi için kandırır ve bu nedenle Persephone hiçbir zaman tamamen ayrılamaz, bunun yerine yılın yarısını yeraltı dünyasında, diğer yarısını da yer üstünde annesiyle geçirir. Bu durumun mevsimleri yarattığı söylenir: Persephone yeraltı dünyasındayken sonbahar ve kış, Persephone geri döndüğünde ise ilkbahar ve yaz yaşanır.
Ceres astrolojide toprağın ruhu, hasat, bakım, beslenme, verimlilik, doğurganlık ve mevsimlerin döngüsünü temsil eden Toprak Ana’dır. Derin bir sevgi taşıma, büyük bir öfkeyle patlama ve kayıplar karşısında yine büyük bir yas tutma kapasitesi vardır.
Bu dolunayda Uranüs ve Ceres’in direkt teması çevre, toprak, doğa ve hayvanlarla alakalı beklenmedik gelişmeler olabileceğini gösteriyor. İşin içinde Uranüs olduğu için bu gelişmelerin teknolojik ilerlemelere önayak olması olasılığı da var. Son haftalarda Ceres ve Uranüs’ün yarattığı titreşimleri Ege’de çok yakından yaşayanlarınız var tabii.
Hayatım boyunca pek çok fırtına gördüm.
Çoğu fırtına beni gafil avladı, bu yüzden çok çabuk fırtınanın ötesine bakmayı, havayı kontrol edemeyeceğimi anlamayı, sabır sanatını uygulamayı ve doğanın öfkesine saygı duymayı öğrenmek zorunda kaldım.
Paulo Coelho
Dolunayın Sabian sembolü bu enerjide en iyi nasıl ilerleyebileceğimizi anlatıyor:
“Çölü geçmekte olan büyük bir deve”
Bir çöl düşünün, bu dünyada hayatta kalmanız en zor olan yerlerdir çöller. Gündüz aşırı sıcak ve gece çok soğuk. Susuzluk ve sonsuz gibi görünen kum tepeleri, boşluk… Hayat çok az, sürüngenler ve böceklerden uyum sağlayabilenler kalmış sadece. Bitki örtüsü yok ya da yok denecek kadar az. Bu ortamda başarıyla yol alabilen tek bir hayvan var, o da deve! Devenin çöllerde ilerleyebilme becerisin altında ise sürdürülebilirlik ve hazırlık yatıyor. Kaynakları tükenmez değil ama bunları dikkatle depoluyor ve sadece gerektiği zaman kullanıyor.
Bu sembol bize zor zamanlarda bile ilerleyebileceğimizi, sadece kendimize güvenerek yol alabileceğimizi ve en zor koşullarda bile başa çıkabileceğimizi söylüyor.
Uzun bir yolumuz var dostlar, yolun ortalarında mıyız, yoksa çok başlarında mı, bilmiyorum, ufukta ne var bilmiyorum. Ancak geri dönemeyeceğimizi biliyorum. Bu sembolün bize mesajı şu:
Hayatta ilerlemek için gerekli kaynaklara ve başarılı olmak için gerekli dayanıklılığa sahip olduğunuzdan şüpheniz olmasın. Zaman zaman yalnız hissedebilirsiniz fakat çölde gece olduğunda yıldızlar sizinle konuşur, sezgilerinizi ve iç sesinizi dinleyin. Çevrenize dikkat edin, esnek olun, uyum sağlayın. Gerektiğinde dinlenin ve kendinize güvenin.
Dane Rudhyar bu sembol için şunu iletiyor: “Eski dünyanın esaretinden kurtulmak için duygusal açıdan tamamen bağımsız olmalıyız. Yeni dünyaya ulaşana kadar çöl, hiçlik, Sunya (Sanskritçe sıfır) ile yüzleşmeye hazırız. Çevremizden tam bağımsızlığa ve mutlak bir öz-yeterlilik yaratmaya ihtiyacımız var.”
Bütün bunları gündelik dilimize dökersek, çevrenizde ne olduğu önemli değil. Kimin ne yaptığı, ne düşündüğü hiç önemli değil. Önemli olan yolunuzda kalmanız ve kendi yeterliliğinize güvenmeniz. Bu kısa bir yol değil, sonu nerede bilmiyoruz. Bu da bizi bu senenin enerjisini anlatırken iletmiş olduğum Budala/Joker arketipine taşıyor. İçinizdeki Aslan’ı uyandırın ve tekrarlayın:
“Kendimi gerçekleştirmemi sağlayacak bu maceraya hazırım.”
Bu dolunay özetle bizleri şunları düşünmeye ve harekete geçirmeye davet ediyor:
Başkaları tarafından görülme ve el üstünde tutulma ihtiyacımızı kişisel alan arzumuz ve kendi çılgın Uranüs bayrağımızın dalgalanmasına izin verme özgürlüğümüzle nasıl dengeleyebiliriz? (Aslan-Kova)
Onaylanmak ve sevilmek ihtiyacımız ile kendi benzersiz yolumuzu izlemek söz konusu olduğunda gerçekten değer verdiğimiz şey nedir? (Aslan-Kova)
Alışılmamış yolu aramış olduğumuz geçmiş deneyimlerimiz aracılığıyla başkalarını nasıl besleyebiliriz ve ilgili Kova iç-görülerini nerede ifade etmemiz gerekiyor? (Kova-Ceres-Uranüs)
Mars Yengeç’te, gerilerken, ilerlemeye geçmek için yavaşlıyor. Kendinizi ve başkalarını iyileştirmenin, bize yakın olanları sevmenin ve savunmanın alışılmadık yollarını düşünün. (Mars-Yengeç-Kova-Ceres-Uranüs)
İşleri farklı şekilde yapmakta sorun yok! Ayrıca etrafınızdakilere gerçekten sevildiklerini ve takdir edildiklerini hissettirin. Alkışlamanın ve başkalarının yeteneklerini kutlamanın, aynı zamanda onların gerçek ve benzersiz yollarını kabul etmenin zamanı geldi.
Gerekli kaynaklara ve dayanıklılığa sahip birer deve gibiyiz, biliyorum, biliyorum :), tam da sevgililer günü öncesinde pek de zarif bir benzetme değil ama bu da zaten tipik bir Aslan dolunayı değil.
Bu haftanın olumlamalarını bir daha tekrarlayalım:
Sevgililer günü demişken, sürprizler 14 Şubat’ta da devam edebilir ama güzel bir haber ortamın Balık’a geçen Merkür’le yumuşaması. Sözcüklerimiz daha zarif, daha sanatsal, iletişimimiz telepatik. Ben astrolojik açıdan sevgililer gününün yanlış tarihte olduğuna inanıyorum . Fikrimce, onun yerine Kova’daki bu günle bir kişiye olan sevgimizi değil, dostlara, arkadaşlara, toplumlara, çevreye, dünyaya, bütüne olan sevgimizi kutlamalıyız.
Bu enerjide özellikle Meleklerle çalışmak, onların yardımıyla mucizeleri görmek çok uygun geliyor. Dolayısıyla sizi öne çıkan yöntemleri paylaştığım sayfaya çağırıyorum. Kendinize uygun bulduklarınızla çalışın, hatta alışkanlık haline getirin. Bağlantısı burada: YÖNTEMLER
Hepinize harika bir dolunay diliyorum, o cömert Aslan yüreğinizdeki sevgiyi kutluyorum!
©Mor Alev 2025
Dinlemediyseniz, kaçırmayın:
Görseller: Kar Leoparları – Michael Paris, Ceres – Sus Ellen Parkinson, Çöl ve Deve – Samuel Robert Page
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.






Teşekkürler,,, 💜🪷
BeğenLiked by 1 kişi
Yazı nasıl duygularla başlayıp nasıl bitti 😄 çok güzeldi, çok güzel bir dolunay dönemi geçirelim ✨️
BeğenLiked by 1 kişi