Meditasyon

Yeryüzü: “Birbirimize İhtiyacımız Var”

spring returns - nelly tsenova

Bir Farkındalık, Arınma, Şifa ve Açılım Çalışması

Sevgili Dostlar,

Ben Tabiat Ana’nın (Gaia’nın, Yeryüzünün) sesiyim. Hepinizi kalbime sevgiyle kabul ediyorum. Aranızda yaşayan varlığımı hissedin; ben burada hepinizleyim. Ben kelimenin tam anlamıyla bedeninizdeki hücrelerdeyim. Her ufak hücrede akıyorum: Kanınızda, organlarınızda, kollarınız, bacaklarınızda – ben her şeydeyim. Ben bilincimi sizinkiyle paylaşıyorum, ben bu hayatı sizinle paylaşıyorum.

Kendinizi bana açın ve şifalandıran gücümü deneyimleyin – ve bunu yaparken acele etmeyin. Gücümün ayaklarınızın altındaki zeminden benliğiniz boyunca akmasına izin verin. Bir akarsuyun sesini düşünün ve bırakın o saf su varlığınıza tazelik ve yenilenme getirerek içinizden aksın.

Enerjimin ayaklarınızdan, bileklerinizden, alt bacaklarınızdan yukarıya aktığını hissedin. Bilin size ben bakıyorum; bilin size itina ediyorum. Ben doğanın ritimlerini ve hızını biliyorum ve ben o doğal hızlara göre yaşıyorum, insanların yarattığı saat-zamanına göre değil. Ben içten doğan zaman ve ritimleri hissediyorum.

Bu yeni çağ ve yeni dünyanın gelişi hakkında bir şey söylemeden önce, ilk olarak sevgimi kabul etmenizi rica ediyorum. Her nefesinizde daha da derinlere ve derinlere inmeme izin verin lütfen. Sonra bırakın enerjim bacaklarınızdan belinize kadar aksın, böylece dinlenebilir ve salıverebilirsiniz. Bu şekilde henüz toplumunuzun standartlarına ve saat-zamanına henüz tam olarak ayak uydurmamış bir çocuk gibi derinden gevşeyebilirsiniz. Hayatının başında, bir bebek daha çok yeryüzünün çocuğu gibidir. Doğal ruh hali ve duygularla, gün ve gecenin ritimleriyle hareket eder, oynar ve dinlenir.

Enerjimin kalbinize akmasına izin verin, sonra göğüs kafesinizi doldurmasına, omuzlar ve kollar… doğallık, ritim ve rahatlıkla. Ve sonra o enerjinin o zavallı başınıza akmasına yol verin – başınız o kadar yoğun ve fazlasıyla dolu ki. O kadar çok düşünüyorsunuz ki, ve düşünmek doğal bir varlık, yeryüzüne bağlı bir organizma olan size baskı yapıyor. Düşüncelerinizin başınızda nasıl elektrik akımları gibi olduğunu hissedin, sürekli zihinsel çalkantının nasıl farkındalığınızı kısıtladığını, bir anlamda bilincinizin ne kadar fazla bir bölümünü harcadığını hissedin. Düşünerek, kaygılanarak, akıl yürüterek; geleceği düşünmek isteyerek, planlayarak, kontrol ederek. Başınızdaki o akımlar sıklıkla gücünü korkudan güç alıyor: Sürekli her şeyi kontrol etmeye, yönetmeye çalışmazsanız işlerin yolunda gitmeyeceğini söyleyen bir tehdit hissi.

Şimdi, enerjimi düşünün, Tabiat Ana’nın yumuşak enerjisi, toprağın, hayvanların, bitkilerin doğal ritimleri. Bu enerjinin nasıl başınızın tepesine, taç çakranıza geldiğini ve oraya dinlenme getirdiğini görün. Fazla düşüncelerin tahliye edildiğini hissedin ve anlayın siz kendini sıklıkla aşırı düşünceyle tanımlayan o parçanız değilsiniz. Eğer gerçekte kim olduğunuzu bilmek istiyorsanız, dikkatiniz ve farkındalığınızla kalbinize gidin – evet gidin – ve oradaki alanı hissedin. Orada, kalbinizde daha fazla kolaylık, rahatlık, akışkanlık ve daha fazla teslimiyet arzusu yaşıyor. Fakat aynı zamanda, zihninizdeki pek çok düşüncenin motoru olan korkunun pençelerinde sıkışıp kaldınız.

Yani, içinizde iki akış var: gelecekte ne olacağına, etrafınızdakilere veya bilinmeyen tehlikelere olan korkunun yarattığı yorucu, aşındırıcı düşünceler; ve aynı zamanda, kalbinizden gelen harika bir akış ve şimdide olmayı, hayata teslimiyeti isteyen bir arzu. Şimdi burada kalın, farkındalığınızla ve sessizliği hissedin.

Kalbiniz yeniye hazır. Bütün varlığınızda bir sonraki adımı atmak ve sizi zalimce yöneten korkuyu bırakmak için büyük bir arzu var. Bu yeni dünyanın çağrısıdır. Bu benim çağrımdır çünkü ben de o arzuyu hissediyorum. Ben de çok daha fazla huzur ve uyum istiyorum. Ben de tam gelişim sürecindeyim, bu demek oluyor ki ben de üzerimdeki hayat aracılığıyla bütün deneyimlerden öğreniyorum, gelişiyorum: hayvan, bitki, mineral ve insanlık alemlerinden. Ben sizden doğru yaşıyorum ve öğreniyorum. Ve ben çok daha büyük, her şeyi kapsayan (ayrımcı olmayan) bilince doğru bir hareketi, baskıyı hissediyorum – bu durdurulamaz.

Ben değişmek üzereyim ve hissediyorum, siz de benimle gelmek istiyorsunuz çünkü artık değişmenin vakti geldi. Yeryüzünde çok fazla acı, çok fazla dert oldu; insanlık tarafından derin bir mücadele, özellikle kendisiyle. Korku ve kendini yargılama sizleri derinden etkiledi. Sanki artık nasıl yaşayacağınızı bilmiyorsunuz; doğallık gitti. En derin ve kendiliğinden gelen doğal güdülerinizi, en derin ilhamlarınızı bulmak üzere içinizde çok derinlerde bir arayışa çıkmalısınız. Çünkü siz yüzeyde yaşamayı öğrendiniz, olduğunuz kişinin dış sınırlarında.

Bu gerçekten üzücü bir durum. Ben bunu insanlardaki en büyük acı olarak gözlemliyorum: Kendilerine özgü eşi benzeri olmayan öğrenilmemiş güdülerini görmezden gelmeyi öğrendiler. Kendi derinliklerinde yaşayana artık sadık değiller, orijinal benliklerine. Ve orijinal benlikleri her bir kişi için farklı bir ışıltı taşır, çünkü herkes farklıdır.

Benim iç görevim, pek çok yaşam çeşidini uyumla harmanlamaktır. En yüksek idealim ise her bir varlığın, kendi yolunda, kendine ait ışığının parlamasına izin vermesi ve bu özgün şık formlarının harika bir desteye dönüşmesidir, çok renkli çok güzel bir mücevhere. Yeni dünyanın verdiği söz, herkesin kendi potansiyeline yükselmesi ve herkesin kendine uygun halde tam olarak doğru olduğunu bilmesidir. Bu, bütünü tamamlamak için gerekli bir adımdır.

En derin ilhamım o söze bir form vermektir, işte bu yüzden sizleri olduğunuz kişiye inanmaya ve kendi merkezinize geri dönmeye çağırıyorum. Siz de bunu kalpten istiyorsunuz, bundan daha fazla istediğiniz bir şey yok. Ancak, aynı zamanda eskinin sesleri var, sizi dirence sürükleyen eski korkunun sesleri. Sesler size diyor ki, böyle olmamalı, niyet bu değildir, farklı olmamalısınız, kendinizi diğerlerine uydurmalısınız, aynı olmalısınız.

Bir dakikalığına korkunun o sesini hissedin, enerji sizi geride tutmayı, ışıldayan benliğinizden uzak tutmayı istiyor. Başınızdan gelen o itici gücü analiz etmeyin, ancak kalbinizde sessiz alandan doğru hissedin. Sesin nereden geldiğini de analiz etmeyin, ancak bir dakikalığına o enerjinin tonunu ve size ne yaptığını hissedin. Korku genellikle pek çok duygunun temelindedir, örneğin yönetme ya da güç ihtiyacı, mücadele, mutsuzluk ya da öylesi gergin olmak ki asla gevşeyememek. Korku neredeyse her zaman diğer duyguların kök duygusudur. Ona, bu dünya ve tüm yaşam formlarında varolan akış gibi yumuşakça bakmayı deneyin.

Korkuya bakın ve belki çevresinde bir renk görürsünüz, ya da korku akışında bir titreşim hissedersiniz. Onu bilinçli olarak gözlemlediğinizden, ondan kopuk olduğunuzda, korkunun üzerine yükselirsiniz. Hatta korkunun kendisini bedeninizde de hissedebilirsiniz, sizi ele geçirmeye çalışırken, kaslarınızda, kalbinizde, midenizde veya karnınızda. Ancak korkuyu bilinçli olarak gözlemlediğinizde bir şey onu dönüştürür. Dersiniz ki: “Seni görüyorum korku ama seninle aynı düşüncede değilim.” Korku sadece beslendiğinde kalıcı olur, örneğin düşüncelerinizle beslenirse.

Korkuya açık bir kalple bakarsanız, müdahale etmeyi istemeden, artık onu beslemiyorsunuzdur. Hala daha derhal ölmeyen eski bir alışkanlık gibi kabardığı zamanlar olabilir; tekrar tekrar korku bulunabilir. Ancak bu enerjiyi tanıdığınızda ve onunla aynı fikirde olmadığınızda, aşamalı olarak geri çekilir ve sizi her seferinde daha az ele geçirir. İşte yüzleştiğiniz gerçek iş budur, sizden talep edilen disiplin budur. Çok çalışma ya da adapte olma disiplini değil, sadece keskin bir farkındalık disiplini: Korku saldırdığında uyanık olmak, korkudan daha büyük olmak ve başınız yerine kalbinize yaklaşmak. Tekrar kalbinizin sessizliğine gelin.

Şimdi ilhamınızla, iç ışığınızla, yeryüzüne getirdiğiniz içinizdeki özgünlüğünüzle bağlantıya geçmenizi rica ediyorum, çünkü bunu yeryüzü yaşamınızda ifade ettiğinizde size neşe-keyif-coşku vereceğini biliyorsunuz. O ışığın gücünün sizi çevrelediğini hissedin, doğrudan ruhunuzdan gelen o ışığın gücünü. Yeryüzü enerjisi, onun şifalandıran gücü aşağıdan yukarıya doğru ilerlerken, şimdi gökyüzünden aşağıya doğru gelen bir akış da hissediyorsunuz. Bu ruhunuzun ışığıdır.

Ancak bir şey hissetmiyorsanız, sadece sessizlikte kalın; onu berrakça hissedip hissetmeniz önemli değildir. Kilit nokta açık bir şekilde kalbinizde bulunmanızdır, çünkü bu değişim getirir. Ruh size gelir ve kendini çok farklı şekillerde bildirebilir. Bazıları için bu meditasyon aracılığıyla olur, diğerleri için herhangi bir sanatla uğraşırken ya da onlara neşe-keyif-coşku getiren bir şeyle uğraşırken. Akış size gelir çünkü size aittir. Onu yaratmak zorunda değilsiniz. O zaten orada ve çevrenizde dans ediyor.

Şimdi akışın size geldiğini ve o kendini nasıl sunarsa kabul ettiğinizi gözünüzde canlandırın. Eğer imgelemeyi seviyorsanız, içinizdeki çocuğun size geldiğini ve bu sefer elinde iç ışığınızı temsil eden parlayan ve çok güzel bir armağan getirdiğini görebilirsiniz. Yeryüzü ve gökyüzünden akan enerjinin içinizde birbiriyle kaynaşmasına geçmesine izin verin.  Ruhunuz burada olmaya davet edildi, tüm hücrelerinizde gezinmeye. Böylece benim, yeryüzünün bilinci ve sizin bilinciniz ve ruhunuzla bir dans gerçekleşiyor.

Bilinciniz fiziksel dünyaya aktığında, her şeye dokunur: Çevrenizdeki insanlar, konuşamayan ya da bilinçli olarak iletişime giremeyen ama her şeyi hisseden yaşayan şeyler. Ruhunuzun ışığı sizden doğru aktığında, buraya bir melek titreşimi de getirmiş olursunuz ve çevrenizdeki yaşamı kutsarsınız.

Bir insan olarak, içinizde çok değerli bir farkındalık var. Yeryüzünde diğer tüm varlıklardan daha fazla özgür iradeye sahipsiniz, seçebilen özgür bir bilince. İşte yeryüzünde yaşayan tüm varlıklara dokunan o bilincin gücüdür – eğer dengedeyse – onlara ilham verir, büyümelerini, gelişimlerini hızlandırır. Bilin ki sadece sizin bana ihtiyacınız yoktur, benim de size ihtiyacım var. Sizin bilinciniz bana da ilham veriyor. Ve bizim birlikte çalışmamızla yeni dünya doğuyor. Sizleri davet ediyorum, sevinçle kabul ediyorum; ben içimizde neşe-keyif-coşku yaratıyorum.

Çok teşekkür ederim.

Pamela Kribbe ve Tabiat Ana’ya çok teşekkürler. (Jeshua.net)

***

Sevgili Dostlar, böylece bu şifa haftasında söylenebilecek her şeyi söyledik. Şimdi bu bilgileri uygulama zamanı. İsterseniz yöntemler sekmesinde bulunan diğer şifa yöntemlerine de bakabilirsiniz, uygun bulduklarınızı deneyebilirsiniz. 5 Şubat sabaha karşı ilginç bir yeni ay yaşayacağız. O zamana kadar arınmayı gerçekten birkaç basamak daha güçlü düzeyden, hatta bir şifa ve salıverme kampanyası gibi kabul etmekte, aktif katılımcı olmakta fayda olduğuna inanıyorum.

Önümüzdeki hafta Kova Yeni Ayında buluşmak üzere.

Mor Alev


Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.

2019’da YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

2019 Haziran’da YENİ! SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile çalışmak istiyorsanız buraya tıklayınız.


Telif Hakkı© 2019 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir
Copyright © 2019  by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

7 replies »

  1. Bu hafta gelen 3 mesajı da bi türlü okumadım niyeyse .Üstelik hergün bişey gelmişmi Mor Alev den diye bakarken. ..Ama 3 mesajda da denen şeyleri yapmışım bu hafta hep. Şifa istedim her gece. Bu sözcükleri tam söylemedim, ve hatta Rafael bu gün gelmismidir ,iki gözümün çiçeği bu gün varmıdır etrafimda derken….Dün kendime gidip bir limon ağacı aldım evin ortasına :)Ve Gaia yazmış. …:)Biz ne güzeliz:)

    Liked by 2 people

  2. Her daim inandığım “birlikte varız” giderek yoğunlaşıyor ve ve ayrılık hislerini bir bir siliyor 🙏
    Muhteşem zamanlamalarla gelen mesajlar kalbimizi ferahlatıp aydınlatıyor ❤️
    Her birini sevgi ve keyifle yaparken adeta ışıldıyorum ❤️
    Tüm kanallıkbilgilerine, aracı olanlara ve Mor Alev size minnettarız 🙏
    İyi ki şimdi de ve birlikteyiz ❤️

    Liked by 2 people

    • Sevgili Ögün, salıverme çalışmaları yapıp bu arınmaya ve şifaya bilinçli olarak izin verdiğinizde aktif katılımcısınız. Zihninize dikkat edin, düşüncelerin farkında olun ve eski bilinci temsil edenleri eleyin. Sevgiler

      Beğen

  3. Cok tesekurler cok guzel ve aydinlatici.meditasyon imgeleme ve korkuyu silmek icin afirmasyon kelime veya cok ksa cumle verirmisiniz.slm.

    Liked by 1 kişi

  4. Sevgili Mor Alev;
    Dün tam da bu saatlerde, oğlumun “canım deniz çekiyor anne, hadi kalk gidelim” demesiyle içimdeki hislere tercüman olup, gökyüzü, deniz, martı sesleri, kayalıklarda otururup, yanımıza gelen kedilerle, martılarla azığımızı paylaşıp,hep birlikte, an’da kaybolarak, her daim şükürde, herşey ile bir olduğumuzu bu kadar net hissettiğimiz çok özel anlardan birini yaşadık. Huzur içinde evimize geldik.
    Şu an bu yazıyı okurken, adım adım yaşadıklarımız ve hissettiklerimizi düşününce ne kadar teşekkür etsem az.Yüce yaradanıma, Tabiat ana’ya ve size çok teşekkür ediyorum. Sevgiyle birlikte hep elele olmak dileğiyle. Hoşçakalın. Sevgilerimle…

    Liked by 1 kişi