2016 Yeni Yıl Öngörü ve Tavsiyeleri

2016’nın getirdikleri: Sezgisel ve Astrolojik bir özet (1/2)

Happy New Year 2016Arkadaşlar, şimdiye dek 2016’nın numerolojisine baktık, ana hatlarıyla astrolojik olarak neler beklememiz gerektiğini son aylarda öğrendik ve güvenilir kanalların Melekler, Galaktikler ve Yükselmiş Ustalardan ilettiği bir takım mesajları da okuduk. Ve bu seneyi anlatmanın çok kolay olmadığını, pek çok önemli hatta hayat değiştiren, geleceği belirleyen ve tamamlanma ile bitiş içeren enerjinin bir araya geldiğini görüyoruz. Bu konuları kısaca ana hatlarıyla paylaşmak istiyorum. Yıl içinde ihtiyaç duydukça aşağıdakilere tekrar geri döneceğiz.

Büyük enerji değişimi

Öncü burçlardan, değişken burçlardaki kare oluşumun öne geçtiği bu döneme yumuşak bir şekilde 2015 Sonbaharında girmeye başladık. Şu anda Uranüs-Plüton kare açısının son etkilerini yaşarken, diğer taraftan mutasyon, değişim, adaptasyon kelimeleriyle kısaca tarif edebileceğimiz değişken etki iyice hızlandı. Aradaki farka bir defa daha dikkatinizi çekmek isterim. Öncü burçların özelliği adı üzerinde öncülüktür, tetikler, başlatır, erkek (eril) enerji taşır, yaratımın ilk safhasıdır. Brahma enerjisi de denebilir buna. İşte bu enerjiden, Shiva’ya geçiyoruz. Değişken burçlar Kadın (dişi) enerji taşır, geleni kabul eder ve onu değişime uğratır, uyumlar, uyum sağlar, reaktiftir. Gözle görünen isyanlar, patlamalar yerini tam bir değişim çalışmasına bırakırken, bu ikisinin arasındaki farkı çok iyi anlamamız gerektiğini düşünüyorum. Çünkü mutasyon içeride, kapalı kapılar ardında gerçekleşir. Tırtıl bir kozanın içinde kelebeğe dönüşür. Dışarıdan bakınca bir şeyler değişmiyormuş gibi gelse de, değişen ve değiştireceğimiz çok şey olacak bu sene. (İlgili detaylı yazı burada)

Kendini, düşüncelerini, bedenini, hayatını saflaştırmak

2016, daha önce yaşadıklarımızdan çok daha fazla “saflaştırma” ile meşgul olduğumuz bir yıl olacak. Jüpiter 10 Eylül’e kadar, Ayın Kuzey Düğümü ise Mayıs 2017’ye kadar Başak’ta kalıyor. Farkındaysanız, “arınma”, “salıverme” değil, “saflaştırma” kelimesini kullandım. Artık özümüzün önünde tek bir yabancı toz parçasına bile tahammülümüzün olmayacağı bir zamana giriyoruz.

Cacao distillery, Red HookBaşak bu saflaşmayı her haliyle destekliyor. Bir rafineriden ya da damıtma düzeneğinden geçtiğinizi düşünün. Saf suyun buharı, basınç, içinden aktığınız imbik, tekrarlanan süreçler ve en sonunda özünüze yaklaştınız ve özünüzü ilk etapta çer çöpten ayrışmasına yarayan buhardan da ayrıldığınız aşamalar. İşlem tamamlandığında tamamen saf, hiçbir dış etkenin, dış maddenin içinde bulunmadığı, göze azmış gibi görünen ama son derece güçlü kokusu, tadı ve etkisiyle özünüze kavuşuyorsunuz. Yandaki resimde bir kakao damıtma sistemi var. Başak’ın etkisi işte bu damıtma aracı gibi.

Gereksiz gösteriş, gereksiz eşyalar, toz toplayan aletler, kıyafetler, neden yaptığınızı bilmediğiniz alışkanlıklar, ruhunuza hitap etmeyen sosyal toplantılar ve ilişkiler, verimsiz çalışanlar, verimsiz müşteriler, endişeler, korkular, fazlalık yapan her şey ama her şey gitmeli!

Başak’ın son derece fiziksel bir burç olduğunu da hatırlamalıyız. 2016 özellikle bedenimizi saflaştırmak için harika bir dönem. Diyetinizi değiştirmek, fazla kiloları atmak, bağımlılıkları daha olumlu alışkanlıklarla değiştirmek, spora başlamak, sağlığınızı destekleyecek yeni davranış kalıpları yerleştirmek önümüzdeki iki yıl harika bir şekilde destekleniyor.

Vejetaryen ya da vegan olmayı birkaç defa aklınızdan geçirdiniz ve hep bir engelle mi karşılaştınız? Bir de bu sefer deneyin, başaracaksınız. Bu yeni yılın başında özellikle toksinleri bedeninizden atacağınız meyve ve sebze suları ve işlenmemiş doğal ürünlerle beslenmeyi öneriyorum. Bu bir yıl sağlığınızı en iyi haline getirmeniz ve bedeninize bakım yapmanız için ideal bir zaman.

Neden ruhani yerine fiziksel şeylerden bahsediyoruz? Çünkü bedenimiz olmasa insan olma deneyimini yaşayamazdık. Artık sadece zihinlerde yaşamaktan çıkıp, fiziksel yaşamın da güzelliğini, canlılığını hissetmenin zamanı geldi. Bize ödünç verilen bu biyolojik evimizi sürekli eleştirmek ve ondan şikâyet etmek yerine ona iyi bakalım. 2016 da beden-bilinç-ruh üçlüsünün uyum içinde çalışması için enerjiler son derece olumlu. Yeni sizi şu anda yaratmaya başlayabilirsiniz.

Saflaştırma işlemi uzun süren ve yoğun bir süreç olduğu için, çok çalıştığınız, çok hareketli bir senenin daha bizlerle olduğunu da hatırlayalım. (Bu enerjinin başlangıcını anlatan yazım için buraya tıklayın)

Gerçeği bulmak, yalanı ayıklamak

Neiko Ng IllustrationEğer 2016 herkes için bir roman olsa, hepinizin romanlarının başlığı şu iki seçenekten biri ya da ikisi birden olurdu: “Gerçeği buldum!” ve “Gerçek nerede?”. Bu konuda da daha önce konuşmuştuk. Yaşamımızın çok büyük bir çoğunluğunu hala daha yalanlar, “mış gibi” yapmalar, yanlış bilgiler, doğru olmayan tahminler üzerinden sürdürüyoruz. Eğer bir gerçek varsa, bu da o! Yani sizlere kendi açımdan 2016’nın ilk en büyük gerçeğini iletmiş oldum. 🙂

İnsanoğlu, bilinen tarihte zamanın neredeyse tamamında kendini sevilesi bulmadığı, sevilmemekten çok korktuğu için sıklıkla yalana başvurdu. Ve yalan söylediği ilk kişi ise maalesef kendisiydi. “X yaparsam/söylersem sevilirim. Y yaparsam/söylersem başarılı olurum ve sonuçta sevilirim. Z yaparsam, kendimle ilgili gerçekleri saklarım ve sevilirim.” Bunun binlerce çeşitlemesini hem kendimizde, hem diğerlerinde, hem de kurumlar, organizasyonlar, dinler, ülkeler ve toplumlarda görebiliriz.

2016 yalanın, yanılsamanın, gerçek olmayanın ölmeye mahkûm olduğu bir dönemi başlatıyor. Ve işte bu, sevgili dostlar, ruhların sarsıldığı bir zaman olacak. Tarihimizin ne kadarı uydurma? Kişisel görüşlerimizin hangileri yanlış? Biz ne kadar yalan söyledik? Bize kasıtlı ya da kasıtsız ne yalanlar söylendi? İlişkilerimiz gerçek mi? Duygularımız taklit mi? Kendimizi nasıl kandırıyoruz? İster istemez bu arayışa çıkacağız, Satürn Yay’dayken bundan kaçış yok.

Gerçeği kabullenmekte zorlanabiliriz. Satürn-Neptün kare açısına hoş geldiniz! Doğru bildikleriniz tamamen karışıp ortalığı sis kaplarken, gerçekler ve yanılsamalar arasında son derece dikkatli olmanız gerekiyor. Yargılama değil, muhakeme yeteneğinizi geliştirmeniz çok faydalı olacaktır. Alışılmış sebep-sonuç ilişkileri işe yaramayacak. O zaman yapılacak tek şey var: Kalbinize danışmak. Çünkü zihnimiz aldanmayı çok iyi beceriyor ama kalbimiz asla yanılmaz.

Bu enerjiyi yukarıda bahsettiğim saflaştırma enerjisi ile el ele yürüyen bir hareket olarak görebilirsiniz. Bilgiler, inançlar, inanışlar, davranışlar, karar verme mekanizmalarımız saflaştırılıyor.

Önerim, ne olursa olsun gerçeklere ve dürüstlüğe bağlı kalmanız, adına beyaz yalan denilen davranışlardan bile kaçınmanız ve sadece kendi gerçeğinizi iletmenizdir. Bu sene gerçek olmayan hiçbir şey maya tutmayacak.

Hepsi bu değil tabii. Yarın ikinci bölümü yayınlayacağım.

İkinci bölümün bağlantısı burada.

©Mor Alev 2016

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, ruhunuzun potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmek, Yüksek Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak, ruhunuzun potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmek ve  ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

3 replies »

  1. sevgili mor alev….yazdıklarınızı okuyarak kendimi teyid etmekten o kadar memnunum ki…binlerce teşekkür ederim….okurken yaşadığım deneyimler salıverdiğim eski alışkanlıklar….ruhuma tıkıştırdığım lüzumsuz düşünceler…sözlerimdeki fazla fedakar kelimeler…aslında tek kelimeyle beni özgürleştiren ve bunu hissettiren deneyimler yaşadım 2015 te çok çalıştım….yavaş yavaş yüksek enerjide titreşen algımı hissetmeye başladım….aynı yerdeyim aynı evdeyim ama başka biriyim artık….bakışlarım…algılarım…yemem içmem….konuşmam kelimelerim…cümlelerim değişti….gelişti….aslında tam anlatamıyorum…am tek kelime var hep dilimde ”çok şükür” gülümseyerek yazdım….mutluyum….teşekkür ederim ışığımın vesilesi…….

    Beğen