Mor Alev ve St Germaine

St. Germaine: Sizler öncü rehberlersiniz, rehberlerinizle melekleriniz ise eşit ortaklarınız

Stay awake ~ Painted by Truls EspedalSevgili Dostlar, dün sizlerle paylaşmış olduğum Baş Melek Gabriel mesajı, yine dün bahsettiğim topluluğa verilen tek mesaj değildi. Daha pek çok mesaj paylaşıldı. Enerjik katılımcılardan biri de çok sevdiğinizi bildiğim St. Germaine’di. St. Germaine, o kadar anlamlı ve yardımcı bilgiler iletti ki, aynı dünkü mesaj gibi sadece 22 kişilik grupta kalmasının yazık olduğunu, hepinizle paylaşılması gerektiğini düşündüm. Bu mesaj için de Linda Dillon ses tellerini St. Germaine’e ödünç verdi. Muhteşem öğretmen Linda’ya teşekkürlerimi bir defa daha sunuyorum.

***

Ben Germaine, hoş geldiniz dostlarım. Sahip olduğunuz tüm dostları hatırlamakla başlayın. Sizlere koruyucularınızı da (Mor Alev: koruyucu meleklerinizi) hatırlatırım, çünkü yardım ihtiyacında olduğunuz ve görünmeyen dostlarınızla net bir şekilde ve çabucak iletişime girmeniz gerektiği zamanlar oluyor. Elbette, bana hep dönebilirsiniz, ben sizin kardeşinizim ve elimi uzatmaya hazırım. Ama pek çoğunuz bunu unutuyor ve sizlere sunulan global yardımın her zaman müsait olduğunun hatırlatılması gerekiyor. Sizler, Sevgi görevinin tamamlanması üzere Kutsal Çemberin birer parçası olarak buraya fiziksel araçlar halinde geldiniz. Evet, bu bir yeryüzü misyonu ama aynı zamanda evrensel bir görev. Ama fiziksel beden içinde olanlar sizlersiniz.

Sevmek bir kalp işlevidir. Fiziksel beden ve zihin fonksiyonudur sevmek. Hayatınızın çoğu, aslında çok fazla zamanı, rutinle geçiyor, işleri halletmek, fiziksel gerçeklikte hayatta kalmaya çalışmakla geçiyor. Ve sonra ruhani olana koşuyorsunuz. Size önerim şu; sadece basit bir şekilde hayatta olmaktan, dengede, karışımın içinde ve tüm şeylerin sevgisinde, özellikle de öz-sevgide olmaktan keyif almaya vakit ayırınız. Ve bana diyorsunuz ki; “Germaine, ben kendimi seviyorum”. O zaman bu günde size soruyorum, bir saniyenizi ayırın ve benliğinize bugün verdiğiniz sevecen hediyeleri, kendinize söylediğiniz sevecen kelimeleri düşünün. Her yaratık sevgiye özlem ve ihtiyaç duyar. Tüm canlı çeşitlerinin, tüm yaratımın deneyimidir bu, sadece insanoğluna has, ona özgü değildir. Ama bu canlı çeşidine, insanoğlu ırkınıza özgü olan şey, sizin sevilmemekten korkmanızdır. İşte bu yüzden bazen arkanızı dönüyorsunuz. Bu korkuların sizinle yüz yüze gelmesine izin verin – onları oldukları gibi görün, sadece söylence ve yanılsama. Kendi ihtişamlı illüzyonunuzu yaratın, hiçlikten yaratılmış olmaktansa, gerçek bir yansıma olun.

Tüm varlıkların ve insanoğlunun bu büyük macera ve gelişimde ortak olduklarını hatırlamalarının zamanı geldi. Sizler rehberlerinizle ortaksınız, sizi sonsuzdan beri ve sonsuza dek çevreleyenlerle. Bir kontratınız var, sevgi bağınız var ve o bağ koparılamaz, kesilemez. Buna rağmen, bazen en basit haliyle bu gerçeği unutuyorsunuz. İşte böylece, sizlere hatırlatıyorum, dostlarınıza dönün ve sorun, sadece sizin onlara nasıl hizmet edebileceğini değil, onların da size nasıl hizmet edebileceğini sorun. Detayları sormanızı tavsiye ederim, böylece lütufları ve yetenekleri paylaşarak kullanabilirsiniz. Onları ustalar olarak düşünebilirsiniz, ancak her biriyle kişisel ilişkiler kurmanız sizin için çok daha etkili olacaktır. Çünkü onların hepsinin kendi tercihleri ve sizlerle spesifik misyon ve amaçları bulunmaktadır.

Aynı zamanda aranızda, fiziksel olarak yürüyen pek çok rehber var. Bazıları en sevdikleriniz şeklinde, bazıları arkadaşlarınız, aile, partnerleriniz şeklinde. Anlayın ki, vermek-almak, hizmet etmek-edilmek arasında bir oran olmalıdır. Böylece denge sağlanır. Bu eşitliktir, dualite değildir. Bu, biri ya da diğeri değil, hepsidir. Bunu bilin dostlarım.

Kalbinizi dinleyin ve takip edin. İşte bu kadar basit. İçinizi sessizleştirmek ve kalbinizi takip etmek… saf ve berrak, korkuyla, öfkeyle, suçlulukla bulutlanmış olanı değil, ama BİR ve BÜTÜN ve HERŞEY olanla tam uyumlu olanı. Burada yapmaya geldiklerinizin oldukça fazlasını sadece fiziksel bedende kalarak yapıyorsunuz. Çünkü, misyonunuzun büyük kısmı, burada olmak, fiziksel bedende olmak, sevgiyi tutmak, sevgiyi yaşatmak ve kalbinizin sizi yönlendirdiği şeyi yapmaktır. Şifacı olarak çalışmak ya da sadece titreşimleri taşıdığınız için farkında olmadan şifa vermek, bunların arasında bir fark yoktur. Karşılaştığınız, iletişime girdiğiniz her varlığın kalbine dokunuyorsunuz. Gerçekten olduğunuz kişinin özü olmakla hizmetinizi veriyorsunuz, kontratınızı yerine getiriyorsunuz.

Bunu yüzyıllarca duydum, bazen her biriniz niyet ettiğinizin tam tersini yapmak üzere bir dürtü hissettiniz. Veya şu ya da bu yoldan gitmek, birisini aramak, belli bir hareketi yapmak üzere bir hisse sahip oldunuz. Bu olduğunda, rehberleriniz sizlerle konuşuyor demektir. Bu, telefon etmek kadar net gelmeyebilir. Kalbinizden gelir, karnınızda hissedersiniz, sezgilerinizle ve iç bilmenizle gelir. Biz her zaman postayla davetiye yollamayız, ama bir email alırsanız ve “şuraya gitmeliyim” derseniz, bilin ki dostlarınız sizinle çalışıyor.

Bu görmek ve duymak meselesi değil, güvenmek ve kendinize inanmak meselesidir. Koruyucu Meleklerle ilgili temel sorun da budur. Yeryüzündeki pek çokları “neden bana baksınlar?” diyor. Onlar sizlere bakıyor ve size yardımcı oluyor, çünkü siz onlarsınız. Çünkü hepiniz BİRin parçalarısınız. Çünkü en basit nefesinizle, esnemeniz ya da gülümsemenizle sahip olduğunuz potansiyel gezegeninizi değiştirmeye yeterlidir. Ve ihtiyaç olduğunda, görünmeyen dostlarınız dikkatinizi çekmek için her türlü şeyi yapabilirler. Yani, endişe etmeyin. Yalnız yürümüyorsunuz.

Bu, gezegende sevgiyi ve sevgiye dair olanı demirleme zamanıdır. Bu da iletimle (enerji aktarımıyla) olur, sadece yukarıdan aşağıya değil, her biriniz tarafından. Uyanmış olmanın kıvılcımını içinde taşıyan her varlığın sevgide ve sevgiye dair olmasına büyük ihtiyaç var, bu dünyada ve bu dünyaya ait olmanın. Bu bir geri çekilme, kapanma zamanı değil. Bu, tam katılım ve sorumluluk alma zamanıdır. Kimsenin kendisini ayırmaya, bölmeye ve farklı kategorilere ayrılmış hissetmesine gerek yok. Bunu kucaklayın ve benliğinize entegre edin. Özgür iradenizi öksüz-yetim bir çocuk yapmanıza gerek yok, o sizi fiziksel dünyada yönlendiriyor. Hepiniz, bu fiziksel gerçekliği seçtiniz, çünkü kendi toplumlarınızda ve global olarak yeni sistemleri bulan öncü rehberler olmayı seçtiniz. Ve bunun etkisi evrensel olarak hissedilmekte. Öncü rehberler evde bir şey yapmadan oturmazlar. Onlar dünyaya çıkarlar ve kendilerinin gerçekte kim olduğu konusunda hiçbir fikri olmayan, ya da belki de bunun azıcık bir kırıntısının farkında olanlarla ilişkiye girerler. Ve bunu da vaaz vererek yapamazsınız, bu varlıklarla monologlar aracılığıyla bağlantı kuramazsınız.

Onlarla ilişkiniz şöyle başlar: Bir bakış, bir gülümseme, adına ticaret dediğiniz işlerle. Bu aslında bir bahane, bir kılıftır. İnsanlarla ilişkiye girmeniz ve onları da uyandırmanız içindir. Onlara bir şeyler anlatmanız için değil. Ama onların kalplerinin kendilerine anlatması için. Yani sizler en sade haliyle birer katalizörsünüz. Bu, son derece güçlü bir yaşam tazıdır, yani günlük işlerinizin ve ruhani yaşamınızın ayrı değil, ama ikisinin birleştiği, aynı olduğu bir yaşam.

Yani, evde yemek pişiriyor olsanız da, bir bankanın başkanlığını yapıyor olsanız da, market kuyruğunda da olsanız, siz Cennetin bir aracısınız, sevginin saf özüsünüz, fiziksel bedeninizde ve bilinçli bir halde. Saf ruh olup havalarda uçuşmanızın size bir faydası yok, pek çoğunuz bunu istemiş olsanız da. Sizlerin tam bilinçli, uyanık, farkında ve İlahi benliğinizi fiziksel formunuza demirlemiş şekilde diğerleriyle ilişkiye girmenize büyük bir ihtiyaç var. Kendinize karşı çıkmayın, huysuzluk yapmayın. Kendinizi bu arzunuzdan, dürtünüzden dolayı tebrik edin. Bunun sadece kendi iradenizle olduğunu sanmayın, bu aynı zamanda sizin kalbinize ait bir durum. Bir açılım olduğunda kendi gerçeğinizi konuşun. Çekinmeyin, sessiz kalmayın. Merhametle, zarifçe, sevgiyle konuşun. Ve böylece mesajınız duyulacaktır. Ayrıca bilin ki, konuştuğunuzda kendi çemberiniz (Kutsal Çember) ve tüm dostlarınız adına konuşuyorsunuz. Sizden rica edilen şey çok kolay olmadığından dolayı, bu zaman ortaklık ve birlikte çalışma zamanıdır. Ancak bu, kendi içindeki boşlukları doldurmak üzere kurulmuş bir ortaklık değil, bütünlüğün ortaklığıdır. Bu eşitlerin gücüdür. Destek için dayanabileceğiniz bir başkası olacak ve o başkası da sizden güç alacak. İradeli, kararlı olmak son derece güçlüdür ama her zaman bunun sevgiyle sağlamlaştırılması gerekir.

***

Dostlar, bu mesaja ne dersiniz? Siz de benim gibi motive, mutlu ve şükran dolu hissediyor musunuz? Yukarıda St. Germaine’nin son derece detaylı ve zarif bir şekilde anlattıklarını özetlersek şunları anlıyoruz:

  1. Koruyucu meleklerinizle ve rehberlerinizle iletişime geçin. Sizler bir ekip, birer ortaksınız, eşitsiniz. Yardım isteyin ve nasıl yardımcı olabileceğinizi sorun.
  2. Bazen rehberleriniz bu dünyada yaşayan insanoğulları olabilir.
  3. Kalbinizi dinlemek çok önemli.
  4. Saklanmayın, hayatınızı durdurmayın, aksine yaşayın! Bazılarınızın bu dünyada tek görevi olumlu titreşimlerle yaşamak. (Ben bunu çok iyi biliyorum, bazı çalışmalarımda yaşam amacını yüksek benliğe sorduğumuzda, sadece mutlu olarak çevredekilerin titreşimini yükseltmek cevabı geliyor.)
  5. Hayat, her şeyiyle zaten ruhanidir, her anıyla varoluşu onurlandırın. İnsani etiketlerle kim ve ne olduğunuzun önemi yok. Bakış açınızın önemi var. Herkes eşit ve herkes değerli. Yaşamın keyfini çıkarın.
  6. Sizler öncü rehberlersiniz, daha önce keşfedilmemiş bölgelere giriyorsunuz, bu zor olabilir ama korkuyu kesinlikle yeneceksiniz. Bu görev için her türlü yardım sizinle.
  7. Bir nefesiniz bile büyük potansiyel taşıyor. Bunu hatırlayın.
  8. Diğerlerini zorla kendi görüşlerinizi kabul etmeye zorlamayın. Yeri geldiğinde kendi gerçeğinizi en zarif şekilde ve sevgiyle açıklayın.
  9. Sorumluluğu kabul edin, bilinçli olun, farkında olun! Zaman hareket zamanı!

Dostum, rehberim, öğretmenim St. Germaine’e çok teşekkürler! Bu, şahit olabileceğiniz en güzel kanallıklardan biriydi ve elbette deneyimli Linda Dillon olmasaydı gerçekleşemezdi.

Bu mesaj Linda Dillon kanallığıyla iletildi ve Mor Alev tarafından tercüme edildi. Özel bir mesaj olduğu için internette ilk defa paylaşılıyor. İngilizce telif hakkı Linda Dillon ve Council of Love’a aittir. Linda Dillon ve Sevgi Konseyi için counciloflove.com sitesini ziyaret edebilirsiniz.

©Mor Alev 2015

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

6 replies »

  1. Bütün gün çok kalabalık insanlarlayım bu fikri onlara da duyuracağım . Hepsinde bunu çok iyi anlayacaktır bunu biliyorum . Sevgiler.

    Beğen

  2. st .germaine nin cuma günü bildirimi muhteşem di ve bu günkü söyledikleride .1hafta kadar önce ve hep öylede oluyor neden melekler yada yükselmiş üstadlar mor alevle dünyamızı sarmalama yapmıyormuyuz diye düşünürken yada nasıl iltim kurabilirim meditasyon yada başka bir şekilde ……..yazılar peşpeşe…geliyor teşekkür ederim…MUHTEŞEM….

    Beğen

    • Sevgili Fehmiye, ben teşekkür ederim. Bunun yanında size minik bir hatırlatmada bulunmak istiyorum. “Mor Alev Dostu” olmanız ve kendinizi öyle görmeniz harika ancak bu mahlas çok sevdiğiniz ve çevirileriyle bu bloğa katkıda bulunan kişi tarafından kullanıyor, isterseniz başka bir mahlas kullanın, böylece kimlikler karışmaz. Sevgilerimle

      Beğen

  3. Sevgili Mor Alev, çok güzel bir mesaj! Dünkü Kanallığa Davet (Gabriel) ve bugünkü St. Germaine mesajları olağanüstü güzel ve paylaşılması çok yerinde mesajlar, emeğiniz için ve “BİR likte Öncü” olduğunuz için size çok teşekkür ederim, her iki mesaj da bana çok derinden dokundu. Gabriel, St. Germaine, Linda ve size şükran, teşekkürlerimle…

    Beğen