Kozmik Hava Durumu: Eylül 2026

Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.

Ağustos’u da bitirdik! Bir ayda birkaç ay yaşadık. Yorgun musunuz Bilge Baykuşlar? Gündemin tam anlamıyla “Ateş At” gibi koşturduğuna şahit olduk. Ay boyunca konuştuğumuz değişim, öngörülemezlik, eski yapıların sarsılması ve alıştığımız yolların geçerliliğini yitirmesi dünyanın dört bir yanında görünür hale geldi.

Aslan güneş tutulmasının geleneksel astrolojideki en eski yorumlarından biri hükümdarlar ve toplumun en görünür figürlerinde değişim görmektir. Antik astrologlar Güneş’in ışığının kapanıp açılmasını hükümdarlar için önemli bir alamet olarak görürlerdi. Bu kez de tutulmayı takip eden günlerde yalnızca eski liderlik ve güç modellerinin sorgulandığını görmedik. Ay sona ermeden country müzik dünyasının “kraliçesi” Dolly Parton, kendisi de bir Aslan olan “Heroes” yıldızı Hayden Panettiere ve Balık tutulmasının gerçekleştiği 28 Ağustos günü ise Norveç Kralı V. Harald hayatını kaybetti. 

Bir yandan eski dönemlerin simge isimleri sahnelerden çekilirken diğer yandan yeni ittifaklar, teknolojiler ve işbirliği modelleri şekilleniyor. Barbault’nun Sepeti’nin işaret ettiği büyük yeniden yapılanma artık geleceğe ait soyut bir fikir değil, gözümüzün önünde oluşmaya başlayan yeni bir düzen olarak görünüyor.

28 Ağustos’taki serinin son Balık tutulması bütün bu değişimin ardından sonları, kayıpları ve yas duygusunu da yüzeye çıkardı. Balık Zoyak’ın sonundaki pozisyonuyla finali işaret eden bir burçtur. Koç’taki yeni başlangıç için bitmesi gerektiğini bilir. Tutulmanın Sabian sembolü “Kermes”, insanların ellerindekini ortak bir amaç için bir araya getirmesini anlatıyordu. Nepal’deki büyük sel felaketinin ardından başlayan yardım seferberliğinde ve Girne–Taşucu feribot kazasının ardından sıradan insanların ve kurumların kurtarma çalışmalarında birleşmesinde bunun acı ama somut yansımalarını gördük. Tüm etkilenenlere kalpten sevgilerimi ve şifa dileklerimi yolluyorum, sabırlar diliyorum.  

Bazen bir şey bittiği anda yasını tutamayız. Önce hayatta kalmaya odaklanır, uyum sağlamaya çalışırız ve yas arkadan gelir.  Ağustos’un son günleri bize tam da bunu hatırlattı: Bazı hikâyeler çoktan bitmişti fakat biz onların gerçekten bittiğini hissetme seviyesine ancak ulaştık.

Ve şimdi Eylül’e giriyoruz. Eski sona erdi ve yeninin ayrıntıları henüz belli değil. Fakat Barbault’nun Sepeti bize değişimin yalnızca yıkımdan ibaret olmadığını hatırlatıyor. Eski çözülürken yeninin altyapısı da kuruluyor. Peki Eylül bu yeni dünyanın hangi parçasını görünür hale getirecek?

Öncelikle, müjde, müjde! Artık yılın nispeten daha sakin zamanlarına giriş yapıyoruz. Fakat bu her şey sütliman olacak demek değil, olması da mantık dışı zaten. Yılın ilk sekiz ayının getirdiği değişim fırtınasının yansımalarını çevremizde görmeye devam edeceğiz. Gündem yine dolu, yine gizli kalmış bilgiler ifşa olmaya devam ediyor ancak biz biraz daha içe dönük ve topraklanmaya odaklanmış haldeyiz. “Aylar ve Kartlar” serisinin üçüncü bölümünde aktardıklarıma şimdiki bakış açısıyla yaptığım birkaç ekle Eylül enerji özetiniz işte burada.

Eylül 2026

Bu ay net bir şekilde “neler işe yarıyor, neler yaramıyor?” sorusu önümüze geliyor. 8 ay boyunca çok yoğun bir dönüşümden geçtik ve bir o kadar da dolu gündem dikkatlerimizi ve zihin gücümüzü çalmaya çalıştı.  23 Eylül’e kadar Başak titizliği ve gerçekçiliği hizmetinizde! Ve iyi ki Başak gibi pratik ve topraklanmış bir burç var dedirten bir durumdayız. 

1–10 Eylül arası Mars–Satürn karesi sayesinde “ayıklama ve gerçekçilik” dönemi yaşıyoruz. Planlar sınava tabi tutuluyor. İşe yaramayan şeyler ve yöntemler netleşiyor. Bu noktada acele değil, sabır ve strateji kazandırıyor. Dostlar, eğer zorlanıyorsanız belki de yanlış yolda değilsiniz, sadece fazla safra taşıyor olabilirsiniz.

11 Eylül’deki Başak yeni ayı “Yüzme yarışı” Sabian sembolüyle düzen, disiplin ve sağlıklı alışkanlıklar öne çıkıyor. Yaşadığımız kaosun ardından yeni rutininizi yaratmanız önemli. Kaos bitmiş gibi konuşuyorum, evet yılın üç sert virajını atlattık fakat artçıları elbette devam ediyor. 

23-30 Eylül arası sorumuz “denge mi güç mü?”. 23 Eylül’de harika bir Ekinoks haritamız var. Ben-Biz dengesini destekleyen dış gezegenleri göreceğiz. 

Ardından Mars–Plüton karşıtlığı devreye giriyor. Bu da bize güç savaşları ve öfke patlamaları riskini getiriyor. Kontrol ihtiyacı artıyor. Aklınızda bulunsun: Eğer bu enerji bastırılırsa patlar. Bilinçle yönlendirilirse, kişisel gücünüz haline gelir. Böyle günlerde “hiç hareket etmeden oturmak” öfkeyi büyütür. Onun yerine hareket edin, yürüyün, spor yapın, evi baştan aşağı temizleyin, enerji gidecek yer bulsun ki, sakin bir şekilde tepki verin, sağlıklı sınırlar yaratın.

Sonunda 26 Eylül Koç dolunayında “Ben ne istiyorum?” sorusuna odaklanıyoruz. Aynı zamanda 17 Nisan Koç yeni ayında harekete geçirdiklerimizin sonuçlarını da alabiliriz. Hatırlayın, Koç yeni ayının ve dolayısıyla bu yılın Sabian sembolü “Hayal kırıklığına uğramış büyük kitle” idi. Yani isyanınızın sonucunda belki de bu dolunayda o zamanki vizyonunuzu yaratıma sokma zamanı gelmiştir. 

Bu dolunayda Koç Ay öfkeli olabilir. Haklı da. Ama hata yapmaya çok açık. Oysa bu dolunayın haritasına baktığımızda öfkeyle hareket etme yerine dinlemeyi, gerçekten dinlemeyi seçersek bize çok faydalı olacağını görüyoruz. Siz siz olun, dinleyin. Sonra bir daha dinleyin ve anlamaya çalışın. Çünkü bu inanılmaz faydalı olabilir.

Genel olarak baktığımızda, Eylül, 2026’nın tamamını tanımlayan ateş–hava elementleri (Koç, İkizler, Aslan, Kova) artık sadece fikir değil, karakter haline geliyor. Eski düzenle bağ kopma noktasındayız ve yerine yeni düzenler tasarlıyoruz. Kişisel gücümüzü tanıyoruz. “Kimim, ne istiyorum, neyi kontrol etmeye çalışıyorum?” soruları öne çıkıyor. 2026’nın genel teması olan “yeni kimlik – yeni yön – yeni irade” Eylül’de beden, duygu ve ilişkiler üzerinden deneylere tabi tutuluyor. Venüs-Plüton karesi ve Koç dolunayı uyumun kendinden vazgeçmek demek olmadığını bir defa daha vurguluyor. Eylül bize özünde yeni dünyada eski tepkilerimizle yer alamayacağımızı gösteriyor.

Eylül Kartı: “Yin”

Dişi alıcı ilke, başkasının ilk adımı atmasına izin vermek, bilgi toplamak ve ipuçlarını almak, bilinçli izin verme sanatı.

Doğrusunu isterseniz, eril, hava ve ateş enerjinin öne çıktığı bu senede Yin kartı gelmesi beni şaşırttı. Kartımız diyor ki;

“Bu, size gelecek olanı zarif bir şekilde beklerken, ortaya çıktığında kabul etmeye hazır olduğunuz, ölçülü bir alıcılık dönemi. Yin, donmuş hayaller veya dinlenme ile ilgili değildir, daha çok bilinçli olarak olayların size akmasına izin vermek ve size sunulacak olan bolluğu almaya hazır olmakla ilgilidir. Başkalarının hareketlerini farkındalıkla inceleyip bunların sizi ve çevrenizi nasıl etkileyeceğini düşünürken duyarlılık gerektiğini söyler. 

Unutmayın, mucizelerin gerçekleşmesi için yer açmalısınız. “Şekillendirici” değil, “şekillendirilen” olun ve hayallerinizin ne kadar çabuk gerçekleştiğini göreceksiniz.

Başkalarının hareketlerinin onları anlatmasına izin vererek, kim olduklarını ve sizin için kim olabileceklerini söylemelerine izin verin. Hoş bir sürprizle karşılaşacaksınız.”

Bu kart davranış ve seçimlerin sözcüklerden çok daha önemli olduğunu söylüyor. 

Bu ay, Mars–Plüton zıtlığı zorlama, kontrol, güç mücadeleleri, Koç Dolunayı, acele kararlar, patlayan benlik, Akrep’teki Venüs ise duygusal yoğunluk ve takıntı olasılıklarını getiriyor. Yin kartı bu ortamda şunu söylüyor: “Bu ay kazanan, iten, zorlayan, oldurmaya çalışan değil, almayı bilen ve izin veren olacak.” Bu pasiflik değil. Bu bilinçli olarak geri çekilme, stratejik duruş, doğru anı sezme becerisi. Bu ay işimiz kendi düzenimizi kurarken, dış olayları ve etkileşimleri not almak, alan açmak, ve boşluk bırakmak. Çünkü kartın dediği gibi “Mucizeler alan ister.”

Bu ay hatırlayalım: Sürekli güçlü olmaya çalışmak insanı tüketebilir. Sürekli kontrol etmeye çalışırsak yalnızlaşabiliriz, çünkü insanları çevremizden kaçırırız.  Sürekli öğretirsek tekrara düşeriz ve kendimiz öğrenemeyiz.

Yin kartı diyor ki: Öğrenci olun, kabınızda yer açın,  gelen armağanları kabul edin. 

Bu ay yardım tekliflerini reddetmek, “ben hallederim” demek, duygusal olarak almamak bolluk akışını olumsuz etkileyebilir. Kendinizi biraz inceleyin… Acaba bunlarda zorlanıyor musunuz?

EYLÜL 2026: Daha sakin ama hala hareketli bir ay. Yeni gerçekliği kabulleniyoruz ve kendimizi, hayatımızı buna göre ayarlıyoruz. Küçük işaretleri okuyun ve sezgisel zamanlamaya güvenin.

Hepinize harika bir Eylül diliyorum.

©Mor Alev 2026

Görsel: Kapak – Canva

Kart: Collette Baron-Reid/Jena DellaGrotaglia, Wisdom of the Oracle

En son podcast paylaşımlarını kaçırmayın:


SORULARINIZI moralev@outlook.com ADRESİNE TIKLAYARAK İLETEBİLİRSİNİZ


Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com


Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Bir Cevap Yazın

Bu site, istenmeyenleri azaltmak için Akismet kullanıyor. Yorum verilerinizin nasıl işlendiği hakkında daha fazla bilgi edinin.