Mor Alev Gökyüzü İle Yükseliş Raporu
Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
“Son diye bir şey yoktur. Yalnızca hikâyeyi bıraktığınız bir yer vardır. Ve artık bu sizin hikâyeniz.”
Muriel Donnelly, The Second Best Exotic Marigold Hotel
Son iki ayda çok şey değişti dostlar. Koşullarımız, planlarımız, ilişkilerimiz, dünyaya bakışımız ve bazılarımız için kendimizi tanımlama biçimimiz bile yeniden düzenlendi. Üstelik bütün bunlar olurken durup ne hissettiğimizi anlamaya pek fırsatımız olmadı. Değişimin içindeyken hayatımıza devam ettik, yapılması gerekenleri yaptık, çözülmesi gerekenleri çözdük.
Şimdi duygularımız bize yetişiyor.
28 Ağustos’ta Balık’ın dördüncü derecesinde gerçekleşecek dolunay aynı zamanda parçalı bir ay tutulması ve Ağustos tutulma mevsiminin ikinci perdesi. (Temmuz-Ağustos boyunca süren Barbault’nun Sepeti-Beşik oluşumuyla hassaslaşmış 4-5 dereceler yine aktive oluyor, dikkatinizi çekerim.)
12 Ağustos’taki Aslan güneş tutulmasını hatırlayın. Orada Güney ay düğümü tarafında artık bize hizmet etmeyen kimliklerden, rollerden ve eski benlik tanımlarından çıkmaya başlamıştık. O paylaşımı şu cümleyle bitirmiştik:
“Bazen yeni bir yolculuğun ilk aşaması nereye gittiğinizi bilmek yerine artık nerede kalamayacağınızı fark etmektir.”
İki hafta sonra hikâyenin ikinci perdesindeyiz ve soru değişiyor: Artık nerede kalamayacağınızı biliyorsanız, nereye gideceksiniz?
İşte burada işler biraz ilginçleşiyor. Çünkü bu tutulma elimize yeni bir harita tutuşturmak yerine eski haritayı geçersiz kılıyor!
İkinci Perde: Şimdi Nereye?
Aslan güneş tutulması bir Güney ay düğümü tutulmasıydı. Balık ay tutulması ise Kuzey ay düğümü tutulması. Güney ay düğümü tanıdığımız, ustalaştığımız ama artık büyümemize yardımcı olmayan alanları gösterirken Kuzey ay düğümü bizi henüz bilmediğimiz tarafa çağırır. Orada ezberimiz yoktur.
Dolayısıyla Aslan tutulmasında eski bir kimliği, rolü veya hikâyeyi bırakmaya başladıysak şimdi boşalan alanın bizi nereye doğru çektiğini görmeye başlayabiliriz.
Fakat muhtemelen beklediğimiz şekilde değil.
Tutulma Uranüs’e neredeyse kesin kare, Merkür’e ise karşıt konumda. Başak’taki güneş ve Merkür, Balık’taki ay ve İkizler’deki Uranüs arasında güçlü bir T-kare oluşuyor. Aynı zamanda güneş ve Merkür, Neptün ve Plüton’la bir Yod/Tanrı Parmağı oluşturuyor. Yani ısrarla bir şeyleri işaret ediyor.
Bütün bunların bizim için anlamı şu:
Bildiklerimizi bildiğimiz şekilde bilmeye devam edemeyebiliriz.
Bir bilgi gelebilir. Bir konuşma gerçekleşebilir. Bir sır ortaya çıkabilir. Bir plan değişebilir. Bir kapı kapanabilir. Hiç düşünmediğiniz bir seçenek birden önünüze çıkabilir. Ya da aylardır gözünüzün önünde duran bir şeyi bir anda bambaşka görebilirsiniz.
Bir ara not düşmek istiyorum: Çok ilginç bir podcast dinledim. Susan Lynn – astrolog değil, özellikle dünya olaylarına ve politikaya odaklanan psişik bir kanal – rehberlerinin bu zamanda kayan maskelerin ardındaki gerçek yüzü bir anlığına göreceğimizi, hatta bunun bizi biraz korkutabileceğini ve bu yüzden görmezden gelmeye çalışabileceğimizi, ama en iyisinin gördüğümüzü inkâr etmeden bu bilgiyle ilerlemek olduğunu söylediğini anlatıyordu. Bu içimde çok karşılık buldu ve astrolojiye de çok uyuyor.
Çünkü Uranüs bazen koşulları değiştirir, bazen de koşullar aynı kalırken bizim onları gördüğümüz yeri değiştirir. Ve bazı şeyleri bir kez başka türlü gördüğümüzde eski bakış açımıza dönemeyiz.
Yani bu tutulmanın ışığında, belki çok çabuk ama büyük ihtimalle önümüzdeki haftalardan birinde “Aaa… Demek hayat beni buraya götürüyormuş!” dememiz çok mümkün!
Koordinatlar Kaybolduğunda
Hepimizin hayatında görünmez koordinatlar vardır: “Önce bu olacak, sonra şunu yapacağım”, “Bu ilişki böyle devam edecek”, “Ben böyle bir insanım”, “Bunun gerçekleşmesi için önce şu şartların oluşması gerekiyor.”
Bunlar bize güven verir çünkü hedefe böyle ulaşacağımızı düşünürüz.
Ama ya koordinatlar değişirse? Ya gitmek istediğiniz yere ulaşmanın hiç düşünmediğiniz başka bir yolu varsa? Ya hayatın sizi götürdüğü yer, sizin planladığınız yerden daha doğruysa?
Uranüs bu tutulmada zihnimizdeki koordinatları bozuyor. Balık ise bize çok daha zor bir şey öneriyor: Kontrol etmeyi bırakın.
Teslimiyet Pes Etmek Değildir
Balık’ın en önemli anahtar fikirlerinden biri teslimiyettir. Fakat teslimiyet “Nasıl olsa evren halleder” deyip kenara çekilmek değildir. Sonucunu zaten bildiğiniz bir şeye de gerçekten teslim olamazsınız. Yolun ucunda ne olduğunu biliyorsanız teslimiyete gerek yoktur.
Gerçek teslimiyet, sonucu bilmeden her defasında bir adım atarak ilerlemektir.
Planı değiştirirken niyetinizi bırakmamak, kontrolü bırakırken yönünüzü kaybetmemek ve her şeyi anlamadan da bir sonraki adımı atabileceğinizi kabul etmektir.
İşte bu tutulmada hayatın kendisi navigasyon sistemine dönüşüyor.
Bir kapı kapanıp başka biri açılabilir. Bir bilgi gelebilir ve aylardır ertelediğiniz bir karar artık ertelenemez hale gelir. Bir şey hızla hayatınızdan çıkabilir ve onun neden çıktığını anlamaya çalışırken önünüzde bambaşka bir ihtimal belirebilir.
Nereye gittiğinizi henüz bilmiyor olabilirsiniz. Ama olduğunuz yerde kalamayacağınızı biliyorsunuz.
Son 18 Ayın Duygusal Temizliği
Bu tutulma yalnızca gelecekle ilgili değil. Aynı zamanda dolunay olduğu için önemli bir geçmiş temizliği. Eylül 2024’ten beri Balık–Başak tutulmaları sınırlar, inanç, gerçeklik, hizmet, fedakârlık, eleştirel düşünce, şefkat ve teslimiyet konularını tekrar tekrar önümüze getirdi.
Nerede sınırlarımız fazla geçirgendi? Nerede başkalarının yükünü kendimizinki sandık? Nerede mantık adına sezgilerimizi susturduk? Nerede inanç adına görmek istemediğimiz gerçekleri görmezden geldik? Nerede her şeyi düzeltmeye çalışırken hayatı yaşamayı unuttuk?
Bu tutulma, Eylül 2024’te başlayan Balık–Başak tutulma döngüsünün sondan bir önceki tutulması. Üstelik ay düğümleri artık Aslan–Kova eksenine geçti. Dolayısıyla geçtiğimiz yaklaşık 18 aya biraz daha uzaktan bakma ve bütün bunların ne anlama geldiğini görme şansımız var.
Bazı hikayelerin bu tutulmayla bitmediğini, aslında çoktan bitmiş olduğunu fark edebiliriz. İşte duygusal temizlik de burada başlıyor.
Üzüntü, özlem, öfke, rahatlama veya gözyaşları gelebilir. Bırakın gelsinler. Son iki ayda yaşadığımız büyük değişimlere zihnimiz yetişmiş olabilir ama kalbimiz henüz o noktaya ulaşmış olmayabilir. Şimdi duyguların zamanı.
Her Şeyi Anlamak Zorunda Değiliz
Başak’taki güneş ve Merkür anlamak ister. Balık’taki ay ise hissetmek. Uranüs ikisinin ortasına yıldırım gibi düşüp bildiğimizi sandığımız şeyleri sorgulatıyor.
Bu nedenle tutulma civarında aklınız karışırsa bunu yanlış bir şey olduğunun kanıtı olarak görmeyin. Böyle bir karışıklık bazen yanlış yolda olduğunuz anlamına gelmez. Eski haritanızın yeni araziyi göstermediği anlamına gelir.
Balık bize aklın ulaşamadığı başka bir biliş halini hatırlatıyor. Sezgi. İç biliş. Bedenin verdiği cevap. Nedenini açıklayamadığınız halde bir şeyi bilmek.
Baş Melek Gabriel (Cebrail) ve Fomalhaut
Bu tutulmanın mistik havasını güçlendiren çok özel bir buluşma var. Ay tutulması 4° Balık’ta, Fomalhaut ile kavuşumda gerçekleşiyor.
Gökyüzündeki dört Kraliyet Yıldızından biri olan ve “Güneyin Gözcüsü” olarak bilinen Fomalhaut, Baş Melek Gabriel (Cebrail) ile ilişkilendirilir. Şairler, yazarlar, sanatçılar ve mistik mesajları görünür dünyaya taşıyanlarla bağlantılıdır. Dolayısıyla tutulma civarında rüyalar, sezgiler, yaratıcı fikirler ve beklenmedik kaynaklardan gelen mesajlar güçlü olabilir. Yanınızda bir defter bulundurmak hiç fena fikir değil.
Ancak Fomalhaut’un sınavı ruhani bütünlük ve dürüstlüktür. Söylediğinizi yaşıyor musunuz? İnandığınızı uyguluyor musunuz?
Üstelik tutulma ve Fomalhaut Uranüs’ten kare alıyor. Bu nedenle ruhani yanılsamalar da aniden çökebilir. Bir öğretmeni, guruyu veya herhangi bir insanı gereğinden fazla yücelttiyseniz kaidesinden inebilir. Sorgulamadan inandığınız bir fikir bir anda anlamını kaybedebilir.
İnsanları sevin, onları yerleştirdiğiniz tahtları değil. Balık görünmeyene açılır ama gerçekçi olmayan bir yüceltme, tapınma ve yanılsama riski de taşır. Karşıdaki Başak güneş ve Merkür ise ayaklarımızı yere bastırıyor: Sezgilerinizi dinleyin ama onları gerçeklikle de sınayın.
Ve işte tam burada tutulma kartımız devreye giriyor.
Tutulma Kartı: Suyun Babası
Anahtar kelimeleri tutulmayla inanılmaz derecede uyumlu: Hassasiyet, algı açıklığı, sezgisel alıcılık, sabır, iç biliş, sezgisel düşünce ve kavranamayan karşısında zaman zaman belirsizlik hissi.
Kartın iç mesajının özü şu:
Sezgisel kavrayışlarınızı izleyin. Sözcüklere dökemeseniz bile en ince işaretlerine kulak verin. Çünkü yalnızca sözcüklerle ifade edebildiğimiz veya zihnimizle açıklayabildiğimiz şeylerin gerçek olduğuna inanmak bir yanılgıdır.
Bazen bilirsiniz fakat kaynağını açıklayamazsınız. Elinizde kanıt yoktur. Henüz mantıklı bir hikâye kuramazsınız. Ama içinizde sessiz bir yer çoktan anlamıştır.
Kartın görselinde adam suyun ortasında duruyor. Arkasında güçlü bir şelale akıyor, çevresinde balıklar yüzüyor ve o suyla mücadele etmeden elinde küçücük bir tüy tutuyor.
Dışarıdaki hayat Uranüs gibi gürültülü olabilir. Koşullar hızla değişebilir. Fakat yönünüzü bulmanızı sağlayacak şey daha fazla gürültü çıkarmak değil, en ince sinyali duyabilecek kadar sessizleşmek.
Her şeyi parçalarına bölüp analiz etmek ve anlamak zorunda değilsiniz Bilge Baykuşlar. Bazı şeyleri sadece bilmeniz yeterli.
Bu kart bize bu zaman için hem yüksek sezgi sözü veriyor hem de bu sezgileri kullanmaya çağırıyor. Diyor ki:
“Önyargısız farkındalığınız ve sezgileriniz, başkalarının sizden tavsiye istemesine neden olabilir. Bundan çekinmeyin, utanmayın. Bu yeteneği çevrenizi veya işinizi geliştirmek için kullanın.”
Sabian Sembolü: Kermes
Tutulmanın Sabian sembolü ise mistik Balık enerjisinin yanında şaşırtıcı derecede gündelik ve pratik!
Kermes, bir topluluğun belirli bir amaç için kaynak yaratmak üzere düzenlediği yardımlaşma satışıdır. İnsanlar ellerindeki veya kendi ürettikleri şeyleri getirir. Biri reçel yapar, biri kek pişirir, biri el emeğini satar, biri kullanmadığı eşyaları bağışlar, biri zamanını ve emeğini verir. Elde edilen gelir ortak bir ihtiyaca veya topluluğun yararına kullanılacak bir amaca yönlendirilir.
Yani burada yalnızca alışveriş yoktur. Alışverişin arkasında bir amaç vardır.
Tek tek bakıldığında katkılar küçük görünebilir. Bir kavanoz reçel, birkaç kitap, biraz zaman, biraz para… Ama herkes elindekini ortaya koyduğunda küçük katkılar birleşir ve tek başına yapılamayacak bir şey birlikte mümkün hale gelir.
Dane Rudhyar sembolü, en sıradan insani ve maddi alışverişlerin bile daha büyük, hatta ruhani bir anlam kazanabilmesi olarak yorumluyor.
Dolayısıyla sembol bize şunu soruyor: Elinizde ne var ve onu neyin hizmetine sunuyorsunuz?
Bir yetenek, fikir, deneyim, bağlantı veya bilgi olabilir. Belki zamanınız, emeğiniz veya yalnızca başka bir insanı gerçekten dinleyebilme yeteneğinizdir.
Bir sorumuz daha var: Elinizdekinin değerini biliyor musunuz?
Çünkü sembolün gölge tarafında kendinizi ucuza satmak, sahip olduğunuz değeri küçümsemek ve “Benim verebileceğim yeterli değil” düşüncesi de bulunuyor.
Başak kolayca “Daha iyi olmalı” diyebilir. Balık ise “Elinizdeki yeterli” diyor. Mükemmel olması gerekmiyor. Gerçek olması ve daha büyük bir amaca hizmet etmesi yeterli.
Yollar Sahibini Bulurken Yol Arkadaşlarını da Getiriyor
“Suyun Babası” sezgisel bilgimizi başkalarının yararına kullanmayı, yargılamadan dinlemeyi ve destek olmayı anlatırken “Kermes” sembolü insanların ellerindekileri ortak bir amaç için bir araya getirmesini anlatıyor. İkisinin aynı şeyi fısıldadığını görmezden gelmek zor:
Yeni yolunuzda yalnız yürümek zorunda değilsiniz.
Önümüzdeki dönemde yalnızca yeni fırsatlar değil, yeni insanlar da birbirlerini bulabilir. Doğru fikir doğru insanla, doğru yetenek doğru ihtiyaçla, doğru kaynak doğru projeyle, doğru bireyler ortak bir amaçla buluşabilir.
Aslan tutulmasında “Benim ışığım bütünün hangi parçasına ait?” diye sormuştuk.
Balık tutulması cevabın bir bölümünü getirebilir:
Işığınızı sergileyin. Onun nereye ait olduğunu hemen bilmek zorunda değilsiniz.
Teslimiyet Hareketsizlik Değildir
Bütün bu teslimiyet ve akış sözlerinden sonra tutulmanın pasif olduğunu düşünmeyin.
Balık’taki ay, Yengeç’teki Mars’la üçgen oluşturuyor. Uranüs’ün yarattığı kırılma böylece yalnızca zihinsel bir farkındalık olarak kalmıyor. Harekete de çağırıyor.
Bazı gelişmeler beklediğinizden çok daha hızlı gerçekleşebilir. Bir fırsat çıktığında karar vermeniz, yeni bir bilgi geldiğinde eski planınızı o anda değiştirmeniz gerekebilir.
Buradaki ince fark şu: Hareketi zorlamak yerine, gelene cevap veriyorsunuz ve aktif katılımcı oluyorsunuz.
Teslimiyet ile eylem birbirinin karşıtı değil. Bazen teslimiyet, hayat yön değiştirdiğinde onunla birlikte dönebilecek kadar esnek olmaktır.
Üstelik bütün bunların altında güzel bir destek var. Tutulmanın geleneksel yöneticisi Jüpiter ile Satürn arasındaki üçgen 31 Ağustos’ta kesinleşiyor.
Yüzeyde Uranüs’ün sürprizleri, Balık’ın dalgaları ve tutulmanın duygusal yoğunluğu olsa da derinde yeni bir zemin oluşuyor.
Jüpiter “İnan” derken Satürn “Bunun üzerine bir hayat kurulabilir” diyor. Neptün ise ekliyor: “Nasıl olacağını kontrol etmeyi bırakın.”
Yani Bilge Baykuşlar,
- Bitenin bittiğini kabul edin.
- Duygularınızın size yetişmesine izin verin.
- Yeni bilgi geldiğinde eski fikrinizi değiştirmekten korkmayın.
- Planınız değişirse bunu başarısızlık olarak görmeyin.
- Her şeyi hemen anlamaya çalışmayın.
- İçinizdeki sessiz bilgiye kulak verin.
- Elinizdekini küçümsemeyin ve paylaşın.
- Doğru insanlarla, fırsatlarla ve yollarla karşılaşmaya açık olun.
Ve kendinize sorun:
- Neye sadece alıştığım için tutunuyorum?
- Hayat bana hangi yeni yönü göstermeye başladı?
- Her şeyi kontrol etmek zorunda olmasaydım neyi seçerdim?
- Zihnim henüz anlamasa neleri içimde bildiğimi hissediyorum?
- Elimde başkalarıyla paylaşabileceğim neler var?
- Yeni yolum beni kimlerle buluşturuyor?
Dünya olayları ve gündem açısından, Kermes sembolü, sepet oluşumunun süregelmesi, Kova Kuzey düğümü, tutulma kartı ve tutulmanın diğer tüm aktörleri bir araya geldiğinde, artık halklar ve milletlerden bile büyük “insanlık” olarak, işbirliğine ve birbirimizi destekleyip yükseltmeye ihtiyacımız olduğunu göreceğimizi hissediyorum. Biliyorum, bunu başarmak çok zor. Ancak ilk kıpırdanmaları ufak dayanışmalar olarak görebiliriz. Çevrenizde olumlu bir amaca hizmet etmek için bir araya gelen insanlara bakın. Örneğin benim yaşadığım yerde bir grup insan kendiliğinden bir hareket başlattı ve 8-9 ayda 40 sokak köpeğini sahiplendirdiler. Hiç kolay iş değil fakat başardılar! İşleri bitmedi, hala bu konuda çalışıyorlar tabii ama şimdiden büyük fark yarattılar.
12 Ağustos’taki güneş tutulmasında bir şeyler yerinden oynadı. 28 Ağustos’taki Balık ay tutulmasında bunun bizi nereye, hangi yollardan götürmekte olduğunu görmeye başlayabiliriz. Belki daha önce hiç düşünmediğimiz bir yere, düşünmediğimiz yollardan.
Ve belki de mesele başından beri doğru yolu bulmak olmadı. Artık geçerli olmayan haritayı bırakabilecek kadar cesur olmaktı.
Çünkü bazı dönemlerde, özellikle de Balık’ın suları kabardığında, yol öngörülemez olabilir. Haritalar geçersiz kalır ve yeni yollar kendi sahibini bulur.
Bu tutulmada elbette Baş Melek Gabriel ile meditasyon yapmanızı, onu çağırmanızı, onunla dua etmenizi öneriyorum. O yolumuzu aydınlatabilir, yardım ettiği pek çok şeyin yanında iletişimin de olması belirsizliklerde ve akıl karışıklıklarında çok faydalı olabilir. Veya ona bu “kermese” nasıl katkıda bulunabileceğinizi ya da yolunuzda bir sonraki adımın ne olması gerektiğini sorabilir ve gelen ilhamı kabul edebilirsiniz. Biliyorsunuz blog Gabriel kanallıklarıyla dolu ama en kısa yoldan onu tanımak ve altın ışığıyla çalışmak için buraya tıklayabilirsiniz. Ayrıca eski kanallıkları için arama kutusuna “Gabriel” yazmanız yeterli.
Hepinize harika bir tutulma ve dolunay dönemi diliyorum.
Hep hatırlayın, çok seviliyorsunuz ve asla yalnız değilsiniz.
©Mor Alev 2026
Görseller: Canva ve Pinterest – Maalesef sanatçılarını bulamadım
Kart: Vision Quest Tarot – Gayan Sylvie Winter ve Joe Dosé
En son podcast paylaşımlarını kaçırmayın:
SORULARINIZI moralev@outlook.com ADRESİNE TIKLAYARAK İLETEBİLİRSİNİZ
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.







İki gündür gördüğüm rüyalara ve hislerime o kadar uyumlu ki.. Bir tercüman gibi tek tek ve net anlatmışsın. Kontrolü bırak diyordum kendime ama sonrası sessizlikti. Kontrolü nasıl bırakacağımı o kadar güzel anlatmışsın ki… Seni seviyorum güzel rehber
BeğenLiked by 1 kişi