Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Aylar ve Kartlar serimize devam ediyoruz Bilge Baykuşlar. İlk altı ayın özetlerini okumadıysanız veya dinlemediyseniz, oradan başlamanızı öneririm.
Aylar ve Kartlar (1): 2026 Ocak, Şubat, Mart
Aylar ve Kartlar (2): 2026 Nisan, Mayıs, Haziran
Yanıtlamaya çalıştığımız soruyu da hatırlayalım:
“2026’yı rahat, akışta, sağlıklı ve bolluk içinde geçirmek için bilmemiz gerekenler neler?”
Temmuz 2026
Temmuz 2026, bu yılın başından beri anlattığım bütün döngülerin ilk kez aynı anda ve geri dönüşsüz biçimde çalışmaya başladığı ay. Ocak’tan Haziran’a kadar yaşanan yoğunluklar, virajlar ve “fırlatma rampaları” Temmuz’da artık teori olmaktan çıkıyor. Olaylara, kopuşlara, ani yön değişikliklerine ve güçlü iç uyanışlara dönüşüyor. Bu ay, 2026’nın ne olduğunu “anladığımız” değil, bedenimizde ve hayatlarımızda hissettiğimiz zaman olabilir.
Bir önceki bölümden hatırlarsanız, 30 Haziran’da Jüpiter Aslan’a girdi ve Merkür de duygularımız ve bilinçaltımızda gerilerken iç dünyamızı daha iyi tanımamızı sağlıyor. Ve artık biz de yılın üçüncü ve en keskin VİRAJINA hazırız. Bu, yılın en gergin ama en öğretici süreci.
2 Temmuz-9 Ağustos arası Aslan’daki Jüpiter Kova’daki Plüton’a karşı ve her ikisi de Boğa’daki Chiron’a kare yapıyor. Güç ve kontrol krizleri, kaynaklar (para, toprak, güvenlik) hakkında gerilim, liderlik ve otorite çatışmaları mümkün. Bu zorlayıcı ama gerekli bir enerji, çünkü sıkışan sistemleri temizlemek zorundayız.
Bu sırada pek de sevmediğim ama her seferinde çok şey öğrendiğimiz yanıcı-patlayıcı Mars-Uranüs birleşmesi 4 Temmuz’da gerçekleşiyor. Bu birleşme yaklaşık iki yılda bir bizi irkiltir. Ender değildir ama etkileri uzun süre yankı yapar. Genelde bunu küresel sahnede ve manşetlerde görürüz. Bu dönemde yani birkaç gün öncesi ve sonrasında, dikkatsizlik etmemeye, aşırılıklara dalmamaya özellikle dikkat edin. Sakin olun, kendiniz olun.
14 Temmuz’daki Yengeç yeni ayının hemen ardından gelen Uranüs–Neptün–Plüton arasında oluşan ve Jüpiter tarafından tetiklenen mini üçgen yapı, kolektif bilinçte uzun zamandır hazırlanan değişimi hızlandırıyor. Bu, yumuşak bir geçiş değil. Temmuz, eski kimliklerin, işlevini yitirmiş yapıların ve artık bizi taşımayan inançların kendiliğinden çözülmeye başladığı bir eşik. Birçok kişi için bu ay “artık böyle devam edemem” hissi netleşebilir. Bastırılmış kararlar, ertelenmiş cesaretler ve yarım kalmış iç çağrılar görünür olabilir. Burada büyük hayallere eşlik eden büyük yanılgı potansiyeli de görüyoruz. Bu sene diğer her yıldan daha önemli olan şey sizin gerçeği ayırma ve muhakeme gücünüz, sağduyunuz ve zeki riskler almayı seçmeniz.
Ay düğümleri Balık-Başak’tan Kova-Aslan’a kayarken, beden benzetmesini kullanalım: Aslan kalbi, Kova kolektifi, hücresel bilinci ve dolaşım sistemini temsil ediyor. Kalp tek başına yeterli değildir, dolaşım olmazsa yaşam yürümez. Sistem de kalp olmazsa çalışmaz. 2016-17 yıllarında ay düğümleri yine bu eksendeydi ancak tam ters yöne bakıyordu. O zamandan beri yükselen tek adamlığı, “ben söyledim oldu” tavrının örneklerini her gün görüyoruz. Şimdi tam tersine gidiyoruz. Yeni yönümüz gelenekler, krallar ve sahnede göz boyamak değil, kolektif ağlar, topluluklar, bütünün esenliği, teknoloji ve gelecek. Ancak bir şart var: Onurlu Aslan kalbimizi asla kaybetmemeliyiz.
Temmuz sonunda gerçekleşen Kova dolunayının Sabian sembolü “Yumurtadan doğan çocuk” alışılmış kalıplardan ve geçmişin ataletiyle gelen kimliklerden özgürleşmiş yeni bir benliğin doğuşunu anlatıyor.
2016-17’de atılan tohumların, 2020’de geri dönülmez biçimde açılan kapının ve 2025’te hızlanan çözülmenin ilk somut sonucu burada görünür oluyor. Bu ay, insanlığa ve bireye aynı mesajı veriyor: Yeni bir varoluş haline kilitlendik, şimdi eskiyi onurlandırarak bırakma zamanı.
Temmuz Kartı: Estanatlehi – Turkuaz Dönüşen Kadın
Bu kartı belki de 2025 Akrep yeni ayından hatırlıyorsunuzdur. Bu kartın Temmuz 2026’da gelmesi tesadüf değil. Ayın astrolojik mimarisiyle neredeyse birebir örtüşen bir mesaj taşıyor. Temmuz 2026’yı tanımlayan ana kelime değişim değil, yenilenerek devam edebilme. Turkuaz Ay Anne (Estanatlehi) tam olarak bunu anlatıyor: Kaderimizi değişimin kendisi değil, değişimle nasıl ilişki kurduğumuz belirliyor. Kartımız diyor ki:
“Değişim kapınıza dayandı. Gelişiminizin devamı için bu değişim çok önemli ve ondan korkmanıza gerek yok. Bu değişime izin verirken, iç ruhani bağlantınıza sadık kalın. Bu size cesaret, güven, huzur ve güvence verir ve bu süreçte hayatınızın iyileşmesi için değişimi yönlendirmenin yollarını bulursunuz.”
Kartın ilk cümlesi, Temmuz 2026’nın astrolojik rolünü net biçimde özetliyor. Bu ay değişim isteğe bağlı olmaktan çıkıyor. Ertelenmiş dönüşümler görünür hâle geliyor. “Artık olmuyorsa olmuyor” hissi güçleniyor. Bu değişimi istemiş olabiliriz veya ondan ürkmüş de olabiliriz. Ama her iki durumda da kaçınılmaz. Temmuz 2026, tıpkı kartın söylediği gibi, gelişimin devamı için zorunlu bir eşik.
Temmuz ayının sert, hızlı ve sarsıcı enerjisi (Uranüs–Plüton–Neptün–Jüpiter hizalanmaları) dış dünyada kontrol yanılsamasını çözüyor. Kartın “iç ruhani bağlantıya sadık kalın” vurgusu bu yüzden çok kritik bir nokta.
Dış referanslar güven vermediği ve eski doğrular çalışmadığı için Turkuaz Ay Anne burada şunu hatırlatıyor: “Gerçek güven, iç pusulanızı kullanmanızdan ve prensiplerinize bağlı kalmanızdan geliyor.” Bu, Temmuz’un kaotik enerjisi içinde yön kaybetmemek için en güçlü yardımcınız.
Kartın çok önemli bir uyarısı var: “Eğer bir değişiklik yapmayı düşünüyorsanız, bunu zorlamadan yapın.” Bu, Temmuz 2026’nın paradoksunu anlatıyor. Değişim güçlü, enerji yoğun fakat irade dayatmasıyla ilerlemek ters etki yaratabilir. Temmuz’da değişim zorla değil, izin vererek gelişiyor ki, astrolojik olarak bu, Neptün’ün rolüdür. Karttaki “ilahi zamanlamaya güven” çağrısı, Temmuz’un yüksek frekansını en sağlıklı kullanma yolu.
Estanatlehi (es-tan-AHT-lu-hee olarak telaffuz edilir), Navajo’ların Turkuaz Ay Tanrıçasıdır ve Değişen Kadın olarak bilinir. O sürekli değişir, ancak asla ölmez. Yaşlanmaya başladığında, doğuya, güneşin doğduğu ve her şeyin başladığı yöne doğru yürür ve orada yenilenir.
Onun kutsamaları beslenme, enerjinin yenilenmesi ve yeni başlangıçlar içindir. Umut getirir ve bize hayatın çevremizde ve içimizde sürekli kendini yenilediğini hatırlatır. Bu yenilenme ruhuyla her zaman yeniden başlayabiliriz. Kayıp veya yıkım karşısında, onun varlığı rahatlık, umut ve huzur getirir, böylece yenilgiye uğradığımızı hissederek inancımızı kaybedip vazgeçmek yerine, yenilenmiş enerji ve coşkuyla önemli olan şeyler için savaşmaya devam etme cesaretine sahip oluruz.
Eğer değişimle ilgili zorluklar yaşıyorsak – ister çok fazla değişim olsun, ister çok az – Estanatlehi bize güvence veren bir rehberlik sunar.
Estanatlehi’nin “yaşlanınca doğuya yürüyüp yenilenmesi”, Temmuz 2026’nın döngüsel mesajıyla tamamen örtüşüyor. Bu ay bir şeyler gerçekten sona eriyor. Ama bu bir çöküş değil yenilenmek için geri çekilme. Temmuz, yıkım gibi görünen ama aslında yeniden doğuş (ay sonundaki “yumurtadan doğan çocuk” sembolü) öncesi çözülme olan bir ay. Kartın “ölmez, sadece değişir” fikri Temmuz’un ruhunu mükemmel anlatıyor.
Kartın en derin öğretisi şu: “Elimizden gelenle olması gerekenin arasındaki boşlukta ilahi lütuf bulunur.” Bu, Temmuz 2026 için çok önemli bir ifade. Çünkü bu ay, kontrol ne tamamen bizde, ne de bütünüyle dışarıda. Temmuz, çabanın bittiği yerde lütfun devreye girdiği bir zaman aralığı. Astrolojide bu, Jüpiter’in rolüdür, büyütür, geliştirir, şans getirir ama egoyu da bir sınavdan geçirir, özellikle Aslan’dayken!
TEMMUZ 2026: Değişim size karşı değil, sizin için çalışıyor. Uranüs açılarıyla yeni bilgi akışları ve yeni sinir sistemleri kuruluyor. Seçicilik çok önemli. Aşırı uyarılma tuzağından ve “her şeyi bilmeliyim” paniğinden kaçının. İzin verin değişen değişsin. Esnek olun.
Kart: Alana Fairchild/Isabel Bryna, Earth Warriors
Ağustos 2026
Ağustos 2026 güçlü bir ateş ve hava vurgusuyla başlıyor (Aslan–Koç–İkizler), ancak ay ilerledikçe toprak ve su enerjisi (Başak–Yengeç–Balık) devreye giriyor. Tutulma sezonu, Plüton’un sınır dışına çıkışı ve Jüpiter–Satürn üçgeni ile yılın hareketliliği devam ediyor.
Ağustos, Chiron’un Boğa’daki kısa ziyaretini bitirip Koç’a geri dönmek için gerilemeye girmesiyle başlıyor.
Güneş–Jüpiter kavuşumu ayın başında coşku, özgüven ve görünürlük getiriyor. Kendini ifade etme, yaratıcılık, liderlik arzusu, sahneye çıkma isteği artıyor. Ancak güney ay düğümü Aslan’da olduğu için aşırı ego, dramatizasyon, onay ihtiyacı uyarısı var.
Merkür–Jüpiter–Plüton etkileşimi sayesinde zihinsel gücümüz çok yüksek olabilir. Büyük fikirler, ilham akışı, güçlü sözler mümkün. Ama dikkat edin, takıntılı düşünceler, güç savaşları ve “benim doğrum” ısrarı da mümkün. Bilgiyi baskı değil, ilham aracı yapın.
12 Ağustos’ta Aslan yeni ayı, bir halkalı güneş tutulması. Bu çok dikkatimi çeken bir enerji. Sabian sembolü “Sarhoş tavuklar”. Bu sembol alaycı, hatta komik görünüyor ama aynı zamanda çok ciddi bir uyarının işareti. Burada tavuk uçamaz fakat kanat çırpması yasak değildir. Sorun, “sarhoşluğundan” ötürü uçtuğunu sanmasıdır.
Aslan burcu benliği, sahneye çıkmayı, yaratıcı ifadeyi, coşkuyu, liderliği, “ben buyum” deme cesaretini temsil eder. Bu tutulmada egonun (Jüpiter) şişmesine, kendini olduğundan büyük, güçlü, hazır sanmaya, coşkunun yeterlilik olduğu sanrısına şahit olabiliriz. Buradaki “sarhoşluk” belki fikir sarhoşluğu, spiritüel sarhoşluk ya da duygusal yükselme veya “ben artık oldum” hali olabilir. İçimden bir ses bunun özellikle göz önündeki liderlerin maskesini ve pozisyonlarını tepe-taklak edebilecek bir enerji olduğunu söylüyor. Satürn üçgeni sayesinde bu bir “uçuş” değil, olgun bir resetlenme olabilir dostlar. En olumlu etkileriyle bu tutulma hayatınızda yeni bir rolü, hatta liderliğinizi başlatabilir ama eski kibirli veya aşırı fedakâr kalıpları da sonsuza dek kapatacaktır.
Tutulmayla aynı gün Plüton güney sınır dışına çıkıyor ve 10 Aralık’a kadar alışılmışın çok dışında davranıyor. Ben buna “Uranüsleşmek” diyorum. Beklenmedik çok şey olabilir, özellikle eski düzenlerin çöküşü, bastırılmış gerçeklerin açığa çıkması ve gücün tabana yayılması bu hareketin imzalarından. “Artık bu böyle gitmez” dediğiniz alanlar hızla dönüşebilir. Yani havadaki devrim kokusu kesinlikle gitmiyor. Bu enerjide, kişisel olarak da özgün olanın güçleneceğine inanıyorum.
21 Ağustos civarı Venüs-Satürn zıtlığı ile ilişkilerde ve para konularında bir gerçeklik sınavından geçiyoruz. 23’ünde ise Başak sezonu başlıyor.
28 Ağustos’ta ise Balık ay tutulması geliyor ve bizi baştan aşağı arındırıyor. Ve kendimize soruyoruz: “Bu benlik kime, neye, nasıl hizmet ediyor?” İki tutulmayı birlikte ele aldığımızda “Ben oldum”, “Ben yaparım”, “Ben uçuyorum” sona eriyor ve yerine “biz birlikteyiz”, “küçük katkılar da kutsaldır” ve “gerçek değer paylaşılanda” fikirleri öne çıkıyor.
Ağustos Kartı: “Mirasınız Olan Işık”
“Kutsal doğum hakkınız olan ve miras aldığınız ışığı onurlandırmanız isteniyor. Sadece kan bağıyla değil, ruhen de bağlı olduğunuz atalarınızdan beslenip destek alın. Geçmişinizden gelen bu ışığın mirasından ne kadar beslenirseniz, gelecekte ışığınızla desteklenecek olanlar için o kadar çok mirasın taşıyıcısı olursunuz. Bu, büyük evrensel ışık kaynağından insanlığa verilen kutsal bir armağandır. Her neslin kalbinden bir sonrakine aktarılan bilgelik, yaratıcılık, radikal cesaret, sevgi ve saygının ışığıdır. Işık, özünüzü dünyaya yansıtmak ve parlatmak için sahip olduğunuz ruhani mirastır… güneş gibi, ışık saçan ve doğanızdan utanmayan biri olmak sizin sorumluluğunuzdur.”
Büyük çoğunluğu güneşin yönettiği Aslan burcunda olan aydınlık Ağustos için ne güzel bir kart! Kartımız ekliyor:
“Belki de daha fazla güvenmeniz, her şeyin yolunda olduğunu bilmeniz, görünüş ne olursa olsun, yardım istemeniz ve bunu hak ettiğinize inanmanız gerekiyor. Miras aldığınız ışık da sizden, her gün size açık olan koşulsuz sevgi dolu desteği çağırmanızı istiyor. Bu ışık size her türlü yardımı sunacaktır. Onu çağırmamak, gözünüzün önünde bir ziyafet varken, yiyecek elde edecek hiçbir yolunuz olmadığına inandığınız için açlıktan ölmek gibidir – keşke ondan yeseydiniz! Belki de size yardım etmek isteyenlerden çok şey istediğinizden endişeleniyorsunuz. Ancak bu yanlış bir inançtır.
Her gün bize ruhani olarak yardım eden koşulsuz sevgi dolu varlıklar da bizim gibi parlamaya ihtiyaç duyarlar. Koşulsuz sevgiyle insanlığın ruhani gelişimine yardım etmek olan amaçları için kucaklandıklarında, onlar da ışığın bıraktığı mirasın bir parçası olurlar, sevgiyle parlarlar ve dünyayı aydınlatmaya yardım ederler. Bazen iyiliğinizden şüphe edebilirsiniz – ve insan olmak, yolunuzda bazı karanlık anlar olacağı anlamına da gelir – ancak bu kart, sizin sevgiden geldiğinizi, sadece hayatınızı yaşamak ve içinde bulunduğunuz koşullarda elinizden gelenin en iyisini yapmak gibi saf bir niyetle hareket ettiğinizi onaylar. Kendi ışığınızın, yeryüzünde yaratıma giren ilahi aydınlığın daha büyük parlayan mirasının bir parçası olabilmesi için, talebinizi bekleyen yardımdan yararlanmanız isteniyor.”
Dostlar, kısacası bu kart bize Ağustos ayında ışığımızı devralmamızı, dünyaya indirip, bedenlenmiş hali olmamızı söylüyor. Bu yolda iki tutulma da büyük arınmalar getiriyor. Aslan’ın gölge tarafını (ego, onay ihtiyacı, “beni görün” ısrarını) kapatıyor ve hakiki ışığımızı açıyor. Kalpten gelen, kendini kanıtlama ihtiyacı olmayan, doğal, sakin ama kudretli bir ışık… Bu yüzden kart şunu söylüyor:
“Bu ay aldığınız yaratıcı kararlar küçük görünse bile, ruhani ve dünyevi kaderinizle ilgilidir.”
Karttaki “yardım istememek, gözünün önündeki sofraya dokunmamak gibidir” ifadesi, Mars–Neptün karesinin psikolojik dersidir: Yalnız savaşmayın, her şeyi tek başına taşımayın, “yük olmamalıyım” inancını bırakın. Bu aynı zamanda enerjinizi de aklınızı da karıştırabilen bir akış. Kart şunu söylüyor: “Işığınızı daha fazla taşımak için yalnız olmanıza gerek yok.” Bu ay yardım istemek zayıflık değil, ışığınızın olgunlaştığının işareti.
Jüpiter–Satürn üçgeniyle birlikte kart şu mesajı da iletiyor: Işık ve ilham somut bir forma girmek, bir fikir, üretim, öğreti, şifa alanı ciddiye alınmak istiyor. Yani bu sadece ruhani ya da psikolojik değil, aynı zamanda dünyevi bir kart.
Siz bu gezegendeki daha büyük iyilik için bir ışık mirası bırakacaksınız ve yardım istediğinizde büyük yaratıcı evrensel zeka tarafından birçok şekilde sevgiyle destekleneceksiniz.
Bunu nasıl yapacağınızı bilmiyorsanız, aşağıda kartın verdiği şifa uygulamasını yapın.
Yüksek sesle şunu söyleyin: “Şu anda Koşulsuz Sevgi aracılığıyla içimden parlayan ışık mirasını ortaya çıkarmak için ihtiyacım olan desteği, rehberliği, korumayı ve yardımı almaya açığım. Dünyada ışığımı tam olarak parlatmamı engelleyen inançlara ve kalıplara olan bilinçli veya bilinçsiz bağlarımı kesiyorum. Yaratımlarım ruhani yolumla uyumlu olsun ve bütünün hayrına kutsansın. Ve öyle de oldu.”
Ellerinizi kalbinizin üzerinde birleştirin ve gözlerinizi kapatın. Başınızı ellerinize doğru eğin ve evrenin merkezinden başınızın tepesine güzel bir altın ışığın aktığını hayal edin, hissedin veya algılayın. Işık daha sonra başınızdan yavaşça aşağıya, kalbinize, vücudunuzun her yerine ve ayaklarınızın tabanından dışarıya doğru aksın. Hazır olduğunuzda, gözlerinizi açın.
AĞUSTOS 2026: Egonuzu kontrol altında tutarken kendinizi kesinlikle küçültmeyin! Panik sizi sarhoş etmesin. Tek başınıza ilerlemeye çalışmayın kendi grubunuzu bulun, topluma açılın, yardımlaşın. Işığınız bir tesadüf değil, bu sorumlulukla gelen bir aydınlık. Bu ayın en olumlu yaklaşımı: “Ben buradayım ve ışığımı saklamıyorum”
Kart: Alana Fairchild/Autumn Skye, Sacred Rebels
Eylül 2026
Bu ay net bir şekilde “neler işe yarıyor, neler yaramıyor?” sorusu önümüze geliyor. 8 ay boyunca çok yoğun bir dönüşümden geçtik ve bir o kadar da dolu gündem dikkatlerimizi ve zihin gücümüzü çalmaya çalıştı. 23 Eylül’e kadar Başak titizliği ve gerçekçiliği hizmetinizde! Ve iyi ki Başak gibi pratik ve topraklanmış bir burç var dedirten bir durumdayız.
1–10 Eylül arası Mars–Satürn karesi sayesinde “ayıklama ve gerçekçilik” dönemi yaşıyoruz. Planlar sınava tabi tutuluyor. İşe yaramayan şeyler ve yöntemler netleşiyor. Bu noktada acele değil, sabır ve strateji kazandırıyor. Dostlar, eğer zorlanıyorsanız belki de yanlış yolda değilsiniz, sadece fazla safra taşıyor olabilirsiniz.
11 Eylül’deki Başak yeni ayı “Yüzme yarışı” Sabian sembolüyle düzen, disiplin ve sağlıklı alışkanlıklar öne çıkıyor. Yaşadığımız kaosun ardından yeni rutininizi yaratmanız önemli. Kaos bitmiş gibi konuşuyorum, evet bitti fakat artçıları elbette devam ediyor.
23-30 Eylül arası sorumuz “denge mi güç mü?”. 23 Eylül’de harika bir Ekinoks haritamız var. Ben-Biz dengesini destekleyen dış gezegenleri göreceğiz.
Ardından Mars–Plüton karşıtlığı devreye giriyor. Bu da bize güç savaşları ve öfke patlamaları riskini getiriyor. Kontrol ihtiyacı artıyor. Aklınızda bulunsun: Eğer bu enerji bastırılırsa patlar. Bilinçle yönlendirilirse, kişisel gücünüz haline gelir. Böyle günlerde “hiç hareket etmeden oturmak” öfkeyi büyütür. Onun yerine hareket edin, yürüyün, spor yapın, evi baştan aşağı temizleyin, enerji gidecek yer bulsun ki, sakin bir şekilde tepki verin, sağlıklı sınırlar yaratın.
Sonunda 26 Eylül Koç dolunayında “Ben ne istiyorum?” sorusuna odaklanıyoruz. Aynı zamanda 17 Nisan Koç yeni ayında harekete geçirdiklerimizin sonuçlarını da alabiliriz. Hatırlayın, Koç yeni ayının Sabian sembolü “hayal kırıklığına uğramış büyük kitle” idi. Yani isyanınızın sonucunda belki de bu dolunayda o zamanki vizyonunuzu yaratıma sokma zamanı gelmiştir.
Genel olarak baktığımızda, Eylül, 2026’nın tamamını tanımlayan ateş–hava elementleri (Koç, İkizler, Aslan, Kova) artık sadece fikir değil, karakter haline geliyor. Eski düzenle bağ kopma noktasındayız ve yerine yeni düzenler tasarlıyoruz. Kişisel gücümüzü tanıyoruz. “Kimim, ne istiyorum, neyi kontrol etmeye çalışıyorum?” soruları öne çıkıyor. 2026’nın genel teması olan “yeni kimlik – yeni yön – yeni irade” Eylül’de beden, duygu ve ilişkiler üzerinden deneylere tabi tutuluyor. Venüs-Plüton karesi ve Koç dolunayı uyumun kendinden vazgeçmek demek olmadığını bir defa daha vurguluyor. Eylül bize özünde yeni dünyada eski tepkilerimizle yer alamayacağımızı gösteriyor.
Eylül Kartı: “Yin”
Dişi alıcı ilke, başkasının ilk adımı atmasına izin vermek, bilgi toplamak ve ipuçlarını almak, bilinçli izin verme sanatı.
Doğrusunu isterseniz, eril, hava ve ateş enerjinin öne çıktığı bu senede Yin kartı gelmesi beni şaşırttı. Kartımız diyor ki;
“Bu, size gelecek olanı zarif bir şekilde beklerken, ortaya çıktığında kabul etmeye hazır olduğunuz, ölçülü bir alıcılık dönemi. Yin, donmuş hayaller veya dinlenme ile ilgili değildir, daha çok bilinçli olarak olayların size akmasına izin vermek ve size sunulacak olan bolluğu almaya hazır olmakla ilgilidir. Başkalarının eylemlerini farkındalıkla inceleyip bunların sizi ve çevrenizi nasıl etkileyeceğini düşünürken duyarlılık gerektiğini söyler.
Unutmayın, mucizelerin gerçekleşmesi için yer açmalısınız. “Şekillendirici” değil, “şekillendirilen” olun ve hayallerinizin ne kadar çabuk gerçekleştiğini göreceksiniz.
Başkalarının hareketlerinin onları anlatmasına izin vererek, kim olduklarını ve sizin için kim olabileceklerini söylemelerine izin verin. Hoş bir sürprizle karşılaşacaksınız.”
Bu kart davranış ve seçimlerin sözcüklerden çok daha önemli olduğunu söylüyor.
Bu ay, Mars–Plüton zıtlığı zorlama, kontrol, güç mücadeleleri, Koç Dolunayı, acele kararlar, patlayan benlik, Akrep’teki Venüs ise duygusal yoğunluk ve takıntı olasılıklarını getiriyor. Yin kartı bu ortamda şunu söylüyor: “Bu ay kazanan, iten, zorlayan, oldurmaya çalışan değil, almayı bilen ve izin veren olacak.” Bu pasiflik değil. Bu bilinçli olarak geri çekilme, stratejik duruş, doğru anı sezme becerisi. Bu ay işimiz kendi düzenimizi kurarken, dış olayları ve etkileşimleri not almak, alan açmak, ve boşluk bırakmak. Çünkü kartın dediği gibi “Mucizeler alan ister.”
Bu ay hatırlayalım: Sürekli güçlü olmaya çalışmak insanı tüketebilir. Sürekli kontrol etmeye çalışırsak yalnızlaşabiliriz, çünkü insanları çevremizden kaçırırız. Sürekli öğretirsek tekrara düşeriz ve kendimiz öğrenemeyiz.
Yin kartı diyor ki: Öğrenci olun, kabınızda yer açın, gelen armağanları kabul edin.
Bu ay yardım tekliflerini reddetmek, “ben hallederim” demek, duygusal olarak almamak bolluk akışını olumsuz etkileyebilir. Kendinizi biraz inceleyin… Acaba bunlarda zorlanıyor musunuz?
EYLÜL 2026: Daha sakin ama hala hareketli bir ay. Yeni gerçekliği kabulleniyoruz ve kendimizi, hayatımızı buna göre ayarlıyoruz. Küçük işaretleri okuyun ve sezgisel zamanlamaya güvenin.
Kart: Collette Baron-Reid/Jena DellaGrotaglia, Wisdom of the Oracle
Yılın son üç ayını incelediğimiz dizinin final bölümünde görüşmek üzere…
©Mor Alev 2026
Tarihe geçecek sene 2026’nın enerjilerini incelediğimiz ve kendi rolümüzle kaderimizi belirlediğimiz paylaşımları kaçırmayın:
Aylar ve Kartlar (2): 2026 Nisan, Mayıs, Haziran
Aylar ve Kartlar (1): 2026 Ocak, Şubat, Mart
2026’nın Getirdikleri: Yeni Bir Varoluş Hali
1: 2026’nın Numerolojik Potansiyeli
2026 Cesur Yeni Başlangıçlar Yılına Girerken…
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve BEDENİNİZLE BARIŞMAK için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayın.
“Sabian Hikayem”. Benzersiz bir çalışma: Gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.





