Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Sevgili Bilge Baykuşlar, sıcak, değişimin devam ettiği, umarım neşeli ve bazen de beklenmedik aksamalara gebe bir sezona girerken astroloji gözlerimizin önünde sahneleniyor.
Oğlak dolunayının Sabian sembolleri bir gün bile beklemeden gerçekleşti! Hatırlayın, “bir iş toplantısı” sonunda “Amerikan devriminin kızı” geldi. Evet, ben yazdım ama doğrusunu isterseniz o haritaya bakıp, o sembolleri görünce başka bir şey yazmak mümkün değildi. Fakat sadece bu da değil… Son birkaç haftanın dünyevi astrolojisine bakarsak kendimizi bu büyük değişimin gözünde bulduğumuzu anlıyoruz. Bu yeni ayın enerjisine geçmeden önce biraz geriye, sonra da biraz ileriye gidelim.
Bana göre son bir-iki haftanın astrolojisinin en güzel yorumunu Leah Whitehorse Substack bülteninde yapmış. Biraz astrolojik jargon fazla olsa da özetlemek yerine çevirisini iletiyorum. Diyor ki;
“Joe Biden’ın geçen hafta sonu anaretik Oğlak Dolunay’ında istifa etmesi, astrolojinin iş başında olduğunun kesinlikle mükemmel bir örneğiydi. Oğlak Dolunayı tam olarak ABD’nin ilerletilmiş Plüton’u (güç/değişim/yenilenme) üzerinde gerçekleşti. Dolunay’ın yöneticisi ve Plüton’un dispositörü olan geçiş halindeki Satürn, şimdi ABD’nin ilerletilmiş Güneş’inin üzerine oturuyor. Dünya haritasındaki Güneş, gerçek ya da mecazi anlamda ‘kral’ olan liderin göstergesidir. ‘Yaşlı baba/zaman’ olarak Satürn, kralın (Joe) yaşının bir endişe haline geldiği hikayesinin bir sembolüdür. Satürn aynı zamanda görebildiğimiz şeylerin sınırlarını da temsil eder, bu yüzden şimdi sınırı, son tarihi, çizginin sonunu görebilen bir ‘kral’ hakkında bir hikayemiz var.
Ayrıca, ilerletilmiş haritada MC (tepe nokta) şimdi Uranüs’le kavuşum halinde, bu da bunun tepede radikal değişikliklerin olacağı bir yıl olduğunu gösteriyor! Uranüs 22 Ocak 2024 – 22 Ocak 2025 tarihleri arasında ilerletilmiş haritada MC (tepe nokta) derecesinde. İlerletilmiş Uranüs-MC kavuşumunun tam tarihi 10 Nisan 2024 idi – Trump’ın sus parası davasının başlamasından sadece beş gün önce.
Haftanın diğer büyük haberi ise elbette Kamala Harris’in başkan adayı olma yolunda ilerlemesi. Kamala’nın ‘Geri dönmeyeceğiz. Bizi geri götüremezler. Gelecek için verdiğimiz mücadele özgürlük için verdiğimiz mücadeledir’ sözleri beni çok etkiledi. Oğlak’tan Kova’ya geçen bir Plüton daha ne kadar görünür olabilir ki?!
Amerikan siyasetinden anladığım kadarıyla, bu henüz resmiyet kazanmadı ama medyada çıkan yazılara bakılırsa, Ağustos ayının ortalarında, henüz belirlenmemiş başkan yardımcısı adayıyla birlikte resmiyet kazanacağı kesin gibi görünüyor. Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk kadın başkanı olma potansiyeli elbette beni ilgilendiriyor.
Ayrıca Aslan sezonuna girdiğimiz şu günlerde, JD Vance’in ‘sefil, çocuksuz, kedili kadınlar’ hakkındaki yorumlarının yeniden gündeme gelmesiyle internetin kedi mesajlarıyla dolup taşması da ilgimi çekiyor. Önce Trump’ın ‘Onları kediciklerinden yakala’ sözü vardı, şimdi de bu mu? (Mor Alev: Dostlar, Trump’ın sözünü sansürleyerek çevirdim, ama siz anladınız ne demek istediğini.)
Kadınlar ve kedilerin uzun bir geçmişi vardır. Kediler köpekler gibi ‘erkeğin en iyi dostu’ değildir. Kediler kendi başlarına yaratıklardır, vakur tavırlarının altında vahşi içgüdüleri dalgalanır. Kediler saçmalık kabul etmez. Kediler kontrol edilemez! Kediler karanlıkta görür ve avlanır, hepsi gizlilik ve gölgedir. Kediler büyücülere aittir ve herkes batının kötü cadısından korkar!
Bu sembollerin nasıl ortaya çıkmaya başladığını görüyorsunuz. Kaynağa, başlangıca, ruhun köküne, her şeyin başlangıcına geri dönen bir bilinç akışını tetikliyorlar. Ateş, ilk ışık. Aydınlanma, ilahi kıvılcım. Kaplan gözü.
Kadınların ‘kedi kadın’ lakabını geri almalarını seviyorum. Kadınların coşup dünyayı ele geçirmeye hazır olmalarını seviyorum. Birleşik Krallık’ta yeni hükümet kabinemiz tarihteki en fazla kadına sahip. Tüm bunlar tam da Birleşik Krallık Ulusal Polis Konseyi’nin ‘Andrew Tate gibi internet fenomenleri erkek çocukları aşırı kadın düşmanlığı konusunda oldukça ürkütücü bir şekilde radikalleştiriyor’ şeklinde bir rapor yayınladığı sırada gerçekleşiyor.
Şu anda Yaralı Şifacı Chiron, Koç burcundaki doğrucu ve haklı isyankar Eris’e yakın seyrediyor ve bu ikisi önümüzdeki yıl Mayıs ayında bir kavuşum oluşturacak. Dünyada kadın düşmanlığı, gölge erkek ifadesi, hiddet ve öfke ile ilgili bir sorunumuz var. Kadınlar açık hedef haline geldi ve buna karşılık olarak kadınlar (potansiyel olarak) dünyayı yönetmek için yükseliyorlar. Kadına yönelik şiddetin özellikle Covid’den bu yana katlanarak arttığı göz önüne alındığında, sistemde temelde yanlış giden bir şeyler olduğu açık. Dünyanın en zengin adamının, yani Elon Musk’ın, zamanının çoğunu üreyen kadınların erdemlerini yüceltmek ve üremeyenleri aşağılamak için harcadığını görüyorum. Chiron ve Eris arasındaki bu dansın Elon’un MC’sinden sadece birkaç derece uzakta gerçekleştiğini dikkate alıyorum, bu yüzden doğal olarak buradaki görüşleri halka açık hale geldi ve toplumun belirli bir kesimine (Koç) yön veriyor. Chiron 2026 – 2027’de onun tepe noktasıyla (MC) buluştuğunda bunun nasıl sonuçlanacağını göreceğiz.
Bu arada Celine Dion, Paris’teki Olimpiyatların açılışında muhteşem bir performansla sahnelere geri döndü. Olimpiyatlar Koç enerjisinin bir gösterisidir – en güçlü ve en hızlı olanı keşfetmek için küresel bir rekabet. Koç kümelenmesine ve Aslan yükselene sahip olan Celine, tüm bu enerjilerin harika bir örneği – adının “göksel!” anlamına geldiğinden bahsetmiyorum bile. Son belgeseli izlediyseniz ya da onunla ilgili herhangi bir haber duyduysanız, tutuk insan sendromu adı verilen korkunç bir durumdan etkilendiğini biliyorsunuzdur. Doğum haritasında Satürn, Koç burcundaki tepe noktasıyla sıkı bir şekilde birleşiyor ve 6. sağlık evini yönetiyor. Şimdi nodal dönüş yılında, bir kez daha yoluna geri döndü ve bir inanç şampiyonu (Koç) olma kaderini yerine getiriyor (9. ev). İşte inancın bir kanıtı. Anaretik Neptün, Chiron’una iyice yaklaşırken sahnelere dönüşü bir mucize gibi görünüyor.
Gökler bize, Celine gibi bizim de mucizevi bir şekilde yeniden ayağa kalkacağımızı, bizi alaşağı etmeye çalışan her şeyin üzerinde çıkacağımızı, bir zamanlar bizi mahveden korkunç illetlere karşı zafer kazanacağımızı, aşka ilahi söylerken yükseleceğimizi söylüyor. Yükseleceğiz, çünkü kadınların yükselişinin sonrasında insanlığın yükselişi var. Yükseleceğiz ve kırılmış hayallerimizin üstesinden geleceğiz. Yükseleceğiz ve birlik içinde bütünlüğü bulacağız. Yükseleceğiz.”
Trump’ın başkan yardımcısı adayının “sefil çocuksuz kedili kadınlar” gafı beni gerçekten güldürdü. Bazen psikolojimiz nasıl da kendini bir anda gösteriyor değil mi? Hem de Aslan burcuna girerken! Hem de en gelişmiş ülke ekonomilerini bile etkileme gücü olan Taylor Swift bir kedili çocuksuz kadınken!
Türkiye’de ise hayvanları koruma yasasına yapılan değişiklikler gündemi meşgul ediyor. Yasayı yazmak başka, uygulamak başka… Uygulamayı pek beklemiyorum. Plüton hümanist Kova’da 20 yıl geçirirken ve Uranüs tabiatın burcu Boğa’da değişimi zorlamaya devam ederken kartlar sevecen, çevre dostu çözümlerden yana. Eski enerji gözlerimizin önünde geçit töreni yaparak geri çekiliyor.
Daha önce de birkaç defa konuşmuş olduğumuz gibi 2025-2026 bambaşka olacak, yavaş dış gezegenlerin müthiş akışlarla hizalanmaları açılan yeni dönemi gerçekten yaşamamıza yardım edecek. Yavaş dış gezegenler toplumsaldır, zamanın ruhunu işaret ederler ve kolektif bilinçaltımızla çalışırlar. Bu açıdan içinde bulunduğumuz 2024 yılı, 2020’den beri yaşadığımız sarsıntılı enerjinin son aşaması. Dolayısıyla, son 4 yıla öğrenme, arınma, bırakma ve bütün bunları yaparken aşırılıklara kaçma dönemi olarak bakalım. Önümüzdeki yılları ise ben yeniden inşa yılları olarak görüyorum.
Günümüze dönersek, Aslan yeni ayı o kadar parlak, o kadar güzel ki… “Hemen ertesi günü Merkür gerilemeseydi keşke” diyebilirsiniz ama bu yeni ay genel olarak kendi hayatımıza bakmamızı, kendi kalbimizi ve mutluluğumuzu bulmamızı talep ediyor. İşte bundan dolayı bu Merkür gerilemesi oldukça dostane bir enerji. Beklenmedik aksamalar yaşadığınızda içinize dönün. İçinizden “acaba cüzdanı/pasaportu/vermem gereken raporu yanıma aldım mı?” gibi bir soru geçtiğinde çantanızı, cebinizi kontrol edin. Hatta eve geri dönün ve yapmak istediklerinizi bir daha gözden geçirin. Merkür bu dönemde bizlere yardım ediyor, bunu hatırlayın.
Bu yeni ay hem içe hem de dışa dönük. Empowermentunlimited.com’dan Kathy Biehl şöyle özetliyor:
“Eski neşenizi geri kazanmak ister misiniz? Hissettiğiniz iyi hisleri çoğaltmak ister misiniz? Aslan yeni ayını seveceksiniz. İçinizdeki kıvılcımı yeniden ateşliyor ve sizleri bunu daha fazla paylaşmaya davet ediyor.
Yeni ayın taze başlangıçları ve ani sıçramaları, kendini ifade etmenin ve oyunculuğun, sıcaklığın ve yeteneğin, sanatçıların ve kraliçelerin, çocukların burcu Aslan’da parlıyor. Burası sıcak, canlı, genellikle eğlenceli ve mutlu ve sıklıkla da eğlendirici bir bölge.
Tüm bu özellikler süper boyuta ulaşmaya hazır. Bu ay daha da büyümek için fırsatlarla doluyken neden geri duralım? Jüpiter’le altmışlık oluşturarak fikirleri ve seçenekleri güçlendiriyor ve kendini kendinden emin, hoşgörülü ve cüretkar bir şekilde ifade etmeyi teşvik ediyor.
Ve bu güçlenme giderek artıyor. İtici güç gezegeni Mars, Jüpiter’le kavuşuma yaklaşıyor (tam olarak 14 Ağustos) ve kendisi de Ay’la altmışlık açı yapıyor. Bu kombinasyon son derece heyecanlı. Ateş hızlandırıcı bir güce sahip, yeni ay tohumlarına, başlangıçlara, niyetlere ve hedeflere beklediğinizden daha hızlı ve muhtemelen kontrol edebileceğinizin ötesinde enerji veriyor.
Bu, deneyimlemekte olduğunuz Jüpiter taşkınlıklarını alıp harekete geçirme zamanı. Mayıs sonundan beri ne üzerine beyin fırtınası yapıyorsunuz? Daha büyük bir ölçekte yaşamayı mı hayal ediyorsunuz? (Hayır mı? Hemen başlayın!) Hangi seçenekleri değerlendiriyorsunuz? Neler üzerinde uğraşıyorsunuz?
Daha da önemlisi: Hayatınıza nasıl daha fazla renk katabilirsiniz? Daha fazla oyun? Daha fazla neşe? Hangi uğraşlar sizi (daha) canlı hissettirir?
Bunlardan herhangi birinin peşinden gitmek için izin gerekmiyor; onlar sizin. Aslan enerjisi var olma hakkını sorgulamaz; bu kesinliğe adım atın ve sizi sarmasına izin verin.
Hala çekiniyor musunuz? Emin değil misiniz? Bu ayla çalışmak tamamen zihinsel bir süreç olmak zorunda değil. Bu gibi sorular üzerinde düşündüğünüzde enerjinizdeki değişiklikleri fark edin. Ne heyecan verici geliyor? Ne olsa da olur olmasa da? Ne kaçış gibi?
Bununla eğlenin. En sevdiğiniz Tarot destesinden değnek asını çıkarın ve ilham verici bir simge olarak kullanın. Yaşam gücünün nasıl ve nerede yükseldiğini hissediyorsunuz? Onu takip edin. Onu besleyin.
Kendiniz olmak bencillik değildir. Kendinizi ifade etmek, sizi nasıl mutlu ediyorsa öyle giyinmek, ilginin tadını çıkarmak, iltifatları ve onaylanmayı kabul etmek bencillik değildir. Gerçekte, tüm bunlar var olmanın önemli bir parçasıdır.
Ve belki de, sadece belki de, bencilce olan kendinizi paylaşmamaktır. Ya da sizi görmezden gelen veya ışığınızı söndürmeye çalışan insanların dikkatini çekmeye çalışarak kendinizi heba etmektir. Üzerinde düşünülmesi gereken bir şey.
Bu ay parlama zamanının geldiğine işaret ediyor. Büyük yaşama zamanı, bu sizin için ne anlama geliyorsa. Ay, Koç burcundaki Kuzey Düğümü ile üçgen oluşturuyor ve kendini ifade etme ile kendini gerçekleştirme, kendini başlatma kaderini zahmetsizce birbirine bağlıyor. Gerçekte kim olduğunuza adım atmak sizi seçtiğiniz yolda ilerletecektir.
Yine de bir uyarı var. Bu ay, düzenleyici bir etkiyle birlikte geliyor. Burada söz konusu olan, yetişkin bedenlerinde başıboş dolaşan iki yaşındaki çocukların serbest bırakılması değil. Ay, yetişkinliğin, kuralların, düzenin, sorumluluğun, bağlılığın, çocukların gözlerini devirmesine neden olan her şeyin gezegeni olan Satürn’le rahatsız açıda. Verilen sözlerde ayarlamalar yapılması gerekiyor. Belki de bazı sorumluluklarınızı yeniden düşünecek ve değiştireceksiniz. Büyük olasılıkla ışığınızın sorumluluğunu alacak, onu daha fazla koruyacak ya da onu söndürecek etkilerden uzaklaştıracaksınız.
Bu yeni ay ile bilinçli olarak çalışsanız da çalışmasanız da, hayatınızı yeniden ateşleyecek. Aranızdaki ateş tutkunları bu zamanı kutlamalar için özellikle keyifli bulabilir.
Ve hepimiz için: neden bir dua mumunu kişiselleştirmeyelim? Sevdiğiniz renkte bir mum bulun (turuncu özellikle uygun olacaktır) ve dışını istediğiniz şekilde süsleyin – fotoğraflarla, desenlerle, renklerle, parıltılarla, sizi temsil eden ne varsa. Niyetlerinizi bir kağıda yazın, katlayın ve mumun altına yerleştirin. Ardından ateşinizi yakın.”
Sevgili Baykuşlar, gerçekten eğlenin! Kendinize dönün. Bazen eğlenmek ve gülmek yapılabilecek en ruhani şey olabilir. Spiritüel olmak ifadesiz bir yüzle huzuru aramak değildir. Gülümsemektir. Kendimizi gönlümüzden geçtiği gibi içtenlikle, sevgiyle ifade etmek, kırılganlığımızı kucaklamak ve tuhaflıklarımıza gülebilmek sağlıklı ruhani hayatın çok büyük bir parçasıdır.
Yeni ayın Sabian sembolü “Sallanan sandalyedeki yaşlı deniz kaptanı”
Aslan yeni ayının Sabian sembolü bizlere maceralara ve yaşam işlerine geri dönmek için içimizde büyüyen kıpır kıpır bir arzuyu anlatıyor. Sabian sembollerinde iki deniz kaptanı sembolü var, diğer sembol Terazi burcunda ve emekli olmuş kaptandan bahsediyor. Burada ise yaşlı, deneyimli bir kaptanı görüyoruz ama henüz havluyu atıp işi bırakmaya hazır değil.
Dostlar, geçmiş sevinçler ve üzüntüler, zaferler ve başarısızlıklar üzerine düşünmek bilgeliğe yol açar. Bu hayat değerlendirmesini yapmalıyız ama bu aynı zamanda içimizde yeni olaylar ve amaçlara uzanmak için bir hazırlık isteği ve hevesi de doğurur. Bu yeni ay biraz içe dönüp düşüneceğiz, biraz planlama ve hazırlık yapacağız ve bütün bunlardan vakit bulduğumuzda eğleneceğiz.
Burada önemli olan hayatın iniş çıkışlarıyla tecrübeli ve felsefi bir şekilde başa çıkmamızı sağlayan doğuştan gelen ruh olgunluğumuzu tanımak ve hemen her gördüğümüze atılıp eskiye dönmeye çalışmamak.
“Sallanan sandalye” ilginç bir sembolizm daha taşıyor. Bir saat sarkacı gibi tık tık ileri geri sallanırken yeni bir döngünün en uygun vakitte geleceği ve sadece zamanını beklememiz gerektiği gerçeğine odaklanmamızı istiyor. Dolayısıyla bir tür yaşam ritmine girmeye çalışın, çünkü bu sizi hayatın akışıyla uyumlu ve eşzamanlı hale getirecek, sadece huzursuzca beklemek yerine dinlenme ve üretkenlik dönemleri yaratacaktır.
Gerileyen bütün büyük gezegenleri de düşünürsek, ben bu kısa dönemi bir dinlenme fırsatı olarak görüyorum.
Evet, hayat tık tık devam ediyor, değişim hiç bitmiyor ama siz bu zamanda kendiniz olun, “aydınlanmış bencil” olun. Kendinizi ifade edin, renklerinizle, sözlerinizle, şarkılarınız ve bazen de bakışlarınızla…
Ağustos ortası çok ilginç olacak. Siz şimdi bir kedi gibi keyfinize bakın. Kedi gibi kalbiniz istediğinde içeri çekilin, kedi gibi zamanı geldiğinde oyuncu olun.
Sonra zaten 8-8 Aslan Kapısıyla başlayan yoğun enerji girişleri, ekinoks ve tutulma dönemi bizleri bekliyor.
Aslan yeni ayı 4 Ağustos saat 14:13’de. (Ist.) Hepinize harika bir Aslan sezonu diliyorum.
©Mor Alev 2024
Görseller: Aslan – Rebecca Reiz, Kedi – Asja Boros, Sallanan Sandalyedeki Kedi – Adobe Stock, Taylor Swift – Time Dergisi, Değnek Ası – Ciro Marchetti
YEPYENi! “Sabian Hikayem”. Kendi gizeminizin kilidini açın. Kendinizi gerçekleştirin!
En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.
SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.
Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.







Bu yazı içimi aydınlattı. Teşekkür ederim
BeğenLiked by 1 kişi
Sevgili Moralev,
Paylaşımlarını keyifle takip ediyorum. Bu yazında değindiğin bir konuda farklı düşüncemi ifade etmek isterim. Harris’in “devrim kızını” temsil ettiği görüşüne karşıyım. Bu Trump taraftarı olmamı gerektirir mi? Hayır. Devrim kızlarının statükoyla ve mevcut düzenle işleri olmaz. Evet geliyorlar ama derinden… Onlar siyaset dışında her yerde ve ne mutlu ki çok yakında onları siyasette de görmeye başlayacağız :)
Sevgilerimle,
Mine
BeğenBeğen
Elbette. Ancak bu sembol 1925 te yazılmış. Açıkça bağımsızlık bildirgesini kastediyor. Yani o sayede monarşiden çıkıp cumhuriyeti kuran insanları. Fakat şöyle düşünün belki de bu sistem içindeki kadın cam tavanı kırıp gerçek devrimcilere yolu açacak. İşte bunu bilmiyoruz. Bekleyip görelim derim ben. Sevgilerimle
BeğenBeğen
Sevgili Mor Alev
Yazılarınızı keyifle takip ediyorum. Ancak son zamanlardaki astroloji yorumları hep ABD’ye yönelik. Mesala bu yazının da çoğu onların seçimleri ilgili. ABD’de başkanın partisi veya kimliği politikalarını %5 etkiler, yani çok bir şey değişmez. Bunu yıllardır görüyoruz.
Açıkçası ben biraz kendi ülkem ile bilgi bekliyordum. Özellikle de bu son sokak hayvanları yasa değişikliği ile ilgili neler olacak? Bunun öngörüsü var mı? Kimseden çok basit bir konuymuş gibi ses çıkmıyor. Halbuki bu yasa değişikliği ile ‘şiddet uygulamaları’ yasalaşıyor. Zaten uzun zamandır çocuğa, hayvana, doğaya, kadına uygulanan ciddi bir şiddet var. Çoğu suç cezasız kalıyor. Bu yasa sadece başlangıç. Kimse bunun ucunun kendisine şu ya da bu şekilde dokunmayacağını düşünmesin. Çığ gibi bu şiddet dalgası büyüyecek. Bu konuda bir astrolojik bir öngörü ya da bir kanal bilgisi ya da yapabileceğimiz bir çalışma var mı? Varsa bu konuya da yer verebilirseniz çok sevinirim.
Güney
BeğenBeğen
Sevgili Güney, Yazıyı tam okumadınız sanırım. Hayvanları Koruma Yasasındaki değişiklikleri yazdım. Lütfen o paragrafı okuyun. Yazının tamamı genel enerji hakkında bunu kullanın ve bulunduğunuz alana, şehre, ülkeye uygulayın lütfen. Türkiye ile ilgili “kehanet” yapan pek çok başka uzman var. Ben sadece enerjiye bakıyorum ve biliyorum ki, daha önce defalarca yazmış olduğum gibi, burada unutulmaması gereken şey, insan seçimleridir. Yani siz ne seçiyorsunuz, ne yapıyorsunuz? Olmuş olan olaylar hakkında yazmak sadece enerjinin çalışma şekline örnek vermektir ki ben bunu faydalı buluyorum. 2024’ün astrolojik özetini yazarken bu konuya yine (!) bir bölüm ayırmıştım: https://moralev.com/2024/01/08/2024un-getirdikleri-astrolojik-ve-sezgisel-bir-ozet/
“Sevgili dostlar, bir defa daha yılın enerjilerini anlamaya çalışarak onlarla iş birliği yapmanın yollarını arıyoruz. Evrimleşme alanlarımızı belirleyip dalgalarla nasıl ilerleyebileceğinize bakıyoruz.
Astroloji, bir kehanet aracı değildir. Belli bir açı belli bir olaya yol açsaydı, aynı anda dünyanın her yerinde aynı şey yaşanırdı! Biliyoruz ki, bu evrenin yapıtaşı enerji. Hepimiz birer enerji jeneratörüyüz. En ufak partikülden, gezegenlere kadar hepimiz kendimize özgü enerjimizi üretiyoruz. Enerjimiz, saniyenin binde birinde hiçbir şey söylemeden bile karşımızdaki insana rahat, sıkıntılı, öfkeli, huzurlu, açık ya da kapalı olup olmadığımızı anlatabiliyor. Çünkü jet hızıyla önce enerjiyi algılıyoruz. Bu, insanlar için geçerli olduğu kadar, tüm varlıklar, yerler, nesneler ve zaman dilimleri için de geçerli. Güneş ve ayın enerjilerinden etkilendiğimiz bilimsel olarak kanıtlanmış bir gerçek. Sistemimizdeki diğer gezegen ve asteroidlerin enerjilerinin etki gücü ise henüz kanıtlanmadı ama kim bilir, belki de bu Kova çağında çok çabuk kanıtlanabilir.
Peki neden Mars ve Venüs birleştiğinde hep beraber âşık olmuyoruz, Jüpiter’le güneş bir araya geldiğinde hepimiz piyango zenginleri haline gelmiyoruz? Veya Mars çılgınlaştığında neden hep beraber kendimizi savaş alanlarında bulmuyoruz? Çünkü astroloji böyle çalışmaz! Varolan tek enerji, astrolojik enerji değildir. Astrolojik yol haritamız çok önemlidir, her zaman destekleyicidir. Ama daha da önemlisi, ÖZGÜR İRADEMİZDİR. İnsan faktörü. BİZİM NEYİ SEÇTİĞİMİZ HAYATIMIZI BELİRLER. BİZ ELİMİZDEKİ POTANSİYELLE NE YAPIYORUZ?
Bu senenin enerjisine bakarken lütfen belirleyicinin kendiniz olduğu gerçeğini unutmayın. Ve bu sırada Astrolojinin şu üç temel kuralını hatırlayın:
Astroloji,
Olabilecek en iyi gelişimin bir resmini çizer.
Bunun için elimizdeki araçları ve bu araçları kullanma yollarını anlatır.
Bunlara uymadığımızdaki olumsuz potansiyeli de gösterir.
Yani, son söz özgür irademize kalmıştır.”
Türkiye ile ilgili pek çok şey yazıyorum ama büyük ihtimalle sizin istediğinizi yazmıyor olabilirim. Mesela bu yazıdaki Türkiye bölümünü görmemişsiniz. Fakat şunu da hatırlamakta fayda var, burası bir siyasi blog değil, kimin etkisi %5 kimin değil, gerçekten blogun konusu değil. Bizim konumuz enerji ve o enerjiyle neler yapıldığı. Diğer her şey astrolojinin gözle gördüğümüz, yaşadığımız örnekleri. Yani daha tarafsız olursak bu örnekleri daha rahat görebiliriz.
Sevgilerimle
BeğenBeğen
“yetişkin bedenlerinde başı boş dolaşan iki yaşındaki çocuklar” ne kadar incelikli bir tasvir! başımıza açtıkları onca işe rağmen böyle serin kanlı ve nazik yazabiliyor olmanızı kutluyorum. sevgiyle!
BeğenLiked by 1 kişi
yine çok güzel bi yazı ✨ sanırım genel olarak herkeste bir panik hali mevcut. değişimi ve hak ettiğimiz huzuru kabullenmekte zorlanmayı alışkanlık edinmişiz belki de. belki de bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor artık. mesela ben bu yazıdan sonra yeni mum alacaktım, sonra farkettim ki evde süsleyebileceğim cam bir mumluk, içine koyabileceğim tealight mumlar ve süsleme yapabileceğim dergi parçaları var. küçük bir örnek ama nedense bu eskiyi dönüştürerek belki de ağırlık yapıp yer kaplayan bir şeyden, yeniye basamak sağlayan bir şeye dönüştürmek gibi hissettirdi. 💖
BeğenLiked by 1 kişi