Baş Melek Michael (Mikail) ve Yüksek Benlik Konsey Mesajları

Baş Melek Michael: Tutulma Dönemi ve Yaratılıştan Gelen Otoriteniz

Bodrum'da hayran bırakan gün batımı 2Sevgili,

Kalbinizi dinlemenin size faydası var. Kalbiniz sizinle konuşuyor ve her zaman yaşamınızın ilerlemesine yardımcı olacak rotaya yönlendiriyor. Bazen buna güvenmiyorsunuz. Dolambaçlı yollara çekiliyorsunuz. Sizi istediğinize götürmeyen yollara sapıyorsunuz. Ancak size açıkça söylüyoruz: Kalbiniz yolu biliyor.

Bizim kalbinizle kast ettiğimiz, iç bilmenizdir, kendinize ait sonsuzlukla olan bağlantınızdır. Bu ışık her zaman içinizden akar ve sonuç olarak her zaman sizin için doğru olanı hissedebilirsiniz. Bunun sebebi, gerçek ilahi özün içinizde bulunması ve bilgi sahibi olmasıdır. Kaynağınız, olduğunuz Öz, her zaman Yaratımın her şeyinden haberdardır. Böylece, zamanın herhangi bir anında içinize yöneldiğinizde, size gerçek, doğru, olumlu hisler veren, coşkuyla düşünebildiğiniz, hiç direnç olmadan akışta kalarak odaklanacağınız şey, size faydası olan şeydir.

Bu bir rahatlama değil midir?

Her şeyi çözmek ya da planlamak zorunda değilsiniz. Bir başkasının size kendi yolunu anlatmasına gerek yok, çünkü onların yolu sizin yolunuz değildir.

Dünyanız bu OTORİTE fikirleriyle dolu. Her konuda eksperler ve güç sahipleri var ve bir şeyi nasıl yapacağınızı öğrenmek istediğinizde, ne yapıyorsunuz? Bir otoriteye soruyorsunuz. Ne kadar çılgın bir fikir!?! Neden kendinize sormuyorsunuz? Çünkü tüm sorularınıza cevaben sadece sizin için, sizi ilerleten bir yol var. Şimdi, yolunuz öğrenmeyi ve bir başkasının desteği ile gelişmeyi içerebilir, ancak sadece bu sizin içinizden yükseliyorsa SİZİN YOLUNUZDUR:

Görüyor musunuz? OTORİTE SİZSİNİZ.

Ufukta büyük bir açılım var ve şunu gerçekten anladığınızda her biriniz için gerçekleşecek: Siz kendi kendinizin yetkilisi ve otoritesisiniz. Sadece sizin. Bir başkasının otoritesi olamazsınız. Ne de bir başkası sizin yaşamınızın otoritesi olabilir.  Birisine sizin ne yapacağınızı söylemesine ses çıkarmasanız bile, ona o izni veren kimdir? Otorite alınamaz. Otorite yapılan kişi tarafından söylenenleri yapmak üzere istek ve onun sözlerine verilen dikkatle, otorite sadece verilebilir. Yani bir başkasını hayatınızda karar verici yapabilirsiniz ve bunu sıklıkla yapıyorsunuz. Ama bunu yapan hep sizsiniz. Kimse kendini sizin devamlı izniniz olmadan otoriteniz yapamaz. Yani istemeseniz bile, ya da farkında olmasanız bile kendi egemenliğinize sahipsiniz, bu enerjik bir gerçektir.

İlginç olan şeylerden biri de şudur; hayran olduğunuz birini bulursunuz ve onlar da size sizin gibi insanların ne yapması gerektiğini söyler. Kendinizi bunu yerine getirmeye zorunlu hisseder misiniz? Onların yaptıklarını sıklıkla siz de yapar mısınız? Söyledikleri şekilde davranmaya ya da hissetmeye çalışır mısınız? Bunu yaptığınızda, sonradan aslında size bunun doğru gelmediğini de hissedersiniz, değil mi? Eğer yeterince gözü pekseniz, derhal davranışınızı (ya da sözünüzü) geri alırsınız ve çok daha iyi hissedersiniz. Bu büyük bir rahatlamadır, değil mi? Yeniden kendinizle aynı ahenkte olmak çok rahatlatıcı! Bu sizin olan güçle uyum sağlamanızdır.

Size ait olan güç muazzamdır. O, egemenliğinizin tam parçasıdır. Hayattasınız ve kendiniz için en önemli olan şeyleri odaklanmanızı kullanarak gerçek yapıyorsunuz, siz Yaratımın yazarlarısınız. Niyet ve hareket aracılığıyla enerjiyi bilgiyle ifade ediyor, şekillendiriyorsunuz. Siz bir Yaratıcı Tanrısınız! Kendinizin nasıl muhteşem olacağını sadece siz biliyorsunuz, bu konuda bir dâhisiniz. Çünkü görüyor musunuz sevgililer, ışık içinizden geliyor. Böylece, kendinizi kendinizle uyumladığınızda ve kendinize kendiniz olarak ifade hakkı tanıdığınızda, muhteşemsiniz. Nasıl olmazsınız?

Siz ışığınızın akışına izin verdikçe, dünya sizin muhteşemliğinize, parıltınıza açılıyor. Dünyada sizin için pek çok harika bağlantılar var. Bir araya gelmek ve birbirinizden almayı kabul etmek kaderiniz, çünkü bağlanmak ve birbirinden geleni kabul etmek yaratmakla birlikte yol alır. Çünkü “yapıyorsunuz” ve yaptığınız doğal olarak yeryüzüne iniyor. Yaptığınız bazı insanlar için mükemmel inecektir, o bazıları zaten ilham aldığınız bütünün bir parçasıdır. İfadenizin, hareketinizin alıcısı ona ait ilhamın da sahibidir. Yani, hayatta zaten bu bütünlük yaşamaktadır. Kendi hayatınızı yazma, kendi benliğinizin ve var oluşunuzun otoritesine sahip çıktığınızda, siz de bunu kavrama, değerlendirme ve zenginliğini deneyimleme yeteneğine sahipsiniz.

Hayatınız otantik, sadece size özgü bir deneyim olarak planlanmıştır. Size doğal geleni yapmak çok daha kolaydır. Şimdi, size doğal gelen asla tembellik ya da hiçbir şey yapmayı istememek gibi hissettirmez. Belki sadece yayılıp, hayatı hissetmek istersiniz. Bunu düşünün. “hiçbir şey yapmak istemediğinizde” ya sizi korkutan şeyden uzak durmaya çalışıyorsunuzdur (zihnini kapatmak), ya da dinlenmek, dinlemek, eğlenmek, ruhunuzu beslemek, bir durup düşünmek istiyorsunuzdur. Görüyor musunuz? Bunun hiçbir şey yapmamakla ilgisi yoktur. Zihnini kapatmak ise dirençtir.

Pekâlâ, biliyoruz “hiçbir şey yapmamak” fikrini seviyorsunuz, çünkü dünyanızda BİR ŞEY OLMAK için çok baskı var. Bir şey ol. Kendini BİR ŞEY yap. Sanki siz hiçbir şeysiniz ve mutlaka bir şeyleri oldurmanız  gerekiyormuş gibi. Buna katılmıyoruz. (Mor Alev: Eğer direnerek kaçmak değilse, hiçbir şey yapmamak aslında yaratmaktır, yine de bir şeyler yapmaktır.)

Olduğunuz ışık buraya akmaktadır. Sonsuz yaratılış âlemlerinden gelen ışık dünyanıza akıyor ve tutulma dönemi de burada. Bütün bunlar sizde, KENDİNİZ olarak saf uyum ve hafiflikteki büyük ve çarpıcı aydınlıktaki ışıklar haline gelme isteği doğuracak. Bütün bu enerji bilincinizi saflaştırıyor ve bu saflaştırma başarılı olduğunda, burada içinizdeki Sevgi Bilinciyle var olacaksınız.

Sevgi Bilinci bir frekanstır, bu frekansta Yaratıcı Tanrı olduğunuzu, Kendine özgü ve mükemmel ruh şablonunuzla İlahi olanı ifade eden öz olduğunuzu bilme ve böyle var olma durumundasınızdır. Bu bilinçte, egemen ve yaratıcısınızdır. Bundan sonraki adım budur. İşte gittiğiniz var oluş şekli budur.  Işıldayan aydınlık varoluş.  Aydınlık gezegen. Aydınlık Evrenle buluşan aydınlık yeryüzü ve aydınlık insanlar.

İşte olan şey budur, her şeyin gittiği hedef budur. Gezegensel enerji alanınızın momentumu budur. Yeryüzü yükseldi. Çoktan üç defa yükseldi ve şimdi daha yüksek frekanslara doğru bir hareket daha yapıyor ve yanında sizleri de götürüyor. Kendini bu şekilde ifade etmek için çok istekli ve aynı rezonanstaki her şeyi toparlıyor ve özgürlükle ışığa giden bu momentumla siz de seyahat edebilirsiniz.

Nasıl? Merak ediyorsunuz, nasıl özgürlük ve ışığa seyahat edebilir ve benliğimin gerçeğini bilebilirim? Nasıl yapabilirim? Oh, bunu GERÇEKTEN İSTİYORUM. Kalbiniz bu şarkıyı söylüyor, değil mi? Bütün bu aktarım kalbinizin çoktan bildiği ir şarkıyı söylüyor. Görüyor musunuz? Kalbinizi takip edebilirsiniz, kalbiniz YUVAYA GİDEN YOLU BİLİYOR.

Kendi varlığınıza ve bulunduğunuz ana konsantre olun. İşte böyle yaparsınız. Kendi benliğinize konsantre olun. Diğer insanların hayatlarına, hikâyelerine girmeyi bırakın ve kendinizinkini yaşayın. Merkezde, dengeli kalmak ve kendinize, gerçeğinize sadık olmak, kendinizle olan uyumunuzu beslemek enerjinizi de odaklayacaktır. Enerjinizi odakladığınızda her gün daha da fazla kendiniz gibi hissedeceksiniz, gerçekten sevdiğiniz şekilde. Bedeninize ve fiziksel esenliğinize özen gösterin. Nasıl hissettiğinize dikkat edin. Hissetme durumunuz, hisleriniz size hiç ara vermeden ne kadar yakın ya da uzak olduğunuzu anlatıyor. Bu mesajı varlığınızın özünden, çekirdeğinden getiriyor.

Gerçekte bu özgür olmaya cüret etme sürecidir. İşte böyle zincirlerden kurtulursunuz ve bütün seyahatlerin en büyüğüne, yükselen gezegenin sevgi ışığının akışına katılırsınız. Eylül ayı tutulma dönemi sizleri bu yolda, deneyim ve iç bilmenizin bütünlüğünde oldukça uzağa taşıyabilir. Sadece kendinize inanmanız, hayatın hep olduğu gibi devam etmeyeceğine inanmanız ve bu potansiyele göre davranmanız yeterlidir.

İç varlığınız, sizi yeni bir hikâye yazmanız için dürtüyor, sizden rica ediyor, sizi davet ediyor. Bir sevgi hikâyesi. Sadece etrafınızdaki dünyayı değil, kendi içinizdeki dünyayı da ışık içinde bırakacak aydınlığa yükseleceğiniz yeni bir hikâye. Bu var olan her şeydir. Var olacak her şeydir.

Siz, sevgisiniz!

BEN Baş Melek Michael (Mikail)

***

Evet, Arkadaşlar, umarım okurken Michael’ın görkemli enerjisini iyice özümsediniz. Geçen seneki tutulma döneminde sizlerle paylaşmış olduğum gibi öne çıkan enerji “Özgür İrade” olmuştu. (İlgili yazı burada, daha sonra defalarca bu konuya döndük)

Bu sene de aynı temada birkaç vites yükselterek, hatta çılgınlar gibi hızlanarak devam ediyoruz. Kendi özgür irademize sahip çıkmazsak, kendi gücümüze ve zekâmıza, kalbimize saygı duymazsak nasıl özümüzü tanıyabiliriz? Nasıl arzu ettiğimiz dünyayı, yaşam şartlarını yaratabiliriz? Böyle bir yükseliş olabilir mi?

18 Ağustos Dolunay yazısında bir filmden alıntı yapmıştım. “Korku içinde yaşamak oldukça etkileyici bir deneyimdi, değil mi? İşte köle olmak budur.” Bu sözler üçüncü boyuttaki deneyimimizi çok güzel özetliyor. Şimdiyse, korkuyu bir kenara bırakıp kişisel egemenliğimizi ilan etmek zamanı.

Bir yıldır, tam geçen tutulma döneminden beri olan kişisel ve toplumsal olaylara baktığınızda sürekli bu konuda seçimler yapmak zorunda kaldığımızı görürsünüz.  Bu zaman sanki binlerce yıllık Kali Yuga’nın sıkıştırılmış bir özetiydi. “Gücümü başkasına mı vermeliyim yoksa kendi özgür irademe saygı mı göstermeliyim? Sorumluluğu üzerime alayım mı? Çaresiz olduğum düşüncesine mi sarılayım? Çözüm arayayım mı? Peki, bulduğum çözümü uygulayayım mı? Korkmalı mıyım?” Michael, tipik enerjisiyle esaretten kurtulun, zincirlerinizi koparın diyor!

Bu 9 senesinde, bitişler ve başlangıçlara bakarken, bütün enerjilerin korku köleliğini bitirmeye ve tam değişimi kucaklayarak yeni yaşamımızı başlatmaya sonsuz destek verdiğini görüyorum. O yüzden, bu blog son haftalarda sürekli salıvermek ve yaratmak konularında yazılar yayınlıyor. Hepinizin, hatta benim bile “Artık Yeter!” enerjisinde olduğumuzu biliyor. Değişim, Big Bang, yaratım, hangi ismi kullanırsanız kullanın, bu gerginlikte başlıyor, suyun kaynama noktası, ufacık filizin büyük bir güçle tohumu kırıp başını kaldırdığı an gibi.

Önümüzde 3 büyük enerji girişi var. Birincisi 1 Eylül’deki Güneş Tutulması, ikincisi Ay Tutulması ve onu Sonbahar Ekinoksu takip ediyor. Fikrimce iki tutulmanın tam ortasında Jüpiter’in hâlihazırda gökyüzünde bulunan bütün denklemleri değiştirecek şekilde Terazi’ye geçmesi de büyük önem taşıyor. Yarın, bütün bu enerjileri içselleştirmemize yardımcı olmak için Merkür geri yolculuğuna başlıyor. Biliyorsunuz, Merkür’ün geri gidişinden korkmuyoruz, kendimizi onun bu şekilde getirdiği lütuflara açıyoruz. Bunu iki senedir konuşuyoruz ve başımıza hiçbir felaket gelmedi!

Önemli Not:

Bu dönemde, yani Eylül başlangıcıyla beraber blogdaki yazı yoğunluğu düşecek. Ben de kendimi dinlemeye ve özümsemeye çekeceğim. Michael’ın dediği gibi varlığıma, var oluşuma ve enerjilere konsantre olacağım.

Şu anda cevap bekleyen yüzü aşkın emailiniz var. Baktığımda, emaillerdeki soruların çoğunun blog tarafından zaten cevaplanmış olduğunu görüyorum.

Arkadaşlar, lütfen blogda gezinin, aradığınız çözüm gözlerinizin önünde olabilir, bana yazdığınızda cevabınız gecikebilir. Eğer hiçbir şekilde blogda cevap bulamıyorsanız, elbette bana yazın ama önce ufak bir araştırma yapmanızı öneririm. Böylece çılgınlar gibi email yetiştirmeye çalışmak yerine, sadece size değil, bütün okuyuculara faydası dokunabilecek makaleler üzerinde çalışmaya vakit bulabilirim. Çok teşekkürler.

Bu mesajı ileten Michael’a ve Allia Mira’ya (Meredith Murphy) çok teşekkürler. (expectwonderful.com)

Bu dönemde salıverme, arınma, kendinizi tanıma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, potansiyelinizin bütününü gerçekleştirmek üzere Yüksek (Öz) Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı©2016 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2016 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

5 replies »

  1. Bi sure boyunca her gun duzenli meditasyon yapıyordum bı sure sonra medıtasyon yaparken sabırsızlanmaya basladım ıstemsızce bir an once bıtsın gıbı dusunmeye basladım medıtasyon yaparken odaklanamıyorum bunun ıcın bı onerınız var mı 😦

    Beğen

  2. kalbimdeki tanrı zerresi..görmezden geldiğim,onu dinlemeyi ötelediğim,egolarımla boğduğum ışık..belki onu dinlememeği koşulların sıkıştırmalarından yaptık.çatışması bol bir yaşam dilimine denk geldi ömrümüz…belki.enazından kendiminki adına bu böyle idi.ama kör bakmalar, dokunup hissetmemeler,kayıp yaşamaklar bitti.klavuzumun oldoğunu biliyorum artık..yaratan ın zerresiyle her an beraberinm ve sadece sevgiyle bana sesleniyor..daha ne isterimki ben…bazen düşünüyorum da yaratan ne çok sevmiş bizi ah ne çok..neler neler yapmışızda -tabiatıda katlettik insanıda ..bizim olmasını istediğimiz şeyi evirip çevirip yalnızca kendimize yakıştırdık ta aldıkta çoğu kez…öyle bir yükseliş yaşatıkki egoya çığrından çıktı ve artık şiddet var herşeyimizde..şimdi artık ya içimizdeki ışık özüne döneceğiz-SEVGİYE-yada kendimizide şidetimizden yok edeceğiz….içimizdeki zerre bizi asla bırakmamiş..herşeyimize rağmen ve bin yıllardır sadece ve sadece bağrına basmış..teşekkür ederim ona ve onunda geldiği KAYNAĞIN KENDİSİNE ..yaşasın sevgi…moralev hamisi kardeşim,iyitatiller ve teşekkürler size onca emeğiniz için..

    Beğen

  3. Teşekkürler mor alev tamda bu günkü yanınızda kendimi buldum sanki Özüm ile bulustum otorite sizsiniz sözü ile birlikte içimdeki bütün Çanlar alarm verdi .Bütün hücrelerim sanki uyandı bu ne güzel bir anlatım mutlu oldum duygulandim gözlerim doldu sevinçten . Herbir cümle bana hitaben soylemiyordu tekrar tekrar okudum çok teşekkür ederim iyiki varsınız Değerli moralev daima sizinleim biz biriz ve öyle oldu. Aminnnn.
    .

    Liked by 1 kişi