Haftanın enerjisini bir dakikada dinlemek isterseniz, yukarıdaki ses dosyasına tıklayın.




📰 Bu hafta manşetlerde Venüs var! Yani ilişkiler, kadınlar ve ezilenler, para ve Venüs Akrep’te olduğu için türlü çeşit skandallar!
Bu haftayı kısacık anlatmanın imkanı yok! Birkaç dakikanızı ayırın ve bu detayları okuyun, faydalı olacağına inanıyorum:
Öncelikle, Venüs Yıldız Noktası’nın hayatlarımızda son kez Akrep’te gerçekleşmesiyle yaklaşık 100 yıllık bir döngünün bitişini konuşalım.
🏛️1926’yı düşünün. Cumhuriyet henüz üç yaşında, Atatürk devrimleri hızla değişim getiriyor, herkes yeni hayata ve yeni düzene göre yeni hayaller kuruyor. Aynı yıl kabul edilen Türk Medeni Kanunu, kadınların aile ve toplum içindeki hukuki konumunu kökten değiştiren, eşitlik yolunda atılmış en büyük adımlardan biri olarak tarihe geçiyor. Kadınların ilk yerel seçme seçilme hakları ise 1930’da, Kova’da gerçekleşecek bir başka Venüs Yıldız Noktası dönemini bekliyor.
Küresel olarak bir tarafta hâlâ Birinci Dünya Savaşı’nın yaraları sarılıyor, sömürgecilik devam ediyor, sanayileşme yeni bir aşamaya giriyor. Diğer tarafta yeni zenginler ve “Kükreyen 20’ler” var. Büyük servetler birikirken varlık ve güvenlik uçurumu da giderek büyüyor.
İşte bu uzun döngü artık bitiyor.
Ekim ayının Kozmik Hava Durumu’nda Akrep–Venüs temalarını uzun uzadıya konuşmuştuk. (Bağlantısı burada) Peki, sizin tarihinizde neler artık kapanmaya hazır?
🌟Venüs, Güneş’in kalbinde yeniden doğarken yalnızca yeni bir sekiz yıllık döngünün tohumları atılmıyor; sevgi, güç, ilişkiler ve değerler konusunda çok daha uzun zamandır devam eden bir yolculuğun da son aşamasına ulaşıyoruz. Bir zamanlar hayatımızın merkezinde bulunan, uğruna mücadele ettiğimiz, büyük bedeller ödediğimiz şeylerin bugün hâlâ aynı değeri taşıyıp taşımadığını sorguluyoruz.
Haftanın başında Venüs–Plüton karesi, Eylül ayından beri gündemimizde olan güç mücadelelerini, baskıcılığı, kontrol ihtiyacını, eski korkuları ve artık bize iyi gelmeyen bağlılıkları yeniden görünür kılıyor. Bu, Eylül ortasında başlayan bir hikâyenin ikinci perdesi. Aralık’ta üçüncü ve son perde gerçekleşecek.
Bu enerjide mali durumunuzu yeniden gözden geçirin. Finans skandallarına, gizlenmiş servetlere, yolsuzluğa ve şirketleri, zengin ve ünlü kişileri, teknoloji sektörünü ilgilendiren güç mücadelelerine dikkat edin. İlk olarak 15 Eylül civarında gündeme gelen bir olayın yeni bir yönü ortaya çıkabilir. Yine “Fonzi” haberleri mi, daha başka skandallar da olabilir mi? Mümkündür dostlar!
Venüs–Plüton karesi özel hayatımızda da benzer soruları gündeme getiriyor. Sevgiyle kontrolü, bağlılıkla bağımlılığı, yakınlıkla sahiplenmeyi birbirine karıştırıyor olabilir miyiz? Bir ilişkide ne kadar yoğun duygular yaşadığımız, o ilişkinin mutlaka sağlıklı veya güvenli olduğu anlamına gelmiyor. Yoğunluğu yakınlıkla karıştırmayın. Bazen en güçlü görünen bağlarımız, özgürce seçtiklerimiz değil, kaybetmekten en çok korktuklarımızdır.
🐏 Güneş’in Chiron karşıtlığı ise geçmişte aldığımız yaraların bugün verdiğimiz tepkileri ve yaptığımız seçimleri nasıl etkilediğini fark etmemize yardımcı oluyor. Bir zamanlar bizi koruyan savunma mekanizmalarımız, bugün ilerlememizi engelliyor olabilir. Bu hafta yalnızca kendimizi arındırmak değil, haksızlığa uğrayanların ve baskı altında kalanların elinden tutmak da önem kazanıyor.
Hafta ortasına geldiğimizde Kova Ayı’nın Jüpiter karşıtlığıyla hem özel hayatımızda hem de toplumsal alanda otoriteye itirazlar, hak talepleri, protestolar ve ses getiren açıklamalar mümkün.
23 Ekim’de Güneş’in Akrep’e geçişiyle gökyüzünün tonu iyice değişiyor. Haftanın bu bölümünde vedalar, ayrılıklar, istifalar, diplomatik kopuşlar veya eski ittifakların çözülmesi gibi gelişmeler de gündeme gelebilir.
24 Ekim sabahı Akrep’in ilk derecesinde gerçekleşen Venüs Kazimi, haftanın en önemli gökyüzü olayı. Venüs’ün Güneş’in kalbinde yeniden doğuşu, ilişkilerimizi, arzularımızı, kendi değerimizi ve hayatımızda gerçekten neye önem verdiğimizi yeniden değerlendireceğimiz bir başlangıcı simgeliyor.
Aynı gün Merkür’ün Akrep’te gerilemeye başlaması ise acele kararlar vermek yerine düşüncelerimizin, korkularımızın ve alışkanlıklarımızın kökenine inmemizi istiyor. Klasik gerileme uyarımızı tekrarlayalım: İletişimde yanlış anlaşılmalar, unutkanlık, hesaplama ve planlama hataları, kaybolan belgeler, teknolojik aksaklıklar veya beklenmedik geri dönüşler yaşanabilir. Özellikle önemli kararlar, sözleşmeler, yolculuklar ve mali konularda ayrıntıları yeniden kontrol edin.
Ancak bu gerilemeyi yalnızca aksiliklerle ilişkilendirmeyelim. Merkür bize yeniden düşünme, daha önce gözümüzden kaçan bir ayrıntıyı fark etme ve eski bir düşünce kalıbını değiştirme fırsatı da sunuyor. Venüs’ün yeniden doğuşuyla öğrendiklerimizi sindirmek için zamana ihtiyacımız var.
25 Ekim’de Venüs’ün yöneticisi olduğu Terazi’ye geri dönmesiyle adalet, eşitlik, karşılıklı saygı ve denge arayışımız güçleniyor. Akrep’te karşılaştığımız gerçeklerden sonra ilişkilerimizde, mali kararlarımızda ve toplumsal yaşamda nasıl bir denge kurmak istediğimizi yeniden değerlendiriyoruz. Eski güç mücadelelerinden daha sağlıklı, dürüst ve dengeli ilişkilere geçmenin yollarını arıyoruz.
Ve bütün bunlarla önümüzdeki hafta başındaki çok güçlü Boğa Dolunayı’na hazırlanıyoruz.
Bu hafta evinizi, işinizi, kendinizi, hayatınızı arındırmanız, gereksizi atmanız için ideal! Ama ya bir türlü kıyamıyorsanız?
🦉Dolayısıyla haftanın kavramı:
Batık Maliyet Yanılgısı
Wikipedia diyor ki: “Batık maliyet (İngilizce: sunk cost), geçmişte yapılmış ve artık geri kazanılması mümkün olmayan harcamaları ifade eden bir ekonomi terimidir.”
Kısacası, geçmişte harcadığımız para, zaman veya emek artık geri kazanılamayacak olsa bile, bunların boşa gitmesini istemediğimiz için yanlış bir kararı sürdürmekte ısrar edebiliriz. Ekonomi ve psikolojide buna batık maliyet yanılgısı (sunk cost fallacy) deniyor.
Özellikle duygusal yatırımımızın yüksek olduğu durumlarda, “Bu kadar emek verdim, şimdi vazgeçemem”, “Bunca yılın hatırı var”, “Biraz daha dayanırsam belki düzelir” diye düşünürüz. Oysa geçmişte harcadığımız emek, zaman ve/veya para, gelecekte de aynı yola devam etmemiz gerektiği anlamına gelmiyor.
Bazen bir ilişkiye yıllarımızı veririz. Bazen bir iş kurmak için bütün birikimimizi, zamanımızı, ilişkilerimizi harcarız. Bazen bir hayalin peşinden o kadar uzun süre koşarız ki artık o hayali gerçekten isteyip istemediğimizi bile düşünmeyiz.
İşte bu yüzden bırakmak bu kadar zor olabilir. (Bunun bilimsel olarak kanıtlanmış psikolojik/nörolojik sebeplerini uzatmamak için buraya yazmıyorum, isterseniz internette arayabilirsiniz.)
Eskiden işe yarayacağına inandığımız veya alıştığımız şeyleri bırakmak, artık bize iyi gelmeseler bile ciddi bir huzursuzluk yaratabilir. Çünkü yalnızca bir alışkanlıktan değil, ona bağladığımız umutlardan, harcadığımız emekten ve bazen kendimizle ilgili eski bir hikâyeden de vazgeçiyoruz. Değişim düşüncesi bile korku, kayıp duygusu ve direnç uyandırabilir.
Üstelik duygusal açıdan tetiklendiğimizde, özellikle kendimizi tehdit altında hissettiğimiz anlarda, olayları daha dar bir bakış açısıyla değerlendirmeye ve alıştığımız biçimde tepki vermeye yatkın olabiliriz. Beynimizin tehditlere verdiği tepkiler, daha sakin düşünmemizi ve seçeneklerimizi değerlendirmemizi zorlaştırabilir.
Böylece batık maliyet yanılgısına takılıp kalırız.
Çözüm yalnızca küçük bir duraklamayla başlar. Birkaç derin nefes almak, hissettiğimiz duyguyu adlandırmak ve hemen tepki vermek yerine kendimize biraz zaman tanımak, daha bilinçli seçimler yapmamıza yardımcı olabilir.
Bu hafta her tetiklendiğinizde, kendinizi eski bir kalıbı tekrarlarken fark ettiğinizde bir nefes alın, kısa bir ara verin ve sorun:
“Buna hâlâ istediğim için mi devam ediyorum, yoksa geçmişte verdiğim emeklere yazık olmasın diye mi?”
Bu soruyu kendi durumunuza göre değiştirebilirsiniz. “Bunu gerçekten seviyor muyum?”, “Bu hedef hâlâ benim hedefim mi?”, “Bugün sıfırdan başlasaydım yine aynı seçimi yapar mıydım?” diye de sorabilirsiniz.
Bu kavramı uzun uzun anlatıyorum çünkü Venüs gerilemesine eklenen Merkür gerilemesi de Akrep’te gerçekleştiği için çok büyük bir arınma, salıverme ve bırakma dönemi yaşıyoruz. Akrep’in dönüşüm enerjisi bizi geçmişe bağlayan görünmez ipleri fark etmeye, Venüs ise bu bağların gerçekten ne kadar değerli olduğunu sorgulamaya davet ediyor.
Eski hayallerinizi temsil eden ve artık size uymayan kıyafetlerden, artık sizi heyecanlandırmayan hedeflere, ilişkilere, yeme alışkanlıklarına, çok emek vermiş olduğunuz ama artık sizi tatmin etmeyen işinize kadar her şey bu sürecin bir parçası olabilir.
Kimimiz için salıverilecek o kadar çok şey yoktur, ufak tefek bir arınmayla işimiz biter. Kimimizin ise evini, yaşadığı şehri ya da yakın gördüğü ama artık işlevsizleşmiş dostluklarını bile bırakması gerekebilir. Bunların bazılarına gerçekten çok zaman, emek, düşünce, uykusuz geceler vermiş olabiliriz.
Bırakmak, geçmişteki emeklerimizi değersizleştirmez. Yaşadıklarımızı, öğrendiklerimizi, sevdiklerimizi veya başardıklarımızı silmez. Sadece geçmişte yaptığımız seçimlerin geleceğimizi sonsuza kadar belirlemesine izin vermemeyi seçeriz.
Fakat içinde bulunduğumuz zaman artık “olmuyorsa olmuyor” zamanı ve bu salıverme sürecinin derinliği, hayatınızı ruhunuza ne kadar uyumlu yaşadığınıza bağlı.
Batık maliyet yanılgısının yanıtını en iyi bildik bir deyim veriyor: “Zararın neresinden dönsek kârdır”!
Hepinize kolay gelsin diyorum. Güzel ve hafif bir hafta olsun.
©Mor Alev 2026
SORULARINIZI moralev@outlook.com ADRESİNE TIKLAYARAK İLETEBİLİRSİNİZ
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.


