Meleklerle Sohbet

Melekler: Beğenmediğinizde Sevmek

New York HengeSevgili Dostlarımız, sizleri çok seviyoruz

Geçen hafta dünyanızdaki şiddetle, hani haberlerinizde gördüğünüz ama sizi doğrudan etkilemeyen şiddetle başa çıkmak konusunda konuştuk. Bu hafta aynı prensipleri sizi kişisel olarak etkileyen sevgi dolu olmayan davranışlara uygulamak istiyoruz. Bir münakaşa ister gibi görünen ruhların, etrafınızdakilerin sözlü saldırılarıyla nasıl başa çıkarsınız? Uzlaşma istemeyenlerle nasıl başa çıkarsınız?

Mesajlarımızı bir süredir duyuyorsanız, çoktan biliyorsunuz ki cevap sevgidir. Sevgi her zaman “beğenmek” değildir. Sevgi her zaman bir kişi ya da davranış hakkında “iyi” hissetmek değildir. Bizim tanımlamamızla sevgi, bir ruhun içindeki ışık kıvılcımını görmek, her ruhun – ne kadar yaralı, ne kadar inatçı, ne kadar kaba, düşüncesiz olursa olsun – en nihayetinde sevildiğini hissetmek için elinden gelenin en iyisini yaptığını tanımaktır… Bunu kendileri anlasalar da, anlamasalar da.

Bazı ruhlar vardır, sevgiyi zarafetle, düşünceli bir şekilde isterler. İçten gelerek yardım elini uzatırlar ya da diğerlerinin sevgi akışını hissetmeleri için onlara anlayış, kibarlık, iyilik sunarlar.

Başka bazı ruhlar vardır, çok daha az bilinçlidirler. Kelimeleriyle size saldırarak, münakaşalar yaratarak el uzatırlar. Asıl istedikleri “öfkemde ve acımda bana katıl” demektir. “Acımı gör. Onu benimle hisset.” Peşinde oldukları şeyin bu olduğunu bile bilmezler. Elbette, “beni bu acıdan sıyırıp çıkaracak bir yol bulmama yardım et” demek çok daha evrimleşmiş bir yoldur, maalesef bunun mümkün olduğuna bile inanmazlar. Sıklıkla, kalplerinde gerçekten gömülü olan şeyin herhangi birinin umurunda olduğuna bile inanmazlar ve böylece kalpleriyle bağlantıyı da koparmışlardır. Bu ruhlar ilginizi hak etmedikleri halde, sevginize ihtiyaç duyanlardır. Onlara sırtınızı dönebilirsiniz ve onların karanlığını ışığınızla onurlandırmayı reddedebilirsiniz. Ancak, onlardan nefret etmemeye çalışın. Onun yerine onlar için dua edin. Onlara ışık gönderin ve ruhlarının hafiflemesini, yükselmesini isteyin.

Bundan başka ruhlar da vardır, sizlerle uzlaşmaya girmek istemezler – aile bireyleri, iş arkadaşları… Bu kişilerden kaçamazsınız, uzaklaşamazsınız ve durumun üstesinden gelmek zorundasınızdır. Bu ruhlar şu iki seçenekten biri şeklinde sevgi isterler: Ya iç rehberliklerini dinliyorlardır, kendi hayatlarında ne yaptıklarını biliyorlardır, ya da takdire ve değerlerinin tanınmasına umutsuzca ihtiyaçları vardır ve bir bakış açısına inatla tutunmuşlardır. Her iki durumda da onların istediklerini yapmalarına izin verin. Anlaşmazlıktan geri çekilin. Onların hemfikir olmalarının şart olmadığı sevecen bir çözüm için dua edin.

Sevgililer, dünyanın sizin sevginize ihtiyacı var. Acıyan ruhların birilerine ihtiyacı var, uzaktan sessizce de olsa, onların ışığını tanıyın ve onlar için dua edin. Onların karanlıklarıyla dans etmeyin, ya da bu karanlığı onurlandırmayın. Kendinizi yapabildiğiniz kadar acı dolu durumlar ve anlaşmazlıklardan sıyırıp çekin. Yaralı olanlara ışığınızı ve dualarınızı gönderin, bilin ki bu kırıcı davranışlar sizinle ilgili değil.

Böyle yaparken, bilin ki en derin, en gerçek sevecen benliğinizi bedenlendiriyorsunuz. Kelimesi kelimesine, “bu dünyada ama bu dünyanın ürünü olmayan” haline geliyorsunuz – yeryüzünde bir ışık, bir umut feneri oluyorsunuz.

Tanrı sizi kutsasın. Sizleri çok seviyoruz.

Melekler

Ann Albers’a ve Meleklere çok teşekkürler. (www.VisionsofHeaven.com)

Enerjilerin çok yoğun olduğu bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek (Öz) Benliğinizle daha yakın ilişki kurabilmek ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2016 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2016 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

12 replies »

  1. Aynen bu dünyada yıim ama bu dünyanın ürünü değilim hep söylerim bunu kendime çünkü 5 ayrı kendini bilmez hep kırıcı dinlemeyen canı neisterse onu yapan oyunbazila uğraşıyorum herseylerini ben yapıyorum sevgiyle mutlu olduklarında onların herşeyini yapınca içimde huzur sevinç oluyor kendimi rahat hissediyorum yaziyi okuyunca çok iyi bişey yaptığımı daha iyi anladım teşekkür ederim

    Beğen

    • Sevgili Derya, ben mi yorumunuzu tam anlayamadım? Bu yazı “o kişilerin her şeyini siz yapın, onları mutlu etmek için uğraşın” demiyor… Aksine, “onları kendi başına bırakın, karışmayın ve kendi çözümlerini arasınlar. Bu arada siz de onların içindeki ışığı tanıyarak, onlara sevgi gönderin” diyor. Sevgilerimle

      Beğen

  2. Aynen bu dünyada yıim ama bu dünyanın ürünü değilim hep söylerim bunu kendime çünkü 5 ayrı kendini bilmez hep kırıcı dinlemeyen canı neisterse onu yapan oyunbazila uğraşıyorum herseylerini ben yapıyorum sevgiyle mutlu olduklarında onların herşeyini yapınca içimde huzur sevinç oluyor kendimi rahat hissediyorum yaziyi okuyunca çok iyi bişey yaptığımı daha iyi anladım teşekkür ederim böyle davranmam bana ruhsal anlamda çok güzel şeyler kazandırdı iyilik ve sevgiyle herşeye ulaşıyoruz kısaca sizi okuyan arkadaşlar için fikrimi söylüyorum benim bu yaşadıklarım zor olsada bana birçok güzellik katmış aslında farkındalık his vizyon adına ne derseniz hepsi var ve sadece hoşgörü ve sevgiyle bakmakla başarmışim çok kolay yani herkes yapabilir teşekkür ederim

    Beğen

    • Onlar hatalı olsalarda yanlış yapsalarda bana göre sakin kalıp yinede sevgiyle davranıyorum doğruyu buluyorlar bazende sen biliyorsun senin doğrun ama şöyle yapsan nasıl olurdu diyerek davranıyorum biri hariç tam onun istediği gibi sevgiyle yumuşak ses tonuyla nederse onun dediği gibi ama ona öyle davranmam gerek çünkü o akıl hastası yanlışmı sizce kısaca kalbimi dinliyorum hiç pişman olmadım yanlış varsa lütfen uyarın teşekkür ederim

      Beğen

  3. Alice: Lütfen söyler misin bana, buradan ne yana gidebilirim?

    Schrödinger cat: Bu gitmek istediğin yere bağlı.

    Alice: Neresi olursa olsun, önemi yok.

    Schrödinger cat: O zaman ne yana gitsen olur.

    Alice: Yeter ki bir yere varayım.

    Schrödinger cat: Tabii varırsın. Yürümekten yılmazsan, bir yere varırsın elbet

    Alice: Buralarda nasıl insanlar oturuyor?

    Schrödinger cat: Şurada bir Şapkacı oturur 🙂 şurada bir Mart Tavşanı. Hangisine istersen git; ikisi de delidir

    Alice: Ben deliler arasında ne yapayım?

    Schrödinger cat: Başka çaren yok ki, hepimiz deliyiz burada. Ben deliyim. Sen delisin.

    Alice: Benim deli olduğumu nereden çıkarıyorsun?

    Schrödinger cat: Mutlaka delisindir.Yoksa burada ne işin var?

    Alice, tavşana sorar: Hangi yoldan gitmeliyim

    Tavşan: Nereye gitmek istiyorsun ?

    Alice: bilmem !

    Tavşan: O halde hangi yoldan gittiğin önemli değil. ama gittiğin yerde karşılaşacaklarını da kabullenmelisin

    Sessizliği ilk bozan Şapkacı oldu.
    Alice’e dönerek, “Ayın kaçıncı günü?” diye sordu ve cebinden çıkardığı saate rahatsız olmuş gibi baktı. Saati arada sırada silkeliyor ve kulağına götürüyordu. Alice, biraz düşündü.
    Ayın dördü.
    Şapkacı içini çekti, iki gün geri!
    Alice, onun omzunun üstünden merakla bakıyordu. “Ne acayip saat!” diye bağırdı. Bu ayın günlerini gösteriyor da saati göstermiyor.
    Şapkacı mırıldandı: Neden gösterecekmiş? Senin saatin hangi yıl olduğunu belirtiyor mu?
    Alice, hemen : Ne münasebet diye cevap verdi. Ama bunun sebebi var. Çünkü bir yıl boyunca aynı durumda kalır. Bu da çok uzun bir zamandır.
    Şapkacı, başını salladı. Benim saatim de öyle işte.
    Şapkacı, kasvetli bir sesle devam etti: İşte o zamandan beri Zaman istediğim hiç bir şeyi yapmıyor. Artık DAİMA saatin altısı.
    Alice’in aklına parlak bir fikir geldi. Yani bu yüzden mi masanın üstünde bir çok çay takımı var?
    Şapkacı içini çekti. Evet, öyle. Daima çay saati. Bu arada çay takımlarını yıkamaya vakit de bulamıyoruz.

    –Şapkacı’nın sorunu, çay saatinden başka bir zamana geçememesidir. Tıpkı dünyada ÖZSevgi boyutuna geçemeyip bu andan sıkışıp çıkamamamız gibi..

    Morpheus: Ne yazık ki Matrix’in ne olduğunu kimse söyleyemez, bunu kendin görmek zorundasın. Bu senin son şansın. Bundan sonra artık geri dönüş olmayacak. Mavi hapı alırsan hikaye sona erer. Yatağında uyanırsın ve inanmak istediğin her neyse ona inanırsın. Kırmızı hapı alırsan harikalar diyarında kalırsın. Ben de tavşan deliğinin gittiği yerleri gösteririm… Unutma, sana vaat ettiğim tek şey GERÇEK, daha fazlası değil…

    –Seçtiğimiz şey gerçekliğimizdir. ÖZSEVGİyi Seçenin GerÇekLiği SEVGİ olur !

    Mor Alev’e Sevgilerimle…

    Beğen

  4. ”Ya iç rehberliklerini dinliyorlardır, kendi hayatlarında ne yaptıklarını biliyorlardır” kısmını yorumlayabilir misiniz …mümkünse örnekleyerek..teşekkürler..

    Beğen

    • Sevgili Meltem, aslında ne demek istediklerini biliyorsunuz. Ama örnek istemişsiniz, o zaman verelim. Diyelim ki çocuğunuz tıp eğitimini bırakıp sanat tarihi okumak istiyor, hemfikir değilsiniz, karışmayın, tartışmayın; eşiniz sizin garanti gördüğünüz işini bırakıp kendi şirketini açmak istiyor, hemfikir değilsiniz, karışmayın, vs vs… Umarım yardımcı olmuştur. Sevgilerimle

      Beğen

  5. Çok teşekkür ederim, minnettarım…
    Dua ediyorum her gün o kişinin ya da kişilerin değişip dönüşmesi için Tanrı’ya meleklerime hep dua ediyorum ama sabırla ilgili sorunum var hemen çözümlensin istiyorum yaptığı hareketlere tahammül edemiyorum..

    Beğen

    • Kendinizi bu hareketlerden uzaklaştırmaya çalışın. Diğer yöntemler de yayınladım. Onları ilişkiler kategorisinde bulabilirsiniz. Sevgilerimle

      Beğen

      • Aynı evde yaşıyoruz sevgili mor alev
        O kadar zor ki uzak durmak, düşünmemek
        En kısa zamanda bütünün hayrına olur, değişir dilerim
        Teşekkür ederim.

        Beğen