Baş Melek Michael (Mikail) ve Yüksek Benlik Konsey Mesajları

Açık konuşmanın vakti geldi – Konsey (Mesaj 81)

Gratitude For The Earth And Sky - Cameron GrayHer zamanki gibi, konuştuklarımızın çoğu aranızdaki pek çokları için yeni değil. Ancak, belki diğerleri için yeni olabilirler, o yüzden birkaç noktayı işaret etmemize izin vermenizi rica ediyoruz.

Dünyanızdaki bazılarının tanrıları adına yaptıkları şiddet dolu hareketleri konuşmak arzusundayız. Bu hareketler derken, şiddet dolu konuşmalar ve şiddet dolu düşünceleri de kapsıyoruz. Madem bu konudan bahsediyoruz, istedikleri gibi yaşamayı seçmeyen diğerlerinin düşünce ve hareketlerini de kontrol etme isteğini de buna ekleyelim.

Onların devasa korku ve güvensizlikten dolayı bunları yaptıklarını düşünebiliyor musunuz? Ne demek istediğimizi açıklamak üzere, hayata böyle tepki vermenin altında yatan bazı bilinçsiz düşünceleri paylaşalım. Bu ruhların çoğu o ya da bu şekilde köktenci/köktendinci/yobaz olarak isimlendirilmekte. Yaptıkları şeyse hiç sorgulamadan bir başkasının ya da başkalarının düşünce ve öğretilerini kabul etmektir. Onlar bu inançlarının kabul ettiklerinden biraz bile farklı olup olmadığını araştırmamışlardır ve araştırmayacaklardır.

Onlar her şeyi öğretildiği gibi – “öğretildiği gibi” sözlerini vurguluyoruz- “ya o, ya da bu” şeklinde görürler. Bunun anlamı şudur: “Ya ben doğruyum/haklıyım, ya da ben yanlışım/haksızım.” “Ya ben doğruyum, ya da o doğru.” “Eğer o doğruysa, ben yanlışım.” “Ben yanlış/haksız olamam! Benim yanlış/haksız olmamam gerekiyor!”

Bu korku dolu düşünce şeklidir. Bu çeşit düşünce, savunma düşünce ve eylemlerine yol açar. Dikkatlice öğretilmiştir; “İnancı savun!” ve tabii ki, bunu yapmak zorundadırlar, çünkü doğru/haklı olmak zorundadırlar. Bu bir hayat memat meselesidir. Ve korku da iyidir, çünkü kişi Tanrıdan korkmalıdır. Her koşulda seven Tanrı’dan korkmak, kendi başına devasa bir konudur. Şöyle söylememiz yeterlidir; bu çok güçlü bir kontrol mekanizmasıdır.

Bir diğer nokta da şudur; böyle bir düşünce sisteminin kancalarına kişi bir defa takıldığında, korkunun kontrol mekanizması kişinin başka şartlarda asla yapmayacağı şeyleri yaptırmak için, yaptığının doğru ve iyi bir şey olduğuna inandırmak için kullanılabilir. Bu bizler için görmesi kolay, ama böyle düşüncelerin pençelerinde olan kişiler için kavraması neredeyse imkânsızdır.

Bütün bunlar bizi asıl konumuza yönlendiriyor.

Defalarca, hatta daha geçenlerde yine, her şeyi bağışlamanız gerektiğini, İlahi varlığı kişinin davranış ve hareketlerinden ayırmanız gerektiğini söyledik. Ve umuyoruz ki, yukarıdaki her şey sizi bunu yapmanıza yardımcı olacaktır.

İnsanlar, neredeyse her zaman, o anda kendilerine en uygun olduğunu düşündükleri şekilde davranırlar. Eğer korkuda ya yoğun öfkedeyseler (ki aşırı öfke, korku ve çaresizliğin bir ürünüdür), başka zamanlarda asla düşünemeyecekleri şeyleri iyi, doğru ya da faydalı olarak görebilirler.

Yani eylemi, davranışı kınamak/lanetlemek başka bir şey, onu gerçekleştiren kişiyi (aktörü) kınamak bambaşka bir şeydir dediğimizde, bunu anlamak sizin için daha kolay hale geliyor mu? Şuna dikkat edin, biz asla kimseden başkalarına zarar veren davranışlara, eylemlere göz yummanızı, onları bağışlamanızı istemedik, hele ki büyük sayıda kişilere zarar verenleri. Sizden tek istediğimiz, bu şeyleri yapan kişilerin de devasa korku ve yanlış anlamanın (cehaletin) kurbanı olduklarını görmenizdir.

Gerçeklerden biri de şudur ki, bu kişilerin kendilerinin kim oldukları konusunda en ufak fikirleri bile yoktur. Birliktelik Bilinci, BİR olmak konusunda gerçek bir kavramları yoktur. Bu yüzden, aleyhinde hareket ettikleri kişilerin İlahilikleri hakkında da en ufacık fikirleri yoktur. Gerçekte, kurbanlarının şeytanlaştırılmasına izin vermişlerdir. Yoksa bu davranışlarda asla bulunmazlardı. Görüyorsunuz değil mi, onlar tüm kişisel güçlerini dış kontrole teslim etmişlerdir. Güç arayışında, kendileri güçsüz olmuşlardır.

Peki, ne yapacaksınız? Lütfen anlayın, bizler pek çok kişi aracılığıyla, pek çok kişiye konuşuyoruz. Bu mesaj, bu formda ya da başka formlarda, dünyanın her köşesindeki milyonlara ulaşıyor.

Yapacağınız şudur: An be an, günden güne, düşünceden düşünceye kendi farkındalığınızı artırmak, frekansınızı, bilincinizi en yüksek seviyeye yükseltmek.

Şunu bilin; Sizler insanlığın BİRliğinin bir parçasısınız. Ve siz kendinizi yükselttiğinizde, bütünü yükseltmiş olursunuz. Bunların hepsi tek bir enerji alanıdır ve bu yüzden başka bir olasılık mümkün değildir.

Bu uzun bir mesaj oldu. Buraya kadar okuduysanız, anladığınızı biliyoruz. Hepinizi kutsuyoruz ve sevgi gönderiyoruz. Bilin ki etrafınızda bizlerin varlığını hissettiğinizde bu gerçektir. İyi günler.

Sevgili Dostlar, Konsey bu mesajı İstanbul Atatürk Havalimanı saldırısından birkaç saat sonra yayınladı, zaten sonrasında bütün dünyada olanları da biliyorsunuz. Ben yayınlamak için bir süre beklemeyi tercih ettim, anlaşılamaz, ya da olumsuz tepki alacak bir mesaj olduğundan değil, ama bayram ve uzun tatil öncesi dünya coğrafyasının bu yakasında dikkatleri “saf sevgi enerjisinin” ne olduğu konusuna çekmeyi seçtim ( ya da Blog Hamileriyle seçtik). Bu arada bu mesaj sadece o saldırı için değil, diğer bütün ayrımcı, yıkıcı hareketler, savaşlar, konuşmalar, yorumlar ve düşünceler hakkında. Yani saldırıya olan bazı tepkiler de buna dâhildir.

Bu mesajı ileten Konsey’e ve Ron Head’e  çok teşekkür ederiz. (ronahead.com)

Bu dönemde salıverme, arınma, kendinizi tanıma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, potansiyelinizin bütününü gerçekleştirmek üzere Yüksek (Öz) Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı©2016 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2016 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

9 replies »

  1. Hapishanedekilere suçlu değil, suç işleyen denmesi gibi. Ben de bütün bu suçları işleyen kişilerin yüreklerine sevgi merhamet şevkat dolması ve ağına takıldıkları düşünce sistemlerinden özgürleşmeleri için dua ediyorum.

    Liked by 1 kişi

  2. Teşekkürler Mor alev ❤

    Dışarıda gördüklerim,
    benim kafatasımın içindeki görüntülerin , gözüm yardımıyla maddeye dönüşümü olduğu için hiçbirşeyin gerçekliği ve kalıcılığı olmadığını biliyorum.
    Gözümün gördüğü tüm maddeler titreşim halinde benim odağım aracılığımla bir görünüp bir kayboluyorlar.. Gerçeklik yine kafatasımın içinde 🙂 dolayısıyla gördüklerimi yaşadıklarımı duyduklarımı hissettiklerimi bütünüyle iyileştirme ve arındırma görevi sadece kendi kafatasımın içini iyileştirerek mümkün oluyor. Yani kafamın içindeki dünyayı, benden başka kimse asla değiştiremez (komik görünen basit bir açıklama oldu ama olsun 😀 )

    Sevgili Dünya ve tüm zerreler,

    Tüm zamanlarda, tüm boyutlarda, tüm mekanlarda, tüm bedenlerimizde, tüm aldığımız şekillerde, şimdiki bedenlerimizde, şimdiki boyutumuzda , şu an’a kadar
    Benim, kadın atalarımın ve erkek atalarımın
    işledikleri tüm suçları, savaşları, katliamları, soykırımları, idamları ebediyen affet, bizleri bağışla. LÜTFEN AFFET.
    Saf Sevgiye ait olmayan tüm düşüncelerimiz, duygularımız, hislerimiz, eylemlerimiz, davranışlarımız, süptil dahil tüm enerjileri ile birlikte
    Acı yeminlerini, şehitlik yeminlerini, askerlik yeminlerini, topraklara ve ülkeye ebedi bağlılık ve ebedi hizmet yeminlerini, bayrağa ebediyen bağlılık yeminini, komutanlara ve birliğe ebedi bağlılık yeminlerini, şovalyelik-yeniçeri-şehzade-kral-devlet-kanun yeminlerini, savaş ve intikam yeminlerini, açlık yeminlerini, hastalık yeminlerini, bekaret- evlenmeme-ebediyen yalnız kalma yeminlerini, ruhbanlık-tarikat-şeyhe-din liderlerine ebedi bağlılık ve ebedi hizmet yeminlerini, dil-din-ırk-cinsiyet-aşiret yeminlerinin titreşimlerini
    ŞİMDİ, lütfen EBEDİYEN Saf sevgiye dönüştür.
    Değerli Dünya ve tüm zerreler ,
    Benim ve Atalarımızın Saf sevgiye ait olmayan , yaptıkları her şey için senin ebedi bağışlamanı diliyoruz. Arınmamızı lütfen çabucak kolaylaştır.
    Saf sevgiye ait olmayan herşeyi bizden serbest bırak.
    Bize artık hizmet etmeyen, iyi gelmeyen, barışı-huzuru ve dengeyi bozan tüm blokajları,
    Saf sevgiyle aramızdaki engelleri, ebedi ahları-bedduları-yeminlerin titreşimlerini
    ŞİMDİ bizden MOR ALEVLERLE ebediyen kes.
    Sil.Temizle. Arındır.
    Saf sevgiye dönüştür.
    Olmuş olan, Olan ve olacak olan evrenin en yüksek faydasına Saf Sevgiyle olsun. TEŞEKKÜR EDERİZ. SENİ SEVİYORUZ ❤ ❤

    Beğen

  3. Merhabalar,
    bunu kökeni NEDEN? en basta bu sevgi bilinci neden tohumlanmamış, binlerce yıllık ızdırap… Elbetteki o kişiler de ilahi ve onlarınki de can. Yasadıkları ACI, korku kalplerini o derece tıkamış ki bunu yapabiliyorlar. Ama yazıda da geçiyor, ‘dış kontroller’… kim bu dış kontroller? Onlar da ilahi degil mi sonucta, hatta bazı yazılarınızda geçen ‘kötülük peşindeki elçiler, güçler vs’ var. nihayetinde onlar da BIRin parcaları değil mi?

    Beğen

    • Sevgili Bilge, “dış kontroller” diye bir şey geçmiyor yazıda. Kontrol mekanizmasından bahsediliyor. Etrafınıza bir bakın ve bu mekanizmayı çok net bir şekilde görebilirsiniz. En basiti mahalle baskısıdır. “Benim istediğim gibi yaşayacaksın” diyenlerdir. Ya da çocuğu istemediği bir şey yapmasın diye onu olmayan öcüyle korkutandır. Bütün bunların aşırılığa gittiğini düşünün şimdi. Silah ticaretinden, karaborsadan, uyuşturucudan kazandığı milyarları kaybetmek istemeyenleri düşünün… Gücü elinde tutmak için yanlış bilgi verenler, saptırılmış bilgileri yayanlardır. Uzaklara gitmeye gerek yok. Evinizde televizyon vardır sanırım, ama seyretmenizi önermem. 🙂
      Bu kişiler temelde ne istiyor?Sevilmek, rahat etmek, kabul edilmek… Sadece bunu yapma yolları bütünüyle negatif ve o yüzden tatmin olamıyorlar. Kalpleri korku dolu, kendi içlerindeki ışığa ulaşamıyorlar çünkü onun orada olduğuna ihtimal bile vermiyorlar.
      Şimdi, başka ve çok önemli bir konuya gelelim: Benim hiçbir yazımda “kötülük peşinde elçiler var” denmez. Asla böyle bir şey yayınlamadım, yazmadım, parmaklarım keyboard’da ilk defa böyle bir tanımlamayı yazıyor. Bir tarama yapın. Bu blog buna izin vermez. Ben de vermem.
      Büyük harfle sorduğunuz “Neden” sorusunun cevabı çok uzun. Buraya sığmaz ama çok yazdım. Geçmiş yazılarıma bakmanızı öneririm. Sevgilerimle.

      Beğen

      • “Görüyorsunuz değil mi, onlar tüm kişisel güçlerini dış kontrole teslim etmişlerdir. Güç arayışında, kendileri güçsüz olmuşlardır.” bu kosmina soylemistim. kotuluk elcilerinden kasdim ise daha once bahsi gecen illuminati ve bagli olduklari ruhsal platform/ varliklari gibi orgutlenmelerdi…siz kotuluk elcisi ifadesi kullanmamis olabilirsiniz. benim ima ettiklerin bunlardi. hepsi de BIR in parcasi…
        NEDEN sorusu ise su anda cevap vermenizden ziyade bir sitem, bir keske… ve nihayetinde bir umut!
        yazilariniza bayiliyorum, defalarca okumusumdur cogunu amma anca kabim kadar alabilmisim:)

        Beğen

  4. Pardon öğlen yorumumda yazmayı unuttuğum bir şey olduğunu şimdi hatırlayıp paylaşmak istedim Mor Alev.

    Türkiye’de yaşanmış, yaşanan, yaşanacak tüm anların ve Türkiye’nin karmasının tüm zamanlarda tüm mekanlarda tüm boyutlarda tüm bedenlerde tüm zerrelerde Saf Sevgiyle ebediyen şifalanması niyetiyle Tom Hanks’in Cloud Atlas filminden replik paylaşıyorum:

    A: Gerçeği mi istiyorsun?
    B. HIHI
    A: Eski insanlar !
    B: ağğ bu çok saçma! Eski insanlar çok zekiydi. Hastalıklarda uzmandılar. Mucizeler vardı. Gökyüzünde uçuyorlardı.
    A: Doğru! Hepsi doğru ama başka birşey vardı. KALPLERİNDE AÇLIK VARDI. ZEKALARINDAN DAHA GÜÇLÜ BİR AÇLIK!
    B: Açlık mı niçin?
    A: Daha fazlası için….

    Beğen