Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

Dolunay ve Ay Tutulması Terazi’de: Öz-değerimizin yansımaları – Mor Alev Gökyüzü ile Yükseliş Raporu

Flying libraKoç-Terazi tutulmalarının sonuna geldik birlikte, çılgın bir yolculuk oldu. Muhteşem ve bazen de o kadar da hoşumuza gitmeyen sürprizlerle karşılaştık. Bu beşinci tutulmada diğer 4 tutulmada öğrenemediklerimiz karşımıza çıkabilir ve öğrendiklerimiz konusunda da sınav verebiliriz.

Öncelikle Koç-Terazi eksenindeki zıtlığa son bir defa daha bakalım:

Koç Terazi
Ben Diğerleri
Bağımsızlık Dayanışma
Çatışma Diğerlerini mutlu etme
Israr Uzlaşma
Hedefe kilitli İşbirlikçi
Hareket Durağan
İlkel bireysel hayatta kalma dürtüsü Medeni sosyal bağlantılar
Rekabet Paylaşım
Cesaret Güvenlik
Özgün olmak Ana akım olmak
Bir başına İlişkiler
Kararlılık Kararsızlık
Gerçek Klişe

Arkadaşlar, bu listeyi yazarken bile aklımdan öyle çok olay, anı, durum geçti ki… İşte bütün bu zıtlıklar, dengelemek üzere kendimize seçtiğimiz, hayat kontratımıza kolektif olarak yerleştirdiğimiz ve yeni dünyanın yaratımında kullanacağımız dersleri içeriyor. 2014 yılından beri hızlı kurstayız. Her bir maddede orta yolu bulmak üzere kendi çözümlerimizi geliştiriyoruz. Bu zıtlıklar önümüzdeki 6 aya daha damgasını vuracak. Ah o Uranüs-Plüton kare açısı, bütün bu zıtlıkları daha da fark edilir kıldı! Tam bitti derken bu tutulmada yeniden hayat buluyor.

2014 den beri yukarıdaki ikilemlerin hangi noktalarında değişiklik yapmak zorunda kaldığınızı kendi kendinize kontrol etmeniz yardımcı olabilir. Örneğin, belki beğenilmek ve sevilmek için, kendi gerçeğinizi kurban ettiğinizi anladınız. Ya da inatçılığı bırakıp uzlaşmaya gitmeyi seçtiğiniz durumlar oldu. Belki de bencillikten vaz geçip “biz” olunca daha mutlu olduğunuzu buldunuz.

Bu zıtlıklar bizleri kendimizi olduğumuz gibi kabul edip sevmeye, gerçeğe, dürüstlüğe çağırırken, bir toplumda yaşadığımızı ve birlikte ama kendimize özgü olduğumuzda çok daha başarılı olduğumuzu hatırlatıyor.

“İlişkilerimde, ailemde, okulumda, işimde, arkadaş gurubumda ben gerçekten ben miyim? Ben kendimi bütün bu ilişkiler yumağında ve toplumda özgürce ifade edebiliyor muyum? Peki, ben başkalarını oldukları gibi kabul edebiliyor muyum? İnatla bir ya da birkaç konuya saplanıp, uzlaşmadan kaçınıyor muyum? Ben kendimden kaçıyor muyum? Sevilmek için neler yapıyorum? Özveride bulunup sonra da buna içerliyor muyum? Prensiplerim neler? İlişkilerime ve topluma katkılarım neler? Benim değerim ne?”

Dostlar, sınav sorularını burada verdim işte! Bu son sınav en büyük dersleri içerebilir. Özellikle, özel ilişkilerde son yıllarda hem büyük açılımlar, hem de büyük çözülmeler yaşadık. Bu derslerin yansımalarını sadece kendi yaşantımızda değil, bütün dünyada gördük. Birlik içinde kendimize özgü rolümüzü anlamaya çağrıldık. Bu hikâye devam edecek. Biz kendimizi tam olarak bulana ve bütününe olan katkımız en yüksek potansiyeline ulaşana dek…

Ayın Sabian sembolü: “Kamp ateşi çevresinde ruhani birlik içinde oturan gençler”

The Art Of Animation, camp fireKamp ateşleri, çok eskilerden beri önemli kararların alındığı, insanların bir arada yiyeceklerini, bilgilerini, hikâyelerini paylaştığı ve ısındığı ortamlardır. Ateşin çevresinde halka şeklinde otururuz, yani herkes eşittir. “Ruhani birlik” kelimeleri özellikle bu tutulmayla uyum içinde çünkü Venüs, Neptün ve Chiron hala daha Güney Düğümü etrafında Balık’ta bulunuyor. Burada bir denge söz konusu, ruhlar bir, düşünceler paylaşılıyor ve büyük ihtimalle yeni bir hayat, yeni değerler yaratılıyor. “Gençler” vurgusu bu ruhların geleceğe dönük planlar yaptığını ve kararlar aldığını gösteriyor. Dane Rudhyar 360° Sabian Sembolleri kitabında bu sembol için şunları söylüyor: “Eğer yeni bir toplum yaratılacaksa, onu zihinlerinde canlandıranlar, bir ihtimal onun temellerini kurgulayanlar bir araya gelmeli. Ancak eğer merkezde ruhun ateşi yanmıyorsa, bu ateş ilham vermiyorsa toplanmak hiçbir işe yaramaz.”

Kendinizi kendiniz gibi düşünen insanlarla bir arada bulabilirsiniz, bu zamanda büyük toplantılar, geleceğe yön verecek birlikler ve guruplar gerçekliğinize girebilir. Bu tutulma bizi BiR olmaya, birlikteliğe çağırıyor. Yani, Terazi’nin aydınlık özelliklerine ve hedeflerine..

Tam karşıdaki Güneş’in Sabian Sembolü: “İki âşık gözlerden uzak bir patikada yürüyor.”

Patikanın gözlerden uzak olması, âşıkların ihtiyacı olan özel anları sağlıyor. İki âşık ise içinde bulunduğumuz polarite/zıtlık bilincini simgeliyor. Dış dünyanın etkilerinden ve gürültüsünden uzak bir şekilde duygularınızı incelemek isteyebilirsiniz. Kamp ateşi etrafında toplanmadan önce, yukarıdaki soruları kendinize sormak ve sakinlikte cevapları bulma ihtiyacınız olabilir. Ancak, bunu uzatmak sizleri toplumdan ve ilişkilerinizden soyutlayacaktır. Bu zamanda duygularınız ve hisleriniz oldukça yoğun olacak, özellikle tabiata dönmeniz, kendinize kısa aralarla yalnızlık ve sessizlik hediye etmeniz çok faydalı olacaktır. Bu sayede zıtlıklar arasındaki orta yolu bularak, dengeye ve üçüncü boyuttan beşinciye uzanmanız çok daha rahatlıkla gerçekleşebilir.

Merkür, Jüpiter, Mars ve Global Etkiler:

Bu tutulmada Merkür-Güneş birleşmesi enerjiyi birkaç seviye daha da güçlendiriyor. Bu kombinasyon çok ama çok ilginç: Merkür’ün Sabian sembolü “Kolyedeki kabartma portre figürün profili, o kişinin ülkesinin ana hatlarını andırıyor.” Birden bire Merkür bizi kişisel hayatlarımızdan alıp, toplumsal hayatın ortasına atıyor. Ülkeler, o ülkelerde yaşayan halkları yansıtıyor. İçimizdeki fırtınalar dışarıdaki fırtınaları yaratıyor. Öz-değeri yüksek bireyler, öz-değeri yüksek toplumları oluşturuyor. Şimdi, yukarıdaki Koç-Terazi sorularını kolektifin, toplumların kendisine sorması gerekiyor.

Yukarıdaki sembollerin tamamı, kendimizi kolektiften ayrı düşünemeyeceğimizi vurguluyor. Peki, dünya çapında neler oluyor? Neptün, aylardır Balık’ta en güçlü halinde. Balık ve Neptün sınırsızlığı, bütün olmayı, sonsuzluğu işaret eder. Son yıllarda ülke sınırlarının artık neredeyse hiçbir anlam taşımaması tesadüf değil. Olumlu ve olumsuz olayların etkileri bütün dünyada birlikte (ve artık aynı anda!) yaşanıyor. Aynı zamanda Chiron da Güney Düğümü ile birlikte binlerce yıllık yaraların tamamen arınması için çalışıyor. Jüpiter, 18 Mart akşamından beri, “Bir volkanik patlama toz bulutları, lav akıntısı ve yer sarsıntıları getiriyor” sembolünde. Günlerdir hem gerçek patlama ve sarsıntılar yaşıyoruz, hem de kendi duygusal patlamalarımızı. Burada önemli olan gizlenmiş, gözden uzak tutmaya çalıştığımız her şeyin ortaya çıkmasıdır. Chiron’la zıt açıdaki Jüpiter, ortaya çıkmamış yara bırakmıyor. Mars da ateşte, Yay burcunda ve sembolü “Kriket Maçı”. Bir oyun mu oynuyoruz? Üzerimizde bir oyun mu oynanıyor? Bizim rolümüz nedir? Yine yüksek sesle ifade edilen, büyük ihtimalle üzerinde çok düşünülmemiş fikirler, önyargılar ve abartılmış duygusal tepkiler öne çıkıyor. Her şekildeki duygular, bütün bir dünyada yükseliyor. Ülkeler liderlerini değiştirirken kendilerini yansıtıyorlar. Biz sarsıntılara tepki verirken toplumu yansıtıyoruz.

Hedefimiz ise, ruhumuzdaki en derin şefkati bulmamız. Ancak böyle yeniden inşa edilmesi gereken ilişkilere odaklanabiliriz. Ancak en derin şefkatle yıkılmış şehirleri, dağılmış hayatları toparlayabilir, savaşın ve açgözlülüğün yarattığı travmayı dünyadan bir daha geri gelmemek üzere silebiliriz.

Sadece kendi gerçeğimize sadık kalarak, toplumlarımıza, işimize, ailemize ve sevdiklerimize kendimize özgü beceri, bilgi ve deneyimlerle gerçekten katkıda bulunabiliriz. Sadece karşı tarafı dinleyerek onların ne dediğini anlayabiliriz. Sadece kendi ruhumuzu dinleyerek kendi değerimizi bulabiliriz.

Eğer önümüzdeki altı ayı etkileyecek bu tutulma hakkında bir özet istiyorsak, kendi değerimizi bilelim derim dostlar. Kendimizi tanıyalım. İşte bunu becerdiğimizde karşımızdakilerin değerini de anlayacağız. O zaman huzur ve güven kendiliğinden ortaya çıkacak.

Eckhart Tolle’nin sözleriyle:

“Özünüzde siz kimseden aşağı ya da üstün değilsiniz. Gerçek özsaygı/öz-değer ve gerçek alçakgönüllülük bu anlayıştan yükselir. Egonun gözünde özsaygı/öz-değer ve alçak gönüllülük birbiriyle çelişir. Gerçekte bu iki şey aynıdır ve birdir.”

Yarı gölgeli ay tutulması 23 Mart Çarşamba saat 13.49’da zirvede olacak, dolunay ise saat 14.00 de gerçekleşecek. (İstanbul). Gelin kamp ateşinin etrafında buluşalım!

©Mor Alev 2016

Not: Arkadaşlar, sanırım bu tutulma dönemi pek çoğunuzun içinde bir şeyleri tetikledi. Yağmur gibi email yağıyor sizlerden. Hepsini sırayla cevaplayacağım ama biraz zaman alacak. Sabrınızı rica ediyorum.

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, ruhunuzun potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmek, Yüksek Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak, ruhunuzun potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmek ve  ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

3 replies »

  1. Selamlar balık burcunun ani bir emeklilik sonrası anksiyete ve depresyon tanısı kondu. İlaç tedavisi görüyorum.Çok sıkıntıdayım Bu dönemde şifalanmak için ne yapabilirim Teşekkürler

    Beğen

    • Sevgili Meltem, size birkaç şey önereceğim. Öncelikle Yöntemler bölümünde “mutlu ve sağlıklı sabahlar için öneriler” bölümündeki yöntemlerden seçtiklerinizi her sabah uygulayın. Aynı menüdeki ücretsiz melek enerjileri sayfasına gidin, özellikle Michael’la bağ kesmek, Rafael’le şifa çalışması şu anda hemen hemen her gün uygulamanızın yerinde olduğu yöntemler. Ayrıca, depresyon derin arınma ihtiyacından kaynaklanır. Aynı bölümde arınma, salıverme ve saflaşma başlığı altında çok çeşitli yöntem göreceksiniz. Kendinizi her şey için bağışlamanız da büyük şifa getirir. Bunlar enerji ve kalp merkezli çalışmalar. Bunun dışında bedeninizi de hareket ettirmeniz önemli. Kendinizi zorla dışarıya çıkarın. Yürüyün, yürüyün, yürüyün. Tabiata çıkın. Parkta bankta oturmak, bir çiçek ya da kuşları seyretmek, ağaçlara yaslanıp minik bir piknik yapmak bile sizi dengeleyecektir. Sevgi ve şifa dileklerimle.

      Beğen