Evrensel Yasalar

Her Yeni Bir Güne Başlarken, Yaşamın İçine Akın Ve Kendinizi Yaşamı Deneyimlemekten Uzak Tutmayın… – Gillian MacBeth-Louthan aracılığıyla Birlik Konseyi

Unlocking EuphoriaSevgili Mor Alev Dostuna yaptığı çeviri için, Gillian MacBeth-Louthan ve Birlik Konseyine de mesajı ilettikleri çok teşekkürler. İngilizce orijinal mesaj için buraya tıklayın.

Sizler, hücresel ve biyolojik yapınızın yanı sıra, duygusal ve zihinsel bedenlerinizle de çok boyutlu Evrensel Varlıklarsınız. 2014 yılı sizleri, dünyevi bakış açısıyla algıladığınız “zaman, mekân, ışık ve ses” hakkındaki düşüncelerinizin ötesine taşıdı. Bu yıl size, aynı anda var olabileceğiniz dünyalar içinde dünyaları gösterdi. Çünkü gerçek Ruhunuz, sınırlı ve çizgisel boyutlu değildir. Ruhunuz, tüm Dünyalara, tüm Evrenlere ve Işığın tüm parçacıklarına aittir. Siz sadece tek bir Evren değil, birçok Evrenlersiniz.

Işık, sizin kardeşiniz ve Asteroitler (yörüngeleri, çoğunlukla Mars ile Jüpiter gezegenleri arasında kalan gökcisimleri) uzak kuzenlerinizdir. Mevcudiyetinizde var olan her şey, aynı kozmik tencerede pişmiştir. Hepiniz, aynı kozmik çorbadan, aynı soydan geliyorsunuz. Zamanlar arasında, zamanlar içinde, zaman dolaylarında var olan her Varlık, Evren ve çoklu-Evren ifadelerin bir parçasıdır.

Her yeni bir güne başlarken, yaşamın içine akın ve kendinizi yaşamı deneyimlemekten uzak tutmayın. Uzun zamandan beri gerçekliğiniz olarak tanımladığınız ayrımcılık, artık gerçekliğiniz değildir. Çünkü Dünyanız da bu ayrımcılıktan sıyrılarak, kendi paralelizm algısını geride bıraktı. (Paralelizm: Zihin ile bedenin aynı zamanda görev yapmalarına rağmen, aralarında herhangi bir ilişki bulunmayan iki ayrı varlık olduğunu ileri süren düşünce) Ve şimdi de, “kendisinin ne olduğunu bilen” bir kişiyi tarif edercesine, yeni bir deyiş, yeni bir anlayış ve yeni bir taslak oluşturuyor. Oysa sizler hala daha, düşüncelerinizde, günlük yaşantınızda, ilişkilerinizde, umutlarınızda ve hayallerinizde, korkularınız ve gözyaşlarınızda ayrımcılık olgusunu barındırarak, “Ayrımcılığa” domino etkisi yaratıyorsunuz.

Kaynak (Yaratan), bu bakış açısından dolayı Yaşamı yeniden yaratmak için, tüm yeteneğini en uç noktaya kadar genişletti. Lastik bir bandı, hiç koparmadan olabildiğince gerdiğinizi düşünün. Yeryüzü de şu anki yaşam deneyimi içinde, işte böyle bir konumda bulunuyor. O da kendisini, yapabildiğince genişletti ve şimdi de gerilme sancılarını hafifletme ve Işığın daha yüksek bir seviyesine ulaşma çabasıyla, daralmaya başladı. Aslında “genişleme” işlemi, görkemli ve harika bir olay olarak görülür. Ama gerçekte bu işlem, insanlığın bedeninde ve Yeryüzünün kabuğunda, birçok çatlaklar oluşturur.

Şu kısacık hayatınızda, bir şeyleri çekiştirmeyi ya da eşelemeyi bırakmanın zamanıdır. Hep “daha fazlası” için amansız bir takiptesiniz ve kendinizi yoruyorsunuz. Daha fazla para, daha fazla zaman, daha fazla mal! Yeryüzündeki yaratıcılar ve ortak yaratıcılar (insanlar), maddiyatın zirvesine kadar kendilerini genişlettiler (sahip olabilecekleri her şeye ulaştılar). Ama artık tüm canlılar, kendilerini ruhsal olarak geliştirmek ve iyileştirmek amacıyla, küçülüyorlar (maddiyattan uzaklaşıyor, özüne dönüyorlar.)

Bu yeni Boyut da, kendisini olabildiğince genişletti. Daralmaya başladığında, siz de kendinizi Işık küreleri içinde bulacaksınız. Bu bir, “niyetinizi anında oluşturma” kapısıdır. Yeni Boyutta, orijinal saf halinize yakın bir şekilde hareket edeceksiniz. Bu saf halinizin gücü, karakteri, bilgisi ve anılarıyla olgunlaşacaksınız. Ruhsal olarak gelişmek için yeterince küçüldüyseniz (maddiyat ve dünyevi düşünce tarzından uzaklaştıysanız), o zaman bir sonraki Işık seviyesine yönlendirileceksiniz. Maalesef henüz bireysel olarak küçülüyorsunuz, toplumsal olarak değil.

Evet, Sevgililer! Bu olay sizi, sanki “küçülüyormuşsunuz” gibi hissettirecek. Sanki zamanın içerisinde geriye gidiyormuşsunuz gibi hissedeceksiniz. Kendi merkezinize, yani çıkış noktanıza doğru geri gittikçe, bedeniniz de ağırlaşacak. Hatta etrafınızdaki her şey özelliğini yitirecek. Ve sizler, işte o saflık noktasından itibaren, gelişeceksiniz. “Hayat balonu” daha fazla şişirilemez. Çünkü artık dikişlerinden patlayacaktır. Balon sönmeye başladığında, yani siz küçülmeye başladığınızda önce biraz yük atacaksınız ve bekleyeceksiniz ama zaman ilerler, zaman kimseyi beklemez. Sonra, malzemelere duyduğunuz ihtiyaç duygusundan feragat edeceksiniz ve sonra da gereksiz korkularınızı bırakacaksınız. Küçülme eyleminde düşünceler, şeffaftır. Beklentiler daha kalın, bilgiler daha derin ve hatıralar daha nettir.

Önce, ucu bucağı idrak edilemeyecek kadar genişleyen bir Evren hayal edin. Ne şekli, ne de sonu var. Şimdi de daralan ve ucu gitgide size doğru yaklaşan bir Evren düşünün. Bu genişleme ve daralma örneğinde görüleceği gibi, her şey zamanla tekrar eski formuna döner.

İnsanlar bu yaz, birbirlerinin gerçekte kim olduklarını görecekler. Gerçeklerden kaçamayacaklar. Sanki Dünyadaki her aynanın, sizin gerçek ışıltılı güzelliğinizi yansıttığını hayal edin. Yani benim sevgili Işık çocuklarım, bu durum gerçekleşmek üzere. Dünya’nızın aynalarına ve pencerelerine yansıyan Işık, Varlığınızın gerçek Işığını size geri yansıtacak. Varlığınızın hücresel yapısının, günden güne değiştiğini göreceksiniz. Cildiniz, saçlarınız hatta beklentileriniz bile sürekli dönüşüyor ve şeffaflaşıyor. Bir düşünce ile o düşüncenin mesaj olarak bedene ulaştığı süreç arasında, bir duraklama anı vardır. Beden, geçmişten gelen programlarla çalışır. Ona, yıllar önce verdiğiniz talimatları içinde tutar. Ama artık, düşünce ve bedenin onu algılaması arasındaki süreç kısalıyor. “Geriye dönüş” sözleşmenizin ne kadar çok farkına varırsanız, bedeniniz de o kadar çok, yüksek zihninizin talimatlarını dinleyecektir. Bedeniniz, bir resim kadar mükemmel olmayacaktır. Ancak, düşüncelerinize ve ihtiyaçlarınıza uygun bir yapıda olacaktır. Bir heykeltıraş gibi tıraşladığınız bedeninizden, memnun kalacaksınız. Zira  “heykeltıraşlığı” en iyi şekilde açıklayan olay; Zihindeki niyetin net bir şekilde oluşturulması ve hiç zaman kaybetmeden, beden tarafından algılanmasıdır. Sizler, kendi Işık huzmelerinizi şekillendirdikçe, aynı bir kutlama ya da törende sergilenen harika bir buz heykeli gibi,  saf ve şeffaf oluyorsunuz.

Bizler, Birlik Konseyiyiz. “Ruhsal olarak gelişmişliğe, dönüş” yaptığınız için, her şey sizin adınıza değişim ve dönüşüme uğruyor. Aslında bu sizin yaptığınız bir şey değildir. Ya da size yapılan bir şey değildir. Bu sizin özünüz olan bir şeydir. Sizin doğuştan hakkınızdır. Sizin kaderinizdir. Şimdilik sizleri, bu düşünce ve anlayış kalıplarıyla baş başa bırakıyoruz. Her biriniz, evrimsel anlayışlar içine dev adımlar attınız. Sadece Sevgi, Zarafet, Barış ve Sevince odaklanın. Ve sonra da hepsi sizin olacaktır. Bu mesajı vermek için geldiğimiz ilk An’a nazaran, şimdi çok daha güzelleşen Işığınızla, sizlerden ayrılıyoruz.

Telif Hakkı©2014 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir
Copyright © 2014 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/