Meleklerle Sohbet

Melekler: Sevgi – Nefret İlişkileri

Ford Smith - Driftwood Couple PaintingSevgili Dostlarımız, Sizleri çok seviyoruz.

Yeryüzünüzde sevgi-nefret ilişkilerini çözüme ulaştırmanın zamanı geldi. Siz gerçekte herkesi seviyorsunuz! Siz gerçekte her şeyi seviyorsunuz! Ve bu bağlamda “siz” dediğimizde, ruhunuzu kastediyoruz. Siz sevginin ta kendisisiniz.

İşte burada insan ırkının çoğunluğu için karmaşık bir nokta vardır. Ruhunuz her şeyi sever çünkü ruhunuz her şeyin ve herkesin İlahi olanın tebdili kıyafetli hali olduğunu bilir. Ancak, bu dünyaya oldukça farklı kişilikler, ayrı tercihler, belli zevklerle geldiniz.

Yani ruhunuz herkesi ve her şeyi severken, sizin için her şeyden ve herkesten hoşlanmamak, herkesi ve her şeyi beğenmemek kesinlikle sorun yaratmaz.

Bu çoğunluk için zor bir kavramdır. Siz sevgiyi sıcak, yumuş yumuş, “iyi” bir his olarak düşünmeye şartlandırıldınız.

Halbuki çoğunun adına sevgi dediği şey gerçekte, birisinin veya bir şeyin yaptıklarıyla sizi ne kadar iyi hissettirdiğidir.

İşte bu yüzden bir işe veya bir kişiye âşık olduğunuz gibi sonra aynı kolaylıkla o aşkı artık hissetmeyebilirsiniz. İşi/kişiyi sizi iyi hissettirdiği sürece seversiniz. Ve iyi hissettirmediklerinde – kendi iç acınızı veya değersizliğinizi tetiklediklerinde – onu sevmezsiniz. Bu çok çabuk olabilir veya çoğunlukla, yıllarca elinizden geldiğince orijinal “iyi hislere” dönmeye çalıştıktan sonra gerçekleşir.

Buna rağmen sizi temin ederiz, iyi hissetme hakkınız içinizdedir ve sadece sizin içinizdedir. Başka kimsenin sizi iyi ya da kötü “hissettirme” otoritesi yoktur. Onlar iyi ya da kötü hissetmenizi daha kolay ya da daha zor yapabilirler ama elbette düşüncelerinizin yönetimi sizdedir ve düşünceler de size duyguları verir.

Daha çok sevgi gibi hissettiren düşünceleri seçmeniz, kendinize iyilik yapmanızdır.

Eğer birisi ayağınıza basarsa “Ayy! Seni sakar budala! Nereye bakıyordun? Canımı acıttın!” diyebilirsiniz veya “Ayy! Seni severim ama aman tanrım, bir daha lütfen daha dikkatli ol!” Bir düşünce kötü hissettirir, diğeri iyi. Ayak parmağınız zaten zonkluyor… en azından onun daha çabuk şifalanmasına izin verecek sevecen bir düşünce seçebilirsiniz.

Eğer sevdiğiniz bir kişi size ihanet ediyorsa, “Seni yalancı! Seni iki yüzlü! Seni hain! Senden nefret ediyorum! Ne hakla bunu yaparsın! Beni paramparça yaptın!” diyebilirsiniz veya “Ruhunu gerçekten seviyorum ve biliyorum, öyle yaralı, öyle güvensiz olmalısın ki bana ihanet ettin. Keşke bunu yapmadan önce benimle derin bir konuşma yapacak kadar rahat olsaydın ve kendi seçimlerinin sorumluluğunu üzerine alsaydın. Arkamdan iş çevirmek ve kendi güvenilirliğini böyle baltalamak zorunda kalacak kadar anlaşmazlıktan korkmak felaket bir his olmalı. Ama ben biliyorum sen kendine göre elinden gelenin en iyisini yaptın. Ancak ben kendimi seviyorum, kendime saygı duyuyorum ve ben böyle bir davranışı hayatımda istemiyorum. Ya bunu benimle çöz ya da kendi yoluna huzurla git.” Bir düşünce dizisinin verdiği his berbat. Diğeri ise sevecen, barışçıl ve buna rağmen üzüntülü.

“Hoşlanmadığınızda/beğenmediğinizde” bile sevmenin yolu, her ruhun kendi ışığını ve gerçeğini keşfetme yolculuğunda olduğunu içselleştirmekten geçer. Her ruh kendi yaralarına, kendi zorluklarına ve kör noktalarına sahip. Her ruh her anda elinden gelenin en iyisini yapıyor.

  • Her ruhta dışarıya çıkmaya çalışan sevgi ve ışığı tanıyın, fakat onlardan hoşlanıp hoşlanmadığınız konusunda kendinize dürüst olun.
  • Herkesin yolculuğuna ve istedikleri gibi gelişme haklarına saygı gösterin. Aynı şekilde kendi yolculuğunuz ve istediğiniz gibi gelişim hakkınıza da saygı duyun.
  • Diğerlerinin istedikleri gibi yaşamalarına izin verin. Ve kendinize de seçtiğiniz gibi yaşama hakkı verin. Her biriniz kendinizi ruhunuzun bütünlüğüne sevgiyle bağlansanız, benzer düşünceli insanların bir araya geldiği toplumlar yaratırsınız!

Sevmeyi seçmek, ruhsal olgunluk ister. İnsanların sizin istediğiniz gibi olmalarını arzulamayı bırakmalısınız. İstediğiniz kişi gibi olmadıkları için başkalarına öfkelenmeyi bırakmalısınız. İçinizdeki ışığı onurlandırmayı seçmelisiniz… istediğiniz gibi olmadığınızda bile.

Hayatta yol alırken, şunu söyleyin kendinize; “Diğerleri oldukları kişiler. Hayat da olduğu gibi. Ben olduğum kişiyim. Peki, şimdi ne olacak? Andaki şartları da göz önüne alırsak, yapabileceğim en büyük öz-sevgi dolu şey nedir? Bir başkasının içindeki ışığa odaklanarak ve zarifçe diyaloğa girebilir miyim ya da eğer bu iletişim benimle eş-titreşimde değilse durumu terk edebilir miyim?”

Hayat kolaylaştırdığında sevmek de çok kolaylaşır. Ancak, kişiliklerini ya da davranışlarını beğenmediğinizde bile bir başkasının içindeki sevgiyi sevebilirseniz, kendinizi özgürleştirirsiniz.

Bunu çoktan çeşitli şekillerde yapıyorsunuz. Yaramazlık yapan bir çocuğu sevebiliyorsunuz, davranışlarını beğenmeseniz de, çünkü gerçekte kim ve ne olduklarını görüyorsunuz. Ortalığı batırsalar da kedinizi ya da köpeğinizi seviyorsunuz, çünkü içlerinde yaşayan sevginin saflığını biliyorsunuz. Onarım ihtiyacındaki dökük bir evi sevebiliyorsunuz çünkü açığa çıkmak isteyen ışık ve güzelliği görebiliyorsunuz.

Peki, ya pek de sevecen hissetmediğiniz o insanlar sadece sevdiğiniz ama ortalığı batıran evcil hayvanlarınız, yaramazlık yapan çocuklar, onarım ihtiyacındaki evler gibiyseler ve sadece sizin canınız şimdi onlarla uğraşmayı istemiyorsa? İçlerindeki gerçeğe odaklanabilir misiniz? Ve o gerçeği sevebilir misiniz? Onlardan hoşlanmasanız bile, sağlıklı sınırlar koymanız gerekse bile, hatta onları terk etmek zorunda kalsanız bile?

Bu, alıştırma ister ve eski düşünce alışkanlıklarını değiştirmeye karar vermenizi gerektirir. Fakat eğer kararlıysanız, bunu isterseniz, ruhunuzu büyük bir yükten kurtarırsınız ve kendinizi özgür bırakırsınız. Kendinize hayatı huzurla ve sevgiyle deneyimleme izni vermiş olursunuz… dünyanın geri kalanı ne yaparsa yapsın!

Sizleri çok seviyoruz.

Melekler

Ann Albers’a ve Meleklere  bu mesaj için çok teşekkürler. (www.VisionsofHeaven.com) 


Bu dönemde ruhunuzun potansiyelini bütünüyle anlamak, hayata nasıl geçirebileceğinizi öğrenmek, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

2019’da YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın veya moralev@outlook.com adresine yazın.


Telif Hakkı© 2019 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2019 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

17 replies »

  1. Ne kadar özel ve derin anlamlar içeren bir yazı. Bu cümlelerin anlamlarını bilincimden algılamaya ve bu saf sevgiye geçmeye niyet ediyorum. Kendi dengemde, kendi sınırlarımı koruyarak ve sevginin saf ve koşulsuz hali ile var olmayı öğrenmeye niyet ediyorum. Çok teşekkürler, iyi ki varsınız

    Liked by 4 people

  2. Yüce Allahım sevgili meleklerim tam sıanda bilemediklerimi bilmeye deyiştiremediklerimi deyiştirmeye kendi özüm olan ben olmaya biz olmaya niyet ediyorum sizleri çok seviyorum moralev sonsuz tesekur ederim iyiki varsınız sevgilerimle

    Liked by 2 people

  3. Teşekkürler,size ve özellikle Ann Albers’e. Ne zaman onun kanallığından gelen bir yazı olsa çok doyuyorum, Işığıma sahip çıkmamı kolaylaştırıyorsunuz.

    Liked by 2 people

  4. Müthiş bir yazı. Daha bu sabah düşündüğüm şey 1-2 saat sonra karşıma yazıya dökülmüş biçimde geliyor çok güzel .. yazıyı okuyunca müthiş mutlu oldum.

    Liked by 2 people

  5. Harika zamanlama harika bir mesaj. Bu ara önüme çıkan Şiddetsiz İletişim adında bir kitabın yazdıkları ile ilgilenirken hemen hemen aynı noktalara dayanan bir yazınızı okumak bana doğru yolda olduğum hissini verdi. Sanırım gerçekten sorumluluk alma ve yolunda gitmeyen ilişkilerde farklı davranma zamanı geldi. Sonu bitiş yada devam olsa dahi bunu zarif ve şükran ile yapabilmenin yolları olmalıyı düşündüren kitap bu yazıyla daha da anlam kazandı bende. Teşekkür ederim emeğiniz için ,aktarımınız için Mor Alev.

    Liked by 2 people

  6. Bu bilgileri paylaştığınız için ve hatırlattığınız için binlerce teşekkürler, çoğalarak, ve çoğaltarak saf sevgiyi uygululamaya kararlıyım…..

    Liked by 3 people

  7. Bu zerafet, içtenlik dolu, kalbime iyi gelen şeffaf anlatımı sevgiyle kucaklıyorum 🙏
    İnsan olmanın tanımı yeniden yapılsa bu cümleler mutlaka kullanılmalı🙏
    Hayvanları ve çocukları incitenlere karşı çalışıyorum. Bu anlamda ayrıca teşekkürler🙏
    Ann Albers, Melekler ve Mor Alev Şükran ve sevgimle❤️

    Liked by 2 people

  8. Bu değerli bilgileri paylaştığınız için teşekkür ederim. Ben de sevgi ile kabul ediyorum ve en içten şekilde bunları uygulayarak etrafımla paylaşmayı diliyorum 🙏🏻

    Liked by 2 people

  9. Ne zaman ruhum sıkışsa, daralsa, zihnim susmasa kendimi burada en son yazılmış yazıyı okurken buluyorum. Sakinleşiyorum, cevaplarımı alıyorum. Tüm içtenliğimle aracı olduğunuz için teşekkür ederim. Sevgiler.

    Liked by 2 people

  10. hep mi tam ihtiyaç olduğu zamanda tüm düşünce ve sorulara net net cevap gelir … enteresan !! gerçekten artık açıp okuduğumda ruhumla konuşulduğunu hissetmeye alıştım.. teşekkürler ve sevgiler Mor Alev ❤

    Liked by 2 people

  11. Çok önceden kalbimde bildiğim ama uyum sağlayabilmek için yok saydığım gerçekler nihayet realiteyle bütünleşebiliyor… Karar alma ve uygulama insiyatifimi olumlu yönde kullanıyorum; pragmatik olabilir ama diğer alternatif artık yetti 🙂

    Liked by 2 people

  12. Oldukça nokta atışı yapan durumu çok güzel özetleyen bir mesaj ve yazı. Ancak o kadar karışık ki, anlıyorum iki yönlü de yazıp ifade etmeye çalıştınız ama bu yazıda içerideki ışığa odaklanıp biraz çalışmayla sevgiyi mi sevmeliyiz. Yoksa kendimizi özgürmi bırakmalıyız. Bu benim için çok durum niteliği taşıyan bir yazı olsada. Kafamı karıştıran çelişkili kısımlar var. Teşekkürler (:

    Liked by 1 kişi

Lütfen yorumlarınızı ve sorularınızı buraya yazın. Elimden gelen en kısa zamanda size cevap vermeye çalışacağım.Teşekkürler

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.