Düşünceler

Otizm ne bir engel ne de bir özürlü olma durumudur – John Smallman

quiet contemplationArkadaşlar, bu hafta sonu hafif olalım dedik ama henüz hiç kapsamadığımız çok önemli konular var. Hepsine yetişmemiz mümkün olmayabilir ancak Otizm, Asperger sendromu ve ADHD (dikkat eksikliği ve hiperaktiflik bozukluğu) özellikle gelmekte olan yeni dünyamız ile ilgili çok şey söylüyor ve bu konudan dolayı çok acı çeken, hazırlıksız yakalanan sayısız ebeveyn ve çocuklarımız var. Bu çocuklara kristal ya da gökkuşağı çocuklar dendiğini biliyoruz, bir takım tanımlar ve tarifler yıllardır ortada geziniyor ancak bunların dışında çok fazla bilgimiz yok. Onun için John Smallman’ın İsa’dan ilettiği bu mesaj büyük önem taşıyor. Konu beni ilgilendirmiyor demeyin, bir göz atın bu mesaja, çünkü her zamanki gibi en sonunda bizim kim olduğumuza ve evrensel gerçeklere dayanıyor. (Orijinal İngilizcesini bu bağlantıdan okuyabilirsiniz.)

Ayrıca otistik, asperger sendromlu veya ADHD çocuklarla deneyimli ve yardım edebilecek olan ışık işçileri, lütfen deneyiminizin ne olduğunu da ekleyerek bana yazarsanız çok sevinirim (moralev@outlook.com). Çok sevdiğim bir başka okuyucumun bu konuda olabilecek her türlü yardıma ihtiyacı var. Şimdiden teşekkür ederim.

Otizm ne bir engel ne de bir özürlü olma durumudur; bu çok güçlü zihinsel yeteneklerin uyanışının bir işareti ve yoğun teşvike ve yüreklendirmeye ihtiyacı olan bir yetenek ve hediyedir. O uyanış başladığında, beyin aşırı hızda ve yoğunlukta çalışmaya başlar ve içeride olanlar çocuğun büyülenmiş bir şekilde dikkatini çeker; bu sırada da çocuğun şimdiye kadar geliştirdiği fiziksel beceriler bir kenara itilir.

Çocuğun geliştirmekte olduğu temel beceriler artık ilginç değildir; sıkıcıdır ve sonsuz yaratıcılıktaki iç dünya gitgide hızlanarak genişledikçe temel beceriler terkedilir. Çocuk dışarıya kapanmıyordur ancak zekâ olarak öyle mucizevi bir hızda gelişmektedir ki bu gelişim temel motor ve sosyal becerilerin normal gelişimine hiç zaman tanımamaktadır.

Eğer bu tanınırsa ve çocuğun hevesle ve özgürce iç dünyasını geliştirmesine izin verilirse, temel becerileri daha sonra geliştirmeye başlar; büyük olasılıkla bunun başlaması yavaş olacaktır çünkü iç dünyaları çoğu küçük çocuğun sıradan aktivitelerine nazaran çok daha ilginç ve heyecan vericidir. Hatırlayın, deneyimlediğiniz dünya bir illüzyondur ve gerçek içinizde yatar.

Çocuk bazı temel yeteneklerin – okumak, yazmak, konuşmak ve sosyalleşmek – kendisi dışındaki dünya ile iletişime geçmek için gerekli olduğunun farkına vardıkça bunlara yeterince dikkat verecektir. Ve bu becerileri çok çabuk kazanacaktır çünkü o kadar büyüleyici buldukları şeyleri diğerleriyle iletişime girerek paylaşmak isteyecektir. Otistik çocuğun keşfettiği devasa iç dünya sınırları olmayan bir bağlantılar dünyasıdır. Her insanın giriş kartı olan ve herkesin sürekli olarak etkilediği kolektif bilinç dünyasıdır bu. Sadece çoğu insan bu kolektif bilince olan bağlarını, ona olan etkilerini ve onun üzerlerindeki etkilerin farkında değildir.

Genel olarak anlaşıldığı ve kabul edildiği gibi insanlık tarih öncesi zamanlardan beri evrimleşmektedir. Ancak bu evrimleşme genellikle bilinçsizce olan bir şey, şans eseri veya şartlar değiştikçe ve hayatta kalma ihtiyacının getirdiği yeni yetenekler olarak düşünülür. Ve evrimleşme önümüzdeki sonsuz zaman süresince de eskiden olduğu gibi bilinçsizce sürecektir – eğer siz bunun farkında olmamayı seçerseniz. Ama hepinizin bilinçli olarak evrimleşme yeteneği vardır  ve bunun yolunu size otistik çocuklar gösteriyor.

Siz sürekli neşe ve keyif deneyimlemekte özgür olarak sevgi içinde yaratıldınız ve pek çoğunuzun artık gördüğü gibi neşe içindeyseniz her şey çok daha kolay ve serbestçe gelişiyor. Tarih öncesinden beri çeşitli kültürleriniz geliştikçe davranış kaideleri geliştirdiler, bunlar insanların uyması gereken kurallara ve kısıtlamalara dönüştü ve böylece hayranlık uyandırıcı yaratıcı yeteneklerinizi cesaretlendirecek ve geliştirecek neşe ve özgürlüğünüzü boğdular.

Tüm dünyada gördüğünüz gibi bu yararsız ve bazen de son derece zarar veren kısıtlamalar terk ediliyorlar çünkü kolektif bilinç bir defa daha özgür olma kararını verdi. Kültürlerinizin, dinlerinizin, toplumlarınızın ve çeşitli diğer organizasyonlarınızın size benimsettiği sınırlamalar, yasaklar ve kanunları sorgusuz sualsiz kabul ederek büyüyenleriniz için bu durum çok rahatsız edici, tehditkâr ve hatta dehşet verici. İşte bu da her gün içinizdeki sessiz yere gidip size ve genel olarak insanlığa hiçbir yararı olmayan sınırlayıcı inanç ve davranışları salıvermek için bir başka nedendir.

Toplumun sizden beklediği gibi kartondan kesilmiş bir figür olmaya çalışmak yerine “zorundayım” ları ve “yapmamalıyım” ları salıvererek kendiniz olma özgürlüğünün hayatınıza girmesine izin verirsiniz. Tek tek her biriniz sahip çıkmaya ve ilerletmeye her türlü hakkınız olan kendi şahsi yaratıcı yeteneklerle doğdunuz. Başkaları tarafından oluşturulmuş kalıplara sığmaya çalışmak hem fiziksel hem de ruhsal sağlığınıza zararlıdır.

İnsan potansiyeliniz sınırsız ve her gün yeni zihinsel ve fiziksel yetenekler keşfedildikçe, geliştirildikçe, herkese ilan edildikçe bu sınırsız potansiyel çok daha görünür oluyor. Siz sınırlama ve kısıtlamaları deneyimlemeyi seçmiş, tamamen engin sevgi ve saf enerji varlıklarısınız. O deneyimlerin zamanı artık sona erdi. Aranızda pek çokları içinizde vücut bulan benzersiz potansiyeli kullanmak ve keyfini çıkarmak için o tavırları ve sınırlandırılma hissini eliyor.

Diğerlerinin kendi potansiyellerinin serpilip büyümesine izin verdiğini görmek, bunu yapmaya tam olarak hazır olmadığını hissedenleri cesaretlendiriyor. Dünyada kendini sağlamca ve tüm gücüyle yerleştiren Yeni Çağ sarmalandığınız geliştirilmiş bir atmosfer gibi sizi dışarıya çağırıyor ve etrafınızdaki dünyaya yeni gözlerle bakmaya sizi teşvik ediyor ki böylece sadece onlarla oynasanız bile kelimelere sığmayacak mutluluklar getirebilen, her zaman var olan ama göremediğiniz muhteşem olasılıkları görebilesiniz. Her yerde genç insanlar ufuklarını genişletirken ve herkesin yararına olacak yeni fikirler üretirken bunun örneklerini görüyorsunuz.

Otizm bir uyandırma zilidir – beklenen ya da istenen şekilde gelişmeyenlerin, kalıplara sığmayanların hasta, arızalı ya da tedaviye ihtiyacı olduğu düşüncesindekiler için bir uyandırma zilidir. Her insan kendine hastır ve onurlandırılması gereken kendine has yetenekleri ve ihtiyaçları vardır. Eksik ve yanlış düşünülmüş yasakları herhangi birine zorla uygulamaya çalışmak ya da gelişme yollarının nasıl olacağına karar vermek o kişiyi onurlandırmaz. Yetişkinler onlara emanet edilen küçüklerin ve gençlerin isteklerine ve ihtiyaçlarına, yetenekleri doğrultusunda, onlara neşe ve keyif verecek şekilde, güvenli ve sevecen bir ortam vererek cevap vermek ihtiyacındalar.

Neşe ve keyif sizin hakkınız. Eğer neşe ve keyif deneyimliyorsanız kendi yolunuzdasınızdır; eğer sıkılıyorsanız, renksizseniz ya da depresyondaysanız o zaman uygun olmayan bir yola sapmışsınızdır. Adımlarınızı geriye doğru takip edip neşenin zayıfladığı ya da kaybolduğu noktaya gidin ve yeniden neşenin ateşini yakmak için gerekli adımları atın. Sıklıkla yapmanız gereken değişiklikleri görmek kolaydır; ama bu değişiklikler size genelde “yapılmamalı” gibi gelir. O kısıtlamayı sorgulayın, eğer size geçersiz geliyorsa, kısıtlamayı ortadan kaldırın ve onunla giden özgürlük ve neşeyi geri kazanın. Neşe ve keyif sizi Gerçeğe, eve doğru yönlendirir ve bununla birlikte size sunulan her şeye.

Sizi seven kardeşiniz İsa.

Mor Alev tarafından tercüme edilmiştir. John Smallman telif hakkı geçerlidir.
Telif Hakkı©2013 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.wordpress.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2013 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.wordpress.com/

5 replies »

  1. Adımlarınızı geriye doğru takip edip neşenin zayıfladığı ya da kaybolduğu noktaya gidin ve yeniden neşenin ateşini yakmak için gerekli adımları atın. O noktayı bir bulabilsek o kadar uzun zaman oldu ki özelliklede benim gibi engelli arkadaşlarım bu noktayı hiç göremediğimiz oldu nerden başlamalı nasıl yapmalı meleklerin sesini nasıl duymalı bilemiyoruz bu arada güzel bir site emeğinize saglık

    Beğen

    • Sevgili İlkay, aslında ben hiçbir engeli yada özürü, engelli olma durumu olarak görmüyorum. Biz bu dünyaya gelmeden önce amaçlarımız için mükemmel olan vücutları seçtik. En güçlülerimiz, en yücelerimiz en zor görevleri üstlendiler. Buna siz de dahilsiniz. Siz hepimizden çok daha güçlü bir varlıksınız. Blogda meleklerle irtibata geçmek, onları hissedebilmek için pek çok yazı var. Meditasyona başlar ve o yazılardaki tavsiyelerden sizin aklınıza yatanlarını uygularsanız yavaş yavaş iletişiminiz başlayacaktır. Sevgiler, Mor Alev

      Beğen

  2. Evet son yıllarda bende gerçekten özel bir görevim oldugunu düşünüyorum ama yaşam amacımı bulmak konusunda bi türlü net olamadım bu konuda ne önerirsiniz bunu buldugumda daha neşeli daha huzurlu olacagımı hissediyorum ve benimle aynı durumda olan arkadaşlarımada belki biraz örnek olabilirim diye düşünüyorum sanki üzerimde atmam gereken bir agırlık var gibi hissediyorm

    Beğen

    • Sevgili İlkay,
      Öncelik kendinize iyi bakmak, kendinizi rahatlatmak ve mutlu etmek. Ancak ondan sonra başkalarına yardımımız olur, başkalarına örnek oluruz. Dikkatinizi canınızı sıkan şeylerden sizi daha rahat ve mutlu hissettiren şeylere çevirmeye çalışın. Ufak tefek şeyler de olabilir bunlar, önemli olan enerjinizi yükseltmek. İnternette kedi videoları neden rekor kırıyor zannediyorsunuz? İçinizde sevgi, rahatlama ve biraz sevinç hissettiğinizde o duygulara takılın. Pozitif pozitifi çeker, ondan sonra başka minik güzel bir olay size gelecektir, sonra bir başkası… Bu zincirleme büyüyerek devam eder. En önemlisi yeniden negatife kapılıp frekansı düşürmemek. Bunu bir süre deneyin, sonra ikinci aşamaya geçin. İyi ruh halindeyken size eskiden daha zor gelen şeyler daha az zor görünür, daha önce yapmadığınız birşeyler deneyin. Bakın bakalım, içinizde bir başarı ve mutluluk hissediyor musunuz? Eğer tam olarak mutlu olmadıysanız, bir başka yeni şey deneyin. kendinize olan güveniniz artacak, hayata biraz daha değişik bakmaya başlayacaksınız. Size en uygun şey ya da şeyleri bulana kadar deneyin. Mutluluğun büyük olaylardan geldiğini sanırız ama aslında küçük detaylar ve şükran duygusudur bize neşe ve keyif katan. Bunların hepsi bebek adımları ile yapılmalı, yani ufak ve yavaş olmalı. Büyük amaçları sonraya bırakın. Sonra birden bire daha başka şeyler olmaya başlar. O büyük amaçlar bu arada şekillenmeye ve detaylanmaya başlar, yeni fırsatlar ve fikirler belirir. Bir de bakmışsınız o yavaş ve minik adımları atarken aslında hayatınızda bir devrim yaratmışsınız. Arkadaşlarınız, aileniz yüzünüzdeki yeni rahat ve sevecen ifadeyi görmeye başlar. Siz de en güzel böyle örnek olursunuz.
      Sevgilerimle, Mor Alev

      Beğen

      • Cevap verdiğiniz için çok teşekkür ederim hemen denemeye başlıyorum böyle bilgi sahibi biriyle sohbet etmeye ihtiyacım vardı

        Beğen