Mor Alev Gökyüzü İle Yükseliş Raporu
Okumak yerine dinlemek isterseniz, yazının hemen altındaki podcast bağlantısına tıklayın.
Dolunaylar, önceki bir niyetin ya da bilinçli veya bilinçsiz yaratım sürecinin doruk noktası ya da bütüne ulaşma zamanlarıdır. Aydınlatır ve açığa çıkarırlar. Bize bir durumu başka bir açıdan gösterebilirler ve bu, olaylara yaklaşımımızı tamamen değiştirebilir.
30 Haziran sabaha karşı saat 02:56’da gerçekleşen bu Oğlak dolunayı, şu yukarıda özetlediğim ve önemli bulduğumuz normal bir dolunaydan çok daha fazlasını sunuyor, sadece Satürn ve Neptün’le yaptığı gergin açılarla değil, çevresindeki yoğun hareketlilik de bu haftayı unutulmaz kılıyor.
Dolayısıyla, dostlar, bu haftanın enerjisini bir dakikalık özete sığdırmanın imkanı yok. Haftanın Enerjisi paylaşımı yerine bu dolunayı konuşacağız ve hafta bitmeden Temmuz’un tarih yazacak enerjisini inceleyeceğimiz Kozmik Hava Durumu gelecek. Ama elbette bu hafta ve bu dolunay için olumlama ve uygulama önerilerim olacak.
Öncelikle, gelin bu dolunayın bütününü bir ustadan dinleyelim ardından önemli bulduğum iki hareketi ve etkilerini ileteceğim. Kathy Biehl empowermentunlimited.net’de diyor ki;
Büyük bir seferberlik ve değişimin eşiğindeyiz. Bu sürece girmeden önce, Oğlak dolunayı temellerimiz, kurumlarımız ve hedeflerimiz hakkında bir durum raporu sunuyor.
Bunlar bize ne kadar destek oluyor? Ne kadar sürdürülebilirler? En önemlisi, bizi nasıl hissettiriyorlar? Harcadığımız çabaya değdiler mi?
Bu soruların zamanlaması tesadüf değil. Bu, dikkat ve enerjiniz yeniye doğru uçup gitmeden önce, şu anda ayaklarınızın altındaki mecazi zeminin durumuna yakından dikkat etmeniz için bir davet – dürüst olmak gerekirse, bir zorunluluk.
Dolunayın soruları aciliyetle yankılanıyor. Gökyüzü şimdiden Temmuz ayında gerçekleşecek ve gerçekliği değiştirecek devasa dış gezegen bağlantılarına zemin hazırlıyor. Bu bağlantıda üçgenler, altmışlık açılar ve bir zıtlık, Jüpiter, Uranüs, Neptün ve Plüton’u birbirine bağlayacak.
Bu konfigürasyona giden yol, birkaç dikkat çekici şekilde bu dolunayın içine işlenmiş durumda.
İlk olarak, bu dolunay hem kilit bir oyuncu olan Neptün’e hem de ayın burcunun yöneticisi Satürn’e baskı uyguluyor. Güneş ve ay ikisine de baskı yapmasaydı, bu ikili bir kavuşum oluşturmak için birbirinden biraz uzak kalırdı, ancak işlevsel olarak aynı etkiyi yaratıyorlar. Güneş ve ay, Neptün ve Satürn’e kare açı yapıyor ve T-kare konfigürasyonunun “bir şeylerin değişmesi zorunlu” diyen dinamik yapısını yaratıyor.
Bu etki, Şubat sonuna doğru gerçekleşen ve hayal gücü ile ilhamı, ham yaşam gücü ve yaratıcılıkla birleştirerek fiziksel forma dönüştüren Neptün-Satürn birleşmesinin potansiyelini harekete geçiriyor ya da geliştiriyor. Burası, ruhani savaşçılığın ve cesur, öncü yaratımların alanı.
Peki, bu içgüdüyle ne yaptınız?
Bu değerlendirmede duygular ve akıl, her zamanki yerlerini değiştiriyor. Oğlak dolunayı, (içinizde ve hayatınızdaki insanlarla olan) ebeveynlik modlarını her zaman değiştirir. Baba/eve ekmek getiren uç, duygusal tarafı temsil ederken, anne/şefkat ucu zihin tarafında yer alır.
Bunu ister kalbinizden, ister zihninizden geçirin, araştırmanız aynı sonuca varacaktır: Bu hareket çağrısı – bu yepyeni bir varoluş biçimine yönelik çağrı – hedeflerinize nasıl uyum sağlıyor? Temellerinize? Sizi destekliyor mu? Sizi besliyor mu? Soruyu tersine çevirelim: Hedefleriniz ve temelleriniz bu çağrıyı besliyor mu? Bu çağrıyı ne ölçüde gerçeğe dönüştürdünüz?
En azından bunun üzerine düşünün. En azından bunun hakkında konuşun. En azından fikirleri harekete geçirin. Temmuz ayının konfigürasyonunun ikinci habercisi olan İkizler’deki Mars’ın Uranüs ile kavuşumuna yaklaşmasının getirdiği kaçınılmaz sonuç da bu. 4-5 Temmuz civarında gerçekleşecek bu buluşma, sadece radikal, öngörülemez değişimi, uyanışı ve özgürleşmeyi harekete geçirmekle kalmayacak, aynı zamanda Neptün ve Plüton’a da enerji yükleyecek.
Yaklaşan kavuşumun yankıları şimdiden hissedilmeye başladı. Bu, dolunayın durum değerlendirmesini düşünürken ve deneyimlerken zihninizi özgürleştirebilir. Kesinlikle yeni bir şey yolda, bu da eski ve yıpranmış olanı bir kenara atmanın zamanının geldiğini gösteriyor. Bunu vurgulayan Mars, düğümler arasında, baskı altındaki orta noktada bulunuyor. Geride bıraktıklarımızla ilerlediğimiz yön arasındaki gerilim, birçok yeni olasılığın kapısını aralıyor.
Temmuz ayının kadrosundaki son oyuncu henüz yerini almadı, ancak ufukta belirgin bir şekilde görünüyor: Genişleyici, süper boyuta ulaştıran Jüpiter, bu dolunayın tam karşısındaki Yengeç’in son dakikalarında bulunuyor. Jüpiter, Haziran 2025’ten beri bu burçta ve bu dolunayın yaratacağı bazı tiyatroların ve burada geçirdiği sürenin getirdiği sonuçların etrafına adeta karikatürize edilmiş devasa bir kurdele bağlayabilir.
İşte durum raporuna hoş geldiniz. Bunu kalbinizden ve beyninizden geçirin. Geleceğe yansıtın. Ve cesur, radikal, ilham dolu değişiklikleri sevgiyle gerçekleştirin.
Ah Temmuz ayı kapıda… Bu sert virajlar ne kadar çabuk geliyor ve ne kadar çok şey oluyor… Haziran’ın sonundayız, umarım bu ayı iyi geçirdiniz, dinlenebildiniz ve dış olaylara pek fazla dikkat vermediniz (bunu söylerken kendim bile gözlerimi deviriyorum). Bu dolunaydan itibaren lunapark trenine tekrar biniyoruz ve bundan sonrası yaklaşık Eylül ortasına kadar çok ilginç olacak.
Merkür Gerilemesi
Bu dolunaydan birkaç saat önce Merkür gerilemeye başlıyor. Kozmik Hava Durumunda bu Merkür gerilemesini daha detaylı işleyeceğiz ancak şimdiden birkaç uyarıda bulunmak istiyorum. Merkür bu sene su burçlarında geriliyor, önce Balık’ta geriledi, şimdi Yengeç’te daha sonra da Akrep’te gerileyecek. Bu da demek oluyor ki, Merkür her gerilediğinde derin sulara dalacağız, duygularda ve bilinçaltımızda yüzeceğiz. BU DÖNGÜ ŞİFA DOLU. Fakat aynı zamanda Balık gerilemesinde gördüğümüz gibi sudaki gerilemeler tipik Merkür gerilemesi yanılsamalarına, aksamalara ve hatalara da çok açık. Hayatımızı 3 haftalığına durduramayız ve durdurmayacağız ancak ne yapıyorsanız yapın:
- İşe zaten her şeyi bildiğinizi varsayarak başlamayın.
- Esnek olun ve kendinize farklı bakış açılarından olaylara bakma imkânı tanıyın.
- Sorular sorun. Bilgi edinin.
- Ve kendinize olayları hem zihinsel hem de duygusal olarak sindirme imkânı tanıyın.
Kendi adıma konuşursam, geçen Balık gerilemesindeki aksamalar bana çok fazla zaman ve emeğe mal oldu ve şimdi bu gerilemenin bu kadar çabuk gelmesine bozulmadım desem yalan olur. :) Ama ne yapalım ki yıldızlar bizim isteğimize göre hareket etse astroloji ve evrimleşme diye bir şey olmazdı!
Mars-Uranüs Buluşması
Yine kısa bir uyarıda bulunmak istiyorum. Bu konuya bir süredir ufak ufak değiniyorum ama bu sefer gerçekten önemle vurgulamak istiyorum: 4 Temmuz sabahı Mars ve Uranüs buluşuyor. Etkilerini şimdiden yaşamaya başladık ve buluşmanın devamında da en az bir hafta kadar hissetmeye devam edeceğiz.
Bu birleşme neden önemli? Öncelikle, 1943-1947 yıllarından beri İkizler burcunda Mars ile Uranüs arasında bir kavuşum yaşanmamıştı. Dolayısıyla bu oldukça nadir ve güçlü bir olay. Uranüs yavaştır ve tüm Zodyak döngüsünü tamamlaması yaklaşık 84 yıl sürer. Bu sırada gittiği yerde mevcut düzenin köhnemiş parçalarını bozup atar, bizi eski sınırlamalardan kurtarır ve durağanlaşmış olanı silkeleyip yerinden kaldırır. Mars ise eylem, arzu, hareket ve bazen de kaostur. Keser, iter ve enerji verir. İkisi bir araya geldiğinde, patlayıcı, elektrikli ve son derece harekete geçiricidir. Birbirlerinden beslenerek kendiliğinden gerçekleşmeyi, birden ortaya çıkmayı, ani hareketleri, yerinde duramama hissini ve özgürlük dürtüsünü güçlendirirler.
İkizler’de bu enerji zihinsel, sözel ve esnektir. Planlar hızla değişebilir. Sohbetler beklenmedik yönlere sapabilir. Fikirler aniden ortaya çıkabilir. Mars’ın Uranüs’le birleşmesi ay düğümlerine kare açı oluşturuyor. Bu da bu geçişe şok edici, katalizör etkisi yaratan ve potansiyel olarak hayat değiştirici, karmik, tutulma benzeri bir hava katıyor.
Kişisel düzeyde, işleri farklı şekilde yapma, risk alma ya da ani değişiklikler yapma konusunda beklenmedik bir dürtü hissedebilirsiniz. Bilinçli bir şekilde kullanılırsa bu durum son derece dönüştürücü olabilir, tıkanmış projelerde atılımlar, taze çözümler ya da cesur yeni yollar getirebilir. Dikkatsizce kullanılırsa kazalara yol açabilir ya da dengesizliğe neden olabilir. Bu nedenle, özellikle fiziksel aktivitelerde veya dürtüsel kararlar alırken normalden daha dikkatli ve seçici olmak yerinde olacak.
İkizler’in yöneticisi Merkür de gerilediği için bilgilerin yanlış yorumlanabileceği, ayrıntıların gözden kaçabileceği veya duyguların algıyı etkileyebileceği anlamına geliyor. Bu zaman kararları aceleye getirmek için uygun değil. Hızınızı azaltın. Her şeyi iki kez kontrol edin. Kendinize düşünmek için zaman tanıyın. Hızlı hareket etme baskısı hissedebilirsiniz, ancak aceleyle yapılan bir seçimden pişman olmak yerine bir ara vermek daha iyidir.
Dostlar, Cumartesi günkü paylaşımda ilettiğim gibi iç sesinizi dinleyin. Eğer içinizden bir şey gitme diyorsa gitmeyin, yapma diyorsa bir daha düşünün.
Dolunayın Sabian sembolü: “Elinde harp taşıyan melek”
Bu sembol, Oğlak burcunun disiplinli ve somut doğasına beklenmedik şekilde şiirsel ve mistik bir boyut ekliyor.
Harp tarih boyunca cennetler ve gökyüzündeki meleklerle ilişkilendirilen en eski müzik aletlerinden biridir. Sembolik olarak, uyumu, titreşimi, ilhamı, görünmeyeni görünür kılmayı, ruh ile madde arasındaki köprüyü temsil eder. Harp elbette kendi kendine müzik üretemez, doğru ellerle dokunulduğunda melodi çalar. Bu nedenle bu sembolde insan bir harp olabilir ve doğru ilhamla buluştuğunda içindeki melodiyi duyabilir.
Buradaki melek yalnızca bir ruhani figür değildir. İlham, vicdan, sezgi, yüksek bilinç ve evrensel düzeni temsil eder. Müzik ise frekans, uyum, eş-titreşim, evrensel ritim anlamına gelir. Hayat bir senfonidir. Farklı notalar ve enstrümanlar uyumla çalındığında ÇEŞİTLİLİĞİN BİRLİĞİ oluşur.
Bu sembol aktive olduğunda yalnız olmadığımızı hissederiz, umudu yeniden hatırlarız, iç huzuru daha kolaydır, yüksek değerlere yöneliriz ve evrensel düzenle uyum içinde hissederiz.
Dane Rudhyar bu sembolün ana fikri olarak UYUMLANMA kavramını veriyor. Bu da çok önemli bir işaret. Çünkü bu dolunayla adım attığımız bu yılın üçüncü enerji yoğunluğu her parçamızı yeniden kodlama, toplumları, hayatımızı nasıl yaşadığımızı ve gerçekliğimizi en küçük detayına kadar değiştirme potansiyeli taşıyor.
Satürn’ün yönettiği Oğlak sadece sorumluluk, çalışma, kariyer ve kurumlar burcu değildir. En yüksek ifadesi aktive olduğunda Oğlak, yüksek idealleri dünyaya indirebilme ve fizikselde işleme koyma becerisini sergiler.
Ve şimdi düşünün Bilge Baykuşlar: 20 Şubat’ta kayıtlı tarihimizde ilk defa Zodyak’ın en başında gerçekleşerek yeni bir çağın başlangıcına start veren Satürn-Neptün buluşması da bunu anlatmıyor muydu? (Neptün-yüksek ilham, Satürn-somutlaştırmak) Yani dostlar bu sembol bize diyor ki, o vizyonu, o ilhamı fiziksele indirme vakti geldi.
Dolunay Kartı: Kutsal Devrim
Tanrıça Kali ve Siyah Obsidiyen
Çok ilginç bir kart geldi dostlar. Gerçekten ne diyeceğimi bilemedim. 😊 Tam anlamıyla Uranüs-Mars buluşmasını, Plüton’un Kova etkisini ve Satürn-Neptün birleşmesini anlatıyor! Biliyorsunuz, Oğlak yönetim, yönetici, otoritedir. Hiyerarşiktir, erildir. Bu kart bizlere bir devrimin yolda olduğunu ve Oğlak yapıların değişeceğini söylüyor. Kartın söylediklerini aktarıyorum, bakalım siz nasıl yorumlayacaksınız:
Size kutsal devrimin gücünü getiriyoruz. Devrim, bir otorite veya iktidar döngüsünün sonuna gelindiğinde ortaya çıkar. Bu döngü, artık gerekli olan liderlik görevini yerine getirmek için yetersiz hale gelmiştir ve onun yerine yeni bir düzen kurulmalıdır.
Bu, sadece bir kitabın sona eren bir bölümü değil, ilahi iradenin açığa çıkmasına göre ortaya çıkan yepyeni bir kitap, belki de yepyeni bir yazı türüdür. Böyle durumlarda, ince değişiklikler yeterli olmayacaktır. Yeni düzeni hayata geçirmek için radikal eylemlere ihtiyaç vardır. Bu yeni düzen, sizin dünyanızda ya da kendi varlığınızda olabilir. Devrim kutsal olduğunda, yeni düzen, ruhani hedeflerinize başarıyla ulaşmak için kendiniz olmanıza olanak tanıyacaktır.
Kali, inceliğiyle, nezaketiyle tanınan bir tanrıça değildir. Kökenini aldığı ruhani geleneğe göre, iblislerin üstünlük kazandığı görünen savaş zamanlarında ona başvurulur. O, yok edicileri yok edecek kadar kararlı ve acımasız tek savaşçıdır. İlahi bilinç ona görevinin bittiğini söyleyene kadar durdurulamaz. Onun ortaya çıkışı, başarıyla tamamlanana kadar durdurulamayacak kutsal bir devrimin başlangıcını işaret eder.
Devrimin doğası, mevcut bir kontrol hiyerarşisini devirip yerine yenisini kurmaktır. Genellikle bu sürecin arkasında felsefi ve siyasi bir amaç yatar ve bu, çoğu zaman otorite konumunda olanların sömürücü güç suistimalinin zorla üstesinden gelmeyi içerir. Ancak, kutsal bir bileşeni olmayan bir devrim, her zaman bir dönüşüme veya iyileşmeye yol açmayacaktır. Değişim olabilir – örneğin farklı siyasi partiler iktidara gelebilir – ancak çoğu zaman, aynı sorunların farklı failler tarafından tekrarlanması söz konusu olur.
Bir devrimi kutsal kılan şey, onun yüzeysel bir değişimden ziyade gerçek bir dönüşümün mümkün olduğu bir zamanda gerçekleşmesidir. Değişim cesaret gerektirir.
Yeni olasılıkları keşfederken ve bunun sonucunda yeni bir varoluş biçimine evrilirken, bildiklerimizi bırakmaya ve belirsizliğe katlanmaya istekli olmalıyız. Bu istekliliğe rağmen, geçmişin bir kalıbının ruhta o kadar derinlere yerleşmiş olduğu zamanlar vardır ki, yumuşak bir evrimleşme mümkün olmaz. Bunu, gereksiz bir panik içinde çığlık atan bir kişi gibi hayal edebilirsiniz. Onlarla yatıştırıcı bir ses tonuyla konuşmayı deneyebilirsiniz, ancak bir arabayla kendilerini ve başkalarını ölümcül tehlikeye atarak uzaklaşmak üzereyseler, o zaman onları histeriden çıkarıp şimdiki ana getirmek için sert bir tokat gerekebilir.
Bu aşırı bir yöntemdir, ancak yararlı ve gereklidir. İç dünyamızda ise histeri ve panik, hayatımızın cankurtaranı olduğuna inandığımız bir ilişkiden vazgeçmekle ilgili olabilir. Oysa gerçekte, ona tutunmaya devam edersek, bu ilişki bizi bir uçurumun kenarından aşağı, hayatımızı sona erdirecek bir şelaleye doğru sürükleyecektir. Ya da belki de bu, sevgiye dayalı gücü değil, korkuya dayalı gücü benimseme biçimimizdir.
Ne kadar uğraşırsak uğraşalım, kontrol hissine olan bağımlılığımızdan vazgeçemeyebiliriz ya da bildiğimiz hayata o kadar bağlı olabiliriz ki, yuvadan özgürce uçmaya, kanatlarımızı açmaya ve kaderimizi keşfetmeye istekli olmayabiliriz.
Daha yumuşak yöntemlerin işe yaramadığı ve ilahi zamanlamanın değişimin hemen gerçekleşmesini gerektirdiği durumlarda, kutsal devrim devreye girer.
Kali, hayatınıza sert adımlarla girip sizi yuvadan dışarı atabilir, böylece uçabileceğinizi fark etmenizi sağlar. Hayatınızın can simidini elinizden kapıp alabilir, bu da, ayağa kalkıp coşkun nehirden güvenle yürüyerek çıkabileceğinizi fark edene kadar geçici olarak boğulacakmış gibi çırpınmanıza neden olabilir. Ya da zihninizi ele geçirmiş kontrol delisi egonuza bir darbe indirip, kendi geçici ilahi diktatörlüğünü kurabilir, siz kontrol delisini salıverene kadar “Kendinizi sevin ve bırakın gitsin” diye tekrar edip durur.
Kutsal Devrim kartı size geldiğinde, sizin ve hayatınızın değişeceğinden emin olabilirsiniz. Sanki eliniz zorlanıyormuş gibi hissedebilirsiniz ya da bu sürece kendiniz katılmayı seçseniz bile, her şeyin çılgınca ve kontrolünüz dışında olduğunu düşünebilirsiniz. Öyle de olacaktır. Ancak bu, sürecin sevgisiz ya da güvensiz olduğu anlamına gelmez.
Devrim kutsal olduğunda, bu, hayatınızı yeniden düzenleyen ilahi sevgidir. Ve her ne kadar kaos yaşanacak olsa da, sonunda ortaya çıkacak yeni düzenin buna değeceğinden emin olabilirsiniz. Yaşasın devrim!
Şifa Uygulaması
Bu rehberliği hayatınıza dahil etmek için şu anda şu duayı edebilirsiniz:
“Beni koşulsuz olarak seven Siyah Obsidiyen Kristal Meleğini ve Tanrıça Kali’yi çağırıyorum. Kutsal devrimin ilahi şifa gücüne şükrediyorum. İlahi lütuf aracılığıyla kutsal devrime teslim olmak için ihtiyacım olan zeka ve cesaret bana bahşediliyor. İlahi güç beni özgürleştirirken, ilahi merhamet beni koruyor.
Kendi özgür irademle. Ve öyle de oldu.”
Bu rehberliği daha da içselleştirmek isterseniz, kart görseline bakın. Rahatlayın ve birkaç kez nefes alıp verin. Ardından yüksek sesle şunu söyleyin:
“Kendi özgür irademle, bu ve tüm yaşamlar boyunca, varlığımın tüm katmanları aracılığıyla, istikrarsızlaştıran yapılarla, siyasi ve ruhani devrimle, yönetim değişimi veya tacımı kaybetmeyle bağlantılı her türlü korku dolu deneyimi ve ilgili inanç sistemlerini arkamda bırakmayı seçiyorum.
Bunu şimdi, hem gerçek hem de sembolik olarak tüm düzeylerde arındırmayı seçiyorum.
İlahi güç ve koşulsuz sevgi aracılığıyla. Ve öyle de oldu.”
Ardından başınızı eğin, ellerinizi kalbinize koyun ve şunu söyleyin:
“İlahi sevgi, kutsal devrim sürecine merhamet getirsin.
Tüm otoriteler, ilahi şefkat ve koşulsuz sevgiye hizmet etsin ki tüm varlıklar mutlu ve özgür olsun.
İlahi lütuf, merhamet ve koşulsuz sevgiye uyumlanıyor ve şu anda insanlık aracılığıyla gelişen ilahi dişi bilgeliği yüceltiyorum. Ve öyle de oldu.”
Şu olumlamayı üç kez yüksek sesle söyleyerek şifa sürecinizi tamamlayabilirsiniz:
“Kutsal devrimin ilahi gücü karşısında eğilirken, sevgiyi yeniden en yüksek otorite ilan ediyorum.”
Evet, kartımız bunları söylüyor. Sabian sembolü ve karta baktığımızda biri çok yumuşak hatta hülyalı bir resim verirken, diğeri oldukça sert görünüyor. Ama aslında ikisinin de ortak mesajı şu:
Harp Taşıyan Melek uyumu, ilhamı ve daha yüksek bir titreşime uyumlanmayı temsil ediyor. Kali ise uyumu bozan eski yapıları kaldırarak, yeni müziğin ortaya çıkmasını sağlıyor.
Yani biri yeni melodiyi duyuruyor, diğeri o melodinin duyulmasını engelleyen eski gürültüyü temizliyor. Ya da biri yeni melodinin ilhamını verirken, diğeri melodinin uyumla çalınacağı aletin önündeki engelleri kaldırıyor.
Bu nedenle bu dolunay enerjisi şöyle özetlenebilir:
Eski düzen çözülürken amaç yalnızca değişim değil, daha bilinçli, daha uyumlu ve daha sağlam bir düzenin ortaya çıkmasına alan açmak. Oğlak dolunayı tamamlanma, değerlendirme, sorumluluk alma ve yeni bir döneme sağlam temellerle hazırlanma çağrısı yapıyor.
Jüpiter’in dolunaydan hemen sonra bir yıllık Yengeç yolculuğunu bitirip Aslan’a geçtiğini unutmadım Bilge Baykuşlar. İlerleyen günlerde Kozmik Hava Durumuyla bu önemli harekete ve gökyüzündeki müthiş oluşum Barbault’nun sepeti veya Beşik adı da verilen enerjiye de bakacağız. Heyecanlı bir zamandayız. Kartımız devrim, yılımız Ateş At. Bu yaşananları her gün not alıp günlük tutmalı, böyle zamanlar binlerce yılda bir geliyor!
Hepinize harika bir dolunay dönemi diliyorum. İç sesinizi dinleyin ve her zaman sorun dostlar, “BU SEVGİ GİBİ Mİ?”
©Mor Alev 2026
Görseller: Kapak – Miles Toland, Diğerleri – Canva
Kart: Chrystal Mandala Oracle – Alana Fairchild ve Jane Marin
En son podcast paylaşımlarını kaçırmayın:
SORULARINIZI moralev@outlook.com ADRESİNE TIKLAYARAK İLETEBİLİRSİNİZ
Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com
Mor Alev sitesinden daha fazla şey keşfedin
Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.







Kutsal devrim kartı tam da benim için gelmiş diyenlerdenim.. Çünkü çok iyi bir lisede matematik öğretmeni olarak 31. yılımı çalışmaktaydım. Ve hala burada 3 yıl çalışma hakkım var.Birkaç yıldır artık farklı ilgi alanlarımda çalışmam gerektiği ile ilgili sürekli sinyal almaya başladım. geçen hafta emeklilik dilekçemi verdim hızlı bir şekilde onay geldi. Arkadaşlarım da bir yandan gitmemi istemezlerken öte yandan hızlı bir şekilde okula veda -emeklilik hediyesi aldılar.😊 bu yazı için size ve ilham aldığınız tüm sisteme sonsuz şükranlarımı gönderiyorum
BeğenLiked by 1 kişi
Harika olsun! Tam da Ateş At yılının ve diğer tüm enerjinin bir örneği olmuş. Sevgilerimle
BeğenBeğen
Yillardir bekledigim zamanlarin gelmis olmasi heyecaniyla, odaklanmakta zorluk cekerek, resmen 3 gun surdu yazinin tamamini okuyabilmem ve idrak edebilmem! Kali, onunde saygiyla egiliyorum. Sevgiyi tekrar otorite yapmanin huzuru icinde gelecek degisime kollarimi aciyorum. Moralev yillardir bu heyecani birlikte yasamaya devam ettigin icin cok cok tesekkurler. Seni cok seviyorum Moralev! Cok!
BeğenLiked by 1 kişi
Sevgi karşılıklı Hazan’cım. Çok teşekkür ediyorum. 💜
BeğenBeğen
hayallerim hep hayallerim olarak kaldı yıllardır.. yıllardır var olan potansiyelimi hep geri çektim,gizlendim bilinçli veya bilinçsizce.. konforlu, güvenli alan dediğim şey beni git gide zayıflattı.. bunu en maksimum hissettiğim sene oldu bu sene.. varoluşumun renkliliğini en iyi versiyonumu yaşamayı ve hayatı güzelliklerle keşfetmeyi artık canı gönülden diliyorum.. koç kova başak birisi olarak kendimi yeniden dizayn edeceğim artık hareketsizlikten çıkıp o cesur adımları atacağım güzel bir sene olsun diliyorum.. ayrıca ülkemiz için dünya için hayvanlar için doğa için adalet istiyorum.. en çok canımı yakan şeylerden biri de hayvanlar ve doğaydı..elimden geleni yaptım yapmaya devam ediyorum.. bana güç verirse yaradan daha da onlar için güzel şeyler yapma niyetim var.. yazılarınızın ilhamı ve rehberliği için teşekkürler
BeğenLiked by 1 kişi
Koç, kova ve başak olarak kemerleri sıkı bağlayın! Bu iki senede her şey değişiyor. Biraz önce paylaştığım Kozmik Hava Durumunun özel sayısını okuyunca anlayacaksınız. Size başarılar diliyorum. Sevgilerimle
BeğenBeğen