Meleklerle Sohbet

Melekler: Uzaktan kumanda sizde mi? (Yaratım derslerine dair hatırlatmalar)

Lim Heng Swee doodle

Endişelenme, her şey kontrol altında

Sevgili Dostlarımız, Sizleri çok seviyoruz.

Anlama kapasitenizin çok ötesinde güçlüsünüz. Yaratanın Sevgisi sizinle yaşıyor ve içinizde nefes alıyor. Özgür iradenizle, inanç, odaklanma ve hislerinizi kullanarak evrenin yaratıcı güçleriyle nişan alıyorsunuz!

Gerçekliği bizim gibi görebilseydiniz, gerçekliğiniz hayatınız için mümkün olan “programlarla” dolu bir televizyon kanalları ağı gibi görünürdü. Aynen televizyonunuzun da olası programlarla dolu sayısız kanala bağlanabilmesi gibi – ve bu kanalların hepsi aynı anda yayında. İşte buna benzer şekilde sizler de olası gerçekliklerin engin kanallar ağına sahipsiniz ve hepsi size aynı şimdide sunuluyor.

Televizyonunuzda bir program seçmeyi istediğinizde, uzaktan kumandayı elinize alırsınız, bir düğmeye basarsınız ve ekranda program belirir. Gerçekten ne olur? Bir düğmeye basarsınız ve uzaktan kumandanız bir enerji sinyali gönderir. Bu sinyal televizyonunuz tarafından yorumlanır ve televizyonunuza kendini belli bir istasyona ayarlamasını söyler. Televizyon o kanalın enerji sinyaline uyumlanır. Bir resim belirir.

İnancınız, odaklanmanız ve hisleriniz iç “uzaktan kumandanızdır.” Geleceğinize dair tüm olasılıklar “Yaratan Zihninde” tam şu anda ve tam burada bulunmaktadır. İnanç, odaklanma ve hislerle onlardan birine bir anda uyumlanırsınız! Bağlantınızın gücü, sahip olduğunuz inanç, odaklanma ve hislerin gücüne dayanır. Evrensel yasalar dolayısıyla, resminiz mükemmel zarafet, lütuf ve zamanlamayla belirecektir.

Şüpheleriniz oranında, “parazitlenme” yaratırsınız. Şüpheniz ne kadar yüksekse o resim hayatınızda o derecede berrak olmayacaktır. İnanç ve korku arasında ne kadar bocalarsanız, o kadar çok “kanallar arası zaplıyorsunuz” demektir ve hiçbir şeyin değişmediğini de görebilirsiniz.

Yani, Yaratan armağanı “uzaktan kumandanızın” kontrolünü elinize alın. Odaklanmak istediğiniz gerçekliği seçin. Nasıl hissettiriyor? Bu da his bileşenidir. Bu soruyu sormaya devam edin ve ruhunuzun cevaplamasına izin verin. Bu odaklanmadır. Şimdi evrenin orijinal tasarımına uygun çalışacağına güvenin! Bu inançtır.

Sevgililer, deneyimlediklerinizin ne onu hak etmekle, ne layık olmakla ne de kaprisli bir Tanrı tarafından kabul edilmek, imtiyaz sahibi haline getirilmekle ilgisi vardır. Geçmiş hatalarınız veya başarılarınızla da hiç alakası yoktur. Şimdi, burada “uzaktan kumandayı” elinize alma ve hayatınızda oynayan olayları değiştirme şansına sahipsiniz. Siz bu seçime sahipsiniz!

Tam şu anda, bulunduğunuz yerde tamamen farklı bir gerçeklik yaratabilirsiniz. Peki, o zaman, neden istediğinizi yaratmaya başlamayasınız? Hepiniz hayallerinizin her birini hak ediyorsunuz. Eğer tam olarak hayal ettiğiniz gibi değilse, belki de daha da iyisini hak ediyorsunuz. Biz, doğamız gereği, hayatlarınız için sahip olduğunuz her sevecen niyeti destekliyoruz.

Sizleri çok seviyoruz.

Melekler

***

Harry potter spellSevgili Dostlar, evet bunlar yeni değil. Bunları biliyorsunuz. Hatta “uzaktan kumanda” benzetmesini de biliyorsunuz. Pek çok rehber, kanallık bu benzetmeyi kullanıyor. Çünkü gerçekten enerjik açıdan bizlerin gün içinde yaşarken farkında olmadan yaptıklarına çok benziyor. Ama biz, insanlar, en iyi tekrarlayarak öğreniyoruz. En çok hangi konuda soru geliyor derseniz, işte bu konudur: İster daha iyi hissetmeyi isteyin, ister bir ilişki, daha iyi sağlık ya da bolluk, hep gerçeğinizi değiştiremediğiniz konusunda yazıyorsunuz.

Neden sürekli korkuların elenmesi konusunda yazıyorum? Çünkü odaklanmanızı bozuyor ve parazit yaratıyor. Neden gücümüz de gücümüz diye bir sürü mesaj yayınlıyorum? Çünkü inancımızı ve güvenimizi destekliyor. Ve güç sadece sizde.

Ann Albers bu mesajın sonuna kendi notlarını da eklemiş. Diyor ki;

“Yaratımın ince detayı aynı anda iki dünyada yola devam etmektir. Biri her gün yaşadığımız dünyadır – adına ‘gerçek’ dedikleri dünya. Şu anda sahip olduğunuz her şey için içinizi şükranla doldurun. Andaki hayatınızın her köşesine sevgi akıtın.

Bir de yaratım hayatımız var. Şu anda ‘gerçek’ hayatınızı yaşıyorsunuz ama zihninizde paralel olarak gelecektesiniz. O geldiğinde nasıl hissediyorsanız zaten öyle hissediyorsunuz. Biliyorsunuz, o olacak. Bu neşeli bir beklenti hissidir. Doğumgünü hediyelerini bekleyen çocuklar gibi, biliyorsunuz yaratımınız gelecek ama ne zaman ya da nasıl olduğunu bilmiyorsunuz.”

Ann şöyle devam ediyor:

“Çoğumuzun zaman zaman zihnimizdeki ‘uzaktan kumandayla’ bir çekişmesi olduğunu düşünüyorum. Fakat umut ediyorum ki bilinçli benliğimiz kazanıyor!”

“Uzaktan kumandanın” yönetimini eline geçirmek ve istediğiniz hayatı yaşamak için Ann’in önerileri şöyle:

1. Yönetin, yönlendirin

“Kendinize hatırlatın, hayat bize öğretildiği gibi çalışmıyor. Sonuç elde etmek için çabaya ve mücadelelere ihtiyacımız yok. Şifa uzun sürmek zorunda değil. Bolluk çalışılan saatlerle oranlı değil. Bir başkasını o istemedikçe kurtaramazsınız, onaramazsınız veya değiştiremezsiniz. Sevgiyi kazanmak zorunda değilsiniz.”

Mor Alev: Arkadaşlar, olumlu çalışmak taze nefes gibi gelir. Bir şeyler yaptığınızı hissedersiniz, bilirsiniz. Odaklanmanız bozulmaz ve yaratıcılığınız zirveye doğru yükselir. Yeni fikirler gelir, çözümler bulursunuz, planlar yaparsınız yani işiniz akar. Belki sonunda yorulmuşsunuzdur ama bunu iş süresince fazla hissetmezsiniz. Sonunda olumlu bir yorgunluk oluşur. Tıpkı sevdiğiniz bir sporu yaptıktan sonra kendinizi tebrik etmek ve yorgunluğa karşın kendini çok iyi hissetmek gibi. Bu yaratıcı gücünüzle birlikte çalışmaktır. Akıntıya karşı değil, onunlasınızdır.

Ve evet, hayatı gerçekten tersinden ve yanılsamalarla dolu bir şekilde öğrendik. Aslında çevremizdeki her şey bizi yansıtıyor. Bunu çok iyi içselleştirmeliyiz. Bir şeylerin zorluklar, acılar ve feda etmelerle gerçekleşebileceğine dair inancımız “drama bağımlılığından” kaynaklanmaktadır. (Bağlantısı burada)

2. Güven ve İnanç

“Şimdi evrenin nasıl çalıştığını bildiğinize göre sevecen bir hisse odaklandığınızda evren de ona hizalanmaya başlıyor. Artık inanç vaktidir. Belirmesini istediğiniz şeyin ya da daha iyisinin geleceğine güvenin. Hayatınızı kumandanın elinizde olduğuna bilerek rahatça yaşayın.

Sürekli kontrol etmeyin. ‘Geldi mi? Evren beni duydu mu? Yaratan gerçekten bana önem ve değer veriyor mu?’

Gerçek soru şudur: ‘Siz, sizi duydunuz mu? Siz acaba inanç hissini koruyacak kadar önem veriyor musunuz? İstediğinize istemediğinizden daha fazla odaklanmaya gönüllü müsünüz?’ Önemli olan enerjinizdir. Siz yönetimdesiniz. Yaratan bize mucizevi bir armağan olan özgür iradeyi verdi ki böylece evrenin yaratıcı güçlerini yönetebilelim.

İstediğinizin gelip gelmediğini merak etmediğinizde bilin ki yaratımdasınız. Böylece ana rahatça yerleşirsiniz.”

Mor Alev: Bilemezsiniz ne kadar çok meleklerle veya yüksek benliği ya da enerjilerle çalışıp, bana “yapamadım galiba” diye yazan ya da bunu sözlü olarak ileten kişi var! Arkadaşlar, şifa eğer siz inanırsanız anında sizindir! Neden melekler, evren veya Yaratan sizin ne istediğinizi, neye özlem duyduğunuzu onlara ilettiğinizde anlamasın veya sizi görmezden gelsin? Önemli olan berraklığınız ve olumlu olmanızdır, meleklerin deyişiyle sürekli kanalı değiştirmeyin yeter. Gerisi yerine yerleşir ve hatta her şey düşünemeyeceğiniz şekillerde yoluna girer.

3. İzin verin

“Yaratım büyümemize yardımcı olur. ‘Eğer biz layıksak dileklerimizi kabul eden’ kaprisli ve dışımızda varolan Yaratan’a dair fikirlerimizi fırlatıp atmalıyız. Ve anlamalıyız ki, en sade haliyle tüm yaratılışın içinde yaşayan Sevgiyle etkileşimdeyiz. Böyle yaparak hala daha içimizde olan değersizlik, öfke, terk edilmişlik, suçluluk – ve gerisini de siz ekleyin – kavramlarına tutunan parçalarımıza çarpıyoruz.

Eğer bloke olmuş hissediyorsanız, meleklerin adına ‘iç komite’ dediği parçanızla irtibata geçin. Gözlerinizi kapayın ve sorun, ‘İçimde kim bu yaratıma layık olmadığını hissediyor?’ Bir şey görene, hissedene ya da zihninizde canlanana kadar bekleyin – bu sizin parçanızdır. O zaman bu parçaya şunları söyleyin, ‘Seni seviyorum. Ben bunu yaratıyorum. Benimle birlikte bunun keyfini çıkarmaya ne dersin? Eğer istemiyorsan, izin ver keyfini ben çıkarayım’ Yani ana fikri anladınız. Benliğinizin sevgiye inanmayan veya ona direnen parçalarını bulun. Dünyaya bu şifa için geldik. Yaratım ise şifayı tetiklemenin keyifli bir yolu!”

Mor Alev: Bu noktada daha da derinlere gitmek isteyen dostlar, bilinçaltı ile ilgili yazı dizime göz atabilirler ve nasıl yumuşakça bilinçaltımızı arındırıp şifalandırabileceğimiz konusunda kendi yöntemlerini yaratabilir veya bu blogdaki yöntemleri uygulayabilirler. (Bağlantısı burada)

Genel olarak, eklemek istediğim şey sadece beklememektir. Yani adım atma, harekete geçme yaratımın çok önemli bir parçasıdır. Bazen bu adımlar yaratmak istediğinizle alakasız görünebilir. Bir arkadaşınızın sizi araması veya yolda bir ilan görmeniz gibi… ve bu şeyler sizi adım atmaya çağırır. O fırsat kapılarını reddetmeyin. Kapıdan içeriye adım atın. Evde kendi kendinize beklerseniz, hiçbir şey değiştirmezseniz yaratım da duraklar. Çünkü kendinizi olumlu beklenti ve iç bilme değil, “bekleme” enerjisinde tutuyorsunuz demektir. Uzaktan kumandanız beklemeye ayarlanmıştır. Ve beklersiniz, beklersiniz, beklersiniz… Bu olabilecek en sıkıcı durumdur.

İşte dostlar, tekrar da olsa yeniden bu konuya döndük ve istediğimizi yaratmak hayatımızın en doğal parçası olana kadar da dönmeye devam edeceğiz, umarım bugünkü mesaj yardımcı olmuştur.

Ann Albers’a ve Meleklere  bu mesaj için çok teşekkürler.(www.VisionsofHeaven.com)

Enerjilerin çok yoğun olduğu bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, hayatınızı tam potansiyeliyle yaşamak, Yüksek (Öz) Benliğinizle daha yakın ilişki kurabilmek ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2018 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2018 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

16 replies »

  1. Size cok tesekkur ederim.bizi aydinlatmaya calistiginiz icin yazilarinizi severek okuyorum.tekrar tesekkur ederim.saygilar

    Liked by 2 people

  2. Sevgili Mor Alev Her zaman yeni bişeyler istiyoruz. Belki bir şekilde ulaşıyoruz. Ama kalıcı bir mutluluk ve parlak bir tatmin duygusu vermiyor. Zamanla verdiği haz ve keyif azalıyor. Sürekli birşeyler istemek ve yaratmaya çalışmak yerine su hintli gurularin dediği gibi kendimize dönüp kalıcı huzurun peşine mi düşsek. Pek çok ortama düşünceye yaklaşıma girip çıktım. Değişik insanlar tanıdım Güzel yerler gördüm. Herşey bir noktadan sonra siradanlasiyor. Artık yaratmakla uğraşmasak da kendimize dönüp şu bilinçli ve farkındalık içinde olma halini mi arasak.Bilemedim. Çok sıkılıyorum. Hep aynı hikaye. Bu depresyon mu durgun bir enerji hali mi sizce yoksa gerçekten artık yaratım yerine herşeyden vazgeçip o hep bahsedilen farkındalık halini mi aramam lazım. Bi fikriniz varsa söyler misiniz benimle ilgili. Teşekkür ederim şimdiden.

    Beğen

    • Sevgili Meral, sanırım siz “eşyalar” yaratmaktan bahsediyorsunuz. Doğrudur, eşyalar değildir mutluluk ve tatmin veren. Ama bu yazı sadece “eşya” yaratmakla ilgili değil. Sizin deyişinizle “huzur yaratmak” da yaratımdır. Buraya geldik, fiziksel dünyaya ve ister istemez her nefesimizle yaratıyoruz. Yaratmamak elimizde değil. Bu bizim doğamız. Bilinçli veya bilinçsiz yaratmak ise bizim elimizde. Bu mesaj bilinçli yaratmanın yollarını anlatıyor. Huzurun peşinde koşmayın. Uzaktan kumandanızı o enerjide çalıştırın. Sağlık, sevgi, neşe-keyif-coşku… tüm bunları enerjinizi o titreşimde tutarak bu fiziksel dünyada yaratabilirsiniz. Sevgilerimle

      Liked by 1 kişi

  3. Yaratımlarımızın gerçekleşmesinde enerji bedenimizin temiz, ön ve arka çakralarımızın dengede olmasının da önemi vardır. Aslında yazıda söylenenler ile yaratımın enerji boyutu iç-içedir. Sevgiler…

    Beğen

  4. Sevgili iç sesim(Mor alev)tam da bu zamanlarımda sık sık düşündüğüm durmadan gelen yeni algılama bilgilerimi tekrar ederkenki eşzamanlı gelen paylaşımın çok güzel,gene evren beni onaylıyor,ve ben O’nu (allah,tanrı,kozmik güç,enerji)adı kimin Için neyse,Tek olanı çok çok srviyorum💙💚💛💜💓

    Liked by 2 people

  5. Emeginize teşekür ederim.
    Her zaman sizin yazıların benim yol pusulam gibi oldu busene yazdıklarınız an be an yaşıyorum hayatımda emeginize yüreyinize saglık :)))

    Liked by 1 kişi

  6. Harika ve ilham verici bir yazı,referans olması için sık sık dönüp tekrar okuyacağım,kullandığınız arı dil,açık ifadeler ve çok düzgün Türkçe için ayrıca teşekkürler. Sevgiler.

    Liked by 1 kişi

  7. Her yazınızı merakla bekliyorum sevgili mor alev. Öyle akıcı öyle motive edici ki her biri.. mesaji almamizi nasip edene binlerce şükür, bize iletenlere emegi gecenlere binlerce teşekkür🙇‍♀️💜 Var olun, sevgiyle…🌸

    Liked by 1 kişi