Meleklerle Sohbet

Sevgiden Yaratım Derslerine

Pascal Campion- neighborhoodDeğerli Sevgililer,

“Yaratım” bir süreçtir. Okuldaki ilk gününüzü hatırlıyor musunuz? Asla bir şey öğrenemeyeceğiniz korkusunu ve sadece birkaç ay sonra çok şey öğrendiğinizi? Şimdi de aynı durumdasınız.

Sizin elinize bir “yaratım müfredatı” verildi. Şu anda bu müfredat doğrultusunda öğreniyor, yaratıyor ve oynuyorsunuz. Ta ki artık yönlendirilmeye veya teşvik edilmeye ihtiyacınız kalmayıncaya kadar, bunu yapmaya devam edeceksiniz.

Geçmiş aylar boyunca sevgi hakkında kaç tane mesaj okudunuz? Sadece günün birinde bu mesajların size göre ne ifade ettiğini “anlamanız” için… Yaratma becerinizin gelişmesi de aynen böyle zaman alır.

Muhtemelen “yaratma sanatını” öğrenemeyeceğinize inanıyorsunuz. Kendiniz için değerli bir şey yaratamayacağınızdan dolayı, sizin izninizden yürüyenlere bir rol model (örnek) olamayacağınızı düşünüyorsunuz. Böylece eğitiminizin büyük bir bölümünü, yaratma işleminin sizin doğal hakkınız ve yeteneğiniz olduğunu öğrenerek geçiriyorsunuz.

Bu durum, aynen sevgi için de geçerlidir. Birçoğunuz, bazı kişileri tam olarak sevemediğiniz veya kabul edemediğinizden dolayı “Sevgi sınavından” geçemeyeceksiniz diye endişeleniyorsunuz. Ancak böyle bir şey mümkün değildir. Eğer siz “Sevgi dersini” özümsemeseydiniz, şu an bu “yaratma aşamasına” ilerlemiş olamazdınız.

Peki ama, madem kalbinizi sevgiye açtınız, o halde öfkeniz, hiddetiniz ve başkalarını kabullenemeyişiniz nereden kaynaklanıyor?”

Kalbinizi sevgiye açmak, okumayı öğrenmekten biraz farklıdır. İlkokul öğretmeniniz, size öğrettiği hünerleri hayatınızın geri kalanında da kullandığınızdan emin olmak için, sürekli tepenizde durmadı. Çünkü o da aynen sizin gibi, okumanın temel unsurlarını bir kez öğrendikten sonra, bu becerinizin gelişmeye devam edeceğini doğal kabul etti. Evet, okumayı bir kere öğrenmişseniz, bu yeteneğinizi bir daha asla yitirmezsiniz.

Bunun aynısı, Sevgiye açık bir kalp için de geçerli olmasına rağmen, (bir kez kalbinizi sevgiye açmışsanız, bu yeteneğinizi asla kaybetmezsiniz) yine de çevrenizde pek de bayılmadığınız kişiler olabilir. Ve siz de onları sevemeyişinizin veya kabul edemeyişinizin nedenini merak edersiniz. Ancak, etrafınızdaki kişilere karşı her zaman sevgi hissetmeseniz bile, yine de sizler artık birkaç ay öncesine göre duygusal olarak çok farklı bir yerdesiniz. Ve farklı bilgilere sahipsiniz.

Bazılarınız, okumayı öğrendikten sonra kitapları âdeta “yalayıp yuttu”. Bazı sınıf arkadaşlarınız ise, sadece derste yeterli olacak kadar okudu. Ancak her iki grup da, bu farklılığa rağmen ilerlemeye devam etti (üst sınıflara yükseldi). Siz de şu anda böyle bir durumdasınız.

Kalplerini açtınız. Bazılarınız açık kalp yeteneklerinizi büyük ölçüde geliştirmek isterken, bazılarınız da kalplerinin açık olduğunu kabul edecek ve daha da genişlemiş görüşlere, alanlara doğru yol alacaktır – o yeni yere gidebilmek için zaten açık bir kalp gereklidir.

Her biriniz eşsiz ve benzersizsiniz. Buna rağmen HEPİNİZ, “açık bir kalbin” temel yeteneklerine sahipsiniz.

Artık bu açık kalbinizi, kendiniz için kullanmanız gerekiyor. Şimdilik herkesi sevmeyi ya da şu veya bu kişiyi affetmeyi unutun. Çünkü siz şu anda “tasarım/yaratım” sınıfında okumaktasınız. Önkoşul olarak gerekli olan “kalbinizi açma” dersinizi tamamladınız. Şimdi yaratım konusunda ilerlemelisiniz.

Bu konuda ilerlemek için, hayal ettiğiniz her güzelliğe değer olduğunuzu, bu hayallerinizle herhangi birisinin hakkını yemediğinizi ve doğru zamanda doğru yerde olduğunuzu bilecek kadar, kendinizi sevmelisiniz.

Birçoğunuz, size rahatsızlık veren kişileri de sevebilmek için kalbinizi genişlettiniz. Böylece kalbinizi herkese karşı tamamen açıncaya kadar, “yaratım yeteneğinizi” bir kenara koymuş oldunuz. Bu hoş bir davranış olmakla birlikte kalbinizi (herkese) öyle bir açtınız ki, şimdi de şu veya bu kişilerin neden sizin “sevgi çerçevenize” uymadıklarına şaşırmanız çok gereksiz.

Ancak onlar da zamanla, sizin sevgi çerçevenize uyacaklar. Siz alfabeyi öğrendikten hemen sonra, nasıl “Savaş ve Barış” romanını okuyamadıysanız, onlar da şimdi böyle bir durumdalar. (Yani zamana ihtiyaçları var.)

Birinci sınıftaki öğretmeninizden, size okumayı, sayıları toplamayı ve birbirinin üzerine kurulu bir sürü kavramları öğretmesi bekleniyordu. Yani bu kavramlardan birini öğretirken, diğerinin mutlaka bir kenara ayrılması gerekmiyordu.

Dolayısıyla, sizin de artık “yaratım işlemine” geçmenizin zamanı gelmiştir. Birçoğunuza göre bu imkânsız bir şey gibi gelse de, bunu başaracaksınız. Aynen, birinci sınıftaki öğretmeniniz size; “Okul kütüphanesindeki kitapları okuyabilmen için önce harfleri, sonra da onları birleştirmeyi öğreneceksin” dediğinde, bunun imkânsız olduğuna inandığınız ama sonunda yaptığınız gibi.

“Yaratım sınıfında” akışta kalmanıza ve oyun oynamanıza izin verin. Hayalinizdeki dünyanızı belki çoktan yarattınız, belki de yaratmadınız. Ama artık yaratacaksınız. Okula başladıktan sonra okumayı öğreneceğinize nasıl kesin gözle bakıldıysa, bu durum da aynen öyledir.

Hepiniz şu anda “Yeni Dünya okulunda” okuyan ve herhangi bir bilgiyi diğer öğrencilerle aynı anda kavrayabilen dikkatli öğrencilersiniz. Değilseniz bile, olacaksınız.

Belki siz “ağır öğrenen” bir grubun içinde olduğunuzdan dolayı, diğerleri hayallerindeki Dünya’yı yaratırken, kendinizin sadece ufak nesneler yaratabileceğinize inanıyorsunuz. Ancak bu sadece, “rekabet ve en iyisi olma” ihtiyacı duyulan 3.boyuttan gelen bir içgüdüdür.

Pek çok kez ifade edildiği gibi, siz kendi hızınızda büyüyüp gelişeceksiniz. Bu yaratım sınıfında unutmamanız gereken tek şey, hayal ettiğiniz tüm güzelliklere layık olduğunuzu bilecek kadar kendinizi sevmektir.

İnternet’te, “en iyi nasıl yaratılır” başlığı altında birçok dayatmalar içeren yazılar bulunmaktadır. Örneğin; “şöyle düşünmelisiniz, şunu veya bunu yapmalısınız, yoksa istediğiniz şeyi asla yaratamazsınız. Ve eğer yaratamazsanız bu sizin hatanız. Çünkü o zaman, ya yeterince spiritüel değilsiniz, ya da sevgi ve bilgi eksikliğiniz vardır” gibi… Bunların hepsi tam bir saçmalıktır. Hem de, okulun ilk gününde birinci sınıf öğrencisine, asla okumayı öğrenemeyeceğini söylemek kadar büyük bir saçmalıktır.

Siz, kendi tarzınızda ve kendi zamanınızda YARATACAKSINIZ.

Yaratım dersiniz 2016 senesinin başlarına doğru tamamlanacak olsa bile, öğrendiğiniz yeteneklerinizi bu ömrünüzün sonuna kadar uygulayacaksınız. Ve bu Dünya’dan göçtüğünüzde, şimdiki ömrünüze bedenlenmeden önce sahip olduğunuz “yaratma becerinizi” otomatikman bıraktığınız yerden alıp, devam ettireceksiniz.

Yeni Dünya’yı “yaratma sınıfı” sadece sizin için açılmıştır. Bundan dolayı “yaratmanın temel bilgilerini” öğreniyorsunuz. Böylece istediğiniz her şeyi yaratabileceksiniz. Ve bunu da, size dayatıldığı için değil, “kalbinizi açma” dersinizi pekiyi ile tamamladığınız için başaracaksınız. Şimdi, açık kalbinizin yeteneği ile nasıl yaratılacağını öğrenme zamanıdır.

Ne istediğinizi yaratmak için, kalbinizin yeteneğine odaklanın. Tüm Evrensel ihtişamınızla, kendinizi sevin. Gerisi yerli yerine oturacaktır. Çünkü “şişenin içindeki yaratıcı cin” olduğunuzu fark ettikçe, başkalarıyla rekabet etmek, onları çekiştirmek veya sevmemek gibi şeylere çok daha az ihtiyaç duyacaksınız.

Kendi içinizde “tamamlandığınızı” keşfedeceksiniz. Bu durum, sizin izninizden yürüyen herkes için de geçerli olacaktır. Ve öyle oldu. Âmin.

Bu mesaj Mor Alev Dostu tarafından çevrilmiştir. Mor Alev Dostu, Brenda Hoffman ve aracılık ettiği Işık Varlıklarına çok teşekkürler. (www.LifeTapestryCreations.com).

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2015 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir
Copyright © 2015  by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

12 replies »

  1. Çok çok teşekkürler. Bazen tam da o anda duymaya ihtiyacım olan bazen de zaten çok yeni bir zamanda o hissi yakaladığım ve okuyarak kendimi dogruladığım mesajlar geliyor. Aracılık ettiginiz için çok teşekkürler. Kelimeler yetersiz kalıyor bazen. Mesela yükselmek-alçalmak, inmek-çıkmak gibi kelimeler benim içimde rekabet ve bir durumu daha iyi ya da daha kötü yapmak gibi bir çağrışım yapıyor. O yüzden sadece yürüdüğüm bir yolda kabul ediyorum kendimi, bu yolun başı, sonu ve hatta yönü de olmadığı için ileride ya da geride olmak da mümkün değil. O zaman bu yolda, sadece anda ve kalben olmam gereken yerde olduğumu hissediyorum. Bunu şuan neden paylaştığımı da bilmiyorum, bu düşünceden çıkan duygu bana iyi hissettiriyor, belki size de iyi gelir. Hepimizin varlığına şükran.
    Sevgiler

    Beğen

  2. Sevgili Mor Alev size, Mor Alev Dostuna ve Brenda Hoffman’a sonsuz teşekkürlerimle. Yine içim büyük sevinç ve umutla doldu, gerçekleştirebileceğim isteklerimi buna inanıyorum. Ve öyle de oldu… Daha kim bilir neler mümkün…

    Beğen

  3. Merhaba Sevgili Mor Alev ,harika çok güzel yazılanlar çalışmaların sonuna yaklaştık galiba . Bende bu yukarıda anlatılanlara dahilim değilmi , bende düşüncelerimle istediğimi yaratabilecekmiyim acaba sevgili mor alev.

    Beğen

    • Sevgili Nuray, farkındaysanız, bu yazıda er ya da geç herkesin yaratım gücünü hatırlayacağını söylüyorlar. Yani dahil olmayan kimse yok. Kendinize ve kalbinize güvenin. Sevgilerimle

      Beğen

  4. Sevgili moralev!

    Bu nasıl bir yazıdır Tanrım! beni benden aldınız bilmediğim yerlere götürdünüz,sevgi selinin coşkusuyla sular seller içinde bıraktınız,ben inanın hala kendime gelmekle uğraşıyorum duygularımı daha fazla buraya yazacağımı sanmıyorum beni affedin yalnız bu yazıyla içimi okuduğunuzu bilmenizi istedim.teşekkürler…….

    Beğen