Muhtelif

Tebrikler Malala!

Sevgili Dostlar, geçen sene bu zaman (12 Ekim 2013) yeni İndigo/kristal nesle örnek olarak Malala Yousafzai’yı aşağıdaki yazıyla tanıtmıştım. Bugün Nobel Barış Ödülünü aldığını duyunca bu yazıyı yeniden yayınlamanın hepimize iyi geleceğini düşündüm. Şimdi kendi yazdığım makaleye tekrar baktığımda anlıyorum ki, dün yayınlamış olduğum Gabriel’in Sevginin yüzlerinden “CESARET” i anlattığı mesajı Malala’da vücut buluyor. Malala’ya olduğu kişi için ve dünyanın her yanındaki ezilmiş kız çocuklarına umut verdiği için çok teşekkürler!

Malala Yousafzai – “Yeni İnsan” Örneği, Günümüz Kahramanı

Malala by Phil KinsleyMalala Yousafzai’ den Ekim 2012 de Taliban tarafından Pakistan’ın Swat vadisinde okul otobüsünde vurulduğunu BBC de seyredene kadar haberim yoktu. Taliban tetikçisi sadece kızların olduğu okul otobüsüne girmiş, “Hanginiz Malala? Yoksa hepinizi öldürürüm!” diye bağırmış, Malala’nın başından giren kurşun boynunda yol alıp omuzunda durmuştu. Malala hakkında 2009’dan beri Taliban’ın ölüm emri vardı, bu küçük 14 yaşındaki kızı, bütün çocukların okuma hakkını savunduğu için “çok tehlikeli” bulmuş olmalılar. Malala hakkında uluslarası gazetelerde manşetten giren haberlerin aksine bizim gazetelerimizde hiçbir haber görmedim, tüm dünya gazeteleri geçen Temmuz Malala Birleşmiş Milletlerde konuşma yaptığında BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon dâhil devlet başkanları ve diplomatlar tarafından defalarca ayakta alkışlandığını haber yaptığında yine bizim gazetelerde herhangi bir küçük yazı bile gördüğümü hatırlamıyorum (Eğer gördüyseniz lütfen bana söyleyin). Oysa eğitim 1. dünya ülkesi olmaya çalışan Türkiye’nin en önemli sorunlarından biri ve hala okula gidemeyen kız ve erkek çocuklarımız var. Belki de Malala’nın cesareti, kararlılığı ve tüm aktivizminden akan zarafetini Türkiye’de gözler önüne sermek, bizim kendi sorunlarımıza spot ışığını çevirecekti ve “ne gereği var canıım, belki bu konu tartışmaya açılır, insanların canı sıkılır, her şey çok güzelmiş gibi yapalım gitsin” dediler. Hâlbuki bu temizlenme, yenilenme zamanında sizler ve ben çok iyi öğrendik ki sorunları halının altına süpürüp yokmuş gibi yapamayacağız, eninde sonunda o sorunlarla yüzleşmek zorundayız.

Bana göre Malala Yousafzai “Yeni İnsan”a mükemmel bir örnek. Aktivizmi kesinlikle indigo olmasında yatıyor ancak onun aktivizmi o kadar barışçıl ve sevecen ki ona ne etiket takarsak takalım, onu izlemeli ve takdir etmeliyiz. Ne ilginçtir ki Evren böyle bir kız çocuğunu Pakistan’ın Taliban’ın yönettiği bir bölgesine gönderdi, fakirlik, baskı, terör altında ve kadınların hiçbir hakkı olmadığı o yerde ilahi misyonunu mükemmel bir şekilde yerine getiriyor.

Hikâyenin en başına dönersek, her şey 2009 başında 11 yaşındaki Malala’nın Taliban yönetimi altında bir kız öğrenci olmanın nasıl olduğunu anlattığı blogla başladı, blog BBC de yayınlanmaya başladı. O yaz New York Times onun hayatını konu alan kısa bir belgesel çekti, bu arada Pakistan ordusu da ikinci Swat savaşı olarak bilinen harekâtla Swat vadisini geri almaya çalışıyordu. Bu dokümanterle birden bire ünlü olan Malala’yı bir başka ünlü indigo aktivist Desmond Tutu Uluslararası Çocuk Barış Ödülüne aday gösterdi.

Taliban önce bölgedeki okulları yasakladı. Sonra sadece erkeklerin ilkokula gitmesine izin verdi, bu arada yüzlerce okul Taliban tarafından yakıldı ve yerle bir edildi. En sonunda yeniden okula dönme izni çıktığında Malala günlüğünde “700 kayıtlı çocuktan sadece 70’i oradaydı” diye yazmış. Bu çocuklar savaşın ortasında okula gitmeye çalışıyorlar, şanslı olanlarsa başka bölgelere kaçmayı beceriyordu. Malala bu kısa süren blog ve belgesel çalışmasından sonra ünlendikçe hayatı da daha çok tehlikeye giriyordu. Bu arada Malala konu ile ilgili her iki tarafı da eleştiriyordu. 2011 de Pakistan başbakanı ona ülkenin ilk milli gençlik barış ödülünü verdiğinde o hiçbir siyasi partiye üye olmadığını ve zamanı gelince eğitimi savunan bir parti kurmayı umut ettiğini söyledi. Kapının altından atılan notlar, gazete ilanları, facebook mesajları ile durmadan kendisi ve ailesine karşı ölüm tehditleri alan Malala durmadı. Oradaki durumu tüm dünyaya iletmeye devam etti. Tehditler işe yaramayınca Taliban sözcüsü “Malala’nın onları harekete geçmek zorunda bıraktığını” söyledi ve işte 3 kız çocuğunun ağır yaralanmasıyla sona eren ölüm fermanı imzalanmış oldu.

Malala önce bir askeri hastaneye kaldırıldı, oradan İngiltere’ye gönderildi. Olaydan 9 gün sonra komadan çıktı, bir sürü ameliyat ve aylar süren tedaviler sonucunda yine 15 yaşında bir genç kız olmaya geri döndü. Malala’nın vuruluşu savunduğu değerlere uluslararası ses getirdi ve vurulmadan önce kurduğu fakir kızların okula gitmesini sağlama amaçlı vakfına bağış yağmaya başladı. Pakistan yeni bir eğitim hakkı kanunu çıkardı. Malala’nın yaşadığı zorluklar sadece Pakistan’da yaşanmıyor ve onun misyonunun dikkatleri çekmesiyle birlikte BM de ‘Ben Malala’yım’ adında yeni bir inisiyatif başladı ki bunun en büyük amacı 2015 sonunda şu anda okula gidemeyen 61 milyon çocuğa eğitim sağlanmasıdır.

12 Temmuz 2013 de 16. yaş gününde Malala Birleşmiş Milletlere seslendiğinde “Malala günü benim günüm değil. Bugün hakları için seslerini yükselten her kadın, her oğlan ve her kızın günüdür” dedi. “Teröristler benim ideallerimi değiştireceklerini, isteklerimden vazgeçeceğimi zannettiler, ama benim hayatımda şunun dışında hiçbir şey değişmedi: Zayıflık, korku ve umutsuzluk öldü. Kuvvet, güç ve cesaret doğdu… Ben kimseye karşı değilim, ne de Taliban ya da bir başka terörist gruptan intikam almak üzere konuşmak için buradayım. Ben buraya her çocuğun eğitim hakkını savunmak ve bu konuda konuşmak için geldim. Ben Taliban’ın oğulları ve kızları için de eğitim istiyorum, tüm teröristlerin ve ekstremistlerin çocukları için de.”

Malala bu hafta Nobel barış ödülüne aday gösterildi, hafta içinde Sakharov Barış ödülünü aldı. Bu hafta The Daily Show with John Stewart’a çıkan Malala karşısında politik satiristin hayranlıktan dilinin tutulduğunu seyrettim. Ve bu kıza ben de tekrar hayran kaldım.  Mutlaka seyredin.

Malala, Edward Snowden, Julian Assange ve daha birçokları bu dünyaya bizim gözlerimizi açmak için geldiler ve halen bizim için kendi hayatlarını tehlikeye atıyorlar. Hayatı sadece iş, ev, yemek, banka kredisi olarak görmekten ve kendilerini televizyon ve futbolla uyuşturmaktan çok daha fazlasını yapan bu insanlara büyük teşekkür borçluyuz.

Mor Alev

Telif Hakkı©2013-2014 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.wordpress.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2013-2014 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.wordpress.com/

2 replies »

  1. Bunu paylaştığın için çok teşekkürler. Gerçekten çok etkilendim ve sen söylemesen bilmiyoruz. Bu kızı takipte kalacağım. Hala şaşkınlık içerisindeyim…

    Beğen

  2. Merhaba Mor Alevcan, içimden arındırıcı bu cümleleri yazmak geldi sevgiyle:

    Erkeklere olan ve ataerkil düzene olan nefretimi, öfkemi ve tüm olumsuz duygu düşünce his ve inançlarımı ve koşulsuz sevgi enerjisi dışındaki tüm olumsuz enerjileri,
    kendimden şimdi , ebediyen serbest bırakıyorum. ve sevgiye dönüşmesine tüm boyutlarda ve şimdi izin veriyorum. teşekkür ederim

    in lak’ech ala k’in… sevgilerimle

    Beğen