Yükseliş - Büyük Uyanış

Şimdi İhtiyaç Fevkalade Olmaktır

Yaoyao

Sevgililer,

Yeni yönünüz muhtemelen siz ve çevrenizdekiler için şaşırtıcı oldu.

Bir zamanlar tutarlı ve sorumluluk sahibi olduğunuz düşünülüyordu – şimdi daha farklı görünüyorsunuz. Diğerleri sizden neler bekleyebilir? Daha da önemlisi, siz kendinizden neler bekleyebilirsiniz? Çünkü yeni merak, arzu ve ihtiyaçlarınız, bir zamanlar olduğunuz kişiden farklı.

Eski sizi kaybettiğiniz için sızlanmak yerine, eski sizin gerçekten siz olup olmadığını belirleyin. Çünkü güvenilirliğinizin çoğu toplumsal beklentilere dayanıyordu, sizin ihtiyaç ve faydanıza değil. Büyük ihtimalle keyfiyle ve çöküşleriyle beklediğiniz ya da istemiş olduğunuz hayatı yaşadığınızı söyleyerek buna karşı çıkacaksınız.

Gerçekte, asla tam ve bütün olarak siz değildiniz, bu konudaki kısıtlı anlayışınızla bile. Çünkü genelde başkalarının sizinle olmaktan kaçınmasını engellemek üzere diğerlerinden o kadar da özgün olmamaya çalışarak saklandınız. Ve işte böylece, hiç aklınıza gelmeyecek alanlar ve düşünceler hakkında kaygılı ve evet, rahatsız, üzgün hissetmeye başlıyorsunuz. Sanki gözleriniz açıldı, perde kaldırıldı ve en sonunda gerçek varlığınızı kabul ediyorsunuz, ister bütünlüğünüzün 3D’deki en gerçek %10’u olsun, ister şimdiki gerçek %80’niniz. (Mor Alev: Bu biraz zor bir cümle. Ben şöyle anladım: 3D’de sadece %10 kadarımız gerçek benliğimize aitti, gerisi toplumsal programlanmadan oluşuyordu. Bu %10’u bile kabullenmekte zorluk çekiyorduk. Şimdiyse %80 kadarımız gerçek benliğimiz. Bu yüzdeleri sadece örnek olarak verdiklerini düşünüyorum, kesin sayılar değil.)

Şimdiye dek her yeryüzü hayatında, gerçek benliğinizi diğerlerinden sakladınız, amacınız bu yeryüzü yaşamına sizin gibi hazırlıklı olmayanlar tarafından farklı düşünce ve ihtiyaçlarınız yüzünden azarlanmaktan veya zarar görmekten kaçınmaktı.

Belki Olimpik yıldızların özverilerini düşünürseniz, daha iyi anlamanıza yardımcı olabilir. Diğerlerinin çantada keklik olarak yaşadığı 3D çocukluğa ya da deneyimlere onlar sahip olmadılar. Sizin için de aynen böyledir.

Yeryüzü insanlarının çoğunluğu hayatlarında yol alırken ve sosyal taleplere şu ya da bu şekilde kalıplara sığıştılar. Siz ise bu sırada andaki hayatınız için yoğun eğitim alıyordunuz. (Mor Alev: Diğer hayatlarınız yoğun eğitim ve çalışma kamplarıydı ve sizi bu hayata hazırladı.)

O zamanlar boyunca korkuyu bütün detaylarıyla deneyimlemiş olsanız da, yuva hasreti çekseniz ve yol boyunca özlediğiniz aktivitelerin özleminden dolayı sızlansanız da, odak noktanız bu yaşamınız oldu.

Bu sizi diğerlerinden daha iyi yapmaz, sadece farklı yapar. Şimdi ön safhada olmayanlar, sizinle aynı deneyimler yaşamakla ilgilenmiyorlardı. Olimpik yıldız örneğine geri dönün, anlayacaksınız. Sizin bu hayatınızda dünyadaki çoğunluk gibi yaşamakla pek ilgilenmemiş olduğunuz gibi, onlar da bu hayatları için yoğun eğitim ve antrenmanla ilgilenmiyorlardı.

Siz değişim getirenlersiniz. İşte bu yüzden yeryüzünde ve diğer yerlerde yaşam üstüne yaşam boyunca geliştirmiş olduğunuz programın tamamını uyguluyorsunuz.

Hazırlığınız bir-başınalık, tecrit, başarısızlık korkusu, ifşa korkusu içeriyordu ve birazcık da neşe-keyif-coşku orada ve şurada. Görünüşte imkânsız olanı başarmak için.

Şimdi, gelişmiş neşe-keyif-coşku muhafızı olmanızın zamanı geldi. Ama korktuğunuz şey de, neşe-keyif-coşkudur. Sanki o kadar çok saklandınız ki, şimdi antrenman sahanızın köşelerinden ortaya çıkmaya korkuyorsunuz.

Bu zamanda hala yeryüzündeyken ödüllerinizi alma (hasat toplama) vaktiniz gelmiştir. Açgözlü, bencil veya toplumunuzun birilerini kıskandığında kullandığı sıfatlardan biri olduğunuz için değil.

Gerçek tanrı/tanrıça benliğiniz olarak ortaya çıkmanız en büyük ustalığınız ve marifetiniz olacaktır. Hak veriyoruz, korku dolu bir adım ama bu hayatta çoktan olmuş olması gereken bir şey.

Kalabalığı takip etmemek şimdi sizin için kabul edilebilir bir kavram. Onun ötesindeki adımdır sizi korkutan. Bütünüyle neşe-keyif-coşkuda olma gücünüzü kabul etme cüretini gösterecek misiniz, yoksa yaratma gücünüzü, tüm ihtişamınız olmayı saklayacak mısınız?

Sanki Olimpik bir yıldızsınız ve ne kadar yetenekli olduğunuzu göstermeye korkuyorsunuz. Böylece iyi olmayı kabul ediyorsunuz ama harika olmayı kabul etmiyorsunuz.

Şimdi dünya harikayı talep ediyor.

Sizler önde koşanlarsınız. Ve eğer siz önde koşanlar, gerçekten siz olmaktan korkarsanız, kitleler kimi takip edecek? Bu yüzden gerçek varlığınızı inkâr etmeniz sahtekarlık haline geliyor, tıpkı geçmiş yaşamlarınızda uyum sağlamak için toplumu takip ettiğiniz zamanlardaki gibi.

Sizler yeni insan dünyasını yaratan öncülersiniz. Ve bunu çağlar boyu yeryüzü ve diğer yerlerde odaklanıp keskinleştirdiğiniz becerilerinize sahip çıkarak yapıyorsunuz. Hiç şüphesiz, bir ya da çok daha fazla yaşamda kudretli kişilerdiniz ama o kudret zamanın yeryüzü toplumunun onayıyla sınırlıydı.

Artık yeryüzü toplumuna aitmiş gibi rol yapmaya ihtiyacınız kalmadı. Çünkü eğer öyle yaparsanız, sadece gerçek gücünüzü saklamış olduğunuz geçmiş yaşamları tekrarlamış olursunuz. Kabul edilebilirlik parametrelerini (ölçü ve özelliklerini) unutmanın ve kendi parametrelerinize geçmenin zamanı geldi.

İşte bundan dolayı pek çok yeni yönünüz büyük ihtimalle sizi ve sizi tanıyanları şaşırtıyor. Buna izin verin. Çünkü her zaman sadece bütünlüğünüzün çok küçük bir parçası tam olarak yeryüzüne ait oldu. Geri kalanı uyum sağlamak için sizin tarafınızdan sizden saklandı.

Artık buna ihtiyaç yoktur, artık bu arzulanmamaktadır. Siz olun. Bunun gerçeğiniz olma vaktinin bile ötesine geçtiniz. BÜTÜNÜYLE KENDİNİZ OLUN. Öyle de oldu. Âmin.

Bu mesaj için Brenda Hoffman ve aracılık ettiği Işık Varlıklarına çok teşekkürler. (lifetapestrycreations.com)

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak, böylece potansiyelinizin tamamını gerçekleştirmek üzere Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2018 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir
Copyright © 2018  by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

15 replies »

  1. Geçen gün rüyamda eskiden yaptığım bir yağlıboya resmi gördüm, elinde uzun bir kılıç olan bembeyaz bir çıplak kadın ,arkasında bir gölge ve zemini tamamen mor ile boyamıştım..O zaman yani yirmi yıl önce ne melekleri ne de mor alevi biliyordum ve erkek arkadaşım resmi beğenmediği için yırtıp atmıştım.Elinde kılıç olan bendim gölge o…
    Bütünüyle kendim olmaya ve keyif ve coşkuyla yaratmaya niyet ediyorum amin.Işığımı ve sevgimi yönetebilmenin öğretmeni olduğun için her an teşekkür ediyorum..

    Liked by 2 people

  2. siz diye hitap ettiği herhangi bir yerde bir şekilde bu mesajı okuma fırsatına erişenler mi?

    Beğen

  3. Özgürlük,bedenimin içindeki gerçek ben çıksın zamanıdır,uzaylı olduğumu söyleyenler haklıymış.😂😘 Teşekkürler Mor Alev,sevgiler. Hasat zamanı.🙏👽

    Liked by 2 people

  4. bir anlamda harflerden medet uman hurufilere göre özgürlük: zaten ÖZ lerin GÜR olarak akması diye de okunabilir…”özümün gürül gürül akmasını istiyorum, önünde hiç bir engel tanımayan çağlayanlar gibi”

    Liked by 2 people

  5. Sevgili Mor Alev daha sabah yeni ayın enerjisine niyet ederek evrene yazdığım mektubumda özümün neşe keyif ve coşkusuyla bir olduğumu belirtip artık olmak istediğim şeyinde bu olması gerektiğine inandığımı dile getirmiştim… Bu kadar net açık cevap gelmesi artık şaşılacak şey değil, olağan sürecin bir parçası olarak görmeye başlamak gerekiyor artık…Hakkettiğimiz durum neşe keyif ve coşku EVET…Şükürler olsun…Sevgilerimle…

    Liked by 1 kişi

  6. Son derece heyecan verici bir yazi. Her zaman oldugu gibi, yine kendimi harika hissettirdi. Milyon kere tesekkurler kanal oldugunuz icin Mor Alev…

    Liked by 1 kişi

  7. Tek tek her birimizin bileklerini kavrıyor, nabzını tutuyor, yazarken Brenda Hoffman. Ona buradan Kocaman Selam, Muhteşem Sevgi gönderiyorum. Ve Hepimize. Hepimizi Seviyorum.

    Bedenlenmiş bir halde, bir form içimizde, bir form içinde gerçekleştirmek başlıbaşına bir cüret ve cesaretken bir de bunu soyutlanmadan soyutlamadan Hepimizin Herşeyin içinde yapıyoruz.

    Şimdi okuyunca bu son cümlemi, Neşe-Keyif-Coşku yani Şükür-Minnet-Takdir içinde pek de bir anlam ifade etmediğini görüyorum. 😊. Bu zaten normalimiz. Dengemiz Şifamız Uyumumuz. Hangi boyutta hangi oranda olursa olsun bazı bazı kendimizden sakladığımız doğal gerçeğimiz. Gerçeğimize Benliğimize Öze Sadakatimiz. Sadakatimizde Kararlılığımız. Şimdi ve Buradalığımız.

    Hepimizi kutluyorum, kutsuyorum, öpüyorum. Sevgiyle. Sizden, Hepimizden, Hepimize gelen bu bütün Sevgiyi de kucak kucak, nefes nefes kabul ediyorum her seferinde.

    Birer Aşk Mektubu gibi.

    Teşekkürlerimle.

    Liked by 2 people

  8. Ben bu blogu okumaya başladığımdan beri bu yazıyı bekliyormuşum meğer. Kalbimin tüm soru işaretleri bu yazıya hasretmiş. Gerçek önümde dev puntolarla parende atsa da hala yeterli cesaretim yok 😔 buldum, bildim, olamıyorum 😔 yine de niyetim her gün kuvvetleniyor 🌱 yukarıda bir yol arkadaşımın dediği gibi ‘özümüz gürül gürül aksın çağlasın inşallah’ .kanallığınıza sonsuz şükranlarımla.

    Liked by 1 kişi

  9. İki gündür işe gitmiyorum. Kendi kendime izin verdim. En ufak bıdırdanmaya dayanamadığımı fark ettiğim için telefonlara bile bakmak istemiyordum. Bugün sahilde yürürken kendi kendime “demek artık bu noktaya geldi evrimim” diye bir şey geçirdim içimden. Allah dağına göre kar verir gibi bir şey. Hani dünya yıkılsa yürümeye devam edebilirmişim gibi… Şöyle bir nefes alıp önümdeki yola doğru gönderdim. Filmlerdeki gibi çiçekler kristaller ışıklar aça aça genişleyerek önümü sardı uzandı birşeyler. Gördüm resmen detaylarını iç gözümle o ışıklı saçılımın. Bir daha yaptım, daha da uzattım o güzel ışıklı renkli desenleri. Geleceğimin yolu böyle olsun diye diledim, geleceğime döşedim o güzel ışığı. Kırmızı halı o kadar sönük kalırki onun yanında, bastığım yerde açan ışık çiçekler büyüyüp gelişip, rengarenk güzelleşip yolumun iki yanını sararak ilerilere uzanıyorlar, hem de iki yandan bana kalkan oluyorlar..

    Böyle birşeyi hayal edip bu kadar kolay ve ayrıntılı görebildiğime bile şaşırdım. Bu kadar kolay mıymış bu, ne zaman bu kadar kolaylaştı yahu? Sen bir dene, o bin kendi gelsin..

    Şimdi on sene önce kurduğum şirketim bana öylece bakıyor; batayım mı çıkayım mı diye.
    Ben de ona bakıyorum; en hayırlısı hangisi olur diye.
    “Normalde” kırmızı alarmda falan olmam gerekirdi heralde.

    Çok garip, “herşey” aynı zamanda ne kadar da hızlı ufalanıyor…

    Ben artık yaratabileceğini farketmiş ancak henüz ne yaratması gerektiğini bilmeyen bir noktadayım.
    Çünkü korkuyorum, ya yanlış yaparsam diyerek. Mesajın doğruluğunu, denk gelişini, tam zamanındalığını falan geçtim artık.. Bunu geçsek ya artık!

    Buradaki herkesin aracılığıyla ve izniyle yüksek sesle söylemiş olayım; bu konuda yardım rica ediyorum altın kuşlardan, ışık krallığıma giden yolu gösterin bana.

    …ve artık bir araya gelelim

    Liked by 1 kişi

  10. Cesarete davet ediliyoruz. Çevrenin bize empoze ettiklerine değil de kendi iç sesimize uymaya… Korkuların hapsettiklerine değil de onu seçtikçe içimizde sevinç yaratan ve doğru yol olduğunu bildiğimiz sese… Bazen zor olsa da… Binbir çeşit karşı çıkma olsa da içimizden… Sevgiden korkulur mu? Biz korkuyoruz… Ama her bilinmeyen kötü olmak zorunda değil demiştiniz. Bu da öyle… Cesaret!

    Liked by 1 kişi

  11. Tutarsızız farkındasınız değil mi dostlar?
    Zamanlar ötesinden, birle binin aynılaştığı yerlerden gelen mesajlar okuyup tam zamanındalığına falan şaşırıyoruz. Bir yandan gönülden inanıp bir yandan şüpheler içinde yüzüyoruz..

    Sevgili moralev, yorumlarda hepimiz aynı dertten muzdarip olduğumuzdan dem vuruyoruz.
    Sen nasıl böyle fevkalade oldun, nasıl başladı hikayen, ilk adımı nasıl attın? Nasıl duymaya, konuşmaya, yapmaya başladın?
    Bize anlatsana biraz. Şu an böyle bir samimiyete, böyle bir dostluğa ihtiyacımız var.

    Beğen

    • Sevgili Çağlar, benim hikayemin hiçbir özelliği yok. Sadece günlük meditasyon alışkanlığı öneriyorum, bunun hiçbir şey beklemeden yapılmasında ısrarcıyım. Kendinizi dinlediğiniz anda uyanış da gelir. O yüzden neredeyse her yazıda meditasyon yapın diye yalvarıyorum. Sevgilerimle

      Beğen

  12. Derin bir nefesle ”Ben yaratanın en büyük mucizesiyim” kalp inancının titreşimine hizalanma zamanı!
    Gün bugün ! Teşekkürler güzel yürek ❤

    Liked by 1 kişi