Baş Melek Michael (Mikail) ve Yüksek Benlik Konsey Mesajları

Aynaya baktığınızda ne görüyorsunuz? – Konsey (Mesaj 75)

earths torusOlmasını umut ettiğiniz şeyleri (değişiklikleri) etrafınızda göremediğiniz zaman, bazı durumlarda odak noktanızı ve umudunuzu kaybettiğinizi görüyoruz. Bu sebepten dolayı ele alınması gerekli gibi görünen bir konuyu, bugün sizlerle tartışacağız. Kaçırmış ya da üzerinde yeterince durmamış olduğunuz bazı noktaların altını çizeceğiz.

Sizler, Dünya’nızda büyük ve kalıcı bir değişim patlaması gerçekleştiğini, etrafınızda gözlemlediğiniz tüm “algısal” problemlerin çözüldüğünü görmek istiyorsunuz. Kısa vadede bunun nasıl bir felakete yol açabileceğini, bir an için durup bir düşünün. Bu değişikliklerin gerçekleşmesi gerekli olmasına rağmen, çok daha aşamalı bir şekilde meydana gelmesi, bütün taraflar (Dünya’daki ve diğer âlemlerdeki varlıklar) için çok daha hayırlı olacaktır. Eğer bizim devamlı birlikte çalıştığımız yüksek benliğinize (gerçek özünüze) bunun doğruluğunu soracak olursanız, o da bizimle aynı fikirde olacaktır (aynısını söyleyecektir). Bunu daha önce de konuşmuştuk.

Değişime çok fazla önem yüklediğinizden dolayı (bir an önce olmasını istediğinizden dolayı) ve gerçekleşmesiyle ilgili olarak zamanın çok yavaş geçtiğini algıladığınızdan dolayı ağır ağır meydana gelişi, çoğunuzun “hiçbir şey olmuyor” diye düşünmesine neden oluyor. Oysa gerçek şu ki, olması gereken her şey şu anda oluyor. Bunu da daha önce, aynen böyle söylemiştik.

Değişimin çok yavaş gerçekleştiğini ya da hiçbir şeyin değişmediğini algılamanıza rağmen, aynı anda  “zaman” denen birimin eskisinden çok daha hızlı aktığı izlenimine de kapılıyorsunuz. Öyle değil mi? Bu durum, sizin de bildiğiniz gibi, zaman denen olgunun gerçekten göreceli bir kavram olduğunun kesin bir göstergesidir. Hadise aynıdır, ama o an ne hissettiğinize veya ne yaşadığınıza bağlı olarak zaman, ya size akıyormuş gibi ya da duruyormuş gibi gelir.

Şimdi, sözünü ettiğimiz şu “aynaya” bir bakalım. Sizin “ayna” olarak adlandırdığınız şey, sadece enerjik titreşimlerden oluşan kolektif iç alanınızın dış dünyaya yansımasıdır.

Öncelikle sizlere sosyal, siyasi ve kültürel alanda meydana gelen değişimin farkında olup olmadığınızı sormak istiyoruz. Olayları nasıl yorumladığınız (onaylayıp, onaylamadığınız) burada önemli değildir. Ancak değişimi, tabii ki de fark ediyorsunuz.

Bu değişimlerin başka ülkelerde de meydana geldiğini görüyor musunuz?  Rusya’nın dünya ile olan ilişkisinde herhangi bir farklılık yok mu? Kanada’da büyük bir değişim meydana gelmedi mi? Çin’in dünyadaki rolü değişmedi mi? Yerli halklar (Aborijinler, Amerikan Yerlileri, vs.), kendi dünyalarını savunma çabası içinde ayaklanmıyorlar mı? Dünya’nın finansal ve ekonomik yapısında hiç mi değişiklik olmadı?

En önemlisi de, kendi içsel yaşantınız bir şekilde değişmiyor mu? Bahsettiğimiz bu şeylerin hepsi, gerçekten sadece insanlığın mevcut bilinç seviyesinin dış dünyaya yansımasıdır. Yani mevcut bilincin aynasıdır.

Siz bu mesajı okurken bile, son derece büyük ve önemli değişikliklerin meydana geldiğini belirtmek isteriz. Geriye dönüp baktığınızda, tüm Dünya’nın müthiş bir hızla, neredeyse bir gecede evrimleşmiş olduğunu göreceksiniz.

Gerçek değişimlerin hangi alanlarda meydana geldiğini fark etmeniz için, bu oluşumları size göstermek istedik. İnsanlığın mevcut bilinç seviyesi yükseldiğinden dolayı bu değişimleri sizler gerçekleştirdiğiniz için, kendinizi kutlamalısınız.

Bilgi güçtür ve sadece o bilgi, esas gücünüze sahip çıkmanızı sağlayacaktır. Kendi gücünüzü geri almanız, şimdilerde yapmanız gereken en önemli şeylerden bir tanesidir. Bu durumun, hem Dünya için, hem de kendi yaşamlarınız için etkisi büyüktür. Dünya’nın deneyimlediği bütün problemlerin sebebi, yaşamlarınız üzerindeki gücünüzün yüzyıllar boyunca başkaları tarafından kullanılmasından kaynaklanmaktadır. Bunun böyle olduğu, gitgide daha belirgin hale gelmektedir. Sonunda bu kadar kişiyi değişim bayrağını ele alması için harekete geçiren, kesinlikle gücünüzün doğasıdır. Dolayısıyla, son zamanlarda liderlerinizden biri tarafından belirtildiği gibi, “Artık yeter!” noktasına gelmiş bulunmaktasınız. (Mor Alev: Bahsedilen lider Türk değil, ancak ben kişisel olarak bu kelimelerin pek çok farklı ülkelerde farklı zamanlarda farklı liderler tarafından kullanıldığını okudum ve seyrettim.)

Gördüğünüz üzere değişim meydana geliyor. Hem de oldukça hızlı bir şekilde gerçekleşiyor. Ve “devrilme noktası”, yani oradan sonra geri dönüş olmayan nokta, gerçekten aşılmıştır. Tabii ki “şişeden çıkan cini” tekrar geri koymaktan hoşlanacak olan çıkarcılar vardır. Ama bu artık asla gerçekleşmeyecektir. Bunlar, başkalarının zarar görmesi pahasına ayrımcılığı ve çıkarcılığı sürdürmek isteyen kişilerdir. Ancak İlahi Güç, artık o dönemlerin geçtiğini buyurmuştur.

Kendi gücünüzü geri almanıza izin verilmesinin neden bu kadar önemli olduğunu, artık anlamanızı istiyoruz. Gerçekte kim olduğunuzu ve gerçek kimliğinizden dolayı da neleri başarabileceğinizi, hiç şüphe götürmeyecek şekilde bilmeniz gerekir. Dünyanızın uzun zamandan beri bulunduğu duruma gelmesinin sebebi, gerçekte kim olduğunuzu bilememekten kaynaklanmaktadır. Problemleri sonlandıracak olan şey, bilgidir. Ve bunun gerçekleştiğini deneyimlemiş olmanız, şu anda hayal bile edemeyeceğiniz zaman ve boyutlarda “spiritüel bir öğretmen” olarak görülmenizi sağlayacaktır.

Ayrıca şunu da bilmelisiniz; Bizim bulunduğumuz düzeylerde ve boyutlarda, size karşı muazzam sevgi ve saygı duyulmaktadır. Sizi destekleyen varlığımızı hissedin. Asla yalnız olmadığınızı, hiçbir zaman aklınızdan çıkarmayın. İyi günler.

Bu mesajı ileten Konsey’e ve Ron Head’e, çeviren Mor Alev Dostuna  çok teşekkür ederiz. (ronahead.com)

Bu dönemde salıverme, arınma, kendinizi tanıma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, potansiyelinizin bütününü gerçekleştirmek üzere Yüksek (Öz) Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı©2016 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2016 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

20 replies »

  1. ” Kendi gücünüzü geri almanıza izin verilmesinin neden bu kadar önemli olduğunu, artık anlamanızı istiyoruz. ” Yani biz kendimiz uyandığımız için mi gücümüzü elimize aldık, ya da İlahi Olan ve İlahi Zamanlama çerçevesinde mi gücümüzü geri almamıza izin verildi? Burada kafam karıştı, Sevgili Mor Alev. Anlatır mısınız, Namaste….

    Beğen

    • Sevgili Feray, Burada aslında biraz tercüme hatası var. Allowing of retaking/owning your own power, sizin kendinize bunun için izin vermenizden bahsediyor. Ama bazen bu tarz cümleler ufak tefek yanlış anlamalara yol açabiliyor, Türkçe nin yetmediği yerler de olabiliyor. Kendimiz uyandığımız için gücümüzü elimize alıyoruz. Umarım yardımcı olabilmişimdir. Sevgilerimle

      Beğen

  2. 21 yaşındayım ve nasıl bir üstatlık, öncülük, öğretmenlik görevi yaptığımı anlayamıyorum. Yalnızca düşüncelerim bunu yapabilir mi? Acele ediyorum sanırım. Iyi günler herkese👋

    Beğen

    • Sevgili Li, anlamanıza gerek yok. Sadece kendiniz olmanız ve anda kalmanız yeterli. Hepimizin görevi kendisi olmak. Sevgilerimle

      Beğen

  3. Sevgili Mor Alev size, bu mesajı ileten Konsey’e ve Ron Head’e, çeviren Mor Alev Dostuna sonsuz teşekkür ederim. Evet değişim başladı ve geri dönülmeyecek bir yola girdi. Kendi hayatımda da bu değişimi fazlasıyla hissediyorum ve yaşıyorum. Bu değişim yukarıda da belirtildiği gibi en önemlisi içsel değişim, farkındalık, kabullenmeye çalışma, sabır, huzur huzur huzur… Ben de bir yola girdim, yavaş ve emin adımlarla ilerliyorum, akışına bırakmaya çalışıyorum tabii değişim kolay olmuyor, zaman zaman sabırsızlık hissediyorum ve farkına vardığımda hemen akışına bırakmayı seçiyorum. Hayatımda her şey olması gerektiği gibi oluyor, mükemmel ve tam bin şükür… Herkesin bu değişimi hissetmesini, şükür halini almasını ve sevginin tüm evreni sarmasını diliyorum.

    Liked by 1 kişi

  4. ben zamanın durduğunu düşünüyorum, kabalın bir sistem içine aynı zaman dilimine bizi hapsettiğini düşünüyorum.uyuyoruz uyanıyoruz hep aynı, uyu uyan ye iç dışkıla kapital sisteme çalışma adı altında hizmet et, bişeyler satın al ve tekrar uyu uyan…….

    Beğen

    • Sevgili Serap, bu şikayet ettiğiniz her şeyi ama her şeyi değiştirmek sizin elinizde. Konsey de bunu söylüyor, şimdiye dek burada mesaj vermiş tüm ışık varlıkları da. Bunun kaballa alakası yok, önemli olan sizin ne yapmayı seçtiğiniz. Gücünüzü vermeyin, kendinizde tutun. Bir adım atıp sonra korkup geri çekilmeyin. Örneğin, bahsettiğiniz gibi alışverişten hoşlanmıyorsanız, etmeyin. Kapitalist sistemden bahsetmişsiniz, örneğin bankalardan hoşlanmıyorsanız, onlarla ilişkinizi kesin ya da minimuma indirin. vs. vs… Bence şikayet yerine, kendini esir ve çaresiz hissetmek yerine, acaba ben bu şikayet ettiğim şeyleri seviyor muyum diye de sormalıyız. Sizi kimse bir şeye hapsedemez, siz izin vermedikçe. Sevgilerimle

      Liked by 1 kişi

  5. Tam da herşeyi akışına bırakıyorum, değişimi kabul ediyorum diye uyandığım sabah, sizin bu mesajı paylaşmanız 🙂
    çok teşekkürler Moralev 🙂

    Liked by 1 kişi

  6. Bu gece sabaha kadar zihnimde bu sorunun cevabını aradım. Kendimi yargiladim. Artık ruhen yoruldugumu hissederken cok şükür cevabimi da aldım. Çok teşekkürler mor alev iyi ki varsınız…

    Liked by 1 kişi

  7. Sevgili REHBER’ im bu mesaj için binlerce teşekkürler…Bu ışıklı yolda emek veren her kardeşime koşulsuz sevgimi gönderiyorum, hepinizi kucaklıyorum 🙂

    Liked by 1 kişi

  8. Her deneyime açık olmayı kabul ederek , istemediğimiz her bağı keserek farklı bir yaşama yol alırken, daha ağır daha ağır daha ağır sınavlar arka arkaya geliyor,Dramatıkleştırmeden , değişim bu diyerek enerjimizi pozitife çevirdik ama sınavlar hiç bitmiyor.Sabır ve sabırsızlık en büyük sınavımız oldu.Ee tamam ben hepsını uyguluyorum,inanıyorum,okuyorum,düşünüyorum.Bir yer de hep aynı soru hep karşımızda; ” Ee hani??!” Bu duraklamalar için daha reel kanıtlara ihtiyaç duyanlar,yürekten ve Özden gelecegın bilincinde olanların artık ne yapması gerek bilemiyoruz.Işıksınız yolumuza.En azından “Ee hani ? dediğimizde rehberliğinizi bulmak büyük bir teselli.Biz ve bizim gibiler yükseldikçe yanlızlaşmamalıyız ve siz bizi yalnız bırakmadığınız için teşekkürler.

    Liked by 2 people

  9. Hersey degisiyor! Hersey cok guzel ve cok daha guzel olacak!
    Gorunen goren goze gore degisir. Biz ne istedigimizi bilmeden, gormeden ne istedigimize ulasamayan fiziksel bedende ki ruhlar. Artik isteklerimize odaklandikca kendi gercegimizi daha acik gorebilecegiz.
    Hersey cok degisti! Enerji cok hizli. Hadi kendi hayatimizin senaryosunu kendimiz bastan yazalim. Bu gun yeni baslangiclarin gunu❤️
    Cok buyuk sevgilerimle❤️❤️❤️

    Liked by 1 kişi

  10. Dışarı bakınca, bazen biz bu kadar cendereye girmiş gibi hissederken çoğunluğun sanki herşey mükemmelmiş gibi “laylay lom yaşaması” açıkçası kendimize dönüp “galiba bizde ciddi yanlış giden birşeyler var” dememize neden oluyor. Bu benim ve sanırım burada yorum yazan birçok kardeşim için çok anlamsız ve cesaret kırıcı oluyor, çoğu zaman sabrımız taşıyor, çünkü dalga bizi çok bariz ve kuvvetli itiyor. Bir dostuma bu duygulardan bahsettiğimde bana “onlar hissetmiyorlar çünkü uyuşturulmuşlar, hala uykudalar” demişti, evet dedim kendi kendime galiba durum bu. Maalesef bu oyundaki uyku çok ağır, bu yüzden uykusuz bir gecenin sabahındaki gibi yavaş yavaş mahmur mahmur uyanacağız, bazılarımız biz gözümüzü açmamıza rağmen sırtlarını dönüp uyumaya devam edecekler. Ama sabah oldu, güneş açtı, en sonunda yatakta döne döne onlar da uyanacak. Evet sabretmek zor ama geç uyandıkları için onları suçlayamayız, sadece şefkat derin bir uykuyu açabilir… ki bunu ben sabahları zor uyanan küçük kızıma yapıyorum ve son derece etkili oluyor!
    Konsey’in mesajına gelince, ben de direnç gösterdiğim konularda daha anlayışlı olmam gerektiğini çok güzel anladım. Herşey kendi akışında yavaş yavaş ama derinden olacak, çünkü tersi -doların bir gecede sıfırlanması varsayımında olduğu gibi- yıkımı getirecektir, yazı bunu çok güzel anlatıyor. Konsyey, Ron Head ve Size kalpten teşekkürler.

    Liked by 1 kişi

  11. Konsey’in mesajında yazıldığı gibi, çok yavaş gerçekleştiğini ya da hiçbir şeyin değişmediğini algılayanlar arasında değilim. Bireysel deneyimimde değişimi çok net görebiliyorum, yeryüzü fiziği içinde, ve yeryüzüne uygun fiziksel özelliklerimle. Yani başka bir boyuttan bakmaya gerek kalmadan, olduğu gibi. Gözlemlediğim, deneyimlediğim hızlı yeni zaman çizelgesini de kendimden öğrendiğimce şöyle tarif edebilirim: Daha önceki ya da öncekiler bir kelebeğin ya da arının çiçek özüne konması gibiyse, bu yenisi bir sinek kuşunun çiçekteki hali gibi. Kanatlarını çırpış hızı takip edilememesine rağmen, beden titreşimi maksimumdayken hiç kıpırdamıyormuş, öylece duruyormuş gibi görünüyor.

    Bu arada ”Konsey” nedir? Hepimiz gibi bir şey mi? (Hepimizi seviyorum:)) Ya da Kolektif nedir, kimlerdir? Bu sözcüklerin işaret ettiği anlamları bulabileceğim bir sözlük var mı blogda, ya da sizin refere edebileceğiniz bir adres?

    Kolektif, mesajında kendini ebeveynlerimiz olarak gördüğünü söylüyor. Bu tanımlamaya sadece mecazi anlamda bakmadım ve beni tohumlanma teorisine kadar götürdü. Şimdimde hem ebeveyn hem evlat rolünü üstlendiğimden mesajı çok iyi anlayabiliyorum. Kızım ilköğretimin ortasında ”Ben değerliyim ve bana burada değer verilmiyor” cümlesiyle okul değişimi kararı aldı ve uygulattı. O çoktan yenide, ben hala bu yeninin düzenlemelerini yapıyorum. Ben paylamak demezdim ama ara sıra okuduğum kitaplarda, mesajlarda vs. görünce ”sizin zamanınız lineer” derlerken filan, aslında bu deneyimi yaşamak için can attıklarını düşündüğüm doğrudur. Mesajda özellikle ”ödül” kısmını çok sorguladım. Sıradan bir hayatı sürdüren sıradan bir fani olarak ben bile; ne özelde örneğin çocuk büyütürken, ne de işte insan kaynaklarında ödül/ceza sistemini kullanmadım kullanmıyorum.

    Sistem diyoruz, bazen sistemin küçücük bir çarkının ortasındayken farkedemiyoruz belki ama, sistem biziz. Bizlerden oluşuyor. Evet eğitim sistemini değiştiremiyorum belki ama, orada kullanılan ödül/ceza sistemini kullanmayarak çocuğun hem benimle hem eğitim sistemiyle arasındaki ilişkiyi değiştirebiliyorum.

    Bankacılık sisteminden hoşlanmadığım için 12 yıl önce tüm ilişkimi kestim. Kredi kartı kullanmıyorum diyebilmek bile mesela, çok rahat hissettiriyordu. Şimdilerde yine yeni yeniden başladım ilişkiye, sadece kolaylıklarından faydalanma ihtiyacım zorladığı için. Ancak bir önceki ilişkimdeki gibi ona bağımlı değilim. Yangından sen sorumlusun, depremden sen sorumlusun, bankamız değil sözcüklerinin altına imzamı atmıyorum. Genel prosedür cevabını kabul etmiyorum. Bankacılık sistemini değiştiremiyorum belki ama onunla olan ilişkimi ve onun benimle olan ilişkisini değiştirebiliyorum. Birçok kişi böyle yapıyor ki demek; o sistemdeki dönüşümü ya da dönüşüme karşı olan direncinin onu krize sürüklemesini gözlemleyebiliyorum.

    Mor Alev, varlığınız için ve bu mesajları okuyabilmemi sağlayan tüm nimetlerin varlığı için şükrediyorum.

    Sevgi ve Teşekkürlerimle, Hepimize.

    Beğen

    • Sevgili Gülden, Konsey’in kim olduğu eski mesajlarında bulunuyor. Sağ sütundaki Konsey bölümüne ya da yine sağ sütundaki anahtar kelimelere tıklarsanız ilgili yazılar karşınıza çıkacaktır. Kolektif ise hepimizin toplu bilincidir. Sevgilerimle

      Beğen

  12. Sizin yazılarınızı okurkenki gibi rahat, serbest, özgür okumamışım mesajlarını. Kolektif ve Konsey deyince farklı imgeler şekillenmiş bende. Tetikte okumuşum. Kendi adıma, bireysel ya da toplumsal uyku paketlerine ya da hakikatten kaçış planına dönüşebilir mi cümleler diye.

    Bugün tesadüfi bir yerde tesadüfi bir kitap aldım elime (Yazarı: Eric Schroeder), tesadüfi bir sayfa açtım, Hallac’ın, tek bir kalıntı kalmasın diye iki gün süren idamını okudum. İlk kez okudum. Sonra bilinçten tek bir kalıntı kalmasın diye çabalar. Ve tek bir cümleden yeniden inşa olan bilinç. Belki güçlü, kendi olan bir bilincin, belki kolektif bilincin armağanı.

    Önerdiğiniz üzere okuduğum birkaç yazı ve başlıktan sonra Kolektif’i kolektif bilinç, Konsey’i kolektif benlik olarak tanımladım kendimce. Ve okudukça bu sefer ben kolektifin ebeveynlerindenmişim gibi hissettim. Kendini sosyal hizmet görevlisi hisseden teyzelerin sesi de kulaklarımda: Bu kadar sorumsuz anne-babadan bu kadar hayırlı evlat, maşallah.

    İyi ki sormuşum, iki güzel yeni bilgi benim için, bakış açımı ve hatta yaşam biçimimi değiştirebilecek. Bundan sonra kolektif bilinç ve kolektif benlik için ne yapabilirim yaşamımda sorusu bende.

    Başmelek Mikail’de de böyle olmuştu. 3-4 sene önce onun hakkında ilk edindiğim bilgi, googledan ”Cehennem ateşi yanmaya başladığından beri yüzü hiç gülmemiştir” cümlesiydi. Bu cümleden sonra, sevginin azı çoğu olmaz belki ama, onun deyişiyle ona olan sevgim ‘daha az fikir’ ‘daha fazla gerçek’ haline geldi. Ve yüzü belki biraz güler diye, o günden beri cennet alanlarımı çoğaltmaya, cehennem olarak hissettiklerimi değiştirmeye başladım. Çok şükür, ‘Yüreklendirme’ mesajında onun yüzünün güldüğünü hissettim ve gülmediği zamanlarda da kendine bir gülümseme getirdiğini, kasten:)

    O kadar çok ki, hepsini okuyamıyorum. Eski okur olmadığım için, kimbilir kaç kez yazdıklarınızı soruyorum size tekrar. Bana zaman tanıyorsunuz. Çok teşekkür ederim Mor Alev. Hep kalbim dönük olacak size.

    Beğen

    • Sevgili Gülden, burada bir yanlış anlamayı düzeltmek istiyorum izninizle. “Cehennem” bizim icadımız olduğu için bir yanılsamadan ibaret. Ve Michael’ın yüzü hep gülüyor. Sevgilerimle

      Beğen