Meditasyon

Kendinizden umudu kesmeyin, Tanrı asla sizden vazgeçmez – John Smallman

Tree of Life Art Print by Enkel DikaSevgili Dostlar, iç sesimizi dinlemek, meditasyon ve merkezde kalmak konularına devam ediyoruz. John Smallman aracılığıyla iletilen Saul’un bu mesajını Aralık 2013’de yayınlamıştım ve şimdi yeniden baktığımda olağanüstü güzel ve zamansız bilgiler içerdiğini görüyorum.

Özellikle insan vücudunun size empoze ettiği kısıtlamalar ve sınırlamaları deneyimlerken bizi seven Kaynağın kucakladığı ve sarmaladığı Bütünlüğümüz ve Gerçeğin kapsayıcılığı anlayışınızın çok ötesinde kalıyor. Bu, her sonsuz dakikada kendini sınırsız yaratıcı olasılıklarla her parçasını sunarken, akla gelen her arzu ve ihtiyacı tamamen tatmin eden sürekli bir bilinç deneyimidir.

Dünyevi varlığınızdaki hiçbir neşe, keyif ve mutluluk Yaratanınızın sizin sonsuz coşkunuz için yarattığı şeyler hakkında uzaktan da olsa fikir veremez. Ruhani alemle ilişkiye geçebileceğiniz sessiz ve gözlerden uzak iç dünyanızı geliştirin. Orayı düzenli olarak ziyaret edin, orası gerçek Benliğiniz, tüm rehberleriniz ve hocalarınızın bulunduğu ve sizinle iletişime geçmeye her zaman hazır oldukları yerdir. Hala vücut içindeyken Gerçeğe en çok yaklaşacağınız yerdir ve hayret verici şekilde yakınınızdadır.

Bir şeye odaklanmak çok önemlidir – yakılmış bir mum, nefesiniz ya da kısa bir mantra -bu meditasyon yapmaya, derin düşünmeye ya da dua etmeye kalkıştığınızda dikkatinizi dağıtan düşünce ve endişe akımını etkili bir şekilde engelleyecektir. Çoğu kez, kararlaştırdığınız bir süre boyunca meditasyon yapmak için oturup vaktin sonuna geldiğinizde meditasyon yaparken hiç kendinizle gerçekten birlikte kalmadığınızı görebilirsiniz. Zamanı boşa harcadığınızı, başarısız olduğunuzu, içinizdeki o yerdeki sessiz zamanın aslında size göre olmadığını düşünebilirsiniz. Halbuki bu kesinlikle doğru değildir.

Böyle bir deneyimin sizi her gün vakit ayırıp sessiz ve sabırla oturup ruhani alemle ilişkiye geçmekten caydırmasına izin vermeyin. Sebat, süreklilik ve alıştırma gerekir ama karşılığını verir. Sadece kendinizden umudu kesmeyin, Tanrı asla sizden vazgeçmez ve o asla hata yapmaz. O sizi, sizin kendinizi tanıyabileceğinizden çok daha iyi tanır ve onun sizin için olan sevgisi kesinlikle sınırsızdır. Muazzam sayıda insanın kendilerine verdikleri değer çok düşük, belki bunun bir kısmı yetiştiriliş ve kültürlerinin verdiği şekillendirmeden dolayı ve belki de bir kısmı karmik. Bu küçümsemeyi, bu düşük değeri arkada bırakın çünkü o sizin illüzyonu gerçekmiş gibi algılamanıza, hayalini bile kuramayacağınız kadar büyük bir şeyin içinde kendinizi değersiz ve önemsiz oyuncular olarak görmenize sebep oluyor.

Her biriniz küçük ego-aklınızın sizi inandırdığından çok daha büyük ve sonsuz katta daha değerlisiniz. Tanrının yarattığı mükemmeldir ve sonsuza dek mükemmel kalır.  Ve O hepinizi ebedi ve ezeli şekilde seven Kalbinin merkezinden yarattı. İçinize gidin ve gerçek kökeninizi hatırlamak için yardım isteyin. Ve biz sizin bu konuda bir farkındalık kazanmanıza, gerçekten kim olduğunuza dair ilk algıyı edinmenize yardım edeceğiz. Bu iç bilme duygusuna sahip olmak sizin doğal hakkınız ve o, aynı Tanrının size güvendiği ve sizin kendiniz için yapmanıza niyet ettiği gibi, kendinize güvenmeye başlamanız için gerekli inancı verecektir.

Güveninizi kendi dışınızdaki şeylere verdiğinizde sorunlar ortaya çıkmaya başlar – kendi gücünüzü bir başkasına verdiğinizde ve o başkası sizin üzerinizde güç kazandığında ve sizin yanlış ve kendinin doğru olduğuna sizi ikna ettiğinde. Sıklıkla otoriteye ve otoriteyi temsil edenlere karşı isyan edersiniz. Ancak içinizde kendinize biçtiğiniz düşük değer, kendinizi kabul etme duygusunu, kendine değer verme duygusunu çürütür. Buna bir de sezgilerinize güvenmeme, her zaman orada olan ruhani alemden gelen iç rehberliğe itibar etmeme eksikliği eklenir.

Kendinizi Tanrının sizi yarattığı sonsuz değerdeki varlıklar olarak görmek için egolarınızı ve onun size empoze ettiği düşük değer duygularını arkada bırakmalısınız. Onların hiçbiri geçerli değildir. Gerçek değerlerin hepsi yaratılış anında oraya yerleştirilmiş olan ve içinizde keşfedeceğiniz değerlerdir. Bu değerlerin çeşitli yüzlerini dürüstlük, bütünlük, merhamet ve sevgiyle düşünüp, konuşup davrandığınızda hepiniz gördünüz. Ve belki de bunu ilk yaptığınızda naif ya da saf görülerek alay edildiniz, büyük ihtimalle kendi egonuz yani diğerleriyle emniyetli şekilde ilişkiye girmek için kullandığınız karakteriniz de size güldü.

Sevginin hüküm sürdüğü yerden gelen iç gücünüzle hareket ettiğinizde oluşan alayı, gülmeyi, kınamayı ve yargılamayı yok sayın. Aldatıcı dünyanızda bu sizi güçsüz ve kırılgan gösterebilir ama bunun tek sebebi tüm yargılamaların egoya ait olmasıdır, oysa siz zayıf ve zarar veren ego algısının ötesine geçmeye çalışarak uyanışınıza doğru yol alıyorsunuz. Ve biz sürekli göreve hazırız, istediğiniz anda yardımınıza gelmek için müsaidiz ki siz de uyanışınıza doğru ilerlemek için içinizdeki gücü bulabilesiniz.

Bu şekilde ilerleyerek, bu hayatınıza doğmadan önce çizdiğiniz yolu takip ederek, kolektife, tüm insanlığın aynı yönde ilerlemesine yardımcı oluyorsunuz. Siz insanlığı Eve doğru yönlendirmek için yeryüzündesiniz ve hepiniz muhteşem liderlersiniz. Sonuç olarak sizin candan, derin ve içinize işleyen niyetiniz sayesinde insanlık o yola en sağlam şekilde girdi. Ve Evinize en canlı, en heyecanlı ve en büyük kutlamalarla varacaksınız.

Durumlar olması gerektiği dibi gitmiyormuş gibi göründüğünde, arzuladığınız gibi olmadığında, durum kargaşa içinde ya da umutsuz göründüğünde cesaretiniz, umudunuz kırılmasın. Onun yerine yalnız olmadığınızı, asla yalnız kalmadığınızı, her dakikada ilahi yardımın arkanızda olduğunu ve böylece Gerçeğe Uyanışınızın sorgusuz sualsiz ve kesinlikle garanti edildiğini kendinize hatırlatın.

Sonsuz sevgilerimle, Saul

Mor Alev tarafından tercüme edilmiştir. John Smallman telif hakkı geçerlidir.
Telif Hakkı©2013-2015 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.wordpress.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2013-2015 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.wordpress.com/

3 replies »

  1. Sevgili Mor Alev, Tanrı bizleri saf sevgiden yarattı.Bazılarımızın kalbi o kadar saf ki üzülen kırılan hayal kırıklığına uğratılan, hep bu kalpler oluyor.Benim kalbim gibi.Reel gerçek yaşam ile Tanrının dünyası çok çatışıyor.Kötü kalpli olanlar hiç üzülmezken,istedikleri gibi zulm ederken ; saf kalpli olanlar hep gözyaşı ve üzüntüye aldatılmağa ,kandırılmağa mağruz kalıyor.İlahi olan neden bunları yaşamımıza izin veriyor ki.Yaşam dersi ise kötülüğü mü öğrenmeliyiz,kalbimizi unutup o kalpler gibi mi hareket etmeliyiz o zamanda Yaradan dan uzaklaşacağız.Sevgi Sevgi ,insanlar artık o kadar uzak ki bu Tanrısal meziyetlere ,..Belki onlarda yaptıklarını geri alacaklar hayattan ama olan olmuş oluyor ,olmadan bunları yaşamadan yıpratılmadan nasıl saf sevgide kalabiliriz ki…Ben otuz dokuz yaşındayım ve hayatımda bilinçli olmağa başladığımdan beri hep hayatım bu şekilde yaşadım.Saf sevgi de kaldım insanlara hayata karsı; ama hep üzülen ben oldum…

    Beğen

    • Sevgili Şerife,
      Sanırım bu mesajı çok bunaldığınız bir anda egonuz yazmış. Bakış açılarınızda biraz bile oynamaya giderseniz, büyük rahatlama yaşarsınız. Sizin dışınızdaki herkes kötü değildir. Herkes eşittir ve herkes Tanrı’nın bir yansımasıdır. Siz ne kadar saf ve temizseniz, diğer varlıklar da öyledir ve burada belli fonksiyonları yerine getirmektedir. Bizler almamız gereken dersleri öğrenene kadar aynı tarzda olaylar yaşarız. Ego ile gerçek benliğimiz arasındaki farkları yazdığım şu yazıyı size tavsiye derim: İç Sesimizi Dinlemek: Hangisi ego, hangisi içimizdeki bilgelik? (http://wp.me/p3e0k3-5cG ) Sevgilerimle

      Beğen