Sevgide Buluşalım

Bilge Baykuşlar, dün Bruce Lipton’ın aylık bülteni geldiğinde derhal sizlerle paylaşmam gerektiğini düşündüm. Her birimiz kişisel yaşamlarımızda kritik noktadayız ve bir seçim yapmalıyız. Yaptığımız seçimlere göre sağlığımızdan bolluğumuza, ilişkilerimizden topluma katkılarımıza, sadece bireysel yaşantılarımız değil, insanlığın ve tabiatın bütünün kaderi belirleniyor. Bunu biliyorsunuz. İçinde bulunduğumuz kritik seçim zamanı astroloji, zamanın ruhunu okuyan diğer yöntemlerce ve bilim dünyası tarafından tekrar tekrar  onaylanıyor. Bu seçim anı çok önemli ve sonsuza dek sürmeyecek. Ben bizlerin, 7.8 milyar insanın, bunu bilerek bu zamanda bu dünyada bulunduğuna inanıyorum. Aşağıda temel stres tepkilerimizin sağlığımıza, esenliğimize, refahımıza ve bütün bir dünyaya olan etkilerini çok güzel bir örnekle anlatmış. Haydi okuyalım:

Merhaba Sevgili Dostlar, her yerdeki  Kültürel Yaratıcılar ve Arayıştakiler,

Ben bir çocukken, geçen yüzyılın ortalarında bir yerlerde, dünya bir güç mücadelesinin tam ortasındaydı, Batıya karşı Doğu, demokrasiye karşı komünizm. 50’li yılların başında nükleer füzyon… atom bombası… soğuk savaşı ısıtıyordu. ABD hükümeti ve medya hiç durmadan Ruslarla her an olabilecek bir nükleer savaşın korkusunu yayıyordu. Halk Sovyetler Birliğinin bir savaşı başlatacak çok az güçte ve çökmek üzere olduğunu hiç bilmiyordu. Fakat, biz abartıya inanmıştık!

Korkuyu daha da artırmak için, hükümet televizyonda canlı atom bombası testlerini gösteriyordu. Patlama alanında model köyler inşa ediliyordu ki, biz de bir nükleer patlamanın bir anda bir “Amerikan” şehrini nasıl yeryüzünden silebileceği korkusunu deneyimleyebilelim. Bu görüntüler daha da büyük korkuyu ve bir anda ortadan kalkma tehditini pekiştiriyordu. Sonuç olarak, bütün bir ülkede, hava saldırısı tatbikatlarının kulakları sağır eden sirenleri insanların işini gücünü bırakıp, yeraltı sığınaklarına inerek korunmaya gitmesine neden oluyordu. Korunma tepkisi, günlük gelişim hareketlerinin durdurulmasını sağlıyordu. Tatbikatın tehlike geçti sireni çaldıktan sonra insanlar işlerine geri dönüyor ve topluluklar da gelişim aktivitelerine tekrar başlıyorlardı.

Bir dakikalığına düşünün, acaba tehlike geçti sireni çalmasaydı ne olurdu? Nüfus, sürekli korunma için sığınaklarda kalmaya zorlanırdı. İnsanlar bu halde ne kadar uzun hayatta kalabilirler? Yiyecek, su ve diğer enerji verecek malzeme birikimi yetene kadar. Ancak, toplum bitmekte olan malzemeyle birlikte çökmeye başlayacak ve nihayetinde yaşamları sona erecektir.

Şimdi lütfen cildinizin altında yaşayan 50 trilyonluk hücresel toplumun kaderini düşünün. Gelişim halindeyken, hücresel vatandaşlar ve farklı toplumları (yani organlar) bedenin canlılığını sürdürmek ve desteklemek için işbirliği halindeler. Bedenin hükümeti rolündeki beynin temel görevlerinden biri ise “dış” dünyada olanları yorumlamaktır. Bu yorumdan sonra beyin hormon sinyalleri salgılayarak dünya haberlerini yollar ve böylece hücresel toplumun hayatta kalma davranışlarını belirler.

Güven ve destek veren bir ortamda beyin, topluluk gelişimini ve beden bakımını teşvik eden endorfinler ve büyüme hormonları gibi sinyaller yayar. Beden dış güçler tarafından tehdit edildiğinde ise, beyin  hava saldırısı sinyalleriyle aynı görevi yapan stres ve inflamatuar hormonları yayar, böylece toplumun gelişim aktivitelerini durdurarak korunma aktivitelerine geçişini sağlar. Akut ya da kısa dönem korunma söz konusu olduğunda beden hala daha sağlığını ve yaşama yeteneğini koruyabilir. Ancak 365 gün 7-24 korku tepkisi ise bedenin sistemlerinin kapanmasına ve belki de hiç gelmeyecek tehlike geçti sinyalini beklemesine sebep olur.

Bir toplum, ister insanlardan ister hücrelerden oluşsun, kısa dönem stresin kolayca üstesinden gelir, bir hava saldırısı tatbikatı gibi. Fakat, stres sinyalleri süreklilik kazandığında, gelişimin durdurulması kaçınılmaz olarak toplumda çökmelere, işlevini yerine getirememe ve hastalık ifadelerine sebep olur. Küresel medeniyet açıkça kronik stres altındadır çünkü bizler gezegenin altıncı kitlesel nesil tükenişinin zeminini hazırladık, tabii bu insanlığı da kapsayacaktır.

Gelecekte de hayatta kalmamız ve gelişmemiz için, eli kulağında bekleyen bir evrimsel çalkantı ve değişimle yüzleşmeliyiz. Sürdürülemez bir medeniyet çöker ve yeni bir medeniyet şekil alırken, bizler geçiş zamanındayız. En geçerli bilim dalı, kuantum fiziği, bilincin hayat deneyimlerimizi yarattığını onaylıyor. 

Ya bilincimizi bu çöküşün korku üreten semptomlarına odaklayacağız, örneğin iklim değişimi, Covid-19 ve çok çeşitli diğer sosyal “hava saldırısı sirenlerine”, ya da dikkatlerimizi medeniyetin kendini toparladığı, toplumların birbirini ve tabiat anayı desteklediği çok daha aydınlık, çok daha bütünsel bir geleceğe odaklayacağız. Ve şimdiye kadar hiçbir zaman bu bireysel seçim hiç bu kadar büyük bir önem taşımamıştı. 

Ünlü bir Rumi sözü en önemli içgörü ve sonucu bizlere sunuyor: “Doğru ve yanlışla ilgili fikirlerin çok ötesinde bir alan var. Sizinle orada buluşalım.” Rumi, kronik korkunun tehditlerinin ötesinde varolan SEVGİ “alanını”  ima ediyor. Açıkça söylersek, sevgi ve uyumun sunduğu gelişime odaklanmalı ve kuvvetten düşüren korkunun kulak tırmalayan gürültüsünü arkada bırakmalıyız.

Sevgi ve Işıkla

Bruce

(brucelipton.com)


En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.

Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.


Telif Hakkı©2021 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.

Copyright©2021 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

8 comments

  1. Sevgide sevgi alanında buluşmaya 🤗🌀💜🤍💞🌞
    Önceden amaaaan bananecilik gibi gelirdi bu görüş ama şimdi (olması gereken olucak gitmesi gereken gidecek sen yükselt kendini ki tortu gibi onlarla kayıp gitme)çek kendini yukarı Allah yar ve yardımcıdır .Sadece #ol sadece #Olmaya izin ver… diye düşünüyorum :)))
    Binlerce teşekkür tam zamanında gelen mesajlara 🙏🙏🙏☝️🙏♾

    Liked by 2 people

  2. Bruce Lipton’u çok severim. Ben de bir biyolog olarak bedenimizde ki hücrelere bu hücrelerin nasıl çalışması gerektiğini yöneten beynimize ve onun ötesinde bilincimize müthiş bir hayranlık duyarım. Ve secimlerimizle orkestra şefi olan bizlerin cikardigi melodiler nasıl değişiyor. Sevgi bizim kurtaricimiz, anahtarimiz ve amacimiz. Umarım tüm insanların caldigi melodi SEVGİ olsun. Şarkının tadına doyum olmaz.
    Sevgiyle kalin. Mor Alev sahanesınız.😘😍

    Liked by 2 people

  3. Sevgili Mor Alev,
    Bu stres ve korunma tepkisinde benim zihnimin bir modu oluyor,zannediyorum ki herkeste benzerdir: bilinemeyecek olan gelecegi tahmin etme ve o tahmine gore yargilarda bulunup karar almaya calisma. Ornegin asilar, gelecek hastaliklar, 1 yil sonra covid ile mucadele daha mi kolay daha mi zor olacak, mutasyonlar vs… Zihnimin bu alanlara girer gibi oldugunu fark ettigim an, bilinmezligin karsisinda teslim oluyorum diz cokuyorum ve aslinda tek bir seyi bile gercekten bilmedigimizi goruyorum. O zaman geriye sadece bu an kaliyor, bu an ve varolus. Iste bu sevgi alanina cikisin buradan gectigini dusunuyorum. Harika bir makaleydi! Toplumlarimizin sifa bulmasi dilegiyle, sevgilerimle.

    Liked by 2 people

  4. Valla ne yazarsaniz onu yasiyorum. Hele sectiginiz imajlar; ben sanatciyim mutlaka o gorseldeki sembolle ilgili birsey yapiyor oluyorum. Cok ilginc ama bir o kadar da olagan🌀

    Liked by 1 kişi

  5. Dönüp dolaşıp “Rumi” ye geliyoruz 🙏 ne mutlu ..🌹🌹 korkunun ecele faydası yok..sevginin gücü her yerde 🙏

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.