Melekler: Fırtınanın Merkezinde Dingin

Sevgili Dostlarımız, Sizleri çok seviyoruz.

Uzun bir nefes alın. Şimdi çok çok yavaş verin – sanki bir balonu yavaş yavaş söndürüyormuş gibi. Bunu bir daha yapın. Nefes alın. Soluğunuzu bedeninizin sadece havayı bırakmasına izin vererek ağır ağır verin. Zorlamaya gerek yok. Bir defa daha. Derin bir nefes ve izin verin beden nefesi yavaşça, yumuşakça, bütünüyle dışarıya salsın.

Şimdi çevrenizde olan bir şeyi alın. Herhangi bir şey olabilir, bir kalem, bir bardak su. Haydi alın ve onu dikkatle inceleyin. Rengini ve dokusunu fark edin. Elinizdeyken nasıl bir his veriyor? Ağır, hafif? Sadece bu şeyle olun ve onu gerçekten gözlemleyin. Bu şeyin canlı olduğunu düşünün. Yüksek sesle veya zihninizden onu ne kadar çok sevdiğinizi söyleyin. Onun iyi niteliklerini ve özelliklerini işaret edin. Takdir edin. Şimdi onu tüm kalbinizle sevdiğinizi düşünün. Şimdi nefes alın. Yavaşça nefesi bırakın. Nasıl hissettiğinizi fark edin.

Bu çok basit iki uygulamayla, iç gerçekliğinizin yönetimini elinize aldınız. Yoğun bir şekilde anda oldunuz. İçinizden dışarıya sevgi akıtmayı seçtiniz. Birkaç saniyeliğine, anda köklendiniz, sevgide köklendiniz. Bu sizi nasıl hissettirdi? Bu çok basit uygulamayı hatırlayın. Nefes. Sevgi akıtın. Nefes. Bunu ne zaman isterseniz yapabilirsiniz.

Anda ve sevgide köklendiğinizde, huzur içinde olursunuz, fırtınanın merkezindeki dingin göz haline gelirsiniz. Kaos çevrenizde fırıl fırıl dönerken, merkezde, topraklanmış, berrak ve dingin hissedebilirsiniz.

Bu, işlerin felaket bir şekilde kötü gittiğine sizi ikna etmeye çalışan bir dünyada aşırı derecede kullanışlıdır. Covid almış başını gidiyor. Anlaşmazlıklar aşırı derecede kışkırtıcı ve yakıcı. Arkadaşlar, aile fertleri ya da iş arkadaşları çok güçlü önyargılara sahip ve siz de birden onların hayatlarına ait olmadığınızı hissediyorsunuz. Saplanmış, bunalmış, kararsız, bulanık hisler… Nefes. Sevgi akıtın. Nefes.

Sevgililer, bazılarınız zaten elinizden geldiğince anda kalma egzersizleri yapıyorsunuz. Bazılarınız  nefesinizin sihriyle oynuyorsunuz. Ve faydalarını çoktan görüyorsunuz bile. Ancak hiç denemediyseniz veya hayat ve diğerlerinin seçimleriyle itilip çekiştirildiğinizi, boğuştuğunuzu hissediyorsanız, o zaman gerçekliğinizin iplerini elinize alın, sadece bir ya da iki dakika olsa bile. Nefes. Sevgi akıtın. Nefes.

Çevrenizde ne olursa olsun, kendi enerji alanınızı kontrol etme gücüne sahip tek varlık sizsiniz. Dünya sizi tetikleyebilir, etkileyebilir, itebilir, çekebilir. Diğerleri size tapabilir ya da saldırabilir. Her şeye rağmen, enerjini alanınızı siz, sadece siz yönetebilirsiniz. Pek çoklarınızın dış dünya tarafından yönetildiğinize inanması sizin suçunuz değil. Enerjinizin gerçekliğinizi çektiği size öğretilmedi. Ancak şimdi, iç gerçekliğinizin, düşüncelerinizin ve böylece kendi kişisel gerçekliğinizi çekecek olan kişisel alanınızın yönetimini elinize almayı öğreniyorsunuz.

Bu hafta bir şeyler sizi gerdiğinde ve yönetimde olmadığınızı hissettiğinizde deneyin. Ve iç gerçekliğinizin yönetiminde olmaya karar verdiğiniz bu çok basit hareketler dizisiyle, kendinizi aniden çevrenizdeki fırtınaların dingin, berrak merkezinde bulacaksınız. Birdenbire – sadece birkaç saniyeliğine olsa bile – anda ve sevgide yaşıyor olacaksınız. 

Sizleri çok seviyoruz.

Melekler

Ann Albers ve Meleklere çok teşekkürler. (visionsofheaven.com)


En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.

Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.


Telif Hakkı©2021 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.

Copyright © 2021 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

16 comments

  1. Deve kusu gibi kafanizi kuma gomun, hersey guzel olacak diyen kacinci yazi bu? Burada geldigi soylenen yeni dunya ve cagin etrafta tek bir kirintisi gorunmezken ayni seyleri surekli okumak bir süre sonra inanmayi güç kiliyor. Belki de artik inanmaya degil bilmeye ihtiyaci var insanlarin…

    Beğen

    1. Sevgili Carrot on a Stick, bu yazının neresinde “her şey çok güzel olacak” diyor? Demiyor. Böyle bir şey bu bloğun hiçbir yerinde sekiz yıldır demiyor. Ama ne diyor biliyor musunuz? Hem de defalarca tekrarlanarak, üzerinde dura dura, “sorumluluk size ait”, “siz yapacaksınız”, “siz kendi gerçekliğinizi oluşturacaksınız” deniyor. Büyük değişim zamanlarından belki de yüzlerce defa bahsettim, bu konuda yazılar çevirdim. İşte, büyük değişim zamanındayız. “Yeni dünyayı siz yaratacaksınız” diye de herhalde yüzlerce kez yazmışımdır.
      Bu yorum bıraktığınız mesaj dış gerçeklikle bunalan arkadaşlar için bir ana geri dönüş, sevgi ve rahatlama yöntemi veriyor. İsterseniz uygulayabilirsiniz, isterseniz uygulamazsınız. Size kalmış.
      Siz buradaki yazıları ya tam olarak okumuyorsunuz ya da başka yerlerde okuduklarınızı burada eleştiriyorsunuz. Olsun. Neden diğer platformlarda bu serzenişte bulunmuyor ama buraya yazıyorsunuz? Çünkü burada içinde hakaret, saygısızlık ve küfür sözcükleri olmadığı sürece yayınlanacağını biliyorsunuz. Burası güvenli alan. Buraya yazabildiğiniz için ben onur duyuyorum.
      Ben bu platformu okuyup da kafasını kuma gömen tek bir insan olduğunu bile sanmıyorum. Özellikle “koltuk ışık işçiliğine” ve “sözde ruhanilikle kaçış” bağımlılığına karşı o kadar uzun süredir o kadar çok şey yazmışken. Bu insanlar, okuyucular, bilge baykuşlar nasıl insanlar, biliyor musunuz? Bir kısmını kişisel olarak tanıma şerefini de yaşadım. Her biri gece yattığında “bugün elimden gelenin en iyisini yaptım mı?” diye sorgulayan insanlar. Kendileri, aileleri, dostları, işyerleri ve dünyanın geneli için sabah kalkıp, bütün bir gün çabalayan insanlar. Arada bir nefes alıp kendilerini geliştirmeye çalışan insanlar.
      Siz bir varsayımda bulunuyor ve onun üzerinden yargılıyorsunuz, ama gerçekten ne yaptıklarını, nasıl hissettiklerini, nelerle yüz yüze geldiklerini bilmiyorsunuz. Bir önceki mesajda diyor ki: “Eğer birisi sizi yargılıyorsa, sadece yargılama hareketinden dolayı sizi yargılama vasfına sahip değildir, aksi takdirde böyle bir şeyle ilgilenmezlerdi bile.”
      İnsanlar tekrarla öğrenir. Çarpım tablosu gibi. Dersi alana kadar bir türlü bitiremediğimiz kısır döngüler gibi. Burada da bir takım tekrarlar var, doğrudur. Aynı yöne giden, birbirine benzeyen yöntemler de var. Çünkü herkes birbirinden farklı ve belki biri bir okuyucuya yardım ederken, bir diğeri başka bir okuyucuya ilham verebilir. Ama siz okumak zorunda değilsiniz. Siz bunların hiçbirini bir dakika bile okumak zorunda değilsiniz. Bir sürü insan okumuyor zaten. Fakat siz okuyorsunuz. Bu size ne söylüyor?
      Bilmeye ihtiyacınız varsa, kanıt arayın. Ama gerçekten kanıt arayın. O zaman bulacaksınız. Zihninimiz seçici geçirgen, bunu da daha üç-dört ay önce uzun uzun yazdım. “Akıllar Karışıksa” başlıklı yazımda okuyabilirsiniz. Eğer kanıt görmemeye kararlıysanız da göremeyeceksiniz. Çünkü zihin kanıtları kabul etmeyecek. Bunun sorumluluğu da size ait. Yaşadığınız diğer her şey gibi.
      Siz şu anda pek iyi hissetmiyorsunuz belli. Yoksa yazmadınız. Şifa ise sizde. Belki buradaki yönteme bir şans tanırsınız. Belki daha iyi hissettiğinizde bir şeyler de berraklaşır. Belki başka bir yol seçersiniz. Siz nasıl isterseniz.
      Hepimiz, elimizden gelenin en iyisini yapıyoruz. Sizin de öyle olduğunuza inanıyorum. Sevgilerle

      Liked by 5 people

      1. Bu yargilamaktan öte ortada olan durumun özeti ve sadece burada dile getirdigim bir sey degil. Kendi sorumlulugunuzu almaniza ragmen etrafinizdakilerinin yükünün de sizin üzerinize binmesi özellikle rahatsizlik veriyor. Elimizden geleni yapiyoruz dediginiz gibi ancak gördügüm adaletsizlik, sahtekarlik ve kötülügün sebebi olanlarin rahatça ortalarda gezmesi, bizim gibilerin çektigi sikintilardan uzak olmasi, adaletin alt ve üst kesime ayni oranda islememesi bazen ilahi komedyanin icindeyiz gibi hissettiriyor.

        Turkiye’den ayrilmis olmama ragmen gördügüm olaylar ve ülkenin 20 yilda geldigi durum belli. TRT’de çöpten yemek nasil toplanilir anlatiliyor olmus, beyni yikanmis güruhlar ortalikta kol geziyor, cahil olmak marifet haline gelmis. Ifade özgürlügünün bile kalmadigi bir noktadayiz. Televizyon ve Sosyal Medya araciligiyla olusturulan birbirinden izole gerçekliklerde yasiyor artik insanlar. Bu durum Turkiye’ye de mahsus degil. Yavasça kaynatilan kurbagalar gibi herkesin gerçekligi bu medyumlarin sahipleri tarafindan yavas yavas yontuluyor. Kelimeleriniz hipnotize olmus güruhun kafalarinin üzerinden uçup giderken bazen durumun anlamsizligini düsünmemek zor. Pandemi bahanesiyle özgürlükleriniz geri dönmeyecek sekilde yavas yavas elinizden alinirken kimse sesini bile cikarmaz hale gelmis. Teknoloji sirketlerinin hangi fikirlerin dogru ve hangilerinin yanlis oldugunu dikte ettigi bir dönemde bazen bu hayvanat bahçesinde ne yapiyoruz diye sormadan edemiyor insan. Amacim burda yazilariniza saldiri degil ama dünyanin ilerleyisi böyleyken mesajlarin icerigine dair kuskuya düsmemek zor. Belki neden umut etmek ve inanmak yerine belki de artik bilmemiz gerekiyor dedigimi aciklayabilmisimdir.

        Beğen

        1. Sevgili Machine Selves, saldırdınız demedim zaten. Tıpkı “her şey çok güzel olacak” demediğim gibi. Bakın, moraliniz bozuk, baktığınız yerden dünya felaket görünüyor. İçinizi dökmek istediniz ve buraya yazdınız. Olur böyle şeyler. Tabii beni de, okuyucuları da bu arada gerçeklerden kaçışla yargılayıp küçümsediniz. Ne diyebilirim ki? Siz ne düşünüyorsanız, sizin için o doğrudur. Ancak “machine self” yerine “authentic self” olmak bu blogun savunduğu şeylerden biri. Bunun için de dışarıdakilerle savrulduğumuzu hissettiğimiz zaman özümüze dönmenin dengeleyici etkisi olduğuna sadece inanmıyorum, bunu görüyorum. Oradan keşif ve icatlar, pratik çözümler, yeni yaklaşımlar çıkıyor. Ve bu sırada elbette biraz da gülümsüyorum. Baksanıza, bir içe dönüş ve nefes egzersizi önerisi sizi nasıl tetikledi. Bahsettiğiniz sorunlar sizin için önemli, o zaman belki bunları nasıl çözeceğinizi, nasıl katkıda bulunacağınızı düşünmeniz ve sadece düşüncede kalmayıp harekete geçmeniz sizi bu ruh halinden kurtarabilir… Belki kendi gücünüzü ve etkinizi görmeniz yardım edebilir… Siz nasıl isterseniz. Odaklandığımızı büyütürüz. Ben çözüm ve sevgi odaklı olmayı tercih etmeye çalışıyorum.

          Liked by 2 people

  2. Kafamızida kuma gömmeyi değil bilakis
    Göklere çevirenlerdeniz.
    Yeri gelir Yaradanın yeri gelir Mustafa Kemalin askeri oluruz …
    Ammaaa her daim aşk ile deriz ☝️🙏🤗

    Liked by 3 people

  3. Sevgili Mor Alev , on- onbeş dakika önce yine pek çok şeyden bunalmış ve tamda ”Arkadaşlar, aile fertleri ya da iş arkadaşları çok güçlü önyargılara sahip ve siz de birden onların hayatlarına ait olmadığınızı ” hissederken bugün pazartesi, Mor Alev yeni yazı yayımlamış mı bakayım dedim ve yazıyı okudum. Teşekkür ederim. Ancak ben bu sevgi olayına takıldım , hissedemiyorum , istiyorum ama içimde tepki doğuyor , dirençle karşılaşıyorum . Bu konuda neler diyebilirsiniz ? Tekrar teşekkür . Sevgiyle kalın

    Beğen

    1. Sevgili Pamukkız, bebekleri deneyin ya da kedi, köpek, kuş gibi hayvanları düşünün. Eğer çevrenizde varsa, yeni doğan bir bebekle vakit geçirmek mucize gibidir. Ya da bir evcil hayvan edinin ve onunla ilgilenirken içinizde yükselen sevgiyi fark edin. Hatta sadece saf sevgiyi ifade eden, yine belki bir bebekle ya da bir masum kediyle ilgili bir video seyretmek bile içinizdeki sevgiyi uyandırabilir. Siz de bebek adımlarıyla ilerleyin. Sevgilerle

      Liked by 2 people

      1. Sevgili Mor Alev , yanıtınız için teşekkür ederim. Evcil hayvanları uzaktan çok seviyorum, dokunamıyordum , yeni yeni başladım. Evcil hayvan konusunda da dikkatimi çeken bir şey var. Son zamanlarda evcil hayvanları çok seven , kendilerini nerede ise onlara adayan insanlar görüyorum ama insan sevmiyorlar. Hayvanlara gösterdikleri şefkati insanlara göstermiyorlar. Onları anlayabiliyorum. Yaşanmışlıklarının sonucudur diye düşünüyorum. Genel de insanı, insanlığı sevebiliyoruz da özele inince bunu başaramıyoruz sanki.

        Beğen

        1. Sevgili Pamukkız, dediğiniz gibi “genelde”, yani genellemeye gidiyorsunuz. Ben de bir sürü hem hayvan hem insan seven insanlar tanıyorum. Hatta aksini tanımıyorum bile. Sevgi hissetmenin yolunu sordunuz ben de size çok basit bir iki öneride bulundum. Meleklerin dediği gibi tükenmez kalemi de sevebilirsiniz. Benim için çok kolay oldu. Kalemime aşık oldum! Suya zaten aşığım… Bir deneyin. Denemekten zarar gelmez. Sevgilerle

          Beğen

  4. Sevgili Mor Alev Merhaba
    Ben kendi enerji alanımı sevgiyle yönetiyorum. Dünyadaki kaosu görüyorum ama onun bir parçası olmuyorum. Dünyadayım ama dünyadan değilim. Arkadaşımızın söylediği gibi kafam kumun içinde değil, ufukta. Gelecek bizim ellerimizin arasında sevgilerimle🙏🙏🙏💖💖💖

    Liked by 2 people

  5. Sevgili Mor Alev,
    Cok ama cok guzel bir senkronizasyondu yine, bugun bu saate kadar surekli “firtinanin gözü olabilirim, zorlu sartlar yalnizca bunu ogrenmem icin gelen lutuflar aslinda, ben kaosla yapismadan da onla olabilirim” gibi seyler soyluyordum, kendimi gozlemliyordum,zihnimle surekli ‘gelecegi istedigim gibi yapma’ zorlantisi yasadigimi fark ettim, gelecegin bilinemezligine teslim olmamak icin buyuk direnis gosteriyordum, sanki buyuk resmin benim kisitli hayal gucumden her seferinde daha renkli oldugunu ve muhtesem ilerledigini defalarca gormemisim gibi 🙂 bazen sunu soruyorum “dusundugum gibi ilerlesin de ne olursa olsun” diyerek, sadece bu sozde guvenlik hissiyati icin kac kere kapamisimdir kendimi, ayatin getirilerine kac kez burun kivirmis,korkmusumdur? Sadece tanidiklik icin Evrenin dansina gozlerimi kac kez yummusum?
    Iste bunlari dusunup firtinayi gozlemlerken aklima gelip de blogu acinca gunun kanalligini buyuk bi sevincle okudum! Meleklerin verdigi calismayi da yillardir benden ayrilmayan çay kupamla yaptim, cok da iyi oldu, ona hic tesekkur etmedigimi fark etmis oldum. Onu cok kere incelemistim, ustundeki deseni rengini vs ama hic bu kadar sevgi dolu gozlerle degil! Tesekkur ederim guzel Mor Alev, tesekkurler kanalimiz ve sevgili Melekler!

    Liked by 4 people

  6. merhaba mor alev ben de dün akşam koltukta otururken öylesine hyatın ne kadar zor olduğu hissi geldi başımı tv ye çevirdim şu ev programlarından biri vardı insanlar ev beğenmeye çalışıyorlardı evlerin hepsi de çok güzeldi hayatın adil olmadığı ve milyarlarca insanın hatta bebeklerin büyüyünce asla öyle bir lükse refaha sahip olamayacağını düşündüm sonra gün içerisinde pekçok eşzamanlılık yaşadım yol bana şunu gösteriyordu ; hayat bu kadar ciddi değil hayatı oyun gibi yaşayan insanlarla ilgili bir de yazı çıktı karşıma ve kızım dün yeni bir arkadaş edindi saatlerce neşeyle oynadılar yani gerçekten mutlulardı ve ben bu mutluluğu gözlemledim evet dünya adil görünmeyebilir ama herkesin tekamül süreci farklı işliyor ve eğer nefes alabiliyorsak herşey mümkün bu hayatta bu yönden bakmak en azından iç huzuru mümkün kılıyor diğer tarafsa hiç bir yere çıkmayan bir sokakta tek başımıza kalmamıza neden oluyor az önce nefes egzersiziyle kahve bardağımı gerçekten çok sevdim evet hissettim o sevgiyi hem de hiç o ruhhalinde değilken demem o ki eş zamnlılıklarkendi dünyamız için en büyükişaretler sevgiler diliyorum🙏

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.