“Hangi Dünya?” ve Hareketin Önemi

Melekler:

Sevgili Dostlarımız, Sizleri çok seviyoruz.

Yeni yılınızda ilerlerken, kendinize şu soruyu sormanız yardım edebilir: “Hangi dünyada yaşamayı seçiyorum?” Hepiniz dünya gezegeninizde yaşarken, bu dünyanın içinde milyarlarca dünya var ve her biriniz – titreşiminiz aracılığıyla – içinde bulunduğunuzu seçeceksiniz. 

Geniş bir grup insanı bir yerde toplasanız ve onlara “dünya” hakkında ne düşündüklerini sorsanız, insan sayısı kadar farklı fikir duyarsınız. Her birey size “dünyayı” anlattıklarını söyler, ama gerçekte “kendi dünyalarını” anlatıyorlardır. Bilinçli olarak ya da değil, kendi bakış açılarını, inançlarını ve yorumlarını paylaşıyorlardır. Bilinçli ya da değil, odaklanmayı seçtikleri ve sonuç olarak da hayatlarına çektikleri durumları, şartları, sorunları, kaynakları ve kanıtları paylaşıyorlardır.

Onların bakış açıları, ne kadar ikan edici olurlarsa olsunlar, bütün dünyayı yansıtmaz, sadece odaklandıkları ve sonuç olarak kişisel deneyimlerine çektikleri durumları anlatan bir alt gerçeklik kümesidir.

Kimi dünyanın savaşta olduğunu söyleyecektir, bu bazı durumlarda doğru olsa da, huzur ve barış içinde yaşamayı seçen bir çok ruh var. Bazıları dünyanızın hastalık ve ölüm tarafından rehin alındığını söyleyecektir, bir bölümü öyledir de, fakat büyük bir yüzdeniz sağlıklı ve canlısınız. Bazılarınız kaos ve şiddet için bir siyasi partiyi, ırkı, dini veya grubu suçlayacaktır, bu sırada diğerleri de bunun tam tersini söyleyecektir. 

Her biri de kendi kişisel deneyimlerini yaşadıkları gerçeklikte doğru olacaktır.

Peki, dünyalar içinde sayısız dünyalar varken, yolunuzu nasıl bulacaksınız, özellikle hayatlarınızda “kendi dünyasının tek dünya” olduğu konusunda ısrar edenler varsa? 

Diğerlerini değiştiremeye çalışmak asla çözüm olmamıştır. Sizler, birisiyle tartışarak onunla bir anlaşmaya ulaşmanın mümkün olmadığını zaten biliyorsunuz. Birisine zorbalıkla kendi bakış açınızı kabul ettiremezsiniz. Bir çeşit boyun eğme görebilirsiniz ancak gerçek işbirliğini asla başaramazsınız.

Onun yerine içinde yaşamak istediğiniz dünyayı yaratmanın yolu, kişisel enerjinizin titreşimini ona eşitlemenizdir.

Dünyadaki diğerleri ne yaparsa yapsınlar, siz bir huzur ve barış dünyasında yaşamayı seçebilirsiniz.  Diğerleri yokluk iddialarında ne kadar ısrarlı olurlarsa olsunlar, siz bolluk içinde bir dünyada yaşayabilirsiniz. Diğerleri ister seçsin, ister seçmesin, siz iyilik, nezaket, itina ve şefkat dolu bir dünyada bulunabilirsiniz.

Eğer huzur istiyorsanız, kaostan, öfkeden geri çekilin. Derin bir nefes alın. Huzur veren uygulamalara yönelin.

Güvende hissetmek istiyorsanız, İlahi olanla bağlanmanın yollarını bulun çünkü dünyaları yaratan güç tarafından derinden sevildiğinizi hissetmekten daha çok güven veren başka hiçbir şey yoktur.

Bolluk istiyorsanız, sahip olduğunuz her şeye minnetle odaklanmaya başlayın.

Sevgi istiyorsanız, kendinizi yargısızca sevmek ve kabul etmekle başlayın.

“Bardağın yarısını boş” ya da “dolu” görmeyi seçebilirsiniz. Dünyanın sorunlarına ya da ilerlemesine bakmayı seçebilirsiniz. Tüm ruhların içindeki gelişmeye, doğmaya teşebbüs eden ışığı görmeyi ya da karanlıklarına bakmayı seçebilirsiniz. Moralinizi yükselten, size ilham veren şeylere seçicilikle odaklanabilir ve bunların tam tersinden geri çekilebilirsiniz.

Savaşın ortasında bile neşe-keyif-coşkuda, huzurda ruhlar var. Ekonomik gerilemelerde bile refaha erenler var. Diğerleri nefreti seçtiğinde bile bir ruhun içindeki ışığı sevebilenler var. Bu sene neye odaklanmayı seçeceksiniz? Hangi enerjileri yaymayı seçeceksiniz? Titreşiminize nasıl bakacaksınız? Bu soruların yanıtları, ilk sorumuzu çok daha berrakça belirlemenize yardım edecek, “Hangi dünyada yaşamayı seçiyorum?”

Her defasında bir ruhla, her biriniz “kendi dünyanızı”, kendi kişisel gerçekliğinizi daha iyiye değiştirmeyi seçtikçe, (ortak) “Dünya” çok daha büyük bir gerçekliğe geçiyor.

Sizleri çok seviyoruz.

Melekler

Ann Albers ve Meleklere çok teşekkürler. (visionsofheaven.com)

***

Sevgili Dostlar,

Burada özellikle yeni okuyucular için ortaya çıkabilecek bir yanlış anlamayı şimdiden düzeltmek istiyorum. Melekler oturup hiçbir şey yapmayın, iyi dünyayı hayal edin ve sonra da dünyanızı kendiliğinden düzelmesini bekleyin demiyor. Bunu hiçbir zaman demediler. Biz “olmaya” geldiğimiz kadar “yapmaya” da geldik. Eğer öyle olmasaydı, fiziksel yaşama ihtiyaç kalmazdı! Aradaki fark, “olarak yapmaktır”. Yani titreşiminizi yükseltin, inanın, sorun görüyorsanız onun nasıl da olumlu şekillerde ve kolaylıkla çözüleceğini düşünün, sonuca odaklanın. İçinizde sevgiyi, yaratıcı tutkuyu hissedin. Zihniniz sizin için fırsatları görmeye başlayacak, eş-zamanlılıklar bir araya gelecek. O zaman olduğunuz yerde kalmayın, derhal harekete geçin. 

Geçenlerde tut.com’dan bu konuda çok güzel bir benzetme gelmişti, diyor ki:

Şimdi, diyelim ki bir balıkçısınız ve haydi diyelim ki yıldızları öyle ayarladım ki, bu hayatınızın en şanslı haftası olacak. 

Yaşasın!

Söyleyin bana, tekneye binip açılırken yanınıza tek bir olta mı alırsınız, bir sürü mü?

Bir sürü. Ben de öyle düşünmüştüm.

Belki sadece bir anlığına bile olsa, şanslı kişi olarak artık balık tutmak zorunda olmadığınızı, çünkü balığın size geleceğini düşünür müydünüz?

Hayır. Hemen hemen hiç öyle düşünmezdiniz. Her zaman en zekilerden biri oldunuz.

Peki o zaman söyleyin bana, diğerlerinin şans yanlarında olduğunda bile, ortaya çıkıp harekete geçmek zorunda olduklarını, ne kadar çok yaparlarsa, verimin de o kadar çok olduğunu büyük çoğunluk bu kadar kolay görebiliyorken,  neden kendilerine gelince hayatın sihirli gücü, düşüncelerin şeylere dönüştüğü, Evren’in onların adına ve onlar için düzenlemeler yaptığı gerçeğinin farkında olsalar bile, bir sürü oltayla harekete geçmek yerine balığın kendiliğinden hayatlarında belireceğini düşünüyorlar?

Her zaman ikinci kaptanınız,

Evren

Çok derin etkileri olacak, hızlı, yoğun bir haftaya daha giriyoruz. Çarşamba günkü yeni ayın enerjisi çok önemli. Ardından 19 günlük tüm gezegenler ileri hareketi geliyor, hızla yaratıma girmeyi çok kolaylaştıracak ama Meleklerin yukarıda söylediği gibi istemediğinize değil, istediğinize odaklanmayı unutmayın.

Umuyorum artık yeni yıl hedeflerinizi belirlediniz, Yengeç Dolunayı yazısında iletmiş olduğum gibi bu yeni ay o hedefleri ilan edip hareket planınızı başlatmak için ideal. (Bağlantısı burada).

Hepinize harika bir hafta diliyorum!

Mor Alev


En son nöroplastisite yöntemleriyle HAYATINIZI AKIŞA AÇMAK, ALMA-VERME DENGESİNİ KURMAK, KISIR DÖNGÜLERE SON VERMEK ve BOLLUĞA EVET! demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile Sağlıklı Zayıflama yönteminden faydalanmak için buraya tıklayınız.

Bu değişim döneminde, “Büyük Resme” ve yükseliş sürecindeki rolünüze dair daha fazla anlayış sahibi olmak, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.


Telif Hakkı©2021 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.

Copyright © 2021 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

12 comments

  1. Elleri cepten çıkaralım artık :)))
    Bütün bütün kainat bu zaman için çalışırken ,bütün kadim bilgiler bu anı işaret ederken biz eller cepte :)) balık bekle :)))
    Sonsuz şükürler olsun varlığınıza ,varlığımıza ☝️🙏🌀💞aşk ile

    Liked by 1 kişi

    1. 😊Bir sürü olta atarsanız, en büyüğünü yakalama şansınız yükselir. Tabii pazara da daha fazla balıkla gidersiniz böylece evinize giren gelir de artar. Balıkçı gibi düşünürseniz tabii. Sevgilerle

      Beğen

  2. Sevgili Mor alev okumadan sizinle birseyi paylasmak istiyorum. Sizin yeriniz bende ayri çünkü. Ve buradaki dostlarda gülümsesin istiyorum. Geçen günler rüyamda kendi çocuklugumu gördüm. Once kizim sandim sonra bir yuzunu döndü ben. Onu görmek bende tarifsiz duygulara yol acti. Hayatta hicbirseyi öyle sevmedigime yemin edebilirim. Ben cocukken babaannemle dedemden her ayrilisimda 1 hafta 10 gün yemeden icmeden kesilir surekli aglardim cunku onlar olmadiginda kendimi terkedilmis gibi hissediyordum annem ve babamla onlarla kurduğum bağı hiçbir zaman kuramadim. Simdi 32 yaşımdayım 2 evlilik ve ayriliktan sonra yeniden babaannemle dedemin evindeyim. Bugün dedem bana kendime çok kızıyorum neden seni babana verdim burada okula gonderseydim keşke dedi. Olsun dede dedim bak yine buradayim hiçbirşey değişmedi. Yillar sonra da olsa evde olmak güzel. Eger oraya gitmeseydim ilkokulda bir arkadasim var kardeşimdir. Onu cok yanlış anladigim zamanlar oldu meger bir melek gibi beni korumaya calisiyormus hep sonradan anladim. Onu hiç taniyamazdim mesela. Simdi onca yil sonra esinin isyeri silivriye tasinacagi icin oda buraya gelecek. Bir zamanlar tozkoparandaki kucuk dunyamizi belki artık silivride yaşayacağız. Ve bu yolculuğu yasamasaydim kaybolmus onca insani anlayamazdim onlara sefkat gösteremezdim. Tum bunlarin baş armagani ikizruhuma değinmiyorum bile, yol boyunca ona olan sevgimi takip ettim ve bakar mısınız beni özüme döndürdü. Eve geri döndürdü. Ben 2021i simdiden cok sevdim. Çocukluğum rüyama boşuna girmedi sanirim o artik iyilesti, mutlu. Kaybettigimi sandığım herşey bana geri döndü. Içimde tarifsiz hisler var. Ilk defa kendimi bir yere ait hissediyorum. Aslinda hic yalniz olmadığımı farkediyorum ruhum dans edip şarkı söylüyor gibi. Hoşgeldin 2021! Hosgeldin Mucize 💫

    Liked by 5 people

    1. Ah ne kadar güzel bir paylaşım bu. Ne güzel idrakler ve bakışaçıları. Bir an siz oldum ve içinizdeki tarifsiz hisleri hissettim. ne güzel bir hafifleme hissettim. ne güzel bir aşkın idrak bu. duygularınızı yaşadıklarınızı paylaştığınız ve bize de yaşatıp hissettirdiğiniz için teşekkür ediyorum. minik dharma’yı öpüyorum ve size de kalbimle sarılıyorum.
      çok sevgiler,
      meral

      Liked by 1 kişi

  3. Sevgili Mor Alev,
    Muhtesem bir makaleydi yine, aslinda kendimizi o titresimde tutmak o kadar kolay ki, sadece gezegenimize ve onun da bize ayrilmaz bir butun olarak aitligini hissetmeliyiz diye dusunuyorum. “Benim ama senin degil!” seklinde bi kavgaci sahiplenme degil bu, cunku bu gezegeni gercekten ama gercekten butunuyle sahiplenirsek bir sen ve ben kalmiyor zaten, sen dedigimiz de biz/bizim oluyor 🙂 Yine bir kanallikta “siz ayni zamanda yeryuzunun bakicilarisiniz” denmisti, ne kadar guzeldi. Egitim sistemi ve kapitalizmden dolayi “sorumluluk” bize korkunc bir sey gibi ogretildi ama, aslinda sorumluluk, cok sevdigimiz bir oyundan daha cok keyif alabilmemiz icin o oyunun kurallari gibi dusunebilir… Her sey yine kabul etmek olgunluguna geliyor ve bu cok oyuncu bir olgunluk olabilir.

    Bu arada bir not dusmek istedim, sadece kisisel bir fikir. tut.com’daki balikci ornegi hic hosuma gitmedi, anafikir ve anlatmak istediginden tamamen bagimsiz olarak. Anafikre kesinlikle katiliyorum elbette, sadece bunun “balik tutmak” uzerinden verilmesi hosuma gitmedi. Sanirim insan, agac veya balik, evlat ayirmayan bir anneye/yeryuzu bakicisina donustum :)) bu arada pek cok insana anafikrin bu ornekle daha iyi oturacagini anliyorum, yani bir sikayetim yok. Sadece umarim bu tarz bir ornege bile gerek kalmayacak bilinc seviyesine yukseliyoruz hizla🙏 sevgilerimle.

    Liked by 1 kişi

    1. Sevgili Meleklerile,balık konusunda bir yerde haklısınız. Ancak bu kanallıkta şunu da hatırlamalıyız, bundan çok geçmişe bile gitmemize gerek olmadan biliyoruz ki, balık aynı zamanda kısmet anlamına gelir. Olta ise kısmeti kabulün yolu. Bu bir metafor. Ve maalesef ancak böyle anlatılabilecek bir konu. Sevgilerle

      Liked by 2 people

      1. Diğerlerini değiştiremeye çalışmak asla çözüm olmamıştır. Sizler, birisiyle tartışarak onunla bir anlaşmaya ulaşmanın mümkün olmadığını zaten biliyorsunuz. Birisine zorbalıkla kendi bakış açınızı kabul ettiremezsiniz. Bir çeşit boyun eğme görebilirsiniz ancak gerçek işbirliğini asla başaramazsınız.

        Onun yerine içinde yaşamak istediğiniz dünyayı yaratmanın yolu, kişisel enerjinizin titreşimini ona eşitlemenizdir.
        👆👆👆
        (Bundan ne anlamalıyız)?

        Beğen

        1. Kişisel enerjinizi yaşamak istediğiniz dünya ile eşitleyin. Kimseyi herhangi bir şeye zorlayarak ya da ikna ederek o dünyayı yaratmazsınız diyor. Sevgilerle

          Beğen

  4. Sevgili Dharma, mesajınızı okurken tüylerim diken diken oldu 🙂 Bu da bahsettiklerinizdeki duygunun “gerçek”liğinden kaynaklanıyor diye düşünüyorum. Size huzur, sevgi, sağlık be bolluk dolu bir hayat dilerim 🙂 Rüyanıza da çok özendim, umarım ben de görebilirim bir gün rüyamda çocukluğumu 🙂

    Liked by 2 people

    1. Benim için unutulmayacak hislere sebep olan bir rüyaydı dilerim görürsünüz sevgili ebru, bir gece sizde çocukluğunuzun gözlerine bakarsınız. Tarif etmeye kalksam başaramayacağım şimdi. Bende size gönlünüze göre güzelliklerle dolu bir yaşam dilerim, sevgiler🙏

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.