Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

Mars ve Venüs: Gördüğüm hayal mi, gerçek mi?

Michael Divine - Romantic Love

“Dikkate alınmamış bir hayal, Tanrı’dan gelen açılmamış bir mektuptur.”

Bir süredir Güneş, Venüs ve Mars birlikte ilerliyor. Bu üçlü bir bir Başak’a giriş yaparken Venüs ve Mars uzun süre sonra ilk defa temasa hazırlanıyorlar. Peki, sevgi ve güzellik (Venüs), tutku (Mars) ile bir araya gelirse ne olur? Onları bir de Güneş güçlendiriyorsa, kozmik aşıkların bir araya gelişi nasıl bir simya oluşturur?

Aşk… Mars ve Venüs bir araya gelince aklımıza gelen ilk şey romantik ilişkilerdir. Çift olmak, kavuşmak, birbirini desteklemek, birbirine hayran kalmak, değerini bir başkasının gözlerinden görmek, zıt kutupların birbirini tamamlaması. Eril ve dişi, yin ve yang…

Ve bu noktada duruyoruz. O da ne! Bu sevgililerin elinde süpürge, toz bezleri, fırçalar, kovalar, tutkuyla ortalığı temizliyorlar! Buluşma Başak’ta olunca arıma ve temizlik, şifa ve doğallık öne çıkıyor.

Romantik ilişkiler değil midir, kendimizi en çok kandırdığımız alan? Ya kendimizi yeterince sevilebilir, yeterince çekici, yeterince zeki, yeterince “yeterli” bulmuyorsak? İtiraf edelim, huzurlu, verimli, yapıcı, onaylandığımızı hissettiğimiz, neşe-keyif-coşku dolu ilişkilerimizin sayısı bunun tam tersinden çok daha az. Balayı etkisi bittiğinde adeta yere çakılırız. Toprağa. Başak topraktır. Tanrıçadır. Ve… pratiktir!

Peki, balayı neden balayıdır? İster romantik, ister dostluk ilişkisi olsun, ilk dönemde karşımızdakinin en iyi yönlerine odaklanırız. O insanın güzelliğini görmek isteriz ve odaklandığımız şey büyür. Her geçen gün daha da şanslı hissederiz. Sonra bir gün, bilinçaltımız devreye girer. Bilinçaltımızın o ufacık parçası, sen “yeterince ____ değilsin”, “bu gerçek olamaz” veya “neden bu sefer bu ilişki iyi gitsin ki, daha önce hiç olmadı, bundan sonra da olamaz” demeye başlar. Aslında olan şey şudur, böyle yüksek hislere alışık olmayınca eski vasat programa geri dönmek isteriz, neşe-keyif-coşku bizi korkutur.  Ve ilişkinin sihrini de adım adım bozarız. Artık karşımızdakinin en yüksek niteliklerine değil, eksiklerine odaklanmaya başlarız. Suçlayabiliriz, huysuzlanabiliriz, hatta eski hayatımızı özleriz.

Arkadaşlar, Başak’taki Venüs ve Mars, hem sevgiyi hem de sevilebilirliğimizi – bu sefer gerçekten – anlamamız için buluşuyorlar. Ve Başak titizliğinde ilişkilerimizi sabote eden inançlarımızı ince ince temizliyorlar. Günlük dilimize indirgersek, nerede saçmaladığımızı gösteriyorlar! Biz bize âşık olmadan sevgiyi paylaşmakta nasıl başarılı olabiliriz? Eğer kendimiz dengede değilsek, herhangi bir ilişkiye nasıl denge getirebiliriz?

Ağustos başından beri Aslan’daki Güneş-Venüs birlikteliği ilişki ve değerlerimizi spot altına aldı. Kalbe odaklandık, her şey mümkün dedik, yaratıcı nefesimizi kullandık. Ve şimdi de yaratımın kalıcı olması için özsevgiye dönüş yapıyoruz.

Uranüs’le bir dizi üçgen açı da gerçekleşecek ve bu sırada günlük yaşamımızda, beklenmedik şekillerde bundan böyle hayatımızda tutmak isteyebileceğimiz kendi “mükemmelimiz” ilişki potansiyelleriyle karşılaşabiliriz. Ya da içinde bulunduğumuz ilişkilerle ilgili uyanış anlarımız olabilir. Yenilik olacağı kesin!

Bilge Baykuşlar, yalnızlık da iyi diyebiliriz. “Benim için yalnız olmakta hiç sorun yok!” Ama önümüzdeki günler ve haftalar bize birlikte çok daha fazla şeyi çok daha kısa zamanda başarabileceğimizi hatırlatacak. Bir insanın en büyük ihtiyaçlarından biri kendini hayatla ve diğer insanlarla bağlantıda hissetmektir. Aidiyet hissi, çekici olduğunu bilme hissi. Elbette kimse kimseye ait değil gerçekte, ama o görünmez sevgi bağları bize aidiyet hissi verir. İçten gelen bir “bugün nasılsın?” sorusu ve cevabın dikkatle dinlendiğini bilmektir aidiyet hissi. Bu enerjinin etkisiyle sevgiyi paylaşmak isteyeceğiz. Ve bu sırada karşımıza birçok yetersizlik inancımız çıkacak, Başak’taki gruplanma ve Boğa’daki Uranüs ise onları temizlememize yardımcı olacak.

Buluşmanın Sabian sembolü bize çok güzel ipuçları veriyor:

“Perileri gören adam”

Mantıklı düşünceye, alışılmış gerçekliğe aykırı bir şey göreceksiniz veya görüyorsunuz bile. Soruyorsunuz, “neden?”, “nasıl?” Etkisi yadsınamaz bir oluşum, ne kadar mantığınıza aykırı gelse de aklınızdan çıkmıyor. Ve bütün bunlar belki de en “mantıklı” burçta, Başak’ta gerçekleşiyor. Olmakta olan şey gerçekten oluyor mu? Veya olmasını istediğiniz şey gerçekten olacak mı? Dış gerçekler, ilgili herkesin hemfikir olmasıyla yaratıma girer. Eğer hayallerinize sadık kalırsanız, hayalleriniz gerçekleşir. Ama ya gördüğünüzün ne olduğundan emin değilseniz?

Sorun, kalbinize sorun. Sorun, eğer bu ilişkinizle ilgiliyse diğer kişiye sorun. Burada fantezi ve hayaller arasında ince bir çizgi var. Sormaktan zarar gelmez, sorun. Doğru mu anladınız?

Ayrıca, “Bu gördüğümden ne öğreniyorum? Buna inanmıyorsam eğer, neden? İnanıyorsam, neden?” iyi sorulardır. Ve bu sorular Mars ve Venüs’ün temizliğine yardımcı olacaktır.

Çok ilginç bir sembol. Bu senenin Sabian sembolünü de hatırlatıyor: “Günbatımında işbaşında görülen periler” Asla yalnız değilsiniz ve yalnız olmanıza imkân yok. Yani “ben yalnızken de iyiyim” derken, aslında hiç de yalnız değilsiniz. O yüzden, kendimizi kapatmaya çalışmanın da bir anlamı yok.

İnsan ilişkilerine gelince, açık olmak, ilişkiyi geliştirip güzelleştirmek için birlikte çalışmak en iyisi. Mars ve Venüs usulü!

Peki ya hayaller? Başak’ta olduğumuzu unutmayın, hayalleri fizikselleştirdiğimiz toprak burcunda. Hasat burcundayız. Yani, önce hayali bir kontrol edin. Size ne diyor? Sağlıksız bir fantezi mi? Zorlama mı? Doğal mı? İçinizi neşe-keyif-coşkuyla dolduruyor mu? Bütünün hayrına mı? Olumlu cevaplar alıyorsanız,  ben inanın ve yaratın derim!

  • Mars-Venüs buluşması: 24 Ağustos
  • Venüs-Uranüs üçgen açısı: 26 Ağustos
  • Mars – Uranüs üçgen açısı: 28 Ağustos
  • Güneş-Uranüs üçgen açısı: 30 Ağustos

©Mor Alev 2019


Bu dönemde ruhunuzun potansiyelini bütünüyle anlamak, hayata nasıl geçirebileceğinizi öğrenmek, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin.

2019’da YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın.

2019 Haziran’da YENİ! SAĞLIKLI KİLOYA ULAŞMAK ve bedeninizle barışmak için Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu ile çalışmak istiyorsanız buraya tıklayınız.


Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com

13 replies »

  1. Icımi coskuyla doldurdu bu yazi, o kadar duygularimi anlatiyor ve bunay basimdan gecenleri. Sizinle seneler once tanismis ve danismistim da. Sevgiler, olaganustu bir yazi.

    Liked by 1 kişi

  2. Tam umutlanıyoruz derken bir kadın cinayeti haberi duyuyoruz.Ve kadınlar sesinizi çıkartmayın uyarısı geliyor..Haberleri izlemiyorum ama arkadaşım haberin linkini atıyor bana dikkat et diyor.Tam da ben boşanma arefesindeyken..Zaten korkuyorum,:(( Nerde hayallerimiz ,fantezilerimiz

    Beğen

    • Sevgili Hülya, alıntılıyorum: “Başak’taki Venüs ve Mars, hem sevgiyi hem de sevilebilirliğimizi – bu sefer gerçekten – anlamamız için buluşuyorlar. Ve Başak titizliğinde ilişkilerimizi sabote eden inançlarımızı ince ince temizliyorlar. Günlük dilimize indirgersek, nerede saçmaladığımızı gösteriyorlar!” İşte bu. Yaşanan budur. Son iki haftada sürekli olarak pek çok şeyin açığa çıkacağı ve görüntünün de güzel olmayacağını söyleyen yazılar yayınlıyorum. O yazılarda yardımcı olabilecek fikirler de var. Lütfen onlara dönün. Haber linkini atan arkadaşınıza da ben bunları görmek istemiyorum diyebilirsiniz. Onun ilgi ve sevgisine teşekkür edip böyle şeylerin size hizmet etmediğini anlatabilirsiniz. Korku nedir? Bu blog yıllardır korkunun bize nasıl hizmet etmediğini ve nasıl onu salıverebileceğimizi anlatıyor. Siz eski okuyucumsunuz, bunları gayet iyi biliyorsunuz. Ve son olarak boşanma süreci de büyük bir arınma ve temizliktir. Nerede hata yaptık, hangi yanlış inanışlarla ilişkilerimizi yönettik ve bundan sonra nasıl davranacağız? Bu açı size hizmet ediyor. Başak titizliğinde büyük bir temizlik yapıp diğer taraftan hafiflemiş ve hayata umutla bakar şekilde, dinamik ve verimli çıkabilirsiniz. Son yazılardan bir örnek şudur: https://moralev.com/2019/08/14/icinizdeki-guvenli-alani-bulun/
      Sevgilerimle

      Liked by 1 kişi

    • Lutfen korkmayin. Hic bir zaman yalniz degiliz. Okuyun, meditasyon yapin ve icgudulerinizle iletisime gecin.
      Evren her zaman arkamizda, yeterki izin verin. Free will❤️

      Liked by 2 people

  3. Sevgili Mor Alev
    Ikinci bir gunesten bahsediliyor resmi de goruntulenmis gunes sistemimize giren bu konuda bir yorumunuz varsa paylasmanizi rica ederim
    Sevgilerimle

    Beğen

    • Sevgili Ahu, bahsettiğiniz fotoğraflar uzun süredir var. Kutuplara yakın bölgelerde oluşan ve bir yansıma yaratan bulut ve sisin etkisiyle iki güneş varmış gibi görünüyor. Bu yıllardır bilinen bir şey. İki güneş olsa biz bunu çıplak gözle görmez miydik? Peki o zaman çekim gücünden dolayı güneş sistemimiz de her gezegen başka bir yöne çekilmez miydi? İkinci güneşin yaydığı ısı ve ışık nereye gidiyor? Bilmiyorum bunları nasıl açıklıyorlar. Ama sizi temin ederim, iki güneş olsa bunu bizler, normal insanlar fark ederdik. Sevgilerle

      Beğen

      • Elbette haklısın salim kafayla böyle tabi ama her şey o kadar çılgınca her şey o kadar fazla ki … bildiğim tek şey hiç bir şey bilmediğim 😊

        Liked by 1 kişi

  4. Merhaba yorumunuzu okudum ve ardından rastladığım bu şifa dolu müziğin sonunda inanılmaz hoş bir “tesadüfe” rastladım yazınızla paralel giden ve umarım sizlerde eril dişil şifasına davet olan bu şarkıyı sonuna kadar dinleyebilirsiniz

    Liked by 2 people

  5. İnstagramda gezinirken yazinin post’unu gördüm ve yaziyla paylasilan resim gercekten cok guzel 🙂 asıl enerjiyi ve kipir kipirligi verdi. Dakikalarca resme bakip ozumsedim ve gulumsedim. Yaziyi okurken yaratim yapmayi da ihmal etmedim. Keyifle, neseyle neler mumkun, ben hazirim 🙂

    Liked by 1 kişi