Yükseliş - Büyük Uyanış

Sıra Sizde

Face of love - Tracey Sylvester HarrisSevgililer,

Belki gelecek yönünüz hakkında endişelisiniz – veya değil. Bunun bir önemi yok çünkü siz her gün evrimleşirken, yönünüz de değişiyor.

Bazılarınız hayatlarınızda ya da anlayışınızda herhangi bir şeyin değişmekte olduğuna inanmakta zorlanıyor. Ve buna rağmen, kendinizi şapşal bir nesneye gülerken veya daha önce defalarca olmuş olan bir şeye alışılmadık şekilde öfkelenirken buluyorsunuz.

İç varlığınız ve dış dünyanızın her ikisi de kavrayabileceğinizden çok daha hızla evrimleşiyor. Belki bazılarınız 3D kişisel hayatınız değişirken geçmiş küresel kargaşalar deneyimlediniz. Büyük ihtimalle, o zamanda kendi hayatınız dünya olaylarından çok daha büyük önem taşıyordu. İşte şimdi de böyledir. Mantığınızı, davranışlarınızı ve dostlarınızı sorguluyorsunuz ve küresel olaylara ilgi verecek çok az yer bırakıyorsunuz. Haberlerde verilenlerden az buçuk haberiniz olsa da, esas ilginiz en yakın dünyanıza, kendi çevrenize yönelik. O dünya olayları hayatınızı veya dünya görüşünüzü etkiliyor mu? Eğer öyleyse, ilgileniyorsunuz. Değilse, bu bilgiyi de önemsiz enformasyon koleksiyonuna ekliyorsunuz.

Dünyanız ve varlığınız makrodan mikroya geçiş yapıyor. İşte bundan dolayı, şu anda başkalarının hayatlarındansa kendi hayatınızla çok daha ilgilisiniz. Muhtemelen, bunun doğru olmadığını, asla olmamış olduğunu iddia edeceksiniz. Biz aynı fikirde değiliz. Dünyanız bir zamanlar şu anda olduğundan çok daha fazla küreseldi. Siz kayıtsız bir varlık olduğunuz için değil, kendinizi sevmeyi öğrenmekte olduğunuz için.

Belki bir zamanlar hayatını bir başkasını kurtarmak için feda eden o özel insana hayret ve hayranlıkla baktınız. 3D eğitiminizi düşünürsek, bunu hala daha yapma olasılığınız vardır ancak o davranışın bilgeliğini sorgulamadan yapmayacaksınız. Çünkü yeni varlığınız sizin öneminizi öğreniyor ve kabul ediyor.

Geçmiş ölçütler kadınları, çocukları, düşük kapasitedekileri kurtarmaktı – toplum tarafından zayıf olarak tanımlananları. Sizin emniyetiniz ise denklemin bir parçası değildi – özellikle erkekseniz. Şimdi kendini sevmek yeni “yasa” haline geldiği için kendinden önce başkalarını kurtarmayı çok daha fazla insan sorguluyor.

Böylesi cümleler sizi korkutuyor, ezilip büzülüyorsunuz çünkü çağlar boyu diğerlerinin sizden daha önemli olduğu öğretildi. Başkalarını bir şeyden yoksun bırakmak yerine, kendinizi yoksun bırakmalıydınız. Her zaman kendinize bakabilirdiniz ama o zavallı diğerlerinin bunu yapabilecek kapasitesi yoktu.

Bu gerçek mi? İşte bu gibi şeyler sizin yeni ürkütücü düşünceleriniz. Siz çok kötü bir insan olduğunuzdan değil fakat kendini sevme mantığı size bildirir ki, siz de herkes kadar beceriklisiniz, diğer herkes de öyle ve bu bir zamanlar zayıf olarak düşündüğünüz insanlar için de geçerli.

Muhtemelen, diğer herkesten güçlü olduğunuz modele inanmaya devam edeceksiniz, diğerleri asla kendilerine sizin onlara baktığınız kadar iyi bakamaz, siz diğerlerinden üstünsünüz. Ve aynı zamanda, yeterli olmadığınız, diğerleri kadar iyi olmadığınız konularında da kaygılanıyorsunuz. Kendinize çağlar boyu nasıl işkence çektirmiş olduğunuzu görüyor musunuz? Bir yeryüzü kurtarıcısı olduğunuzu içinizde bilmek ve buna rağmen olduğunuz gibi kabul edilebilir olmadığınıza inanmak. Bu içinizde öyle bir acı yaratan bölünmeydi ki, artık kendinize değer vermiyordunuz.

Siz ve komşunuz, eşit şekilde değerlidir. Başlatmış olduğunuz bu geçiş, global dostlarınız ve komşularınız olmadan tamamlanamaz. Siz doğru yeryüzü adresinde bulunan bir yeryüzü meleğisiniz.

Takipçi olan diğerleri de çok yakında sizinle çok daha uyumlu hissedecekler çünkü onlar da kendilerini sevmeyi öğrenecekler.

Fakat o zamana kadar, kimin daha değerli, daha zayıf, ya da sizi birbirinizden ayıran neyse onu belirleme teşebbüsleriyle kendinize baskı yapmayın. Şimdi tek göreviniz kendinizi sevmeyi öğrenmenizdir. Ve bunu da neşe-keyif-coşkunuzu bularak ve takip ederek yapacaksınız. Takipçiler de öyle yapacaklar.

Takip edenler sizden ne daha zayıf ne de eksikler, sadece bu geçiş dramasında farklı bir rol oynuyorlar. Onların sahne girişi sizden sonra olsa da, onların girdisi olmadan drama tamamen göçerdi, sizin sahneye girişiniz temsili bitirirdi çünkü ne gelişme ne de sonuç olurdu.

İşte böylece hatırlamanız gereken şey, takipçilerden ne daha az, ne de daha fazla önemli olduğunuzdur. Siz güçlüsünüz, onlar da öyle, sadece bunu hatırlamaya ihtiyacınız var. Had safhada dramatik bir temsilde farklı roller tüm aktörlerden tam dikkat ve emek ister, rolleri ne kadar küçük görünürse görünsün.

Kendi çocuğunuz veya sokağınızda birkaç bina ileride yaşayan o çocuğun da bu müthiş temsile rol eklemek üzere bu zamanda dünyaya geldiğini de idrak etmenizin vakti geldi. Figüran yok. Aktörlerin hepsi olmazsa eğer, bu geçiş gerçekleşmeyebilir.

İç sesiniz, öğrenmenizin bu yeni aşamasını ve öz-sevgiyi kabul etmenin ne kadar önemli olduğunu söylüyor. Siz bunu yaptıkça “biz” yok oluyor çünkü siz ve diğerleri hayatınızı o kavrama verdiniz. 3D “biz” artık en güçlü mevcudiyet değil – hani sizi yanlışta hissettiren “biz”, çünkü 3D “bizi” yaratanların kendinizden önemli olduğuna inandınız.

Kalbiniz çocuklar ve yaşlılara derinden önem vermeye devam etse de, lütfen hatırlayın onların da oynadığı çok önemli, hayati rolleri var. Eğer onlardan daha bilge veya daha önemli hissederek onları yönetmek isterseniz, öz-sevginizi kaybedersiniz.

Siz ve yeryüzüne ait diğerleri, hepiniz eşitsiniz. Yeryüzündeyken daha önce hiç hissetmemiş olduğunuz bir şey. Çünkü diğerlerine dair kişisel tarihiniz, ya onların daha iyi olduğu, ya sizin biraz da tuhaf olduğunuz veya tam da bütün olamadığınız yönündeydi. O düşünce süreci şimdi soluklaşıp kayboluyor ve bu da sizi endişelendiriyor. Çünkü çağlar boyu olduğunuzdan çok daha fazla sevecen, çok daha fazla bakıcı ve koruyucu, çok daha fazla verici olmanız “zorunluluğunu” hissediyorsunuz.

Bu yeni bir dünya ve yeni bir zaman. Siz de yeni bir temsile başlıyorsunuz. Diğerlerini koruma ve bakım ihtiyacını hissetmeden önce, kendinizi nasıl seveceğinizi öğrenmenize müsaade edin.

Bu yeni dünyada, hiçbir varlık sizden ne daha fazla, ne de daha az önemli.

Şimdi bile bunu anlamakta zorlanıyorsunuz.

Şimdi paylaştığınız sevgi eşittir, halbuki daha önce karşılığında bir şeyler umarak verdiniz.

“Evet” veya “Hayır” deme hakkınız var. Diğerlerinin ihtiyaçlarıyla kendi sevgi ihtiyacınızı filtrelemiş olduğunuz çağlar boyu, kendinize bu hakkı vermediniz.

En sonunda kendinize olma izni veriyorsunuz. Ve bunu yaparken, davranışlarınız beklentileriniz gibi olmayabilir, ancak hepsi diğerlerinden daha az ya da fazla önemli olmadığınızı anlamanıza yardımcı olacaktır. Diğerleri de aynısını öğreniyorlar. Ve öyle de oldu. Âmin.

Brenda Hoffman ve kanallığını yaptığı Işık Varlıklarına çok teşekkürler. (lifetapestrycreations.com)


Bu dönemde ruhunuzun potansiyelini bütünüyle anlamak, hayata nasıl geçirebileceğinizi öğrenmek, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

2019’da YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın veya moralev@outlook.com adresine yazın.


Telif Hakkı© 2019 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir
Copyright © 2019  by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

8 replies »

  1. Son 1 aydır sürekli Ben sempatik , dost canlısı ve sıcak bir insan değilim ben mesafeyi seviyeyi seviyorum , ne zaman böyle tam tersi davranmaya başladım? Ve neden kendimi böyle olmak zorunda hissediyorum diye düşündüm. Büyük neden kendim gibi davrandigimda insanların bir sorun var sanması ve beni darlamasydi . Ama kafamdaki bir çok sorunun cevabını şimdi aldım. Içimde yaşadığım her şeyi, kendime sordugum , fark ettigim, karar verdiğim ve sorguladigim herşey bu yazıda bana anlatildi. Teşekkürler

    Liked by 4 people

  2. Başkalarıyla ,yaşadığımız coğrafyayla ve kendi hayatımda varolan özel insanlarla ilgili gerçekleşen olaylara farklı bir bakışla bakmayı öğrendim farkediyorym ki yepyeni bilgilermiş benim için artık kanıksadıklarım. Mesela siyasetçilere söylenmeyi bıraktım kötülüklerin su üstüne çıkması herşeyin daha kötüye gitmesinin bir gereklilik olduğunu farkettim belki bugün yarın dilediğimiz güzel barış dolu dünyayı göremeyebiliriz ama o uyuşukluk halinde de değiliz artık.Bu düşünceyi kendi özelimdeki insanlarda da farkediyorum uygulaması herzaman kolay olmayabiliyor tabi. Ve insanlara acıma duygusu beni çok eziyordu başkaları için eyleme geçmeksizin sadece üzülme duygusunun kimseye bir fayda sağlamadığını kollektife zararı olduğunu anladım.Bu düşünce sistemlerini bu blogda okuduklarımla öğrendim sadece. başka kaynaklar herzaman tam tersini işlemeye çalışırken beynime kalbim buradaki bilgileri seçti ve bu blogu kendim ” tesadüfen” bulmuştum tesadüf olmadığını anlamam da bir zaman aldı tabi ama bunca yıldır bu kadarını bile değiştirmeden yaşamıştım. Yani kalpten teşekkür ederim mor alev

    Liked by 6 people

    • Aynen katılıyorum bende tesadüf buldum ama buradakilerin çoğunun UYANMIŞ ruhlar olduğunu sanıyorum 🙏❣️Ve artık burda okuduklarından sonra ne kadar doğru yolda ilerlediğimi daha net görebiliyorum ŞÜLÜRLER olsun ..🙏🙏🍀🍀🙋🏻‍♀️❣️

      Liked by 3 people

  3. Son zamanlarda düşündüklerimin tam da cevabı olmuş. Eskiden toplumsal olaylara , insanların yaşadıkları sorunlara çok fazla üzülür kendimi yıpratırdım. Şuan yine üzülüyorum ama olayın içine kendimi hapsedip mahvolmama izin veriyorum. Geçenlerde kendi kendi sorguladım ne oluyor bana dedim ? Duyarsızlaştım mı derken tam da bu yazıyı okumak. Doğru olan buymuş kendimi sevmeye kendime değer vermeyi öğrendim. Böyle oldukça üzerime almış olduğum gereksiz yükler gitti ve özgürleşmeyi şeçtim. İyiki varsınız her geçen gün farkındalığımın artmasını sağlanan sizleri tanımama fırsat veren Yaradanıma sonsuz şükürler olsun. Sevgiyle kalın.

    Liked by 5 people

  4. Muhteşem bir yazı. Varlığınıza sonsuz şükürler olsun. Sayenizde kendimi sevmeyi öğrenmemle gelen yeni benden, başta ben çok memnun olmakla birlikte, çevremde ki kişilerin bendeki değişimi aşık mı oldun sorusu ile taçlandırmaları ve benim kendime aşık olmam. şükürler olsun meleklerim, rehberlerim, mor alev.

    Liked by 4 people

  5. Dönüşümler kendini sevmekle başlıyor.Dilde herkes kendini çok seviyor.Ama çok derinlerimizde en ufak bir değersizlik kırıntısı varsa bile bu bizi kendimizi sevmekten alıkoyuyor.Kendini sevme yolculuğu muhteşem deneyimleri de beraberinde getiriyor.Dünyaya farklı pencereler ve bakış açıları geliştirmek ,daha çok bolluk bereket ,daha doyumlu ilişkiler,daha çok neşe,coşku ve keyif,daha yüksek titreşimler bunlardan bazıları.
    Çalışmalarımda gördüğüm ve üzerinde durduğum en önemli şeylerden biri ,kendine sarılma kısmında insanların zorlanmaları çok düşündürücü.Bu anlamda nefesi ve nefesin kendini sevme deneyimlerimizdeki katkılarını paylaşmayı isterim.Derin diyafram nefesleriyle (her nefeste) kendi özüne bağlanma ve değerini hissetme çalışmalarını (sıkıca sarılmayı da ekleyerek) her güne başlarken ve günü bitirirken yapabilirsiniz.Nefes çalışırken kalpten hissederek şu olumlamaları da ekleyebilirsiniz.Gerçekten ‘iyi hissetmek’ ve kendini değerli kılmak adına çok iyi geliyor.
    Her nefeste bir olumlama:

    Nefes sevgidir nefes ilahidir
    Mutluluk ve sevgi benim içimde
    Ben sevginin eseri ve armağanıyım
    Ben koşulsuz sevgiyim
    Kendimi koşulsuzca seviyorum
    Yüce benliğimi kabul ediyorum
    Sevgi her şeyi şifalandırır ve dönüştürür
    Öyle de oldu teşekkürler ❤️

    Mor Alev size ve Mor Alev Aileme sonsuz şükran ve sevgilerimle ❤️

    Liked by 5 people

  6. Bana burada anlatilan dersleri en cok 8 yasindaki yegenim verdi. Yegenimin hayati dogdugu gunden beri kolay degil, cok zor bir ailede, anneanne ve dedeye terk edilmis bir bicimde buyuyor. Bana onun icin uzulmememi, bunun hicbir anlami olmadigini ve ondan guclu ondan kudretli olup onu koruyacak kisi rolune burunmememi ogretti. Sadece teyzelik gorevimi yapip onu kosulsuz sevmemin yeterli oldugunu her defasinda gosterdi. O cok guclu bi ruh ve belli ki dunyaya gelmeden kosullarini kendi sectiginin degisik bicimde farkinda. Bana yazida bahsedilen esitligi o ogretti, ne benim korumama muhtac,ne de ondan daha kudretliyim. Bu demek degil ki,ona sevgi ve destegim eksildi.tamtersine, aradan kendi “kahraman olmak zorundaligi ve daha gucluyum” algisini cikarinca, onu daha cok hissettim anladim ve benimle daha rahat etti.cunku sadece nese-keyif-cosku yaymaya basladim,endise ve uzuntu degil. Kimse gucsuz degil,hepimiz ayni derecede insaniz.onlari hissedip anlamak,ve ozumuzdeki sevgiye baglamak yetiyor. Bunu bana ogreten suan 8 yasindaki ulu ruha ve bu yazida hatirlatilan her seye tesekkur ederim.

    Liked by 2 people