Meleklerle Sohbet

Yeshua: Gelmekte Olan Değişikliklerin Arasında Yolunu Bulmak

The way - collage artist unknownSevgili Bilge Baykuşlar,

Umarım tazelendiniz, dinlendiniz ve 2019’un birinci yarısını en rahat şekilde bitirip ikinci yarıya adım atmaya hazırsınız. Bir ihtimal “hayır, dinlenmedim!” diyeceksiniz ama yine de her zamanki rutinden çıkma şansı oldu büyük çoğunluğun ve bu da hem kendini hem de etrafındakileri daha iyi tanımak, hangi farklı ve yeni şeylerden keyif alabileceğini bulmak için çok iyi bir fırsattı. Bazen, her zamanki yolu değiştirip işe yeni yoldan gitmek bile hayatta büyük fark yaratabilir.

Bugün umarım normal yayın sıklığına geçerken, sizlerle aşağıdaki kanallığı paylaşmak istiyorum. Yukarıda “umarım” dedim çünkü çok yoğun, dolu günler hem beni hem de sizleri bekliyor. Dünyamız, bireysel ve kolektif, düşünce hızıyla değişiyor! Bu sırada hayatlarımızdaki alışılagelmiş düzen de değişiyor. Ve bu değişimin daha da hızlanmaya başladığını göreceksiniz. Hani Konsey’in “kartopu-çığ” benzetmesi var ya, önümüzdeki aylar ve 2020 daha önce hiç görmediğimiz, duymadığımız, tarih kitaplarının yazmadığı şekilde büyük değişiklikler olacak. Bu yeni bilgi değil. Bu, dünyanın önde gelen tüm düşünürleri ve bilim insanları tarafından beklenen bir şey, astroloji bunu söylüyor ve bizlerin çok sevdiği kanallıklar da öyle. Bu platformda da 2013 yılından beri bu konuyu işliyoruz. Neler olacak? Size sadece enerjiyi anlatabilirim. Değişimin fiziksele nasıl yansıyacağını kimse bilmiyor çünkü onu biz yaratıyoruz. Ve biz insanların sağı solu pek belli olmuyor! Aşağıdaki kanallık oluşmakta olan değişimlerde kayıp hissetmememiz, morallerimizin yüksek olması için önerilerde bulunuyor. Yeshua’nın mesajını lütfen yarıda bırakmayın. Anlattığı “hikâyeyi” okuyun. Mesajdan sonra aşağıda yine konuşacağız.

***

Sevgili, değişim geliyor ve gerçekte bunlar duacısı olduğunuz değişikliklerdir. “Hayatımda huzuru daha fazla bilmek istiyorum, daha fazla uyum bilmek istiyorum. Hafiflik, daha fazla neşe-keyif-coşku, dostluk, bedenin ve zihnin şifalanmasını bilmek istiyorum ve Benim GERÇEK BEN olduğumu onaylayan yere gelmek istiyorum. KİM olduğumu bilmek istiyorum.” diyerek istediğiniz değişikliklerdir bunlar.

İstediğinizi duydum. Enkarne olmadan önce bile dediniz ki, “Kim ve ne olduğumu bilmeme yardım et. İnsan hayatını deneyimlemek ve bunun da ötesinde ne olduğunu bilmek istiyorum” İşte böylece kitaplar okudunuz, eğitimlere katıldınız, dostlarınızla sordunuz “Hayat neyle ilgilidir? Neden hayatta zaman zaman sorunlar görülür? Neden hayat mükemmel değil?”

Ama buna rağmen o mükemmel. Hayat mükemmel. Dönem dönem ihtiyaç üzerine biraz teknik ayarlama olsa da, o değişiklikleri algılarınıza uygulama yolunda oldukça ilerlediniz.

Hayatın sürekli olarak değişmesini istediniz ve buna hükmettiniz. Belki bir gün bir örnek yaşadınız, bir öğleden sonra planlanmış hiçbir şeyiniz yoktu ve bunun iyi hissettirmediğini buldunuz. Siz meşgul olmayı seviyorsunuz. Siz yaratıyor olmayı seviyorsunuz. Siz, iletişime girecek arkadaşlar olmasını seviyorsunuz. Her zaman yaratıyorsunuz, adına “sıkıcı” öğleden sonra dediğiniz zamanda bile.

Her zaman yaratıyorsunuz. İşte gelmekte olan değişikliklerin arasında yolunuzu böyle bulacaksınız: onları yaratıcı sürecin bir parçası olarak memnuniyetle karşılayacaksınız. Gelmekte olan değişiklikler önce kendilerini pek de arzulanır şekilde sunmayacaklar, duasını etmiş olduğunuz şey gibi değil, fakat zamanla onları farklı göreceksiniz. Ve zaman gelecek diyeceksiniz ki, “Galiba bunu ben istedim, tam bu formda istememiştim ama bu benim arzumun yaratıma girmiş hali.” Onları kabul edeceksiniz ve onların da istemiş olduğunuz şeye dönüşeceğini bileceksiniz.

Gelmekte olan değişikliklerin arasında, onları gerçekte kendinizin yarattığını bilerek yolunuzu bulursunuz. Ve eğer onları siz yaratıyorsanız, onlar bir armağan olmalı, onlar iyi olmalı. Bulunduğunuz günde değişmesini istediğiniz şeyleri gördünüz. Kardeşin, kardeşe dost olmasını, insanların birbirine gülümsemesini, birlikte çalışmalarını görmeyi istediniz. Bu sizin en içten dileğinizdir, huzur ve sevginin paylaşıldığını görmek.

Ve size büyük bir gerçeği iletiyorum; eğer bir şeyi arıyorsanız onu bulacaksınız. Bu noktaya kadar yarattığınız dünyanız çok fazla eziyet, savaş, bir kardeşin diğerine ne kadar güçlü ve sağlam olduğunu ispat etmeye çalışmasını, emniyette olacağına, hayranlık duyulacağına ve kudretli görüleceğine inandığı için kendini diğerlerinin üzerine çıkarmaya çabalamasını gördü. Onlar zaten görüldü. İstemiş olduğunuz değişim – ve gerçekten gelen değişiklik – bireylerin birbirine uzanıp hem tavır, hem armağan, hem davranış, hem de sözcüklerle “Ben seninle arkadaş olmak istiyorum. İzin ver.” diyeceği yer olacak. “Arkadaş olalım” – bu sözcüklerde büyük bir güç var.

İstemiş olduğunuz değişiklikleri en harika şekilde getirmekte olan adına lider dedikleriniz var ve onlar diğerlerinin bir iç hesaplaşmaya gitmesine, afallamasına ve kendilerini, hayatlarını sorgulamasına sebep oluyorlar. Ve bu sırada telafi, birliktelik bilinci görünür olma yolunu çoktan yarılamış halde; sadece zihninizde bir resim olarak değil, arzulanan bir şey olarak değil, deneyimleyeceğiniz ve kardeşlerinizle birlikte çalışmak üzere paylaşacağınız bir şey olarak.

Şimdi, duyuyorum, “Ama Yeshua, şu anda o kadar çok bölünme var ki. Farklı fikirlerdekiler birbirleriyle çatışıyor. Bu nasıl şifalanacak ve bir araya gelecekler?” Sizlere çoktan sürecin ortalarındayız diyorum çünkü onlar birbirleriyle savaşmaktan yorulacaklar. Bu hiç de iyi hissettirmiyor, değil mi? Birisi size karşı sesini yükselttiğinde ya da kılıcını salladığında bundan hiç hoşlanmıyorsunuz. Tabii ki hoşlanmıyorsunuz. Ama bunların arasında gülümsemeye teşebbüs ederek iyi yapıyorsunuz. Hatırlayın, gülümsemenin gücü. Her şeyi değiştirir. Bazen, evet, içinizden gülümsemek gelmiyor. Bazen o kişiyi alıp silkeleyip, “Kendine gel” demek isteyebilirsiniz. Ancak, sihir de, güç de gülümsemededir. Onların merak etmesini sağlarsınız, “Neye gülümsüyor bu? Ben bunun ciddi olduğunu düşünüyordum.”

Siz gülümsemeye devam edin ve onlar yumuşamaya başlayacak. Şu anda yumuşama da çoktan ilerliyor. Bunu görmeyebilirsiniz. Bu biraz bir bahar bitkisinin yeraltında olup da bir filizi yukarı yollaması gibi. Belki o yeşil filiz daha görünemeyecek kadar ufak. Ama o canlı ve sağlıklı. İşte telafi de, birliktelik bilinci de öyle. Kişilerin birbirine şöyle dediği telafi, “Üzerinde tartıştığımız şey o kadar da önemli değil, fakat gerçekten, gerçekten önemli olan sana ne kadar değer verdiğim ve senin nasıl konunun bir başka tarafını bana gösterdiğindir.” ve bu da her şeyi değiştirir.

Bir çatışmada olduğunuzda ne yaparsınız biliyor musunuz, nefesinizi tutarsınız. Ama bir süre sonra bu rahatsız hissettirmeye başlar. Nefes alın ve gülümseyin. Ve sonra da içinize gidin ve iç öğretmeninize sorun, “Şimdi ne yapacağım? Yani ne yapmayı istediğimi biliyorum ama hayır, o şey huzur getirmeyecek.” İşte böylece iç öğretmeninize sorun, “Ben bu değişikliklerin arasında yolumu nasıl bulacağım?” Kolaylıkla, rahatlıkla, sevgiyle ve BİR olarak bir araya gelmekle: Görmeyi istediğiniz telafinin kendisi olarak.

Bunun için dua ettiniz. Dizlerinizin üzerine çöktünüz ve dua ettiniz, neye ya da kime dua ettiğinizi tam olarak bilmeden, ya da bunu nasıl yapacağınızı, cevaplanıp cevaplanmayacağını ve hatta duyulup duyulmadığınızı bile bilmeden. Fakat bu hayatta ve diğer hayatlarda yeryüzünde cenneti tanımak için dua ettiniz.

Peki şimdi ben yeryüzünde cenneti göreceksiniz mi diyorum? Evet, öyle diyorum. Bunu söylüyorum çünkü zaten anlık görüntüler yakaladınız. Bir an gördünüz, yeryüzünde cennetti ve karşınızda duran kişi Sevgideydi, siz de onunla sevgideydiniz. Belki bu devam etti, belki de etmedi. Ama bir anlığına yeryüzünde cenneti tanıdınız.

Ve sonra dediniz ki, “Bu gerçek miydi? Bu gerçekten oldu mu? Bu, olabilir mi?” Elbette olabilir. O anda gerçek benliğiniz öne çıktı. Ve o anlardan o kadar çok yaşayacaksınız ki. Çünkü hükmettiniz, sevgide yürümeye. Bu sizin gerçek doğuştan gelen hakkınız, biliyorsunuz değil mi, sevmek.

Varlığınızın tam da çekirdeğinde siz, sevgisiniz. Ve o sevgi öne çıkıyor. Ve belki biraz zımparalanmak başınıza gelirse eğer, bu ne kadar hazır olduğunuzu bilmeniz ve olduğunuz sevgi ve neşe-keyif-coşkuya biraz daha pırıltı katmak içindir.

Aradığınız şeyi bilmeye değersiniz. Kalbinizde hissetmeye layıksınız. Ve bunu hissetmek için o derin nefesi bir daha alın ve onu tutmak zorunda değilsiniz, ya da sadece bir parça nefes almak. Büyük bir nefes alabilirsiniz şimdi ve bilebilirsiniz, “Ben Gerçek BENim.” Bir söyleyişiniz var dünyada “Yaratan değersiz şey yaratmaz” diye, ve yaratmaz da; ve o da yaratmaz, bu da yaratmaz, şu da yaratmaz, siz de yaratmazsınız.

İç öğretmeniniz size geri gelmek isteyeni başkalarına da sunmanızı söyleyecek. Sevgi sunun. Diğerlerinin gerçekten Kim olduklarını bilmeleri ve bu bilinçten doğru davranmalarına imkân verecek alan sunun. Öğretmen sizsiniz. Günlük hayatınızda siz öğretmensiniz. Ve bazen de orada ayağa kalkıp öğretmenlik yapma şansınız da oluyor. Ve öğrencileriniz de size öğretiyor. Bu en büyük ödüllerden biridir.

Arkadaşlarınızın her birinin öğretmeniniz olmasına izin verilse, o ilahi bütünlük alanına gelirsiniz. Olduğunuz BİRe. İşte bütün şifa oradan gelir: BİRliği bilmek; ilişkilerde BİRlik, evet, fakat öncelikle Benlikle BİRlik – Benliğin ilk harfi büyük harf.

Pek çok, pek çok yöntem ve yol var, biliyorsunuz, ve bazı yollar size hiçbir şey söylemezken, diğerleri çekici geliyor. Ve sonra öyle bir yol var ki, “Bu gerçek” diyorsunuz ve gerçekten ışığınız yanıyor ve hatta bedenin önemi yok diyecek kadar ilginiz çekiliyor ve bir anlığına bedensizliği yaşıyorsunuz ve sonra da eğer dilerseniz, bedeni geri getirebiliyorsunuz.

Beni yücelttiler çünkü ben ilahi Benliğimle bağlantıdaydım. Beden şifalanmasını biliyordum. İlahiliğin alanını biliyordum. Ben çarmıhtayken, bedenin ölmesine izin verdim. Bağlantımı onun ötesine kurdum, bedenin dışındayken onun ölümünü seyrettim.

Eğer acıyı hissetmek isteseydim, hissedebilirdim. Bir anlığına oraya gittim ve hiç de iyi hissettirmiyordu. Bundan dolayı orada kalmamaya karar verdim ve bilincimi, farkındalığı yukarıya çektim. Bedene teşekkür ettim, yaptıklarıma araç oldu, yürümeme, konuşmama, yiyeceklerin keyfini çıkarmama, vs., bedenle yaptığınız her şeye. Ve o anda anladım ki, yaşam enerjisine her zaman erişim var.

Böylece bedeni dinlenmeye bıraktım, hikâyenin devamı böyle. Onu bir süre dinlendirdikten sonra biliyordum onu yeniden aktive etmenin vakti gelmişti. Şimdi adına Theta dediğiniz alana gittim, Var Olan Her Şeyle bağlantıya geçtim, olan her şeyin olduğu yere geldim ve dedim ki, “Tamam beden, haydi ışığı yeniden yakalım ve başka neler yapabileceğimizi görelim.”

Ve öyle de yaptım. Emmaus’a giden yolda sizinle yürüdüm, kendimi biraz daha farklı gösterdim ama kasten değil; bedeni yeniden aktive etmiş olmaktan dolayı büyük bir neşe-keyif-coşku içindeydim. Sanki beden eskisi gibiydi ama değildi, “Hey, evet, ben bunu yaptım” diyebilmekten dolayı büyük bir saadet içindeydim – ve o hissi anlarsınız, hani gerçekten, gerçekten, gerçekten başarmayı istemiş olduğunuz bir şey ve o olur – o anda aurada bir enerji patlaması olur, normal halinizden çok daha büyük bir enerji.

İşte olan şey buydu, yani biraz farklı göründüm. Ama hala kendim olarak hissettim. Hala eskisi gibi konuştum. Tanındım fakat sizler başınızı kaşıdınız ve dediniz ki, “Biliyorsun, aynı göründü ama farklıydı.” Evet, elbette öyle, çünkü çok daha fazla ışık ve aktivasyon vardı. Eğer o ışığı kabul etmek isterseniz, şimdi neden bahsettiğimi biliyorsunuz, çünkü o enerjide bulundunuz ve bunu nasıl yapacağınızı biliyorsunuz. Bu varoluş alemine bu yüzden geldiniz, diğerlerine o alana gitmeyi, o alandan doğru bir araya gelmeyi – ve o alan onların gerçek özüdür- diğer yaşamlarıyla bağlantıya geçmeyi, ve evet, bununla eğlenip keyfini çıkarmayı ve aynı zamanda aktivasyonu ve bedenin şifalanmasını bilmeyi hatırlatmak için.

Şifanın büyük örneklerini göstereceksiniz. Sizden istenen bu şey çok mu büyük? Hayır, değil, çünkü bunu daha önce de yaptınız. Yapacağınız şey, içinize dönmek ve bunu yapmayı gayet iyi biliyorsunuz. Siz şifa alanını tanıyorsunuz. Orası tanımadığınız garip bir yer değil. Dünyaya yabancı geliyor, evet, ama size değil, çünkü siz çoktan orada bulundunuz.

Yani, gelmekte olan değişiklikler biraz zor görünebilir. Ama İlahi Ruhun nasıl çalıştığını bilen ve güvenen sizler için – ki İlahi Ruh da sizsiniz – değişikliklerin içindeki iyiyi göreceksiniz. Ve sizden rica ediyorum, lütfen diyorum, kardeşin kardeşe karşı olduğu kargaşa gibi görünenden iyinin geleceğini anlatınız. Çünkü, evet, biraz düzenleme ve eleme yapılmak zorundadır. Seçimler yapılacaktır. Dünyanın işleri böyledir. Sizin değil ama dünyanınki böyledir.

Yani, belki, her şeyin o kadar harika görünmediği zamanlar olacaktır. Ama sizin için onlar iyi olacak çünkü diyeceksiniz ki, “Tamam, işte çaresine bakılmış bir mesele daha, şifalanmış bir şey daha.” Tarih kitaplarınızda bütün savaşlar ve çatışmalar var, ama bir ruh hafızanız da var ve kardeşin kardeşe düşman olduğu çatışma zamanları da ruh hafızanızda. Sonra bedende hücresel hafıza var, ama altı üstü varolan şey budur: sadece anılar, sadece hafıza. Onlar varlığınızın Gerçeği değildir. Sırtınızda ağır bir küfe gibi taşımanıza artık gerek yoktur. Size izin veriyorum, o küfeyi sırtınızdan atın ve gitmesine izin verin. İznim sizindir, ihtiyacınız olduğundan değil.

Değişiklikler… bazıları şifalanmamış görünebilir. Onlara bakarken, rica ediyorum, bir adım geriye çekilin ve İlahi telafi ruhundan doğru bakın. Sevgi bilincinin iş başında olduğunu, dualarınızın gerçekleşmekte olduğunu bildiğiniz BİRlik alanından doğru gözlemleyin. Dua ettiniz, “Lütfen cennet yeryüzüne gelsin.”

Eh, size iyi haberlerim var: Cennet çoktan burada. İşte burada, gülümsemenizde. İşte burada “Ah bunu duymak çok güzel, en derinden iyi hissettiriyor bu beni” dediğinizde. Doğrudur: İstediğiniz, duacısı olduğunuz şeyden mahrum bırakılamazsınız. (Mor Alev: Yani her dua kabul edilir. Ama gelmesine izin vermek size kalmıştır.)

Yani kendinizi o çarmıha gerilmiş gibi hissettiğinizde, kendinizi birazcık ondan uzaklaştırın. Bunu yapabilirsiniz, bedeninizle bile yapabilirsiniz. Siz bunu yaptınız, örneğin parmağınızı kestiğinizde evet, acıdı ama ona baktınız ve dediniz ki “Tamam, ben şimdi ufak bir yara bandı yapıştıracağım ve birkaç günde düzelecek.”

İstediğiniz şifa, parmağınızın şifasına izin vermeniz kadar kolaydır. Olmakta olan süreç aslında izin vermek, serbest bırakmak ve istemiş olduğunuz şeyin çoktan oluşuma girdiğini bilmektir. Ve öyle olmalı. Siz ondan yoksun bırakılamazsınız. Şifayı bir süre uzakta tutabilirsiniz ve bazen bunu yaptığınızı da görüyorum, ama zaman nedir ki?

Acı çekmek? Ona ihtiyacınız yok. Onu seçebilirsiniz ama ihtiyacınız yok. Yani, yaratmakta olduğunuzun mükemmel olmasına izin verin, cennetlerdeki Yaratanınızın mükemmel olduğu gibi, BİRlik alanında mükemmel olduğunuz gibi. Benliğinizin geldiği yerin mükemmel olması gibi.

Değişikliklerin arasında yolunuzu bulmanız? Kolay olabilir. Umutla gidin, Gerçekle gidin, neşe-keyif-coşkuyla gidin, çünkü Yaratanınız böyle yapardı, çünkü ben öyle yapardım, çünkü siz de öyle yapacaksınız, ilahi kutsal Çocuk, Tek Kaynağın güzel Çocuğu. Ve öyle de oldu.

Yeshua

***

David Diethelm - LavenderEvet, Bilge Baykuşlar Yeshua’ya ve kanallığı yapan Judith Coates’a teşekkür ederken (oakbridge.org) biliyoruz ki, daha fırtınanın başındayız. Kesilen parmak ve yara bandı benzetmesini çok sevdim. Parmağımızı yıkarız, kuruturuz ve düzeleceğinden emin olarak yara bandını takarız. İşte bu kadar! Yani SÜRECE GÜVENİRİZ. Burada en önemlisi sürece güvenmek ve bu güvenle kaygıya teslim olmamak, gülümsemek, “küfeleri” atarak yola devam etmek. Bu hafta bir “Yaşadığımız Dönem Üzerine Düşünceler” yazısı yayınlamayı düşünüyorum. Gelmekte ve şu anda gerçekleşmekte olan değişikliklerin enerjisine değineceğim, özellikle de 2020’ye!

Farkındaysanız, Yeshua burada “Theta Healing” in nasıl işlediğini de anlatıyor. Yani eğer istersek, bedenimizdeki yaşam ışığını tekrar yakabileceğimizi bile söylüyor! İşin güzeli bu beyin dalgasını günde en az iki defa yaşıyoruz, uykuya dalarken ve uykudan uyanırken. Ve elbette meditasyonun derinlikleri bu beyin dalgasında yaşanıyor. (İlgili yazı için buraya tıklayabilirsiniz.) Yaratıma girmek için, daha doğrusu kalbinizden geçeni yaratmak için bu beyin dalgası, sınırsızlığı, yani “hem buradayım hem de değilim, hem benim hem de yokum”, örneğin uykudan uyanırken, “hem yataktayım ama sanki değilim” hissini yaşadığınız anları getiren bu halde kalmak son derece faydalı. Sadece yaratım değil, bağışıklık sisteminizin güçlenmesi, zihninizi yeni gelişimlere programlamak, bedenin stres tepkilerinden şifa alanına geçişi için de önemli. Bundan dolayı uyumadan önce kasıtlı olarak olumlu şeyler düşünmek, yaşamış olduğumuz güne şükretmek gibi ruh ve düşünce halleri hayat değiştirebilecek bir potansiyele sahip.

Bu mesajdaki bir diğer bilgi ise o çok güzel âşık olma döneminde, hani hafif, kalbinizin sevgi dolu olduğu, şanslı hissettiğiniz, heyecanlı, kusur aramadığınız, en güzel yanlarınızı yansıttığınız o ilk günlerde neden böyle hissettiğinizi de açıklıyor. Duvarlar inmiş, kalp açığa çıkmış ve gerçek benliğimiz yansımaktadır. O yüzden aşk güzel şeydir. Ama asıl iş, yeni ilişkiye alışırken bizim de eski şüphe, kaygı, birisini arzusu dışında düzeltme ya da yardım etme dürtülerini bir kenara bırakarak teslimiyet ve akışta kalmaya devam etmemizde yatıyor!

Mücevher gibi bir kanallık. Umarım sizin de hoşunuza gitmiştir.

Mor Alev


Bu dönemde ruhunuzun potansiyelini bütünüyle anlamak, hayata nasıl geçirebileceğinizi öğrenmek, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

2019’da YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın veya moralev@outlook.com adresine yazın.


Telif Hakkı©2019 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2019 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

29 replies »

  1. Olanı tanımlayan, bizi bütüne bağlayan, perdeleri şeffaflaştıran bu naif mesaj için minnettarım 🙏
    Anlaşılan akışa ve en önemlisi de kalbimize inanmak hayrımıza olacak..
    Ninemin dilinden düşürmediği bir cümle vardı:
    “Her ne oluyorsa hayrınadır evladım” diye..
    Dönüşümlerin hayrımıza olması dileğimle..
    Yeshua, Judith ve Mor Alev en içten şükranlarımla ❤️

    Liked by 5 people

  2. Sevgili Mor Alev,

    Seni cok ama cok seviyorum, sicacik ve cok sabit bi sevgin var yuregimde. Blogu da cok seviyorum, bize 3D’de bu harika blogi getirdigin icin sana tekrar ve tekrar tesekkur ederim, sonsuza dek 🙏

    Gercekten muhtesem bir kanallik yazisiydi! Degisim ve donusumun hizini iyice hissederken, bireysel olarak bana cok iyi geldi. Enerji akisi epeydir hizliydi ama bana iyi geliyordu yani iyi idare ediyordum.son 1 haftadir ama, inanilmaz bi dalganin geldigini sezinliyorum,hem bireysel hem kolektif. En buyuk dalgalari bile calismalarimla yumusak gecirmeyi basarmistim simdiye kadar. Ama bu sefer cennete ve guzellige dönüş, biraz keskin olacak. Kendimi birakmam gerektigini ve surece guvenin cok onemli oldugunu biliyorum. Bu seferki gecisin bireysel temelinin “evrene guven” oldugunu biliyorum. Yaraticiya teslimiyetle akisi ve cenneti kabul ediyorum. 🙏

    Liked by 4 people

  3. Merhablar. Yine çok güzel yazı teşekkür ederiz. Şifalanmadan bahsetmeniz çok güzel ve benim sormak istedğim birşey var. Hastayken ne yaparsak yapalım aklımız bi şekilde ağrıyan veya sıkıntı olan yere odaklanıyor. Bunun için ne önerirsiniz ?

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili Tuğçe, dikkatiniz acı ve ağrıya çekildiğinde – ki bu olacak – bedeninizin o parçasına ne istediğini sorabilirsiniz. Mesajının ne olduğunu anladıktan sonra o şeyi uygulayabilirsiniz. Bir başka şey ise mesajı alıp uygulamaya başladıktan sonra, arada bir süre olacaktır, acının devam ettiği, o süre boyunca bedeniniz her acı hissettiğinde onu sevdiğinizi ve onun varlığına şükrettiğinizi bildirmenizdir. Ama bunu sadece sözde değil, tüm kalbinizle yapmanızdan bahsediyorum. Bu sırada aklıma bu sene yayınlamış olduğum Rafael mesajı geldi: https://moralev.com/2019/01/29/bas-melek-rafael-sifa-istemenin-gorunenin-otesindeki-amaci/
      Daha fazla bilgi ve yazılar için lütfen blog içi arama kutusuna anahtar kelimeleri yazın ve böylece hepsini görebilirsiniz.
      Sevgilerle

      Liked by 2 people

      • Bu iç açıcı ve bilgilendirici yorumunuz için çok teşekkür ederim. Uygulayacağım ve işe yaramasını gönülden istiyorum. Sevgi ve ışıkla ✨🕊

        Liked by 2 people

  4. Moralev, seninle tebessüm ettiren şu durumu paylaşayım. Bu yazı açık bilgisayar ekranında birkaç saattir okunmayı bekliyordu. Bir türlü başına oturamadım. Mutfağa, yarın işte yemek üzere sandviçimi hazırlamaya gittim ki ekmeği keserken parmağımı derinden kesiverdim kazara. Parmağımı yıkadım, peçeteye sardım, salona dönüp bant buldum. Kanama biraz dinsin de sandviç hazırlamaya geri döneyim diye beklerken yazıyı okuyayım dedim. O da ne. Zaten kesilen parmağa takılan yara bandını anlatıyorsun. Özel bir mesaj olarak algılıyorum bu yazıyı. Teşekkürler, sevgiler 🙂 🙂

    Liked by 3 people

  5. Selam Mor Alev:) Nasıl keyifle, heyecanla yeni yazıları beklediğimi anlatamam! Çünkü her geçen gün ne yaşıyorsam burada karşılığını görüyorum ve yolculuğu yaparken nelere dikkat etmem gerektiğini fark ediyorum. Süper süper süper!

    Yalnız bir ricam var, kanallardan gelen mesajların Türkçe çevirilerini daha güzel yapabilirseniz, okumamızı daha kolaylaştırır. Cümle yapıları çok bozuk ve okurken tekrar tekrar bakıyorum bazı yerlere. Bazen ne dediğini anlamakta zorlanıyorum. O yüzden yazıları biraz daha dikkatli editlerseniz süper olur. Teşekkürler:)

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili Onur, Cümle yapısı kasten bozuk! İngilizcede de bozuk. Tekrarlar ve geriden gelen açıklamalar var. Çünkü Yeshua böyle konuşuyor. Ben burada orijinal enerjiyi bozmadan çeviri yayınlıyorum. Yani bir yazı okuyup, şimdi bu böyle demek istiyor diye yorum yapmıyorum, o kendi enerjimi ve kendi düşüncelerimi de mesaja katmak olurdu ki buna çeviri denmez. Buna anladığını anlatmak denir. Ve orijinal artık ortada yoktur. Çeviri yoktur. Bunlar kalple okunacak mesajlar, kusur aramazsak eğer, aslında ne kadar konuşma dilinde olduğunu, ne kadar içten ve yüksek enerjisi olduğunu göreceksiniz. Bu, romanlarda da kullanılır. Diyelim ki bir roman belli bir alt kültürü ya da belli konuşma alışkanlıkları olan bir yerde geçiyor. Oradaki kişi kendisi gibi konuşacak, Türkçe öğretmeni gibi değil, yapay değil. Arada düşük cümleler, sadece o ağıza ait kelimeler, tamlamalar, hatta argo içerecek. Belki yazar aksanı da içererek yazacak o kişinin sözlerini. Bu, yazıya gerçeklik ve özgünlük katar.
      Sizce Yeshua bir üniversite hocası gibi konuşmayı bilmiyor mu? Biliyor tabii. Ama bu mesajı böyle veriyor. Bunun da bir nedeni var.
      Ve burada 6 yıldır çeviri yapıp yayınlıyorum, “daha iyi çeviri yapın” uyarısı ilk defa geliyor. Bunu ilk defa duymamın sebebi sizce nedir? Kimse mükemmel değil, düzeltecek çok şey bulurum her yazımda, bazen yayınladıktan günler sonra bile. Ama neden şimdi siz bunu söylüyorsunuz? Bu ilginç bir durum. Düşünmeye değer. Sevgilerle

      Liked by 2 people

        • ne kadar çok çeviri hakkında yorum yapılmış, bunca zamandır okurum hiç dikkatimi çekmedi ki normalde çeker… orjinallerini yazdığınız sitelere de bakıyorum ara sıra ama açıkçası beni çok yoruyor..okuyamıyorum ama burada ( bu sayfada ) neşe var… okuyunca ohh diyor insan..yani en azından ben diyorum) teşekkurler mor alev

          Liked by 1 kişi

      • Bu bana cok enteresan geldi cunku ben tamtersi, orjinal mesajlarda da Mor Alev’in her zaman cok net birebir olan cevirilerinde de(hatta bazen ingilizceden cevirirken minik bi anlam degismesi olursa parantez icinde verir) cumlelerin yapisi degisik oldugundan, daha derindeki anlamlari gorebiliyorum cogunlukla ve bu bana tam da dogru bir “kanallik” yazisi olduguna isaret verir. Hatta anlayisimi suan kelimelerle ifade etmekte zorlaniyorum,o kadar derindir bazi yazilarda. Neredeyse her cumlenin bir butune,bir bireysele gidisi vardir, kolektife dokunusu ayri,her bireyin kalbini 12den vurusu ayri. Bence bu kanalligin ve enerji akisinin, en guzel en edebî kitaptan bile farkliligini ve 5.boyuttan gelisini anlatiyor. Yani sizin kusur demeye calistiginiz seyi,dogru anladiysam,ben essiz bi mukemmellik olarak gormustum simdiye kadar. Perspektif farki gercekten cok enteresan ve uzerine dusunmeye deger,tesekkurler.

        Liked by 3 people

          • Bazen kaynak linkini tiklayarak orjinalini ama cogunlukla cevirinizi okuyorum.
            Bu sebepten cabaniz icin size tesekkur ederim, çeviri kolay degildir cunki.
            Sadece daha akici olabilseydi diye dusunuyordum ama orjinali boyle olunca
            yapacak bir sey olmuyor tabii.
            Saygi ve sevgilerimle

            Liked by 1 kişi

      • Bence ceviriler cok mukemmel. Hic bir kusur yok!! Ben ingilizcelerini’de okuyorum. Ayni sayfalari takip ettigim icin. Sonra email’de yeni yazi gorunce donup burda turkcesini okuyorum. 20 yildir abd’de yasiyorum. Yillardir okurum hic bir hata gormedim. Hatta sizi cok taktir ediyorum. Cok buyuk emek ve zaman iceren bir is. Varliginiza sukurler olsun🙏

        Liked by 2 people

      • Birde arkadaslara kanallik yapan hocalari dinlemelerini oneririm. O zaman neden cumle bozukluklarinin olusumunu daha iyi anliyacaklardir. Abraham Hicks’in Esther tarafindan yapilan ilk kanalliklari cok enterasan gelebilir. Tessekurler ❤️

        Liked by 1 kişi

      • Benim işlerim Türkçeyi iyi kullanmakla, doğru konuşmakla ilgili olduğundan cümle yapıları bozuk olunca bu beni biraz rahatsız ediyor. Meslek hastalığı belki de:) Ancak bu yazılanı anlamamı engellemiyor tabi, içeriğini anlayabiliyorum. Ben sadece belki de yoğun bir akış olduğu için cümle yapılarına çok dikkat edemediğinizi düşündüm, meğer orijinali de böyleymiş. Cümle yapıları kasten bozukmuş. İlginç geldi şimdi böyle yapmaları. Bundan sonra bu gözle bakarım ben de. Teşekkür ederim size de, cevap yazan herkese de, sevgiler🍀😊

        Liked by 1 kişi

  6. Yazıya bayıldım uzun süredir yaşadığım duygular ve her suyumu içerken söylediklerim aklıma geldi;dünya huzur ve barış içinde ve bende öyleyim😉😊😂😂😂😂😂😂😂😂😂😋 kork bizden karanlık seni aydınlığa kavuşturacağız😉

    Liked by 2 people

  7. Ve çok uzun zamandır beklenen o an,işte o an.Heyecan ve sevinçten kalbim yerinden fırlayacakmışçasına atıyor.Ben bizi Seviyorum ya,Herkese sevgi ve saygılarımla❤️❤️❤️

    Liked by 3 people

  8. iki gün önce bu yazıyı yayınladığınnızda telefonda açtım birkaç satır okudum sonra kapadım. Normalde başka işimi de olsa sonuna kadar hızlıca bir göz atar, musait oldugumda geri denüp yeniden okurdum. Bu sefer olmadı.Bundan sonraki iki yazınızı okudum ama buna şimdi fırsat yarattım ve cevabı gördüm Mesajın kesintisiz okunması gerekiyprmuş:) okudum… Neden bu dönem sürekli yorgunum diye mızıldandığımın cevabıını aldım ve neden yataktan uykudan uyanıklığa geçi sürecimin bu kadar zor geldiğini:)) bir sürü şeyimin cevaplarını okudum bugun.
    Teşekkurler…

    Liked by 2 people