Zamanın Ruhu

Yaşadığımız Dönem Üzerine Düşünceler (Şubat 2019) – Yalan ve Suçluluk

Igor Morski - inner shameSevgili Dostlar,

Bu hafta Merkür Balık’ta Neptün’le birleştikten sonra hem fiziksel, hem de mecazi sisler içinde yüzüyor olabilirsiniz. (Detaylar dolunay yazısında). Bu etki bir süre devam edecek.

Bir şeyler olduğu gibi görünmeyebilir, yalanlar söyleyebilir ya da yalanlara inanabiliriz. Bundan dolayı saçmalayabiliriz.

Yine dolunay enerjilerini anlatırken konuştuğumuz gibi aşırıya kaçabilir, abartabiliriz. Abartmak da yalan değil midir?

Peki, bunun ne kadarını kontrol edebiliriz? Kendimize düşen yanını elbette!

Paul Selig’in kanallığını yaptığı ve benim de hayranı olduğum Rehberleri yalan hakkında şunları söylüyor:

“Asla yalan söylememelisiniz. Yalan, hiç istisnasız, her zaman kontrol etme arzusuna dayanır. Ve kontrol ise korkudan ya da bencillikten kaynaklanır ki, bencillik de korku tarafından yaratılır. Yani yalan söylediğinizde, korkudan doğan yeni bir yapı yaratırsınız, onun bağlantılarından koparılıp yok edilmesi gerekir. Çünkü yalan ilerler ve daha da büyük zararlar verir. Biz size şunu da söyleyeceğiz: Beyaz yalan beyaz değildir. O güzel bir şey kılığındaki bir yalandır. Size zarar verin demiyoruz. “Üzgünüm, seninle çıkmayacağım, çünkü seni çekici bulmuyorum” demek, güzel bir şey değildir. Ve böyle bir konuşmada böylesi duygusuz olmaya gerek yoktur. Kolayca, “Üzgünüm, seninle çıkamayacağım, uygun değilim” diyebilirsiniz. Çünkü uygun değilsiniz. Gerçeğinizi iletiyorsunuz. Ancak “Biliyorsun, çok isterdim, ama gerçekten yoğunum ve belki de o hafta bir seyahate çıkacağım” dediğinizde hem komik oluyorsunuz hem saçmalıyorsunuz hem de zarar veriyorsunuz. Diğer kişiye aldatmacadan doğan bir enerjik yapı gönderiyorsunuz ve onların da bunu kabul etmesini istiyorsunuz.”

Book of Love and Creation, Paul Selig

İnsanlar yalan söyler. Hepimiz bir şekilde yalan söyledik ve nedense neredeyse yüzde yüzümüz yalan söylemeye devam ediyor. Bazıları yukarıda Rehberlerin dediği gibi “beyaz yalanlar” olabilir. Bazıları ise devasa “karanlık yalanlar”.

Evren bizi bize yansıtır. İletişimimizde berrak, açık ve doğru olmak, kendi gerçeğimize sadık kalmak diğer insanların da bize berrak, açık, doğru olmalarını sağlar. Ne verirsek onu alırız. Yalan verirsek, aldığımız yalan olur. Sonra da şüphe duymaya başlarız, hayata ya da hayatımızdaki insanlara güvenimizi kaybedebiliriz. Çünkü her zaman, ama her zaman, çevremizdeki herkesi kendimizden doğru tanırız ve eğer kendimiz aldatmalara başvuruyorsak, bir başkasına güvenmemiz neredeyse imkansızlaşır.

En büyük yalan ise kendimize söylediklerimizdir. Ve en sonunda kendimize söylediğimiz yalanlar oluruz, bu da  bence olabilecek en büyük trajedidir.

Yalan söylememeye karar vermek işin sadece başı. Bazen öyle alışmışızdır ki yalana, saçma sapan bir şekilde ağzımızdan çıkıverir. O zaman da bunu geri almanın çok  önemli olduğuna inanıyorum.  Çünkü ne olursa olsun, her yalan söylediğimizde içimizde bir parça da suçlu hisseder, bu da elimizde değildir. Birisini ufacık da olsa aldattık. Ve ufacık dediğime bakmayın, yalanın etkileri sandığımızdan çok daha büyüktür. Bir virüs gibi hayatımızın her alanına yayılabilir. Utanç, asabiyet, öfke, yalanımızın anlaşılmasından duyulan korku…

Üç kitap sonra, Book of Truth’da Rehberler, “Suçluluk, zaman yanılsamasını yaşamınızda tutan tutkaldır” diyor. Ve aşağıdaki olumlamayı veriyorlar. Suçluluğun, utancın sebebi yalan ya da ne olursa olsun – ve inanın bana öyle garip suçluluk duygularımız var ki, doğduğu için bile suçlu hisseden insanlar tanıdım – suçluluk duygularınızı salıvermenize yardımcı olarak temiz bir sayfayla hayata geri dönüşünüzü sağlayabilir:

“Bugün ilan ediyorum, korku yapılarına yapmış olduğum katkılardan dolayı duyduğum vicdan azabı salıveriliyor. Yapmış olduğum seçimlerden ve kendime yönelttiğim suçlamalardan, zaman içindeki davranışlarım için öne sürdüğüm mazeretlerden ve yanlış tanımlamalardan özgürleşiyorum.

Yine ilan ediyorum, sadece gerçeğe hizalanıyorum. Tüm zamanlarda yapılmış olan seçimlere saygı duyuyorum, onların yapılmış olduğu zamanlarda hissettiğim ihtiyaçlarımı onurlandırıyorum.

Ve son olarak ilan ediyorum, ben yeniden yaratmayı seçmeye layığım, ben gerçekteki İlahi Benliğimle uyumlu olmaya layığım.

Gerçekte kim olduğumu biliyorum. Gerçekte ne olduğumu biliyorum. Gerçekte nasıl hizmet ettiğimi biliyorum. Ben buradayım. Ben buradayım. Ben buradayım.”

Ve dostlar geliyoruz, İlahi benliğimiz, Yüksek Benliğimiz, Yaratan Benliğimiz, Öz-Benliğimiz gibi isimler verdiğimiz gerçek varoluşumuza hizalanmaya. Gerçek biz korkudan uzağız, o yüzden ne utanca ne suçluluğa ne de olumsuz davranışlara ihtiyacımız var. Yalan söylemeye ihtiyacımız yok!

Peki, nasıl gerçek kendimiz oluruz? Zaten adına “Yükseliş” dediğimiz şey, aslında burada, yeryüzünde gerçek benliğimizi yansıtmamız, onun ifadesi olmamız değil mi? Bana göre bu bir süreç. Uzun da sürebilir, kısa da. Her şey direncimize ve korkuları salıvermemize bağlı.

Rehberlerin son kitabı Book of Freedom’da bu konuda yardımcı olabilecek kısa bir olumlama var:

“Mükemmel yaratımdaki kendimin ifadesi olabilmem için İlahi Benliğimin bilme ihtiyacı duyduğum tüm anıları bana iletmesine izin veriyorum. Ben buradayım. Ben buradayım. Ben buradayım.”

Paul Selig ve Rehberlerine çok teşekkür ediyoruz. (Ve bir not olarak eklemek isterim; Bu kitaplar çok zor çevriliyor hatta ilk üçlemenin ilk kitabında Rehberler bu kitapların çevrilemeyeceğini ama aynı bilgilerin çok çeşitli ülkelerde çok çeşitli dillerde, çeşitli kanallar aracılığıyla geldiğini söylemişlerdi.)

İşte böylece birkaç gündür Blog Hamilerinin üzerinde durduğu yalan ve suçluluk konusuna eğilmiş olduk. İşin doğrusu şu ki, bir şeyin yalan olduğu her zaman en sonunda ortaya çıkar. O zaman neden yalan söyleyip de hayatı zorlaştıralım ki!

©Mor Alev 2019


Bu dönemde ruhunuzun potansiyelini bütünüyle anlamak, hayata nasıl geçirebileceğinizi öğrenmek, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

2019’da YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın veya moralev@outlook.com adresine yazın.


Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. https://moralev.com

10 replies »

  1. Merhaba Küçük bir sorum olabilir mi lütfen? 🙏🏻 Ben tam olarak böyle bir durum yaşıyorum Yalanım mutlaka ortaya çıkar mı korkusunun yanı sıra, bu duygularla nasıl yaşayacağımı bilemediğim bir dönemdeyim Müthiş bir pişmanlık ve kendimle bir utanç duygusu Bu durumu karşımdaki kişiye itiraf ederek mi yoksa onun hayatından çıkarak mı yola devam etmem gerekiyor, yoksa bugün yayınladığınız olumlamaya devam ederek, akış bana ne veriyorsa onu mu yaşamam gerek bilmiyorum. Yeniden yaratmayı seçmeyi nasıl yapmam gerekiyor.? Yeniden yaratmaya layık olduğuma inanırsam, bu durumu telafi etmiş olur muyum, yani ruhsal yolumda, ilerlememde bu pişman olduğum durumu içime nasıl sindirip yoluma devam edebilirim? Çok uzun yazdım farkındayım, yanıtı önce Allah’tan istiyorum 🙏🏻 Sevgiyle 💜

    iPhone’umdan gönderildi

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili Özlem, buna siz karar vereceksiniz. Önerim öncelikle kendinizi gerçek benliğinize hizalamanız olacaktır. Böylece şefkat akar. Utanç ve suçluluktan kurtulup farklı bir anlayışa kendinizi açarsınız. Sonra da karar vermeniz kolaylaşır. Bunun için blogda bulunan ve size yakın gelen herhangi bir yöntemi kullanabilirsiniz. Unutmayın, her şeyin bir olumlu sonucu vardır. Çözümler sorunun içinde saklıdır demişti geçen hafta Melekler. Sevgilerle

      Liked by 2 people

    • Merhaba ozlem, ayni durumu ben 7-8 yil once soyledigim bir yalanla yasamistim, ne cektigini o kadar iyi anliyorum ki yazmadan dayanamadim. Mor Alev’in dediklerine tamamen katiliyorum. Once cok uzun sure kendimle calistim,kendimi sevmek sefkat vermek, BIR ile butunlesmek adina. Sonra guclendigim bir vakit o 7-8 yil onceye geri dondum ve cok zor olsa da ben acikcasi itiraf ettim soyledigim yalani. Ozur diledim. Affedildim fakat burasi cok onemli, affedilmeden once ben zaten kendimi affetmistim ve sonuc kotu de olsa yoluma gitmeye karar vermistim.cunku bu itiraf dahil artik elimden geleni yapmistim. Kendini affedip temizlemek cok onemli

      Liked by 1 kişi

  2. Yüzleşemediklerimizi sevgiyle kucaklaşma yı anımsadığımızda her şey nasıl da dönüşüyor 🙏
    Teşekkürler Sevgiler tüm aracı olanlara ve size sevgili Mor ❤️

    Liked by 2 people

  3. Nasıl yazsam bilmiyorum birşeye başlıyorum yarısına geldiğim an düşüyorum bu tekralardan yoruldum

    Beğen

  4. Mesaj tam zamaninda geldi şeklindeki yorumlara biraz şaşırıyor belki de biraz imreniyordum açıkçası.: ) Ama diyebilirim ki bu mesaj tam zamanında geldi. 🙂 Sanırım uyumlaniyoruz. 😉 Merhametlilerin En Merhametlisine yerden goge kadar şükürler olsun. Saygıdeğer Moralev’e şükranlarımı ve saygılarımı sunuyorum. Ve buradaki herkese en içten sevgilerimi gönderiyorum. İyi ki varsiniz, iyi ki varız 😉
    Dipnot: Evlenmek ve “O” kişiyi (bendenizin durumunda o hanımefendiyi) önce içimizde sonra ise karşımızda bulmak için bir özel meditasyon tekniği dilegimi de Sevgiyi Yaratana, evrene ve Moralev’e ileteyim bu arada. Ne zaman karşılanacağı belli olmaz. : ) Sevgi ve mutlulukla…

    Liked by 1 kişi

    • Sevgili Ertan, önerim öncelikle özsevgi üzerinde çalışmanızdır. Ayrıca ana menüdeki yöntemler sekmesinde yaratım bölümüne de bakın. Sevgilerle

      Beğen