2019 Enerjileri ve Potansiyeli

2019’un Getirdikleri: Sezgisel ve Astrolojik bir Özet 2/2

firebirds painting by james lagasseSevgili Dostlar, 2019’a genel bakışa devam ediyoruz. Eğer birinci bölümü okumadıysanız, buraya tıklayınız.

Hmmm, Yine Çok İlginç!

2019’un enerjisi gerçekten ilginç. Ocak-Nisan arasındaki tüm dolunaylar burcun ilk derecesinde, yeni aylar ise tam ortasında gerçekleşiyor. Yani yaratıcı gerilim (dolunay) bir şeyleri çözüyor, imha ediyor ve yerine yeniyi getiriyor. Sonra da her burcun tam ortasında, tam dengedeyken yeni ay sayesinde yepyeni tohumlar atılıp yeni yaratım sürecine giriliyor.

Her şey o kadar hızlı gelişiyor ki, bazen nerede ne yaptığımızı bile karıştırabiliriz.

2019’un “tüm gezegenler ileri” hareketi ise 6 Ocak’ta Uranüs’ün gerilemeyi durdurmasıyla başladı.  Mart başına kadar, erteleme yok, durma yok, sadece ileri, ileri, ileri! Hem de dün saymış olduğumuz gibi 3 büyükler (Jüpiter, Satürn, Neptün) kendi alanlarında, Mars da kendi burcunda. 2019 bir kasırga gibi hızlı ve etkin.

Devrimci, Evrimci, Uyandırıcı, Öncü, İsyankâr Uranüs

Uranüs seneye Koç’a yaptığı kısa son ziyaretle girdi. Tam ileriye dönerken de Ay Düğümlerine gergin açıda içimizdeki devrimi kışkırtıyor. Uranüs bunu neden yapıyor? Mart ayında Boğa’ya girene kadar son işler bitirilmeli. Kendimize ait, sadece bizim olan ve saklamamız, inkâr etmemiz öğretilmiş özgün ifademizin özgürleştirilmesi 2011’den itibaren Uranüs’ün üzerine aldığı en büyük görevdi. Yani konformizmden özgünlüğe, herkes gibi olmaya çalışmaktan kendi olmanın, kendini kabul etmenin bağımsızlığına bir yolculuğun son saatlerindeyiz.  Bu bir toparlanma, toplanma ve bitiş hareketi. Sadece kendimize ait, kopya değil, şartlanma değil, başkalarını mutlu etmek için değil, sadece kendimize ait arzular, dilekler, beceriler, özgün benliğimiz bu son üç ayda gerçekten kabul edilmek istiyor. İçimizde bir şeyler bizleri küçük benliğimize ve katı toplumsal kurallara karşı isyan ettiriyor.

Uranüs, bireyselliği kutlayarak Boğa’ya geçtiğinde ise… Nasıl söylesem? Çok heyecanlı zamanların geleceğini öngörmek pek de özel yetenek istemiyor! Geçen sene Mayıs ortasında Uranüs Boğa’ya girer girmez bir kur çılgınlığı başlamıştı, hatta Haziran seçimleri bunun üzerinden yürümüştü. Sonra sanki ufacık bir ara verir gibi oldu ve Ağustos’ta yangın yeniden hız aldı. Temmuz sonundaki ay tutulması, Ağustos başındaki güneş tutulması ve sabit burçlardaki kare açıyla toprak sallandı! Ne zaman Uranüs geri gitmeye başladı ve Koç’a geri girdi, sanki hiçbir şey olmamış gibi yapmaya “neredeyse” devam ettik. Mart başında Uranüs bu sefer yıllarca kalmak üzere Boğa’ya geri dönüyor. Ben henüz Uranüs’ün Boğa yolculuğu hakkında bir analiz yayınlamadım. Beklettim. Ve bu geçiş yaklaşırken, detaylarıyla potansiyele birlikte bakacağız. Ancak şöyle özetleyebiliriz:

Bizim için neyin güvenlik ve emniyet anlamına geldiği, neyin yuva anlamına geldiği, neyin gerçek değer, gerçek kaynak yaratmak anlamına geldiği konuları büyük bir evrimleşmeden geçiyor ve geçecek. Uranüs, Boğa’da insanlığın sorunlarını kontrol altında tutuyormuş gibi yapan tıpaları tek tek çekecektir – para, tarım, gelir dağılımı, paylaşım, diğer canlı türleri, tabiat… Tıpalar çıkıp da dışarıya sorunların sebepleri aktığında, kaçınılmaz olan onları dönüştürmek ve çözüm getirmektir. Bunlar ilerici ve kökten değişimin olduğu seneler olacaktır, tarih yazdığımız seneler. Ve hepsi 2019’da başlıyor.

Kimlik Kalıbını Kırmak: Chiron Koç’ta

Koç, yeni bir şeye başlama, keşfetme dürtüsünü temsil eder. Öncüdür. Koç, “ben” dir. Zodyak’ın ilk burcu olduğu için de doğuşu anlatır. Yaralı Şifacı Chiron ise Uranüs ve Satürn arasındadır, Satürn en son görünen gezegendir, Uranüs ilk görünmeyen. Biri fiziksel dünya ve fiziksel yaratımla ilgilidir, diğeri ise derin uzay, fikirler ve metafizik dünyayla, hatta çekim gücü yasasıyla. Chiron, bu ikisinin arasında köprü görevi yapar,  kendisi de efsaneye göre fiziksel bedende yaşayan bir ölümsüzdür.  Yüksek bilincin anahtarı ondadır ama yüksek bilinç yüksek sorumlulukla gelir. Ve o yüksek sorumluluğu taşıyabilmek için kimlik yaralarımızı şifalandırmalıyız. İnsan olmak ne demek? Ben kimim? Aslında hepimiz Chiron gibiyiz, ölümlü bedende yaşayan ölümsüz varlıklarız.

Hepimiz bir şekilde yeteneklerimizden, doğal benliğimizden, kendimizden şüphe etmeyi öğrendik. Hepimiz bir şekilde yaralandık. Maskelerin altında güvensizliğimizi, yetersizlik hislerimizi sakladık. Kendimizin olmayan bir kimliğe bürünerek hayata devam etmeye çalıştık. Boyun eğdik.

Ve insan olmak, Koç olmak, aynı zamanda yapıcı bir şeyler yaratmayı istemektir. Kendimize anlamlı gelen meselelerin çözümüne katkıda bulunmak, bize değerli gelen konularda başarılı olmak, aidiyet hissi… Bunları, kendimizi inkâr ettiğimiz sürece gerçekleştiremeyiz.

self love

“Ben ihtiyaçlarımı karşılamak için yeterince önemliyim. Ben sınırlarımı belirlemek için yeterince önemliyim. Ben bir başkasının değişimine katkıda bulunmak için yeterince önemliyim. Ve ben öğrenmek için yeterliyim. Ben sevilmek için yeterliyim. Ben, maskem değil, BEN gerçekte iyiyim, değerliyim ve o yüzden de bugünden itibaren maskelerimi bir kenara atıyorum ve kendim olarak yaşıyorum.”

Eğer hepimiz dürüstçe, onurla kendimiz olursak, kendi yeteneklerimizi, kendi güçlü yanlarımızı ve zayıflıklarımızı tanırsak, birer ışık kaynağı haline geliriz. Özsaygı, özgüven, özdeğer ve özsevgiyle… ve o zaman artık rekabete ihtiyaç kalmaz. İlişki yaralarına ihtiyaç kalmaz. Başkasıymış gibi yapmaya hiç ihtiyaç kalmaz. 2019 ve ötesi için Koç’taki Chiron’un mesajı işte budur. Siz özelsiniz. Siz tamsınız. Siz bu dünyaya gereklisiniz. Bize düşen, Koç’un ateş elementiyle egemenliğimizi ilan etmek ve insanlığımızı tanımaktır.

Oğlak Faktörü: Döngüler, Bozulmak İçindir

2019 dolu bir Oğlak kümelenmesi ve bir Oğlak güneş tutulmasıyla başladı ve Oğlak’la devam edecek. Satürn Oğlak’a girdiğinden beri bir yılı aşkın bir zamandır her şey Oğlak gibi hissettiriyor ve bu sene bu etki daha da fazla hissedilecek. Hem Satürn, hem de Plüton Oğlak’ta, yıl sonunda Jüpiter de oraya yerleşecek. Ayın güney düğümü de orada. Yani Oğlak enerjisi bize tanıdık, bildik geliyor. Çok çabuk ona sığınıyoruz. Ve o tanıdık, bildik alanda geçmişi tekrar etmek çok kolay. Güney düğümü bizlere geçmiş olayları, geçmiş insanları, geçmiş şartları getirebilir. Peki bu sefer nasıl tepki vereceksiniz?

Satürn’den çok bahsettik. Plüton’dan da öyle. Buna bu senenin ay düğümlerini anlatan derin bir analiz de ekledik. Bunların hepsi ve Oğlak burcu, ektiğimizi biçmeyi anlatır. Ne seçtiniz? Nasıl davrandınız? Sonuçlardan hoşnut musunuz?

Zodyak’ın ve yılbaşından beri bahsetmekte olduğumuz enerjilerin tamamı dönüyor, dolaşıyor KİŞİSEL SORUMLULUK konusuna kilitleniyor. Geçen yıl da öyleydi, ondan önceki yıl da. Hayat size olmuyor. Hayatı siz yaratıyorsunuz. Peki ne yaratıyorsunuz? Nasıl yaratıyorsunuz? 

Çok korkulan Plüton ve Satürn bizi gerçek neşe-keyif-coşkuya çağırıyor. Çünkü siz biliyorsunuz, ben biliyorum, insanlık biliyor, bu böyle devam etmez, edemez. Bu dünyaya böyle davranmayı sürdürürsek, kendimize böyle davranmayı sürdürürsek sonuç tam bir felaket olacaktır, türlerin tükenmesi, dünya kaynaklarının tükenmesi… İşte o yüzden Uranüs Boğa’da yardıma koşuyor ve tekrar tekrar yeniden seçme şansı elimize veriliyor. Sonuçlara bakalım ve beğenmiyorsak tavrımızı değiştirelim. Bu kadar basit! Her şey tek bir karardan, tek bir insandan başlıyor. Neşe-keyif-coşkuya, kendiniz olmaya karar vermeniz, bu yönde harekete geçmeniz ve Satürn usulü, bir karınca gibi zeki, bir keçi gibi kararlılıkla çalışmanız her şeyi ama her şeyi değiştirebilir!

Evren hala daha çözümler öneriyor, bizden umudunu kesmiyor. Kullanın. Bu potansiyeli kullanın. Ve bu potansiyeli kullandığınızda 365 yeni fırsata gözlerinizi açarsınız! Her yeni gün yeni bir başlangıçtır.

Dün belki en iyi gününüzde değildiniz ve bazı konularda savruk veya kendinize yakıştırmadığınız hallerde davrandınız, bir şeyler içinize sinmedi. Olsun. Bugün yine başlayın. Silkinin ve yola koyulun. Bugün yeni bir fırsat. Yeniden yaratmanın fırsatı. Ve o fırsat, biz bu dünyayı imha etmedikçe, her gün güneş doğdukça, nefes alabildiğimiz sürece yenilenerek geliyor ve gelecek.

İnsan olmanın güzelliği burada. Büyük aptallıklar yapabiliriz, kendimizi olmayacak şekillerde olmayacak durumlara sokabiliriz ve bütün bunlardan öğrenmiş, olgunlaşmış ve muzaffer çıkabiliriz. Biz dönüşebilen, değişebilen, adapte olma becerisi süper gelişmiş bir canlı türüyüz.

Kalbinizi açın ve hissedin. Biz insanlardan başka hiçbir varlık affetmekten, bağışlamaktan bahsetmiyor. Biz bahsediyoruz! Diğerleri buna ihtiyaç bile olmadığını biliyorlar. Çünkü her halimizle seviliyoruz, içimizdeki ışık görülüyor. Bundan dolayı Chiron Koç’ta yardıma hazır, içimizdeki ışığı biz de fark edelim diye.

Peki ne yapacağız? Kendi yaratımlarımızın sorumluluğunu alacağız. Kendi hayatımızın sorumluluğunu kabul edeceğiz. Kendimizle barış. İçimizle barış. Yepyeni bir çizgi çizilecek ve yeniden başlayacağız. Gerekirse her gün tekrar! Biz tekrarlayarak öğreniyoruz.

image001

Dün bahsettiğim illüstrasyonu yollayan Bilge Baykuşa çok teşekkürler! – Yeni yıl bize ne getirecek? – 365 yeni fırsat!

Plüton yeniden başlatır, geçmişi silip atar. Satürn, disiplin ve çalışma arzusu verir. Güney düğümü sadece olumsuz karma değildir, en iyi bildiğimiz şeyleri de hatırlatır. Oğlak, sadece ruhsuz, duygusuz, hırsına yenik düşmüş diktatör eril değildir, koruyan, bakan, yuvaya dayanıklılık getiren Kutsal Erkektir, onun sayesinde dişi Yengeç duyguların, ocağın, anneliğin, çocukluğun güvenle ifade edilmesini sağlar.

Jüpiter Yay’da ilgili tüm yanlış inançları değiştiriyor, olumlu bakış açısı sağlıyor. Neptün bütüne uzanmamızı sağlıyor. Mars hep itici güç olarak arkamızda, Venüs yeni değerlerimize işaret ediyor. Eris dişi devrimin en büyük destekçisi.

Bu sene unutmayalım. Ne olursa olsun. Her gün yeni bir fırsattır. 365 yeni fırsat! Ve arkamızda böyle bir ekip varken, bu potansiyelle kendi tarihinizi, kendi hikayenizi değiştirmeniz çok kolay olabilir.

Hepinize her gün yeni fırsatları tanıyacağınız farkındalığa sahip olduğunuz harika bir yıl diliyorum.

©Mor Alev 2019


Bu dönemde ruhunuzun potansiyelini bütünüyle anlamak, hayata nasıl geçirebileceğinizi öğrenmek, Yüksek Benliğiniz ve Ruh Ekibinizle daha yakın bağlantıda yaşamak üzere, Yüksek Benliğiniz (Yaratan Benliğiniz, Öz-Benliğiniz, İçinizdeki Işık) yönetiminde Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

2019’da YENİ! En son nöroplastisite yöntemleriyle hayatınızı akışa açmak, alma-verme dengesini kurmak, kısır döngüleri sona erdirmek ve bolluğa “evet!” demek için “Dönüşümsel Akış ve Bolluk Metodu” bağlantısına tıklayın veya moralev@outlook.com adresine yazın.


Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında yasal işlem yapılır. http://moralev.com

8 replies »

  1. Merhaba Moralev bugün çok yorgunum yazınızı okudum ve bana çok iyi geldi iyiki varsınız. Almanya Münih den sevgiler

    Liked by 1 kişi