Gökyüzü Raporları - Astroloji ve Enerji Portalları

Haftanın Enerjisi: Kızıl Kozmik Ay, Portallar ve Değişiklikler…

Blood MoonSevgili Bilge Baykuşlar,

Yine geldik yeni bir Galaktik Yılın başlangıcına ve üst üste yoğunlaşan enerjilerin bir araya getirdiği inanılmaz bir haftaya… Gillian Mac-Beth Louthan Temmuz ayı için şunları söylüyor: “Bu evrimsel Temmuz ayı bize balarısı gözlerinden bakma fırsatını sunuyor, 1000 farklı bakış açısı ve şablon, zamanlar ve şartlar arasındaki boşluğu çok-boyutlu perspektiften görme şansını…”

Temmuz ayı, her zaman bizlere çok farklı ilerleme fırsatları sunar, o fırsatları yakalayıp da değerlendirdiğimizde yıl sonuna doğru daha önceden olağanüstü olacağını düşünebileceğimiz ama yaşarken tam anlamıyla doğal hissettiren büyük değişiklikler yapmış olduğumuzu görürüz. Öncü, lider özelliği taşıyan Oğlak-Yengeç ekseninde işler böyledir… Bir şeyler başlar, tohumlar atılır, yeni farkındalıklar yaşarız ve fark etmeden değişmişizdir. Değişimi Aslan’da görmeye başlarız, içimizden bir şeyler dışarı akmayı ister.

Bu ay neler neler yaşadık… Ruhumuzun karanlık dehlizlerine daldık, bir güneş tutulması, Zodyak’ta çoğunluğun geri gittiği bir dönem, Mars-Güney Düğümü birleşmesi ve daha pek çok iç değişim tetiklenmesi… Bu hafta ise enerji havuzuna yeni ve bazılarının keskin bulabileceği tatlar ekleniyor.

Zamanın Dışındaki Gün – 25 Temmuz

Zamanın Dışındaki Güne bir portal, bir geçiş, bir enerji kayması ve bir sonraki değişimden önce verilen bir armağan olarak bakabilirsiniz. Bu alanda hem her şey var, hem de hiçbir şey yok. Geçmiş yıllarda verdiğim bilgileri hatırlarsak:

Maya takvimi 28 günden süren 13 aydan oluşur. Toplamı 364 gündür. Ama bir yılda 365 gün vardır. İşte o son güne bu takvimde  “Zamanın Dışındaki Gün” denir. Artık gün gibi. Bir önceki yılın enerjisi çekilmiş ama henüz yenisi gelmemiştir. O yüzden bu çok özel bir gündür. Zamanın dışındaki bu gün, ay ve güneş takvimlerini denkler.

Bu güne sonsuz kapasiteye sahip bir boşluk olarak bakabilirsiniz. Bu boşluk, aslında boşluk değil potansiyelin maddeye dönüşmemiş halidir. “OL” dememizi bekleyen enerjidir. Doğanın dişi yönüyle uyumludur. Orada bir dakika, sonsuza dek sürebilir, hayallerin gerçeğe dönüştüğü bir ana rahmi gibidir.

Bu portalın yarattığı alanda geçmiş ve gelecek, bulunduğunuz anın enerjisiyle birleşmiştir. Çok boyutlu, çok zamanlı bir enerji alanı. İşte gerçek gerçeklik bu alanda yaratılır. Bir rüya burada gerçek olma potansiyelini fiziksele dönüştürür.

Biliyorsunuz, her gün zamanın dışına çıkmaya, kalbimize uzanmaya ve boşluğa girmeye ihtiyacımız var. Buna ister meditasyon deyin, ister sessiz anlar… Şifa, gelişim ve yaratım için hiç de boş olmayan bu boşluğa dalarız ve iç-görüler, ilhamlar ve uyanan yeteneklerle fiziksel yaşama geri döneriz.

25 Temmuz ise bütün bir gün bize muazzam bir fırsat sunuyor. Hiçbir şeye bağlı olmadan, hiçbir sonuç beklemeden meditasyon yapın. Zihninizi boşaltın. Boşlukla bağlantınız birkaç saniye bile olsa yeterli. Bilinçaltınız ve kozmik bilincinizle birlikte ihtiyacınız olan, size en uyumlu, sizi en yumuşak yoldan geleceğe taşıyacak bir şeyler yaratabilirsiniz. Ve o şeyin ne olduğunu o anda küçük benliğinizle anlamayabilirsiniz, o bir enerji potansiyeli, fizikselde yaratıma girmeye çok yakın bir şey… Sonra, aradan biraz vakit geçince onunla karşılaşacaksınız. Dikkat edin. Onu tanıyın. O sizin harika potansiyeliniz ve Zamanın Dışındaki Günün Armağanı.

Galaktik Yeni Yıl – 26 Temmuz

Ve hemen ardından yeni enerjinin akmaya başladığı yeni Galaktik Yıl başlar. Bu tarih şafaktan hemen önce gökyüzünde Sirius’un ilk görüldüğü güne denk getirilmiştir. Sirius, gökyüzünde farklı enlemlerde farklı tarihlerde kendini “ilk defa” gösterir. Mısır’da 22 Temmuz’da, Maya Uygarlığının hesaplarına göre ise 26 Temmuz’da.

Şamanik Maya inancına göre her yeni Galaktik Yıl farklı bir enerji taşır. Bu enerjiyi yazmaya başladığımdan beri geri dönüp bir yıla baktığımda oldukça tutarlı bir şekilde büyük resmi bize ulaştırdığını gördüm. Bu konuda bildiğim iki uzman var, biri Ariel Spilsbury, diğeri ise Stephanie South. Aşağıdaki bilgiler, onların kitaplarından derlenmiştir:

Önümüzdeki yılın sembolü “Kızıl Kozmik Ay” olacak. “Kızıl Ay”, bilinçli benliğimizdir, olduğumuz ve olacağımız kişi. “Kızıl Ay”, Uyanmış farkındalığın tohumunu atar. Bu, içimizdeki “Yaratan Tohumudur”. Bir anlamda içimizdeki Yaratan kıvılcımı… Bu enerjiyle çalıştığınızda, ona berrak bir farkındalık ve dikkat verdiğinizde, en doğal ve yumuşak haliyle kim ve ne olduğunuzu derinden hatırlamaya başlarsınız. Bu hatırlama işlemi ise çok daha büyük bir resmin bir parçası olduğumuzu, BİRin bir parçası olduğumuzu, bütünle olan bağlantımızı hatırlatır.

Bunu hatırlamak neden önemlidir? O zaman, çevremizdeki diğer varlıklara daha farklı gözlerle bakmaya, farklı davranmaya başlarız. Her zaman büyük resmin bir parçası olduğumuzu bildiğimizde anlamsız korku ve kaygılar ister istemez solar ve kaybolur. Çevremizle, dünya ile bağlantımız güçlenir. Güçlenen bağlantı, güçlenen iç sese, güçlenen sezgilere, hatta güçlenen telepatiye yol açar, bir anlamda bu bir üçüncü göz güncellemesidir. O zaman hepimizin sadece insan olduğunu, mutlu olmak istediğini, bunun için elinden gelenin en iyisini yapmaya çalıştığını da görebiliriz. O yüzden tepkilerimiz, bakış açılarımız çok daha şefkatli ve sevecen hale evrimleşebilir. Önemli olan, olumsuz gelecek senaryolarıyla enerjimizi boşa harcamamak ve her nefeste kendimize daha da yaklaşmaya aktif olarak niyet etmektir. Biz kendimiz olduğumuzda, bütünün de biz olduğunu anlayacağız.

Kızıl Ay, bizi biz olmaya yönlendirirken, büyük bir saflaşmaya da ihtiyaç vardır. Üst üste yığılmış korkular, dünyevi anılar ve yargılardan en derinde her şeye rağmen sonsuzdan beri ışıldayan Yaratan kıvılcımını göremeyebiliriz. Bundan dolayı, 26 Temmuz 2018 – 24 Temmuz 2019 arası “Büyük Kozmik Saflaştırma” enerjisini de taşıyor. Özellikle “eski yapıların ötesine geçilmesi” bu yılın en büyük işlerinden biri olacaktır.

Bu sene 13 yıllık saflaştırma döngüsünün sonuncu yılı olacak. Saflaştırma 2006 yılında başladı, tam orta noktasında 21 Aralık 2012 tarihi vardı, bu tarih aynı zamanda 26000 yıllık Pleiades döngüsünün de sonuydu.

13 sayısı dişi enerjiyi temsil eder, bu yüzden bilinen tarihte ataerkil düzen tarafından olumsuz olduğu söylentisi yayılmıştır. 13 aynı zamanda Evrensel Su elementinin arındırma ve saflaştırma enerjisini taşır. Bu da bize gitmek isteyeni akıntıya bırakmamızı, akışta kalmamızı hatırlatıyor.

“Kızıl Kozmik Ay” aynı zamanda bir fener, bir verici istasyon gibidir. Yukarıda güçlenen sezgilerden bahsettik, yani bir alıcı olmaktan. Bu enerji bizleri sadece komik bilince bağlanarak bilgi ve enerji kabul etmekten öteye taşıyor. Düşünün her nefesinizde konuşsanız da, yazsanız da, ya da hiçbir şey yapmasanız da kozmik bilincin bilgeliğini ve enerjisini çevrenizle paylaşıyorsunuz. Bu da daha çok uyanışa, daha çok davranış değişikliğine ve bunu takiben daha çok arınmaya yol açıyor… İşte önümüzdeki 364 gün bu çok mümkün görünüyor.

Ve son olarak da Kızıl Ay’ın numerolojisine bakıyoruz. 13 rakamının dışında, bu senenin rakamı 9 olarak ortaya çıkıyor. Maya inanışına göre 9, büyük döngülerin tekrarlanmasını anlatır. Buna en iyi örneklerden biri büyük ustaların insanlığın uyanışı için geri dönmeleridir. 9, Quetzalcoatl ve Buddha’nın da rakamıdır. Büyük öğretmenlerin yeryüzüne girişini anlatır. Herkesin uyanmış farkındalığa sahip olabileceğini öğreten bu ustalarla insanlık hızlandırılmış evrimleşme yaşar. Bu öğretmenler bize İlahi olanla aramızdaki bağı hatırlatır ve bizi ustalık seviyesine taşırlar ki bu ustalığı sadece hatırlamamız gerekir, bizler zaten ustalarız.

Sevgili Dostlar, benim bundan anladığım, büyük bir kolektif arınmayla BİR olduğumuzu insanlık olarak daha fazla hissedeceğiz. Bu arınma sadece zihin ve kalplerde olmayacaktır, DNA güncellemeleri de devam edecek. Bir enerji “alıcı ve dağıtıcı” olarak çalışmaya başlayabiliriz. Korkusuzluk ortak deneyimlerden biri haline gelebilir. Şüphe yerine güven, küskünlük yerine yeni benliğimizi ifade etme arzusu ve çok güçlenmiş sezgiler beklentilerim arasında.

Artık, peygamberler, yükselmiş ustalar gibi bizleri uyandıracak kişilere ihtiyacımız yok. Onların zamanı geçti. Eski moda oldukları için değil, asla. Ama artık uyanışımızı kendimiz yaşayabilecek kadar ilerlemiş olduğumuz için!

Kan Dolunayı, Ay Tutulması – 27 Temmuz

Bu haftayı rekor kıracak bir tam ay tutulmasıyla kapatacağız. Biliyorsunuz, ay tam tutulurken pembeden kızıla, hatta kiremit rengine döner. Buna da Kan Dolunayı denir.

Bu, yüzyılın en uzun ay tutulması olacak. İlgilenen arkadaşlar şu bağlantıda bir canlandırma izleyebilirler. https://www.timeanddate.com/eclipse/lunar/2018-july-27

Ay, neredeyse tam olarak güney düğümü üzerinde olacak, kızıl gezegen Mars da neredeyse onlarla birleşecek. Tutulmanın uzun sürmesi, bunun dünyadan en uzak noktada olmasından kaynaklanıyor. Bundan dolayı, dünyanın gölgesinin ayın üzerinden geçmesi çok daha uzun sürecek. Ve ay tam olarak dünyanın gölgesinin ortasından geçecek. Ayın tamamı gölgede kalacağı için de kırmızı görünecek. Ama neden güneş tutulmasında olduğu gibi tamamen kararmıyor? Bunun sebebi dünyanın atmosferidir. Güneşin ışığı yeryüzüne ulaştığında ayrışıp saçılır ve tekrar aya yansır. Kırmızı ışık ise diğer renklerden çok daha hızla yol alır ve daha az ayrışır. Biz de o muhteşem görünüme şahit oluruz.

Ne kadar çok kırmızıdan bahsettik değil mi? “Kızıl Kozmik Ay” yılına girdikten hemen sonra Kan Dolunayını yaşamamız kesinlikle tesadüf değil, siz biliyorsunuz. Bu hafta büyük şablon ve enerji değişikliklerinin ilk günlerini yaşarken, topraklanın, sadeleşin ve kendinize iyi bakın. Ay Tutulmasını hafta içinde konuşmaya devam edeceğiz.

Bugünkü yazıyı dün gece yayınlanan Yaratan Mesajı ve David Bowie ile bitirmek istiyorum. Yine, içinde bulunduğumuz enerjiyi ve haftayı olabilecek en güzel şekilde özetliyor.

Büyük Değişiklikler Yapmak

De-de-de-değişim, bazı farklı (garip) değişiklikler yapma zamanı geldi. Evet, bildiniz, bu usta David Bowie. (Gülümseyerek) O kelimeler kitlesel bilince yıllar önce yerleştirilmiş olsa bile, hala daha geçerliler… Hatta her zamankinden daha geçerliler.

Yeryüzü âleminizde, şu anda gerçekleşmekte olan kuantum sıçrama, daha önce hiç görülmedi.

Ve insan bedeniniz ona uyum sağlamakta kısa bir zorluk çekebilir. Kaygılanmayın, sevdiğim. Evren bunun çaresine bakıyor. Tek yapmanız gereken, bilinçli farkındalığınızın bedenle  kalmaya devam etmesini sağlamanız, bedeninize yumuşak davranmanız ve duygusal benliğinizi ise bildiğiniz en iyi şekilde beslemenizdir.

Şimdi, bağımsızca ve tek başına durumu yönetmenizin zamanıdır. Eğer yardıma ihtiyacınız olursa, sadece isteyin! En yüksek ve en iyi yol size sunulacaktır. – Yaratan

Hepinize harika bir hafta diliyorum. 25 Temmuz’da meditasyon yapmayı ve zamansız günün potansiyelinde özünüze dönmeyi unutmayın!

©Mor Alev 2018

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, ruhunuzun potansiyelini tam anlamıyla hayata geçirmek, Yüksek Benliğinizle daha yakın bir ilişki kurmak ve Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Bu yazının 5846 numaralı Telif Hakları Kanunu uyarınca tamamının ya da parçalarının kopyalanması, izinsiz olarak yayınlanması, yazarının adının değiştirilmesi, üzerinde hak iddia edilmesi yasaktır. Kanunun 71. maddesi uyarınca bunun aksi davranışlar hakkında kanuni işlem yapılır. http://moralev.com

8 replies »

  1. Harika bir yazı teşekkürler MorAlev 🌷Geri dönüşü olmayan bir değişim geliyor,kısır döngülerin de bitişi olsun diliyorum ve hücrelerimiz gibi,bakış açılarımız da yenilensin,kafamıza taşı yemeden uyanalım hep beraber birlikte 🙏🌈İçimizdeki kozmik güç uyandı,bir de kullanma ehliliğini kazansak oldu bu iş😄Ama hep temizlik,güzellik ve sevgi için..

    Liked by 1 kişi

  2. Zamanın dışındaki günde özel bir günde doğmak ve tüm bunları Sevgili mor alev’den öğrenmek size sonsuz şükran ve sevgiler 💫

    Liked by 1 kişi

  3. Birlikte uyanışımıza ve o muazzam sıçrayışımızda hepbirlikte olmak muazzam hissettiriyor yalniz değiliz ❤
    Elimi uzattim kalbimi açtım ❤
    En derin şükranlarımla 🙏

    Liked by 1 kişi

  4. Çok güzel bir yazı, emeğinize sağlık! Zamanın dışındaki günün potansiyelini sayenizde anladım, 🙂 Kızıl Kozmik Yıl ve 13 yıllık saflaştırma döngüsünün sonu hepimiz için hayırlı, uğurlu olsun!…

    Liked by 1 kişi

  5. Tamda I Ching değişimler kitabını bugün keşfetmiş elime almışken, kendimle ilgili bir resim yapıp adına değişim koymuşken üzerine okuduğum yazınızın denk gelmesi…..Her zamanki gibi bana evren zaman mekaninda burda ve simdi nasilda baglantida oldugumuzu hatırlatıyor!! Harika bir yazı farkındalık ve umut dolu tesekkurler🙏🏽💕

    Liked by 1 kişi