Meleklerle Sohbet

Hayal Gücü, Titreşim ve Yaratım

Melek Rehberler: Hayal gücünüzü ruhunuzun niyet etmiş olduğu şekilde mi kullanıyorsunuz?

Bugün dikkatimizi devasa bir konuya odaklamak istiyoruz: Hayal gücünüz. Hepiniz buraya bu muazzam ihtişamlı araçla donanmış halde geldiniz ama pek çoklarınızın bunu yanlış kullandığınızı seyrediyoruz. Bu zamanı hayal gücünüzün (imgelemenin) gerçek amacını ve onu ruhunuzun niyet etmiş olduğu halde kullanmak üzere neler yapabileceğinizi konuşmak istiyoruz.

Bizim bakış açımızdan, her şey sadece kendine has frekansında titreşen enerjidir. Beş fiziksel duyunuz titreşimi görüntü, ses, tat, dokunuş ve kokuya çevirebilmektedirler. Ancak, gerçekliğinizin “gerçekliğine” karar vermek için fiziksel duyularınızı kullanmaya o kadar çok alıştınız ki, sürekli olarak titreşimsel gerçekliğinizi fiziksel gerçekliğinize çevirdiğinizi bilinçli olarak idrak edemiyorsunuz. Fakat işin aldandığınız noktası şudur; sadece titreşimsel olarak uyumlu olduklarınıza erişiminiz vardır. Bay bir deyişle, pencereden baktığınızda gördükleriniz, havadaki kokular ve bunun gibi her şey o anda yaymakta olduğunuz titreşime tam uyumludur. Hatırlayın, eş-titreşimde olmadığınız şeyleri deneyimleyemezsiniz.

Elinizde siz seçtiğiniz takdirde, sizi herhangi bir zamanda herhangi bir yere taşıyacak en güçlü araç bulunmaktadır. Bu aracı düşünebileceğiniz en muhteşem gerçekliği gözlerinizde canlandırmak için de kullanabilirsiniz, ya da kendinize endişe, kaygı ya da gelecekle ilgili en büyük korkularla işkence etmek için de. Bu araç elbette sizin hayal gücünüzdür. Bizler, hayal güzünüzde tuttuğunuz düşünce ve resimleri, sizin içinde bulunduğunuz gerçeklikten farklı algılamıyoruz, siz ise onların daha “gerçek” olduğundan eminsiniz çünkü somutlar. Bizim bakış açımızda, her şey titreşimsel gerçeklik. Buna rağmen anlıyoruz, şimdilik izler hayallerinizin sadece titreşimsel değil, fiziksel de olmasını istiyorsunuz.

Peki, size şunu söyleyelim, bunları somut yapacak tek şey fiziksel gerçekliğinizin titreşimini onlara eşleştirmektir ki bunu mükemmel şekilde yapıp fiziksel gerçekliğinize çekiyorsunuz. Sahip olduğunuz her şey, deneyimlediğiniz her durum bir zamanlar düşünceydi, yani dönüştürülmemiş titreşimdi. Bizler sıklıkla karmaşık görünen konularda basit benzetmeler kullanıyoruz, böylece daha kolay anlaşılmalarını umuyoruz. Örneğin televizyonunuza bakalım. Belli bir kanalı seyretmek için onu açmanız gerektiğini biliyorsunuz. Aynı zamanda, anlıyorsunuz ki varolan tek kanal sizin seyrettiğiniz kanal değildir. Aksine, tüm zamanlarda yayın yapan pek çok farklı kanal bulunuyor ve yeni bir “program” seyretmek için tek yapmanız gereken kanalı değiştirmektir. İşte titreşiminizle olan şey de budur. Yarattığınız deneyimler kendinizi ayarladığınız titreşimin doğrudan sonucudur. Biz buna hayatınızın “kanalı” demek istiyoruz.

Hayal gücünüz, erişiminiz olan diğer potansiyel kanallarda neler olduğuna dair bir ön gösterimdir. Garanti edebiliriz, ne kadar büyük görünürse görünsün, hayal gücünüzle gördüğünüz her şeyi fiziksel olarak deneyimleme yeteneğiniz vardır, çünkü eğer öyle olmasaydı, kendinizi o gerçekliğe ayarlayamasaydınız, öncelikle o düşünceyi yaratamazdınız.

Hayal gücünün varoluş sebebi, onun en yaratıcı, en ihtişamlı şekillerde kullanılmasıdır; fiziksel gerçekliğinize çekilmeden önce, rüyalarınızın hayatını yaratmanıza yardımcı olmak, en çok arzuladıklarınızı deneyimleyebilmeniz için vardır. Burada istediğiniz kadar oynayabilirsiniz, sizden başka kimse sizi buradan çekip alamaz. Hayal gücünüzle rüyalarınızı genişletmeye devam edebilirsiniz, sonunda bu deneyimle o kadar tanıdık hale gelirsiniz ki onu gerçekliğinize çekecek titreşime eş hale gelirsiniz. Hatırlayın, Evren sürekli titreşimsel olarak ona gönderdiklerinizi size yansıtmaktadır. Evren, hayalinizdekilere mi, fiziksel gerçekliğinizdekilere mi odaklandığınızı deşifre edemez. Tek önemli olan şey odaklanmanızın sizi nasıl hissettirdiğidir. O odaklanma temelde nasıl deneyimleri kendinize çekeceğinizi belirler, çünkü onlar andaki titreşiminize uyumlu olmalıdır.

Böylece görüyorsunuz, hayal gücünüzü en büyük hayallerinize yükselmek için de, en büyük korkularınıza düşmeniz için de kullanabilirsiniz. Fakat burada kesin olan tek şey vardır, odaklandığınız şey genişleyecektir. Biz de bu yüzden bilgece seçmenizi öneririz. Rüyalarınızın yükselerek büyümesine izin verin, hayal gücünüzde elinizden geldiğince oynayın, denemeler yapın ve çok geçmeden bir zamanlar sadece zihninizde tuttuğunuzu düşündüğünüz rüyalar yeni fiziksel gerçekliğiniz haline gelecektir.

Umarız bir şekilde size hizmet edebilmişizdir.

Sevgi ve Işıkta, bizler sizlerin Melek Rehberleriniz

***

Arkadaşlar, bu konuyu biliyorsunuz. Burada yüzlerce defa okudunuz. Konu hakkında binlerce kitap yayınlandı. Yani artık bu aslında yeni bir bilgi değil, hatta belki de “ben inanmıyorum, olmuyor” diyebilirsiniz. Yeni olmaması ya da sizin bu gücü şimdiye dek olumlu şekillerde kullanamamış olmanız onu değersiz ya da geçersiz kılmıyor. Hatta bu tekrarlanması en önemli bilgilerden biri çünkü hayatımızın tamamını, sağlığımızı, ailemizi, işimizi bu şekilde yaratıyoruz.

Korku üzerine yapılan seçimler, korku kampanyaları, bir şeyden korktuğu için başka bir şeyi seçmek, temel titreşimin korku olduğu her türlü davranış, düşünce ve seçim ters tepiyor. Bunu da biliyorsunuz. O zaman ne duruyoruz? Ne istemediğinize değil, ne istediğinize odaklanın. Onu düşünün. Ona uygun davranışlarda bulunun, uygun sözcükler kullanın. Siz gerçekte özgürsünüz. Bu kanalı seyretmek ve kendinizi mağduriyetin ortasında bulmak zorunda değilsiniz.

Gücünüzü önce kendinize ilan edin. Evinize bakın, işinize bakın, doğal yaratıcı gücünüze oralarda güveniyor musunuz? Örneğin, dün akşam herhangi bir hafta içi akşamdı, dün akşam yaptıklarınızı siz bilerek ve isteyerek mi seçtiniz? Ne kadarı bilinçsizce seçilmiş ve otomatiğe bağlanmıştı, ne kadarı olduğunuz kişiyi ve değerli vaktinizi onurlandırdı? İçinizden geçen bir yemeği mi pişirdiniz, içinizden geçen bir arkadaşınızı mı aradınız? Belki içinizden sessiz sakin, dinlendiğiniz bir akşam geçti, kendinize bunu yapmaya izin verdiniz mi? Kendinize, ruhunuza değer veriyor musunuz?  Çünkü arzuladığınız devasa değişiklikler işte bu ufak alıştırmalarla titreşim yükseltmekten geçiyor. Size söylüyorum ama kendime de söylüyorum.

Arkadaşlar, bundan iki hafta önce bu dönemin enerjilerini anlatırken blog hamileri şunları iletmemi istemişlerdi:

“Odaklanmamız dağılabilir, tekrar tekrar aynı konulara dönebilir, onları yeniden gözden geçirebiliriz, bu arada yolumuzu bir süreliğine kaybedebilir, sanki aynı yerde dönüp dolanıyormuşuz gibi hissedebiliriz.  Bu gibi durumlarda yapılacak en iyi şey düşünceme göre iç pusulamıza sürekli olarak danışmak. Yolumuzdan biraz sapmış olsak da onun rehberliğinde yeniden eski rotaya girebilir ya da bizi gitmek istediğimiz yere çok daha kısa sürede götürebilecek yeni yollar bulabiliriz. Bu tuhaf, sıkışık, hızlı davranmanız gereken ama yavaş ilerleyen durumlarda kendimizi iyi hissetmeyebiliriz, hatta umudumuzu yitirebilir, kötümserliğe kapılabiliriz. O zaman kahkahaya başvuralım. Gülmek, ilginç, kendine has benliklerimiz, arzularımız ve egolarımızdaki o sevilesi ve komik, hatta antika parçaları bulmak bizi çok rahatlatacaktır, bundan eminim.”

Ve böylece aklıma yine daha önce yayınlamış olduğum bilge Abraham’ın sözcükleri de geliyor:

“Herhangi bir şey hakkında şikâyet etmek sizi dileklerinizi inkâr alanında tutar. Herhangi bir şey için özürler yaratmak, sizi o kadar çok istediğiniz şeylerin gelmesini engellediğiniz yere bağlar. Suçluluk hissetmek, öfke hissetmek, adına ne derseniz deyin, hepsi inkâr ve reddetmektir. Bilinçli değildir. İstiyorsunuz, istemek zorundasınız, bunun ötesi yok. Evren ona yol veriyor, yol vermek zorunda. İşte büyük soru dostlar: Neden gelmesine izin vermiyorsunuz?” (Abraham, Esther Hicks)

Ne istiyorsunuz? Nasıl yaşamak istiyorsunuz? Nasıl bir toplumun parçası olmak istiyorsunuz? Geçen gün konuştuk, bizler olasılıkların varlığıyız. Enerji alanınızda taşıdığınız potansiyel devasa! Artık konuşmanın değil, bildiklerini uygulamanın zamanı. Peki, ben bu konuda yazılar yayınlamaya devam edecek miyim? Evet. Biz bunu bir yaşam şekli haline getirene kadar devam edeceğim. Hepimiz için.

Bu mesaj için Melek Rehberlere ve Taryn Crimi’ye çok teşekkürler. (Angelic-Guides.com)

Bu dönemde salıverme, arınma ve hayatınıza yeniden yön vermek konularında dönüşümünüzü hızlandırmak, Yüksek Benliğinizle daha aktif bir ilişki kurmak, böylece potansiyelinizin tamamını gerçekleştirmek üzere Mor Alev’le kişisel olarak çalışmak için randevu almak istiyorsanız lütfen “Yükseliş Enerjileri ile Kişisel Danışmanlık” bağlantısına gidin ya da moralev@outlook.com adresine yazın.

Telif Hakkı© 2017 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir
Copyright © 2017  by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.com/

5 replies »

  1. Bir sorum olacak tam olarak nasıl imgelemeliyiz hayalimizi

    Samsung Galaxy akıllı telefonumdan gönderildi.

    Beğen

    • Bunun bir kuralı yok sevgili Seden. Canınız nasıl istiyorsa, sizi ne memnun ediyorsa öyle imgeleyin ya da benim sevdiğim kelimelerle HAYAL KURUN.:) Sevgilerimle

      Beğen