Düşünceler

TEKRAR: Arkturuslular’ın Gözünden Türkiye ve Dünyadaki Değişim Dalgası

milkyway

Arkadaşlar, aşağıdaki yazıyı 5 Temmuz 2013 günü yayınlamıştım. Bu akşam etrafımda ve okuyucularda bir umutsuzluk, kızgınlık ve ne yapacağını bilememe duygusu seziyorum. Bu olumsuz duyguları hissetmenize hiç gerek yok, çünkü herşey olması gerektiği gibi oluyor. Aslında şimdi umutların yeşermesi gereken zaman. Sonra aklıma Arkturusluların Türk insanına bu muhteşem sade ve sevecen mesajı gönderdiği geldi. Şu anda bu mesaj hala geçerliliğini koruyor. Bir-iki dakika zaman ayırın ve yeniden okuyun lütfen, olaylara çok daha değişik bacaksınız ve umarım rahatlayacaksınız.

Geçen Salı Akşamı Suzanne Lie aracılığıyla Arkturuslularla kısa bir görüşme yapma fırsatı buldum. Arkturuslular 7.-10. boyutta yaşayan varlıklar ve Dünya’ya ve insanoğluna en başından beri büyük yardımları ve hizmetleri bulunan bir toplum. Suzanne Lie ise dünya çapında ünlü bir psikoterapist olmasıyla beraber özellikle 90 lı yıllardan beri Arkturusluların mesajlarını taşıması ve çok boyutluluğu öğretmesi ile ünlü bir yazardır.

Aşağıda bu konuşmadan sizi ilgilendirebilecek soru ve cevapları iletmek istiyorum. Umarım yararlı bulursunuz.

Mor Alev: Son 5 haftadır Türkiye’de büyük bir kargaşa ve direniş olduğunu bildiğinizi tahmin ediyorum. ……Baskı yapan, baskı yapmaktan hoşlanan ve şiddet uygulayan insanlar gördüm. Bu insanların ortak özelliği yaptıkları şiddetten zevk alıyor olmalarıydı. En azından benim gördüğüm kadın, çocuk, genç, yaşlı ayırt etmeden son derece rahat ve keyifli bir şekilde fiziksel, duygusal ve psikolojik şiddet uyguladıkları ve bundan dolayı en küçük bir suçluluk ya da vicdan azabı duymamalarıydı. Hepimiz kendi kişisel tarihimizin bir döneminde ve geçmiş hayatlarımızda iyi, kötü ya da çirkin karakterleri oynadık. Kötü ve çirkin birer illüzyon ama evrimleşmemizin bu noktasında, yükselişe bu kadar çok yaklaşmışken ve gezegenimize gönderilen onca ışık ve sevgiye karşın yaşanan bu manzara beni şok etti. Bunun bir açıklaması var mı? Ben baskının maşası olan bir iki kişiden değil binlerce kişiden bahsediyorum.

Arkturuslular: Bu karafatmaların bastığı bir mutfak gibi. Ve karanlıkta onların orada olduklarını bilemezsiniz çünkü onları göremezsiniz. Ama ışığı açtığınızda onların kaçışarak karanlık köşelere doğru çekildiklerini fark edersiniz. Işık Türkiye’ye gelirken aynı şey oluyor, ışık Amerika Birleşik Devletlerine gelirken aynı şey oluyor ve tüm insanların kişisel hayatlarına ışık gelirken de aynı şey oluyor.  Işık geldiğinde karanlık saklandığı yerden açığa çıkıyor. Bu yeni bir karanlık değil. Bu karanlık özellikle Kali Yuga’nın son 2000 yılında üst üste birikti. Bu karanlık saklanıyordu ve Dünyada onu açığa çıkarabilecek ışık yoktu. Bunun için insanlar ‘Bu bizim sevecen liderimiz’, ‘bu bizim dostumuz’ ya da ‘oh, bu bize asla olamaz’ diye düşünüyorlardı. Çünkü olan her şey gizliden gizliye ve örtülü bir şekilde yapılıyordu. Bu çok çok eskiden kalma, çok çok uzun sürede birikmiş karanlık. Ve şu anda artık insanoğulları ışıklarını tutmaya hazır oldukları için kişilerin ışıkları karanlığı ortaya çıkarıyor. Yani şimdi sizin gördüğünüz her zaman oradaydı ama zamanın karanlığında saklanıyordu. Ve biz şimdi size ve herkese şunu hatırlatmak istiyoruz: Karanlıkla başa çıkmanın en iyi yolu kayıtsız şartsız sevgi yollamaktır.  Çünkü kayıtsız şartsız sevgi tüm evrenlerin iyileştirici gücüdür. Ve kayıtsız şartsız sevgi karanlıkta tutsak kalmış varlıkları serbest bırakacaktır, böylece onlar da bu şekilde davranma ihtiyacı hissetmeyecekler.

Mor Alev: Bir önceki soruma bağlı olarak şunu söylemek istiyorum. İlk 3 haftada hiç durmadan her iki tarafa da ışık ve sevgi gönderebiliyordum. Ancak 4. hafta sevgi dengemde bir bozulma oldu ve baskı uygulayanlara, şiddet uygulayanlara yalancı sevgi göndermeye başladığımı hissettim ve bunun yarardan çok zararı olacak diye durdurdum. Bugün yüksek benliğimden benim yerime sevgi ve ışık göndermesini istedim. Bu olaylardan kaçmak benim durumumda ve benim gibi coğrafyalarda yaşayan ışık işçileri için imkânsız, ancak durum aynı zamanda dengemizi de bozuyor. Benim durumumda olan kişilere ne önerirsiniz?

Arkturuslular: Sizler bu resmi dünyaya sunmaya karar veren son derece cesur varlıklarsınız. Ve bu çok eski toplumların insanların, halkların gözü önünde nasıl uyandıklarını görmek çok ilginç. Farklı toplumlar farklı şekillerde uyanış yaşıyorlar. Yunanistan perişan bir fakirlik sürecine uyandı ve sonra topraklarına geri dönmek zorunda kaldılar, halklarına ve eski geleneklerine geri dönerek Yeni Dünya için harika bir örnek vermeye başladılar. Türkiye daha fazla şiddet dolu bir uyanış yaşıyor, çünkü orada çok fazla şiddet yaşanmıştı. Amerika Birleşik Devletleri insanların güvenlerini sarsarak gelişen bir yıkımla uyanıyorlar çünkü Amerika da hep güven sarsılması yaşatan aktiviteler olmuştu, orada da şiddet olmuştu ama şiddetin şekli hep güven sarsıcıydı. Yani tüm bu ülkeler bireylerin yaşadıkları şeyleri yaşamaya başladılar. Ve bireylerin şu anda yaşamakta olduğu şey ise artık karanlıkta yaşamak istemediklerine karar veriyor olmalarıdır. Işıkta yaşamak istiyorlar. Ve birliktelik bilinciyle toplanıyorlar ki bu hem gezegenin yükselişi, hem de kişisel yükseliş için kesinlikle kilit noktadır.

Kişiler sürekli ilerleyen ışığın ortaya çıkardığı kendi içlerindeki karanlıkla yüzleşirken aynı zamanda bu önemli dönemde doğmayı ya da bulunmayı seçtiği bölgedeki karanlıkla da yüz yüze geliyorlar. Şu anda nerede olursanız olun bulunduğunuz yer Gaia’nın (Dünya’nın ruhunun adı Gaia’dır) doğmadan önce yardım etmeyi seçtiğiniz bölgesindesiniz. Yani şunu bilin ki hiçbir hata yok, hiçbir tesadüf ya da kaza yok.

Ve evet, içinizi tamamen boş hissedinceye kadar sevginizi ve ışığınızı göndereceksiniz ve bundan sonra kendinizi tazelemeniz gerekecek aynı melekler gibi. Melekler şöyle yapar; yukarıya Kaynağa (Tanrıya) çıkarlar ve kendilerini kayıtsız şartsız sevgiyle doldururlar, sonra gerçekliğin daha düşük boyutlarına gelip o sevgiyi verirler, dağıtırlar, ta ki aküleri bitene kadar, sonra yine Kaynağa çıkarlar ve sevgi alırlar. Yani sen kesinlikle doğru olanı yapmışsın, bir ara vermişsin ve kendini sevgiyle dolduruyorsun. Şimdi sana hiçbir ilerleme yapmıyormuşsun gibi gelebilir ama bizim bulunduğumuz yerden Türkiye’nin muhteşem işler başardığını ve başaracağını görüyoruz.

Evet arkadaşlar, Arkturuslulara göre durumumuz bu. Lütfen siz de olumlu düşünün ve tüm ilgili kişilere, eğer yapamıyorsanız bulunduğunuz bölgedeki doğaya ve toprağa sevgi ve ışık gönderin.

Asla yanlız değilsiniz ve çok seviliyorsunuz.

Mor Alev

Telif Hakkı©2013 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.wordpress.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir.
Copyright © 2013 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.wordpress.com/

2 replies »

  1. Sevgili Arkturuslular bu muhteşem mesajınız için çok teşekkürler..Yürekten katılıyorum tüm verdiğiniz bilgilere…Evet Ülke olarak hatta Dünya olarak zorlayıcı zamanlardan geçiyoruz…Bu olaylar hepimizi doğal olarak etkiliyor…Yaşanan tüm sıkıntılardan hepimiz sorumluyuz…Tüm dünyaya zaman zaman sevgi gönderme çalışmaları yapıyorum ve etkili olduğunu biliyorum…Sevgi tek gerçek olandır..Ve Mor Alev ,güzel sorularınızla düzgün ifadenizle verdiğiniz ve paylaştığınız tüm mesajlar bilgiler için çok teşekkürler…Sevgilerimle…<3

    Beğen