Yükseliş - Büyük Uyanış

Yaşananlara Bir Anlam Verebilmek (2)

Yaşananlara Bir Anlam Verebilmek (1) den devam etmektedir.

Neden Değişim?

d06a01b5f6bdf3fed7a102abc66b688f2013 yılı aslında ‘YIL 1’. Her şeyin artık farklı olmaya başladığı bir sene. Bizler kişisel bilinci ve egoyu bırakıp ‘Birliktelik Bilinci’ ile çalışmaya başlayacağız. Dualitenin yani iyi-kötü, güzel-çirkin, doğru-yanlış gibi zıtlıkların egemen olduğu bir dünyadan her şeyin bir olduğu, hem kimliğimizi koruduğumuz hem de tek bir vücut gibi davranacağımız bir dünyaya doğru gidiyoruz. Tüm bu yolculuk boyunca yavaş yavaş (ya da hızla, sürecin hızından çok emin değilim),her türlü ayrımcılığı arkamızda bırakacağız. Artık politik, coğrafi, ekonomik, ırksal, dinsel, cinsel ve sınıfsal ayırımcılığı istemeyeceğiz, bu tarz yaşamlar ve bu tarz görüşler zaten binlerce yıldır hiçbirimize iyi gelmedi, sadece üzüntü, savaş ve felaketle sonuçlandılar ve biz de dualiteyi dünyamızdan sileceğiz. Evrensel sevgi ve merhamet kuralları ile yaşamaya başlayacağız.

Neden Türkiye?

Bu hareketin Türkiye’de başlaması beni de çok şaşırttı. Bir yerlerde bekliyordum, hatta Çin ya da Güney Amerika diye düşünürken birden bire kapımın önünde İstanbul’da ‘Birliktelik Bilinci’nin en iyi örnekleri verilmeye başlandı. Sonra Celia Fenn’den bir mesaj aldım. Celia son iki yıldır Archangel Michael tarafından özellikle Türkiye’ye gelmesi istenen bir sezgi işçisi.

Bu geçtiğimiz Mart ayında Celia İzmir’de bir seminer verirken, Michael ona Türkiye’de eski ile yeni arasında bu yaz büyük bir çatışma olacağını, bu çatışmanın sonucunda bölgede kökten değişiklikler olacağını ve değişimin önce bu bölgeye sonra da Dünya dengesine büyük katkısı olacağını haber verdi. Celia ‘Neden Türkiye?’ dediğinde is sebep çok açıktı. Türkiye ‘Alfa Yaratıcı Noktası’, burası bizim çocukluktan beri öğrendiğimiz gibi sadece lafta Avrupa ve Asya arasında bir geçiş noktası değil, gerçekten de Dünyanın Yaratıcı Gücünün çok yoğun olduğu bir merkez nokta.  Burası Atlantis’ten sonra hiçbir galaktik güçten yardım almadan kendi başına bir medeniyetin yükseldiği ilk ve tek coğrafya. Ülkemizde İsa’dan önce 15000 yılına uzanan arkeolojik kalıntılar var (ör. Göbeklitepe). Bu direniş ne ekonomiyle ilgili, ne fakir-zengin ayrımıyla ilgili, bazılarına şu anda öyle görünse de din farkıyla ilgili de değil.

4414025129be6898d00c744028a824f8Bu Michael’a göre bir İndigo Devrimi. Sokaklara çıkan insanlar ise İndigolar. (İndigo ve kristal yetişkin ve çocuklarla ilgili pek çok kitaptan ve internetten tanımları öğrenebilirsiniz.) İndigolar değişimin lokomotifidir, onlar ‘Hayır, bu bize yetmez’ diyecek güce, şiddetin gözlerinin içine bakıp sakin kalabilecek yapıya sahipler çünkü onlar Işık Savaşçıları. Onların burada bulunma sebepleri işte bu. Işık Savaşçıları evrenin her köşesinde Michael’ın barış getiren askerleridir. Nasıl oldu da bu uyuşuk gençlik birden ayaklandı, sokaklara çıktı diyorsanız, hepsi hayat kontratlarında var olan amaca uyandılar, kendi görevlerini yapmaya başladılar. Türkiye ve Orta Doğuda yüksek orandaki gençlik buraya değişimi getirmek için geldiler. Michael İndigoların misyonlarını yerine getirmekte korkusuz olduklarını tekrarlıyor ancak şiddet taraftarı olmadıklarını söylüyor. Şimdiye kadar gördüğümüz örgütlenme, park temizleme, parkta yoga dersleri, gazdan etkilenen sokak hayvanları için kurulan veteriner çadırları, kurulan açık kütüphaneler, protesto mizahı gibi hareketler de bunu destekliyor. Dikkat edin bu hareketin kıvılcım noktası çevreyi ve yeşili korumak olmuştur. İndigoların bir özelliği ise birleştirici olmaları, ayrımcılıktan uzak olmaları, sevgi ile hareket etmeye çalışmaları. İşte bu yüzden herhangi bir hükümet makinesinin onlarla baş etmeleri neredeyse imkânsız. Michael’a göre ülkemizde şu anda Dünyamızı değiştirecek Alfa Tohumları atılıyor.

Ne yapmalıyız?

Kalbinize sorun. Evet! Size çok basit, çok kolay bir cevap gibi gelse de gerçek cevap bu. Şimdi size bunu nasıl yapabileceğinizi anlatacağım:

Bu bloga gelen herkes bilse de bilmese de, kabul etse de etmese de birer Işık İşçisi ve Yol Göstericidir. Eğer öyle olmasaydı imkânı yok buraya yolunuz düşmezdi. Onun için kalbinizi metodik olarak dinlemenin vaktini geldiğini söylemeliyim.

a99ff07d7540040afc87f6a3f5a7fab7Öncelikle kendinizi oynanan dramdan uzaklaştırın. Televizyonu, facebook’u, twitter’ı bir iki saatliğine kapayın. Mümkünse yumuşak bir müzik, bir hobi ya da sevdiğiniz başka bir aktiviteyle ilgilenin. Bunu sıkça yapmaya başladığınızda bir-iki saat değil on dakika size yetecektir. Sonra kendinizi meditasyona başlayacakmış gibi hazırlayın. Tabii vaktiniz varsa meditasyon yapmak en iyisi. Bu günlerde özellikle Tom Kenyon’un İstanbul’da kaydettiği meditasyon müziğini öneriyorum.

Kendinizi kalbinizde hissettiğinizde, kalbinizde sevgi ve şefkati bulduğunuzda sorun: ‘Bu durumda herkesin ve kendimin en iyi sonuca ulaşması için ne yapmalıyım?’ ya da ‘Kalbim, yüksek benliğim bana bu konuda rehberlik et, bana bir yol göster’ deyin. Ellerinizi kalp çakrasının üzerine de koyabilirsiniz sorarken. Kalbiniz sessiz kalmayacak. Size cevap verecek. Sesi yumuşak, tavsiyesi her zaman sevecen ve yapıcıdır. Bu sesin egoyla karıştırılmasına imkân yoktur. O ne diyorsa onu yapın. Bu metodu karar veremediğiniz her zaman her konuya uygulayabilirsiniz.

Hepimizin görevinin, hayatının amacının aynı olmasına imkân yok, yoksa milyarlarcamızın burada olmasına gerek yoktu. Yani kalbiniz size evde otur, sakince çocuklarına bak, ofisinde çalış, bu olaylardan uzak dur da diyebilir, çık sokağa protestocular için battaniye al da. Bu sizin önceden seçtiğiniz rol ve hazırladığınız hayat kontratına bağlı. Unutmayın, aslında iyi ve kötü diye bir şey yok, herkes kendi rolünü oynuyor.

Kalbinize sordunuz, görevinizi öğrendiniz. İşte şimdi yapmanız gerekeni söylüyorum. Ne zaman protestoculara ya da hükümete, olaylarla ilgili herhangi bir şeye kızsanız kendinizi durdurun. Kendinizi sakin suların olduğu merkeze çekin. Kalbinizi ışıkla ve sevgiyle doldurun. Sakin kalın, ayaklarınız yere sağlam bassın. Tabii ki bunu başarmak için en iyi yöntemler topraklama ve meditasyon. Yapamıyorsanız hemen melekleri çağırın. Merkezde kalmanız, kalbinizde kalmanız size anlatamayacağım kadar önemli bugünlerde.

Hepimizin iyiliği için bir ricam var

4fa06734c55f2514ce8b5073059898aaArchangel Michael’ın mavi ışığı çok ama çok önemli. Sabah kalkınca ilk işiniz kendinizi, sevdiklerinizi, evinizi, işinizi mavi ışıkla çevrelemek ve bir korunma kalkanı yaratmak olmalı. Aynı şeyi gece yatarken de tekrarlayın.

Aynı şekilde lütfen ülkemiz, dünyamız ve geleceğimiz için dua edin. Olaylara, tüm ilgili insanlara, protestoculara, polise, yöneticilere, onaylasanız da onaylamasanız da herkese bu işin sonunun hepimiz ve tüm insanlık için iyi olması için sevgi ve yine Michael’ın mavi ışığını gönderin. Bu şu anda tüm fiziksel hareketlerden daha önemli. İyileşme için, yaralıların sağlığı için Rafael’in Zümrüt alevini, en iyi sonuçlar için Jophiel’in kozmik tozunu, tüm kötünün elenmesi, sevgiye ve mutluluğa ait olmayan her şeyin kül olması için Mor Alevi ve kendinize yakın bulduğunuz diğer her enerjiyi kullanabilirsiniz.

Bu işin sonu ne olacak?

Bu kutsal anlaşmalara bağlı bir hareket olduğu için sonuç bize ilk önce nasıl görünürse görünsün çok iyi olacak. Dünyamız tamamen değişecek. Biz her şeyi kazanan ve kaybeden olarak görmeye alıştık ama bu senaryoda herkes kazanan olacak. Bunu hep söylüyorum ama geriye dönüp baktığınızda ne kadar büyük değişimden geçtiğimizi, ne kadar çok yol aldığımızı göreceksiniz ve inanamayacaksınız.

Tüm sevgim ve ışık dileklerimle, güvende ve huzurla kalın

Telif Hakkı©2013 Mor Alev. Tüm Hakları Saklıdır. Bu yazıyı tümü olmak şartıyla, değiştirilmeden, bedava olarak, ve bu telif hakkı uyarısı ve internet bağlantısı (https://moralev.wordpress.com/) ile birlikte kopyalamaya ve dağıtmaya izin verilmiştir. Copyright © 2013 by Mor Alev. All Rights Reserved. Permission is given to copy and distribute this material, provided the content is copied in its entirety and unaltered, is distributed freely, and this copyright notice and links are included. https://moralev.wordpress.com/